Ekonomi

Türkiye’de vatandaşlar döviz kurlarının değişimini doğru tahmin ediyor

Finansal göstergeler arasında tahmin edilmesi en zor olanların başında döviz kurları gelmektedir. Döviz kurlarının belirlenmesine ilişkin çok sayıda kuram bulunmaktadır. Bunlar arasında en yaygın olarak kullanılanı satın alma gücü paritesidir.

Prof. Dr. Yalçın Karatepe

 Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi

Dolar kuru yükseldiğinde genellikle döviz mevduat miktarı azalmakta, düştüğü dönemler ise alım fırsatı olarak görülmekte

Satın alma gücü paritesine göre bir ülkenin parası diğer bir ülkenin parasına göre enflasyon farkı kadar değer kaybetmelidir. Diğer bir ifade ile enflasyonu yüksek olan ülkenin parası değer kaybeder. Fakat bu kuramı kullanarak yapılan deneye dayalı çalışmalar gösteriyor ki, her ne kadar kuramsal olarak anlamlı olsa da hiçbir deneysel çalışma bu kuramın çalıştığını teyit etmemektedir. Bunun nedeni olarak da bu kuramın döviz kurlarının değişimini sadece dış ticaret dengesi üzerinden analiz etmeye çalışmasıdır. Sermaye hareketleri gibi diğer unsurları dikkate almamaktadır.

Döviz kurlarının tahmininde kullanılan diğer kuramlarda da benzer sorunlar bulunmaktadır.

Her ne kadar kurların seviyesini etkileyen çok sayıda faktör olsa da burada asıl önemli olan piyasa katılımcılarının bekleyişleridir. Çünkü onlar bekleyişlerine bağlı olarak döviz piyasasında alıcı ya da satıcı taraf olarak kurların belirlenmesinde etkili olmaktadırlar.

Bankalar ve aracı kurumlar gibi büyük oyuncuların bu konuda karar alırken istihdam ettikleri çok sayıda uzmanları ve kullandıkları gelişmiş ekonometrik modelleri vardır. Uzmanların kullandıkları bu modeller sonucunda da döviz piyasasında pozisyon almaktadırlar.

Fakat ortalama vatandaşların “uzmanlardan” görüş alma ya da gelişmiş ekonometrik model kullanma imkânları bulunmamaktadır. Onlar genellikle yaptıkları gözlem ve piyasada oluşan kurlara göre pozisyonlarını belirlemektedirler.

Diriliş Ertuğrul ile ilgili görsel sonucuVatandaşların döviz pozisyonları

2018 yılının başından beri döviz kurlarında yüksek bir dalgalanma yaşanıyor. Yılbaşında 3,75 lira seviyesinde olan dolar kuru yıl içinde önemli ölçüde değişmiştir. Ağustos ayında 7 liranın üzerine çıkan ABD doları geçen hafta 5.15 lira seviyesinden işlem görüyordu.

Kurların bu kadar oynak olduğu dönemde banka mevduatlarını (ya da mevduatlarının bir kısmını) döviz cinsinden tutan gerçek kişilerin mevduat hesaplarındaki döviz miktarının yıl içerisinde, kurlardaki değişimi de göz önüne alarak, nasıl değiştiğine bakalım.

Aşağıdaki grafikte gerçek kişilerin döviz tevdiat hesaplarındaki haftalık yüzde değişim ile dolar kurundaki haftalık yüzde değişimler görülüyor.

Bu grafikte de görüleceği gibi doların belli seviyelere yükseldiği dönemlerde döviz tevdiat hesaplarında bir azalma, düştüğü dönemlerde ise döviz hesaplarında belirgin bir artış görülmektedir.

2018 yılı içerisinde ticari bankalarda bulunan gerçek kişilerin döviz tevdiat hesaplarının en düşük seviyeye indiği dönem 17 Ağustos 2018 tarihidir. ABD dolarının zirve yaptığı bu tarihte döviz hesaplarının miktarı 79,1 milyar dolara kadar gerilemiştir. Doların bu tarihte tarihi zirve yaptığını düşününce, vatandaşların bu seviyeyi bir satış fırsatı olarak gördükleri, kurların bu seviyenin üzerine çıkma ihtimalinin düşük olduğunu tahmin ettikleri anlaşılıyor. Zaman onları haklı çıkarmıştır. Dolar o seviyeleri bir daha görmemiştir.

Dolar kurunda yükselişin yaşandığı dönemlerde genellikle döviz mevduat hesaplarındaki miktar azalmakta, doların düştüğü dönemler ise alım fırsatı olarak görülmektedir. Doların düşüşünü sürdürmesi vatandaşlar tarafından alım imkanı olarak algılanmış ve ticari bankalardaki döviz mevduatı artmıştır.

Vatandaşların döviz hesapları yılbaşından beri iniş çıkışlar göstererek hareket etmektedir. Senenin başında 90 milyar dolar seviyesinde olan döviz mevduatı Ağustos ayında azalarak 79 milyara kadar gerilemiş ancak kurların düşmesiyle birlikte yeniden yükselişe geçerek 23 Kasım 2018 tarihi itibariyle 86 milyar dolara kadar artmıştır.

Kurumların döviz hesapları

Tüzel kişilerin döviz bulundurmalarının pek çok gerekçesi olabilir.

Örneğin, ticari faaliyetleri, döviz borcu nedeniyle ya da başka ticari saikler ile hesaplarında döviz bulundurmak isteyebilirler.

Kurumların döviz hesaplarında zaman zaman değişimler olmaktadır ancak bu değişimlerin seviyesi gerçek kişilerin döviz hesaplarındaki kadar belirgin olmamaktadır.

Örneğin kurların çok yükseldiği Ağustos ayındaki verilere baktığımızda gerçek kişilerin döviz mevduatlarındaki gerileme %5,87 iken tüzel kişilerin döviz hesaplarındaki azalma %3,07 oranında gerçekleşmiştir.

Bunun gerekçesi biraz önce vurgulanan döviz ile işlem yapma ihtiyaçlarından kaynaklanıyor olabilir.

Vatandaşlar açık bir şekilde kurların yönü hakkında spekülasyonda bulunarak pozisyonlarını belirlerken, kurumsal yapılar daha farklı gerekçelerle hareket ediyor olabilirler.

Tüzel kişilerin döviz hesaplarında da iniş çıkışlar olmakla birlikte yıl içinde çok geniş olmayan bir bant içerisinde hareket etmiştir.

2018 başında 64 milyar doların üzerinde olan bu tür mevduatlar yıl içerisinde en düşük 60,7 milyar dolara kadar gerilemiş, 16 Kasım 2018 tarihi itibariyle de 62 milyar dolar seviyesinde bulunmaktadır.

Katılım bankalarındaki durum

Bankacılık sektörü içerisinde göreceli olarak küçük bir orana sahip olan katılım bankalarındaki döviz hesaplarına baktığımız zaman da benzer bir ilişkiyi görebiliyoruz. Tasarruflarını katılım bankalarında değerlendiren vatandaşların da kurların yükseldiği dönemlerde döviz mevduatlarını azalttıkları, düştüğü dönemlerde ise artırdıklarını görüyoruz. 17 Ağustos tarihinde en düşük seviye olan 6,98 milyar dolara kadar gerileyen gerçek kişilerin döviz hesapları, kurların düşmesiyle birlikte yükselmeye başlamış ve 16 Kasım 2018 tarihinde 8,3 milyar dolara yükselmiştir.

Sonuç olarak vatandaşların döviz kurunu tahmin etme konusunda başarılı olduklarını söyleyebiliriz.

KAYNAK : EuroNews, UHA HABER

Bu haberi paylaşınız!

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir