Gündem

Yaptırımların Rusya Ekonomisine Etkileri

Rusya ekonomisinde düşük petrol fiyatları ve yaptırımlar sonucu birtakım şoklar oluşmuş ve bu şoklar da 2014’te rublenin dolar karşısında yaklaşık yüzde 46 oranında değer kaybetmesine neden olmuştur.
Bu durum karşısında Moskova yönetimi Aralık 2014’te faiz oranını 650 baz puan artırarak yüzde 17’ye yükseltmiştir. Ayrıca Rus Merkez Bankası 2014’ün sonlarına doğru yaklaşık 40 milyar dolar harcayarak rubleyi desteklemek zorunda kalmıştır.
Sonuç olarak Rus ekonomisini olumsuz etkileyen yaptırımlar bu ülkenin dış ticareti ve gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) rakamlarında da kendini hissettirmiştir. IMF 2017 raporunda Rusya’daki ekonomik büyümenin önündeki en büyük engellerden birinin “yaptırımların kalıcı etkisi” olduğu belirtilmiştir. Hem düşük petrol fiyatları hem de yaptırımlar sonucunda Rusya ekonomisinin 2015 ve 2016’da daralması kaçınılmaz olmuştur.
Sonuç olarak dolar bazında kişi başına düşen milli gelir miktarı 2016’da 2013’e göre yaklaşık yüzde 44 oranında azalmıştır. Bunda rublenin dolar karşısında yaşadığı aşırı düşüşün etkisi büyüktür. Yoksa Rusya’nın GSYH’si sadece 2015 ve 2016’da reel küçülme yaşamıştır.
Kasım 2014’te Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov yaptırımların Rus ekonomisine yıllık maliyetinin 40 milyar dolar olarak tahmin edildiğini, petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle de 90 ile 100 milyar dolar arasında kaybın söz konusu olduğunu söylemiştir. Ayrıca yaptırımların maliyetiyle ilgili 2015’teki IMF raporunda yaptırımların Rusya üzerindeki ilk etkisinin GSYH’sinin yüzde 1-1,5’i kadar olacağı belirtilmiştir.
Ekonomi ve Kalkınma Bakanı Alexei Likhachev 2015’teki Rusya’nın AB yaptırımlarından kaynaklanan zararının 25 milyar avro olduğunu ifade etmiştir. Aynı şekilde Temmuz 2017’de eski maliye bakanı Alexei Kudrin uygulamaya konulan yaptırımların maliyetinin Rusya’nın yıllık büyüme rakamlarını düşürdüğünü ve büyümeyi on yıllarca süre etkileyeceğini belirtmiştir.
Sonuç olarak halihazırda yaptırımların etkilediği Rusya ekonomisinin petrol fiyatlarındaki düşüşten dolayı daha da zarar gördüğü anlaşılmaktadır.
Rusya’nın ihracat gelirlerinin yüzde 60’ından fazlasını enerji sektörü oluşturmaktadır. Bu sebeple ülke ekonomisi ham petrol fiyatlarına karşı oldukça hassastır. Nitekim 2016’nın başından beri petrol fiyatlarında yaşanan
toparlanma Rusya’nın pozitif büyümeye geri dönmesine yardımcı olmuştur.
Diğer taraftan 2016’da ihraç ettiği ham petrolün yüzde 65’i ve doğal gazın da yüzde 81’ini Avrupa’ya ihraç eden Rusya’nın söz konusu pazara olan bağımlılığı oldukça fazladır.
Bununla birlikte Batı’nın önde gelen enerji şirketlerinin de Rus enerji sektöründeki büyük yatırımcılar oldukları görülmüştür. Örneğin BP, Rusya’nın en büyük devlet petrol üreticisi Rosneft’in yaklaşık yüzde 20 hissesine sahiptir.
Mevcut ve gelmesi muhtemel yeni yaptırımlar sermaye çıkışlarını tetiklemekte ve yatırımcının Rus varlıklarına karşı güvenini azaltmaya devam etmektedir. Bu olumsuz etkilere karşı bazı olumlu gelişmeler de ortaya çıkmıştır.
Ülkenin dış borçlanma pozisyonu 2013’e göre daha iyi görünmektedir. Örneğin brüt dış borç Aralık 2013’te 668 milyar dolardan 2017 sonuna kadar 524 milyar dolara düşmüştür. Bunda büyük ölçüde 2014’teki Batılı yaptırımlar nedeniyle Rus bankalarının uluslararası sermaye piyasalarındaki borçlanmalarının zayıflaması etkili olmuştur.
Aslında GSYH’nin yüzde 33’üne karşılık geldiği görülen dış borç oranı yükselen piyasa standartlarına göre nispeten düşük kalırken petrol fiyatlarında kademeli bir artış dış borç hizmetinde herhangi bir sistematik sorunun yaşanmasının önlenmesine yardımcı olmaktadır. Önemli ekonomik göstergelerden biri olan cari hesap fazlası GSYH’nin yüzde 4’ünün üzerindedir.
Bundan dolayı dış ticaret fazlasının bir kısmı bütçe açığının finanse edilmesinde kullanılırken bir kısmı da emeklilik sisteminin korunması için tahsis edilen Ulusal Varlık Fonu’nda tutulmaktadır. Nitekim düşük sermaye girişi yani zayıf “ doğrudan yabancı yatırım” (DYY) ve portföy yatırımı olasılığı göz önüne alındığında cari işlemler fazlası ekonomi için temel döviz kaynağı olmaktadır.
Yaptırımlardan etkilenen bir diğer sektör de Rus tarımıdır. Tarım Bakanı Alexander Tkachev yaptırımların tarımda bazı olumlu değişikliklere sebep olduğunu “Tarımı yeni bir açıdan incelememizi sağlayan ve yeni rezervler ve potansiyel bulmamıza yardımcı olan Avrupalı ve Amerikalı ortaklarımıza teşekkür ediyoruz” sözleriyle ifade

etmiştir. Özellikle tarım sektöründeki büyüme devam ederken Rusya 2018’de tükettiğinden iki kat daha fazla tahıl üretmiştir. Aynı zamanda şeker ve et ürünlerinde kendi ihtiyacını karşılayabilir hale gelmiştir. Bu olumlu gelişmelerden dolayı Putin 2024’e kadar 2018’de 25 milyar dolar olan gıda ihracatını iki katına çıkarmayı hedefleyen bir kararname imzalamıştır.

Sonuç olarak yaptırımların Rus tarım sektöründe üretim artışına vesile olduğu ve tarım ürünleri ihracatını da arttırdığı anlaşılmaktadır. Ancak Rusya’nın bazı gıda ürünlerine uyguladığı ithalat yasağı ithalat miktarlarının düşmesine ve ülke içinde gıda fiyatlarının yükselmesine neden olmuştur. (devam edecek-3)
***
YAZAR HAKKINDA
Yunus Furuncu
Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde lisansını tamamlayan Yunus Furuncu, aynı üniversitede “Türkiye’de Bankacılık ve İstanbul’da Bankaların Dağılımı” başlıklı tezi ile 2009 yılında yüksek lisans eğitimini bitirdi. 2012-2016 yılları arasında Düzce Üniversitesi’nde “Türkiye’nin Enerji Bağımlılığı” ile ilgili yazdığı doktora tezi ile doktorasını alan Furuncu SETA enerji masasında araştırmacı olarak çalışmaktadır.

UHA Haber Ajansı 

Rusya ekonomisinde düşük petrol fiyatları ve yaptırımlar sonucu birtakım şoklar oluşmuş ve bu şoklar da 2014’te rublenin dolar karşısında yaklaşık yüzde 46 oranında değer kaybetmesine neden olmuştur.
Bu durum karşısında Moskova yönetimi Aralık 2014’te faiz oranını 650 baz puan artırarak yüzde 17’ye yükseltmiştir. Ayrıca Rus Merkez Bankası 2014’ün sonlarına doğru yaklaşık 40 milyar dolar harcayarak rubleyi desteklemek zorunda kalmıştır.
Sonuç olarak Rus ekonomisini olumsuz etkileyen yaptırımlar bu ülkenin dış ticareti ve gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) rakamlarında da kendini hissettirmiştir. IMF 2017 raporunda Rusya’daki ekonomik büyümenin önündeki en büyük engellerden birinin “yaptırımların kalıcı etkisi” olduğu belirtilmiştir. Hem düşük petrol fiyatları hem de yaptırımlar sonucunda Rusya ekonomisinin 2015 ve 2016’da daralması kaçınılmaz olmuştur.
Sonuç olarak dolar bazında kişi başına düşen milli gelir miktarı 2016’da 2013’e göre yaklaşık yüzde 44 oranında azalmıştır. Bunda rublenin dolar karşısında yaşadığı aşırı düşüşün etkisi büyüktür. Yoksa Rusya’nın GSYH’si sadece 2015 ve 2016’da reel küçülme yaşamıştır.
Kasım 2014’te Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov yaptırımların Rus ekonomisine yıllık maliyetinin 40 milyar dolar olarak tahmin edildiğini, petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle de 90 ile 100 milyar dolar arasında kaybın söz konusu olduğunu söylemiştir. Ayrıca yaptırımların maliyetiyle ilgili 2015’teki IMF raporunda yaptırımların Rusya üzerindeki ilk etkisinin GSYH’sinin yüzde 1-1,5’i kadar olacağı belirtilmiştir.
Ekonomi ve Kalkınma Bakanı Alexei Likhachev 2015’teki Rusya’nın AB yaptırımlarından kaynaklanan zararının 25 milyar avro olduğunu ifade etmiştir. Aynı şekilde Temmuz 2017’de eski maliye bakanı Alexei Kudrin uygulamaya konulan yaptırımların maliyetinin Rusya’nın yıllık büyüme rakamlarını düşürdüğünü ve büyümeyi on yıllarca süre etkileyeceğini belirtmiştir.
Sonuç olarak halihazırda yaptırımların etkilediği Rusya ekonomisinin petrol fiyatlarındaki düşüşten dolayı daha da zarar gördüğü anlaşılmaktadır.
Rusya’nın ihracat gelirlerinin yüzde 60’ından fazlasını enerji sektörü oluşturmaktadır. Bu sebeple ülke ekonomisi ham petrol fiyatlarına karşı oldukça hassastır. Nitekim 2016’nın başından beri petrol fiyatlarında yaşanan
toparlanma Rusya’nın pozitif büyümeye geri dönmesine yardımcı olmuştur.
Diğer taraftan 2016’da ihraç ettiği ham petrolün yüzde 65’i ve doğal gazın da yüzde 81’ini Avrupa’ya ihraç eden Rusya’nın söz konusu pazara olan bağımlılığı oldukça fazladır.
Bununla birlikte Batı’nın önde gelen enerji şirketlerinin de Rus enerji sektöründeki büyük yatırımcılar oldukları görülmüştür. Örneğin BP, Rusya’nın en büyük devlet petrol üreticisi Rosneft’in yaklaşık yüzde 20 hissesine sahiptir.
Mevcut ve gelmesi muhtemel yeni yaptırımlar sermaye çıkışlarını tetiklemekte ve yatırımcının Rus varlıklarına karşı güvenini azaltmaya devam etmektedir. Bu olumsuz etkilere karşı bazı olumlu gelişmeler de ortaya çıkmıştır.
Ülkenin dış borçlanma pozisyonu 2013’e göre daha iyi görünmektedir. Örneğin brüt dış borç Aralık 2013’te 668 milyar dolardan 2017 sonuna kadar 524 milyar dolara düşmüştür. Bunda büyük ölçüde 2014’teki Batılı yaptırımlar nedeniyle Rus bankalarının uluslararası sermaye piyasalarındaki borçlanmalarının zayıflaması etkili olmuştur.
Aslında GSYH’nin yüzde 33’üne karşılık geldiği görülen dış borç oranı yükselen piyasa standartlarına göre nispeten düşük kalırken petrol fiyatlarında kademeli bir artış dış borç hizmetinde herhangi bir sistematik sorunun yaşanmasının önlenmesine yardımcı olmaktadır. Önemli ekonomik göstergelerden biri olan cari hesap fazlası GSYH’nin yüzde 4’ünün üzerindedir.
Bundan dolayı dış ticaret fazlasının bir kısmı bütçe açığının finanse edilmesinde kullanılırken bir kısmı da emeklilik sisteminin korunması için tahsis edilen Ulusal Varlık Fonu’nda tutulmaktadır. Nitekim düşük sermaye girişi yani zayıf “ doğrudan yabancı yatırım” (DYY) ve portföy yatırımı olasılığı göz önüne alındığında cari işlemler fazlası ekonomi için temel döviz kaynağı olmaktadır.
Yaptırımlardan etkilenen bir diğer sektör de Rus tarımıdır. Tarım Bakanı Alexander Tkachev yaptırımların tarımda bazı olumlu değişikliklere sebep olduğunu “Tarımı yeni bir açıdan incelememizi sağlayan ve yeni rezervler ve potansiyel bulmamıza yardımcı olan Avrupalı ve Amerikalı ortaklarımıza teşekkür ediyoruz” sözleriyle ifade

etmiştir. Özellikle tarım sektöründeki büyüme devam ederken Rusya 2018’de tükettiğinden iki kat daha fazla tahıl üretmiştir. Aynı zamanda şeker ve et ürünlerinde kendi ihtiyacını karşılayabilir hale gelmiştir. Bu olumlu gelişmelerden dolayı Putin 2024’e kadar 2018’de 25 milyar dolar olan gıda ihracatını iki katına çıkarmayı hedefleyen bir kararname imzalamıştır.

Sonuç olarak yaptırımların Rus tarım sektöründe üretim artışına vesile olduğu ve tarım ürünleri ihracatını da arttırdığı anlaşılmaktadır. Ancak Rusya’nın bazı gıda ürünlerine uyguladığı ithalat yasağı ithalat miktarlarının düşmesine ve ülke içinde gıda fiyatlarının yükselmesine neden olmuştur. (devam edecek-3)
***
YAZAR HAKKINDA
Yunus Furuncu
Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde lisansını tamamlayan Yunus Furuncu, aynı üniversitede “Türkiye’de Bankacılık ve İstanbul’da Bankaların Dağılımı” başlıklı tezi ile 2009 yılında yüksek lisans eğitimini bitirdi. 2012-2016 yılları arasında Düzce Üniversitesi’nde “Türkiye’nin Enerji Bağımlılığı” ile ilgili yazdığı doktora tezi ile doktorasını alan Furuncu SETA enerji masasında araştırmacı olarak çalışmaktadır.

TÜHA Haber Ajansı 

 

Kader BASAYOĞUL
Kader BASAYOĞUL
Kader BASAYOĞUL 1990 yılında Bingöl’de dünyaya geldi. İlköğretiminin ilk iki yılını Bingöl’ün Sancak beldesinde okuduktan sonra İlköğretiminin geri kalanına İstanbul’da devam etti. 2007 yılında Erenköy Kız Lisesi’nden mezun oldu. 2009 yılında girdiği üniversite sınavında Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümünü kazandı. Üniversite yılları boyunca İzmit Belediyesi’nin Sosyal sorumluluk projelerinde yer aldı. 2012 senesinde Haber7.Com’da stajını yaptı. 2015 yılının Nisan ayında çalışmalarına başlayan Neoldu.Com’un ilk editör kadrosunda yer bulan Basayoğul, birçok alanda araştırma haberlerine imza attı.. 2017 yılında Neoldu.com’daki işinden ayrıldı. Şuanda (UHA) Uluslararası Haber Ajansı'nda Araştırma Haberciği çalışmalarına devam eden Basayoğul, Fotoğrafçılığa olan ilgisinden dolayı Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünü de okudu. Bugüne kadar yaptığı Araştırma Haberler ile adından söz ettiren Kader Basayoğul, güzel sanatlara da olan hayranlığından, ileri düzeyde fotoğrafçılık kursuna devam ediyor,
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir