enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:40 Uluslararası Esnaf Birliği (UEB), Türk dili konuşan ülkeler başta olmak üzere, ülkemizde ve dünya’da hızla büyüyor
11:04 Narkotikte “Avcı” dönemi: Yapay zeka destekli ilk operasyonda 305 gözaltı
10:45 Ticaret Bakanlığı’ndan , gümrük idarelerinde işlem gören teminatlara ilişkin bilgiler ve işlem süreçleri
00:47 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, parlamentoya görüşmeler hakkında bilgi verdi..
00:47 Trump, uluslararası liderleri Barış Konseyi’nin ilk toplantısına davet etti
00:43 MKE ürünlerine Suudi Arabistan yolu görünüyor
00:43 Ankara Keçiören Belediye Başkanı’ndan Özgür Özel hakkında suç duyurusu
00:31 Türkiye, Mısır, Katar ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden, katil İsrail’e sert kınama
00:31 BTP Lideri Hüseyin Baş, “Milli Ekonomi Modeli insanlık için en büyük şanstır”
00:26 Bakan Yumaklı: 11 ilde tarımsal altyapıya 67 milyar liralık yatırım yaptık
00:15 Türk zırhlıları Almanya’da
00:14 Epstein Mossad ajanı mıydı? Yeni belgeler soru işaretleri oluşturuyor
00:02 Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye hedefi milli dayanışmayla hayat bulacaktır
00:02 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Mihalgazi Belediye Başkanı Akgün’e destek
17:10 Bir Terk Etme Hikayesi
13:13 Bir Geri Gidiş: Savunma Bakanlığı’ndan Savaş Bakanlığı’na
11:22 DEM Partili Gergerlioğlu’nun oğlundan Sabiha Gökçen için küstahça bir paylaşım
11:00 Kayseri Valisi Gökmen Çiçek,Kocaeli’den Gelen Spor Basınını Ağırladı
00:57 Analiz: Türkiye-Mısır Yakınlaşmasının Stratejik Anlamı
00:53 Avrupa Haberleri: AB’den Rusya’ya yeni yaptırım hamlesi: Petrol taşımacılığı hedefte
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Yolun neresindeyiz?

Yolun neresindeyiz?
9 Haziran 2024
14
A+
A-

Rauf Raif DENKTAŞ, 20. Yüzyıl siyasi tarihinde Kıbrıs davasında üstlendiği rol ile bir ekol haline gelmiş, aynı zamanda Kıbrıs Türkü siyasetçi-yazar ve hukukçu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı olan DENKTAŞ, 1983’ten 2005’e kadar toplamda 21 yıl 5 ay 9 gün cumhurbaşkanlığı yaptı.

Kıbrıs Türk halkının hak ve özgürlük mücadelesinin lideri Rauf Raif DENKTAŞ, 13 Ocak 2012 tarihinde Lefkoşa’daki Yakın Doğu Hastanesi’nde vefat etti.

Rauf Raif DENKTAŞ, ‘TOROS‘ kimliğiyle Kıbrıs Postası Gazetesi’nde “Yolun neresindeyiz?” başlıklı bir yazı kaleme almıştı. Bu tarihi yazıyı öneminden dolayı hatırlatıyoruz.

Yayın Tarihi: 25/05/11 08:59, Güncelleme: 09/06/24 00:56

TC Dışişleri Bakanlığı, AB’nin 3 Aralık 2002 tarihli sonuç bildirgesine atıfta bulunarak, Ankara’daki AB Büyükelçiliklerine “aşağıdaki hususları” duyurur:

Kıbrıs Rum Yönetiminin AB’ne tam üye olarak katılımı 1959 Zürih ve Londra anlaşmalarıyla 1960 Anlaşmalarını ihlal etmek anlamındadır. Bu enstrümanlar, Türkiye ile Yunanistan’ın birlikte üye bulunmadıkları uluslararası siyasi ve ekonomik birlik Kıbrıs’ın üye olmasına engel teşkil eden hükümler içermektedir. Dahası, 1960 Antlaşmaları, kısmen veya tümden Kıbrıs’ın, her nasıl olursa olsun herhangi bir devletle herhangi bir siyasi veya ekonomik birliktelik içerisine girmesine mani olan özel hükümler içermektedir. Bu Antlaşmalar aynı zamanda garantör güçler olarak Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallığa bu tür bir olasılığı önlemek üzere özel sorumluluk yüklemektedir. Türkiye kendi namına 1960 Antlaşmalarından kaynaklanan hak ve yükümlülüklerinin aynen devamını sağlamak üzere gerekeni yapmaya kararlıdır. Dahası, Kıbrıs Türk tarafının rızasını içermediğine göre bu katılım hukuken geçersiz ve hükümsüzdür. Türkiye hukuken veya siyaseten bu kararı kabul edemez

Türkiye’nin kat’i görüşüne ışık tutan bu anlamlı açıklama, AB Başkanlık sonuç bildirgesine cevap teşkil etmekteydi.

Bu bildirgede, tüm girişimlerimize rağmen; AB, Yunanistan’ın şantajına boyun eğiyor, Garantör İngiltere, tüm girişimlerimize rağmen, Garantörlüğünün gereğini yaparak, Rum’un üyelik girişimini veto edeceğine “Kıbrıs’ın üye olması İngiltere’nin leyhinedir” diyerek veto etmiyor, teşvik ediyordu.

Bildirinin 10. paragrafı şöyledir:

Yukarıdaki 3’üncü paragraf uyarınca, Kıbrıs’la katılım görüşmeleri tamamlanmış olduğundan, Kıbrıs Avrupa Birliğine yeni üye devlet olarak kabul edilecektir. Yine de, Avrupa Birliği Konseyi, Avrupa Birliğine birleşik bir Kıbrıs’ın girişini güçlü bir şekilde tercih ettiğini teyit eder. Bu bağlamda, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerin 28 Şubat 2003 tarihine kadar BM Genel Sekreterinin önerileri esasında Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunması amacıyla müzakerelere devam etme taahhüdünde bulunmalarını memnuniyetle karşılar. Avrupa Birliği Konseyi bu önerilerin önümüzdeki haftalarda bir anlaşmaya varılabilmesi için önemli bir fırsat olduğuna inanır, ve Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum liderlerini bu fırsatı kullanmaya çağırır.

Kıbrıs’ta uzlaşma ümidini ortadan kaldıran bu karar karşısında Türkiye’nin ortaya koyduğu milli görüşe, bugüne kadar riayet edildi mi?

Türkiye “1960 Antlaşmaları ihlâl edilmiştir” diyor.

Türk-Yunan dengesinin bozulduğuna dikkati çekiyor.

Türkiye de AB üyesi olmadan Kıbrıs üye olamaz diyor ve Türkiye Garantörlüğünün gerektiğini yapacaktır dedikten sonra bu üyelik “Kıbrıs Türk tarafının rızasını içermediğine göre bu katılım hukuken geçersiz ve hükümsüzdür.

Türkiye hukuken ve siyaseten bu kararı kabul edemez” beyanı ile açıklamasını noktalıyor.

Kuşkusuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için de durum aynidir.

Ancak, üye yaptıkları “Kıbrıs’ın, meşru hükümetinden” izin alarak “tanımayız” dedikleri; ve işgal altında addettikleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Cumhurbaşkanımız (Talat) ile bir araya gelmeyi “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni simgeleyen bayrak vs. bulunmamasına” bağlayan AB yetkililerine Kuzey’de büro açma; keyiflerince önlerine gelen ve “birleşmeden yana olduğunu söyleyen sözde kuruluşların yetkililerine avuç dolusu para yağdırma” yetkisi tanıyan bir duruma geldik.

Türkiye henüz AB üyesi olmadan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yasalarını AB’ye uyum yasası haline getirmek uğraşı başlattık, “Kıbrıs” dedikleri Rum idaresinin üyeliğine yamalanmamız için devam eden girişimlerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ve garantileri ortadan kaldırmaya dönük olduğunu görmez olduk.

O halde kendi kendimize soralım: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’siz ve garantisiz bir “Kıbrıs’a” gidiş yolunun neresindeyiz?

Geri dönüş imkanı kalmadığında mı uyanacağız?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.