Gündem

Yaptırımların Türkiye Enerji Sektörüne Etkileri

2017 verilerine göre 106 milyar varil petrol rezervi bulunan Rusya enerji kaynakları açısından ilk sıralarda yer alan ülkelerden birisidir.
Günlük 11 milyon varilin üzerinde petrol üretimi yapan Rusya, Türkiye’nin en büyük enerji tedarikçilerinden birisi konumundadır. Yaklaşık 35 trilyon metreküp doğal gaz rezervine sahip olan ülke yıllık 635 milyar metreküp üretim yapmakta ve bunun da yaklaşık 210 milyar metreküplük kısmını ihraç etmektedir.
Üretim ve rezervleri enerji sektöründe önemli yer tutan Rusya özellikle doğal gazda Türkiye ve Almanya başta olmak üzere Avrupa’daki birçok ülkenin önemli derecede ihtiyacını karşılamaktadır.
Ankara ile Moskova’nın doğal gaz alanındaki ilişkileri oldukça eskiye dayanmaktadır. İki devlet arasında 14 Şubat 1986’da yirmi beş yıl süreli Doğal Gaz Alım-Satım Anlaşması imzalanmıştır. Anlaşma kapsamında 1987’den itibaren giderek artan miktarlarda doğal gaz alımına başlanmış olup 2018 itibarıyla yıllık yaklaşık 25 milyar metreküp miktarına ulaşılmıştır.
Bu miktar Türkiye’nin yıllık doğal gaz tüketiminin yaklaşık yarısına tekabül etmektedir. Batı Hattı ve Mavi Akım boru hatlarıyla gelen Rus gazı için üçüncü bir alternatif olan TürkAkım hattının da 2019 sonu itibarıyla devreye girmesi beklenmektedir.
TürkAkım ile her biri yıllık yaklaşık 15,75 milyar metreküp kapasiteye sahip iki hattan birisinin Türkiye’ye diğerinin de Avrupa’ya gaz taşıması planlanmıştır. Bu projeyle Türk-Rus iş birliği enerji alanında kuvvetlenecek ve Türkiye’nin Avrupa enerji güvenliğindeki rolü güçlenecektir.
Enerji güvenliğini ilgilendiren meselede Türkiye uluslararası bir bağlayıcılığı olmayan yaptırımlara karşı çıkabilir ve kendi güvenliğini önceleyen politikaları seçebilir
Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret hacmi 25 milyar dolar seviyelerine ulaşmışken iki ülke arasındaki karşılıklı yatırımlar yaklaşık 10’ar milyar dolar düzeyinde olup Türk müteahhitleri tarafından bugüne kadar Rusya’da toplam değeri 60 milyar doların üzerinde 2 bine yakın proje hayata geçirilmiştir.
Bununla birlikte bazı Rus enerji şirketlerinin Türkiye enerji sektöründe önemli yatırımlara imza attıkları görülmektedir.

Bu yatırımlardan birisini yapan Rus petrol şirketi Lukoil 2008’de Türkiye’deki Akpet petrol istasyon ağını 555 milyon dolara satın almıştır. 2018 itibarıyla Lukoil’in Türkiye’de 600’dan fazla petrol istasyonu bulunmaktadır. Bu da Türkiye pazarının yüzde 7’sine tekabül etmektedir.

Türkiye ile Rusya arasında Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) ve TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı gibi enerji alanında önemli projeler bulunmaktadır. Ankara’nın enerji alanında ortaklık yaptığı Rusya’ya uygulanan ABD yaptırımları Türkiye’yi de etkileyecek niteliktedir.
Özellikle yaptırımların hedef aldığı enerji sektöründe Ankara ve Moskova yönetimleri bundan sonraki projelerde iş birliği noktasında önemli bazı engellerle karşılaşabilir.
CAATSA’da bulunan “Rusya Federasyonu boru hatlarının geliştirilmesi” ile ilgili yaptırımlar başlığında Rusya ile geliştirilecek projelerin piyasa değerinin tek seferde bir milyon dolar veya on iki aylık dönemde toplam beş milyon dolar ve daha yüksek olması durumunda yaptırıma tabi olacağı belirtilmiştir.
Rusya Federasyonu’nun enerji ihracatı için boru hatları oluşturma kapasitesinin arttırılmasına doğrudan katkıda bulunacak bir yatırım bu kapsamda değerlendirilmektedir. Daha geniş bir ifadeyle enerji ihracat boru hatlarının yapımı, modernizasyonu veya genişletilmesini doğrudan kolaylaştırabilecek mal, hizmet, teknoloji, bilgi veya destekler de yaptırım kapsamındadır.
Bu yaptırımların gelecekte Türk firmalarının Rus enerji altyapısı ve inşaatına yönelik faaliyetlerini kısıtlama potansiyeline sahip olduğu da anlaşılmaktadır.
CAATSA yasasından bir adım daha ileri giden DASKAA tasarısının yürürlüğe girmesi durumunda ise Rusya’daki petrol şirketleriyle iş yapan şirketlere de kısıtlamalar getirilecektir. Özellikle Rusya’nın ülke dışındaki enerji yatırımlarını hedef alan tasarı Türkiye’nin enerji sektörünü de etkileyebilecek niteliktedir.
Moskova yönetiminin yurt dışındaki büyük enerji projelerini durdurmaya yönelik maddelerin yer aldığı DASKAA tasarısı Rusya’nın sahip olduğu LNG ve NGS ortaklık ve iş birliklerini sekteye uğratabilir. Yurt dışında yapılacak 250 milyon doların üzerindeki projelerin hayata geçirilmesini bir adım daha zorlaştıran tasarının aslında Rusya’nın yurt dışında yapacağı bütün enerji projelerinin yaptırımlar çerçevesinde engellenmesi ve durdurulmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
2016’da TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı anlaşmasını imzalayan Türkiye yine aynı yıl bu anlaşmayı TBMM Genel Kurulunda kabul ederek resmen yürürlüğe sokmuştur. Diğer taraftan 2017’de Parlamentonun alt kanadı Duma tarafından onaylanan anlaşma Parlamentonun üst kanadı olan Federasyon Konseyi tarafından 1 Şubat 2017’de kabul edilmiştir.
Böylece TürkAkım projesi CAATSA yasası çıkmadan yani 2 Ağustos 2017’den önce yürürlüğe girmiştir. Evrensel hukukun kanunilik ilkesine göre CAATSA’da belirtilen yaptırımların daha önceki projeleri kapsamaması gerekmektedir.
Bu durumda yaptırımların 2019 sonunda gaz akışı sağlanacak olan TürkAkım projesini etkileyemeyeceği söylenebilir. Ancak Türkiye’den sonraki rotası tam olarak belli olmayan TürkAkım projesi ABD tarafından zaman zaman eleştirilmekte ve bu projenin yapımına karşı çıkılmaktadır.
Türkiye’den sonra yöneleceği rotayı ve projeye katılan ülkeleri etkileme potansiyeline sahip olan CAATSA’nın Rusya’nın bundan sonraki yeni boru hatlarıyla Avrupa’ya gaz ihraç etmesinin önündeki en büyük engellerden biri olduğu anlaşılmaktadır.
Aynı şekilde AB’nin kabul ettiği Üçüncü Enerji Paketi’nde yer alan enerjide tekelleşmeyi önlemeye yönelik maddeler TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı’nın Türkiye’den sonraki rotasının belirlenmesini zorlaştırmaktadır. 2019 sonunda Türkiye’ye ulaşacak olan doğal gazın sonraki adresi için hem CAATSA hem de AB’nin Üçüncü Enerji Paketi şimdilik ciddi risk teşkil etmektedir. Bu durum ise Türkiye’nin enerji üssü olma yolunda mesafe katetmesini yavaşlatacak niteliktedir.
Ankara ile Moskova yönetimleri arasındaki diğer önemli projelerden birisi olan Akkuyu NGS Türkiye’nin elektrik üretiminde doğal gaza olan bağımlılığını düşürecek bir potansiyele sahiptir. 2026’da tam kapasiteyle devreye alındığı zaman Türkiye’nin elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 7’lik kısmını karşılaması öngörülen santralin temeli 2015’te atılmıştır.
CAATSA yaptırımlarından önce başlatılan projede ilk elektrik üretiminin 2023’te gerçekleşeceği öngörülmektedir. CAATSA yasası kapsamına girmeyen proje yaptırımlardan etkilenmemektedir.

CAATSA yasası kapsamında yaptırımlara uymayan kişi ve firmaların bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihte veya sonrasında bilerek Rusya Federasyonu’nun petrol üretimi veya enerji ihraç kapasitesine yönelik projelerde yer aldıkları tespit edilirse ABD başkanı bu kişi veya firmalar hakkında on iki yaptırımdan en az beşini uygulamaya koyma yetkisine sahiptir.

Bu yüzden Türkiye’deki kişi ve şirketlerin bu yaptırımlara maruz kalmamak için daha hassas davranacakları ortadadır. Ancak enerji güvenliğini ilgilendiren meselede Türkiye uluslararası bir bağlayıcılığı olmayan yaptırımlara karşı çıkabilir ve kendi güvenliğini önceleyen politikaları seçebilir.
Sonuç olarak Türk-Rus ilişkilerinin gelişmesine daha fazla maliyet yükleyen yaptırımlar Rusya ile yeni enerji projeleri yapılmasının önünde ciddi bir engel teşkil edecektir.
ABD’nin CAATSA yasasından önce resmiyet kazanan Kuzey Akım 2 gibi bazı enerji projelerine yaptırım uygulamak istediği ve Almanya gibi bir müttefikini bu çerçevede ciddi şekilde baskı altına aldığı görülmektedir. Zaten uluslararası anlaşmalara aykırı olan ve sadece Amerikan çıkarlarını gözeten bu yasalara Türkiye’nin tamamen uygun hareket etmesi mümkün gözükmemektedir. Çünkü yaptırımlara göre politika ve strateji belirlemek Türkiye’nin uluslararası çıkarına uygun değildir.
Türkiye çıkarlarına zarar vermeyen durumlarda örneğin Kuzey Kore yaptırımlarına uyabilir. Ama yanı başında bulunan ve enerji alanında önemli ilişkilere sahip olduğu Rusya ile bu yaptırımların gölgesinde ilişki kurması ulusal çıkarlarıyla bağdaşmamaktadır. Kaldı ki Ankara CAATSA’ya uysa bile yarın birkaç senatörün Türkiye’nin çıkarlarına aykırı yeni bir yasa tasarısını Kongreye sunması ve bunun yasalaşması hiç de sürpriz olmayacaktır. Bu yüzden Türkiye’nin ABD Kongresinden çıkan tek taraflı kararlara göre hareket etmesi mümkün değildir.
Sonuç olarak enerjide dışa bağımlı bir ülke olan Türkiye’nin kendi enerji güvenliğini önceleyen politikalarına devam etmesi daha makul ve yararlı olacaktır. (devam edecek -6-)
***
YAZAR HAKKINDA
Yunus Furuncu
Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde lisansını tamamlayan Yunus Furuncu, aynı üniversitede “Türkiye’de Bankacılık ve İstanbul’da Bankaların Dağılımı” başlıklı tezi ile 2009 yılında yüksek lisans eğitimini bitirdi. 2012-2016 yılları arasında Düzce Üniversitesi’nde “Türkiye’nin Enerji Bağımlılığı” ile ilgili yazdığı doktora tezi ile doktorasını alan Furuncu SETA enerji masasında araştırmacı olarak çalışmaktadır.

UHA Haber Ajansı 

Kader BASAYOĞUL
Kader BASAYOĞUL
Kader BASAYOĞUL 1990 yılında Bingöl’de dünyaya geldi. İlköğretiminin ilk iki yılını Bingöl’ün Sancak beldesinde okuduktan sonra İlköğretiminin geri kalanına İstanbul’da devam etti. 2007 yılında Erenköy Kız Lisesi’nden mezun oldu. 2009 yılında girdiği üniversite sınavında Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümünü kazandı. Üniversite yılları boyunca İzmit Belediyesi’nin Sosyal sorumluluk projelerinde yer aldı. 2012 senesinde Haber7.Com’da stajını yaptı. 2015 yılının Nisan ayında çalışmalarına başlayan Neoldu.Com’un ilk editör kadrosunda yer bulan Basayoğul, birçok alanda araştırma haberlerine imza attı.. 2017 yılında Neoldu.com’daki işinden ayrıldı. Şuanda (UHA) Uluslararası Haber Ajansı'nda Araştırma Haberciği çalışmalarına devam eden Basayoğul, Fotoğrafçılığa olan ilgisinden dolayı Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünü de okudu. Bugüne kadar yaptığı Araştırma Haberler ile adından söz ettiren Kader Basayoğul, güzel sanatlara da olan hayranlığından, ileri düzeyde fotoğrafçılık kursuna devam ediyor,
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir