Türkiye

Türkiye’de Üniversiteler ve Radikalleşme

SETA bağımsız, tarafsız düşünce ve yayın kuruluşu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’ndan ‘Türkiye’de Üniversiteler ve Radikalleşme’ konusunun ele alındığı yeni bir eser daha raflarda yerini aldı.
Doç. Dr. Talha Köse, ile ilgili görsel sonucuSETA DC’de araştırma koordinatörü ve İstanbul Şehir Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Talha Köse, (TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber ajansı‘na kitapla ilgili yaptığı açıklamada, kitabın hazırlanmasında halen Gazi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde doktora eğitimi gören İpek Coşkun’un da katkılarıyla hazırladığını söyledi.
Bu kitabın, Türkiye’de radikalleşme konusunda sınırlı olan araştırma alanına katkı sağlamak amacıyla hazırlandığını ifade eden Doç. Dr. Talha Köse, öncelikle üniversitelerdeki radikalleşme eğilimlerini tespit etmek için yola çıkıldığını, 11 ili kapsayan 14 üniversitede yerinde gözlem yapılmış ve öğrenci, akademisyen, üniversite yöneticisi, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcisi, yerel yönetici ve kamu kurumu temsilcileriyle gerçekleştirilen 160’ı aşkın görüşmeyle son halini aldığını belirtti.
Doç. Dr. Talha Köse, “saha araştırmasında elde edilen bulgular ve literatür çalışması mukayeseli bir şekilde incelenmiş ve analizler ortaya konulmuştur. Araştırmada özellikle 2015’te Türkiye’de şehir merkezlerinde yaşanan bombalı saldırılarda faillerin bir kısmının üniversite öğrencisi olmasından hareketle üniversiteler odağında bir örneklem tercih edilmiştir” dedi.
Üniversitelerin 1960’lardan bu yana ideolojik ve etnik radikalizm ve aşırıcılık açısından önemli bir odak noktası haline geldiğine vurgu yapan Doç. Dr. Talha Köse, Dini söylemi kullanan aşırıcılığın ise Türkiye özelinde biraz daha farklı gelişim seyri izlediğini, son dönemde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantılı olarak ortaya çıkan radikalleşmede üniversite gibi eğitim kurumlarının önemli bir ağırlığı bulunduğunu, ancak bu karmaşık ve çok katmanlı yapıda ana odağın sadece üniversite eksenli oluşmadığını kaydetti.
Doç. Dr. Talha Köse, Dünyada ve Türkiye’de radikalleşme ve aşırıcılığın üniversitelerdeki serencamına odaklanan bu kitapta cevabı aranan temel sorulardan birisinin Türkiye’de üniversitelerin mevcut yapısının öğrencilerin radikalleşmesinde bir role sahip olup olmadığı olduğunun altını çizdi.
“Radikalleşme süreçlerinde kişisel özellikleri ve aile arka planları kayda değer bir etkiye sahip midir? Bölgesel ve küresel gerilim ve siyasal eğilimler Türkiye’deki radikalleşmede ne ölçüde rol oynamıştır?
Son olarak bu konularda ilgili makamlar meseleye yönelik nasıl bir farkındalık taşımış ve bu yönde önleyici hangi tedbirleri ortaya koymuşlardır?” diye soran Doç. Dr. Talha Köse, Araştırma sonuçlarının üniversitelerin öğrencilerin radikalleşmesinde özellikle kurumsal kapasitelerindeki boşluklardan dolayı –farkında olmadan– bir etkiye sahip olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Doç. Dr. Talha Köse, “Bu anlamda gerek yaşadıkları sosyal ortamdan gerekse aile yapılarından dolayı radikalleşme konusunda risk grubunda olan gençler için üniversitelerin alternatif ortam ve iyileştirici hizmetler bağlamında yeterli imkanlar sağlayamadığı görülmüştür” dedi.
Kitapta yer alan kapsamlı saha çalışmasının yanı sıra radikalleşme literatürünün geniş çaplı bir değerlendirmesi yapıldığını söyleyen Doç. Dr. Talha Köse, Birinci bölümünde radikalleşmenin siyasal ve toplumsal bağlamına yönelik farklı perspektiflere yer verildiğini aktardı.
Doç. Dr. Talha Köse, Radikalleşme kavramının ortaya çıkışı, bu kavramın gelişim ve dönüşümünü etkileyen bölgesel ve küresel bağlam ile bu kavram etrafındaki temel araştırma sorunlarına kısaca değinildiğini ve burada kökten dinci radikalleşmenin yanı sıra Batı’da özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yükselişe geçen aşırı sağcı radikalleşmenin özelliklerine de yer verildiğini, ayrıca Kapsamlı çalışmaların dini radikalleşme kadar aşırı sağcı gruplar üzerine yapılmadığının tespit edildiğini ve bunun nedenlerinin değerlendirildiğini söyledi.
İkinci bölümde ise radikalleşmenin kavramsal ve kuramsal tartışmalarına yer verildiğini hatırlatan Doç. Dr. Talha Köse, bu noktada özellikle radikalleşmenin tanımlanmasında ortak bir kavramsal tanımın olmadığının görüldüğünü ve bu manada ülkelerin istihbarat birimlerinin yaptıkları radikalleşme ya da aşırıcılık tanımlarında bile önemli farklılaşmaların söz konusu olduğuna dikkat çekti.
Doç. Dr. Talha Köse, Kuramsal yaklaşımlarda bazı benzerliklerin bulunmakla birlikte farklılıkların da mevcut olduğunu, Süreçler üzerine odaklanan kuramsal çalışmalarda radikalleşmenin yaşanmasında bireysel ya da toplumsal motivasyonların ne ölçüde belirleyici olduğu konusunda değişik görüşlerin bulunduğunu ifade etti.
“Bu bölümde her birine kıyaslamalı şekilde yer verilmiş ve Türkiye örneğine uygun modellere odaklanılmıştır” diyen Doç. Dr. Talha Köse, “Burada özellikle –saha çalışmasının analizinde de kullanılan– radikalleşmeyi mikro, mezo ve makro olarak üç temel katmana ayıran yaklaşımlar önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.
Doç. Dr. Talha Köse, Bu yaklaşımlarda radikalleşmenin farklı katmanlarındaki sebeplerine yönelik bir ayrımlandırma yapıldığını açıklatarak, Radikalleşmenin kökenlerinin birey eksenli mikro seviyenin haricinde mezo seviye (radikal muhit) ve makro seviyeyi (kamuoyunun ve parti siyasetinin radikalleşmesini) de içerecek şekilde
araştırılmasının önerildiğini belirtti.
Üçüncü bölümde Türkiye’nin radikalleşme tecrübesi geçmişten bugüne detaylı şekilde incelendiğini ifade eden Doç. Dr. Talha Köse, Özellikle etnik ve ideolojik radikalleşme ve hatta aşırıcılık deneyimlerinin Türk toplumunu ve siyasetini yapısal olarak sarstığı dönemlerin olduğunu hatırlattı.
Doç. Dr. Talha Köse, “Siyasal sisteme müdahil olan ordu darbe ve muhtıralarda müdahalesini bir şekilde bu radikalleşme ve aşırıcılıklarla mücadele etme iddiası veya taahhüdü ile meşrulaştırmaya çalışmıştır. Bu siyaset dışı müdahaleler genelde farklı türde radikalleşmeye zemin hazırlayan sonuçlar doğurmuştur. Türkiye’nin kendine özgü radikalleşme deneyiminin en son sarsıcı örneği ise FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’da gerçekleştirdiği darbe girişimiyle Türk siyasi ve toplumsal sistemini kontrol altına alma meşum çabasıdır” şeklinde konuştu.
“Avrupa ve ABD’nin aksine Türkiye’nin bugüne kadar tecrübe ettiği radikalleşme deneyimlerinde yabancı ülke vatandaşlarının veya göçmen topluluklarının rolü oldukça sınırlıdır” diyen Doç. Dr. Talha Köse, Ancak dış kökenli ideoloji ve nüfuz mecraları Türkiye’de tecrübe edilen radikalleşmede rol oynadığını, Sol radikalleşmenin hatta PKK eksenli sol/etnik radikalleşme ve marjinal kalsa da “İslami radikalleşme”de dış kökenli ideoloji ve fikri akımlar etkili olduğunu dikkat çekti.
Doç. Dr. Talha Köse, Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşanan ve imparatorluğun tasfiyesiyle neticelenen siyasi toplumsal tecrübe ve ideolojilerin etkilerinin bir kısmının Cumhuriyet döneminde de devam ettiğini belirterek, Cumhuriyet’le birlikte gelen hızlı modernleşme ve uluslaşma süreçleriyle 1960’lar ve 70’lerde yaşanan hızlı göç ve şehirleşme deneyimlerinin Türk toplumu ve siyasetinde sarsıcı etkileri olduğunu, bu iki hızlı değişimin Türkiye’deki radikalleşme deneyimlerini ciddi oranda etkilediğini söyledi.
Elimi BırakmaHızlandırılmış değişim tecrübelerinin Türk toplumunda sarsıcı etkiler bırakarak radikal uçlara kaymalarının, toplumsal ve kültürel yapıyla uyumlu olmayan radikal siyasi ideolojilerin benimsenmesini kolaylaştırdığının altını çizeren Doç. Dr. Talha Köse, Dördüncü bölümde ise başta belirtildiği üzere kitabın ana odağını oluşturan Türkiye’de üniversitelerde yaşanan radikalleşmeye odaklanılmış ve bu anlamda 14 üniversitede çoğunluğunun öğrencilerden oluşan görüşmecilerin beyanlarından analizler yapıldığına değindi.
Doç. Dr. Talha Köse, Araştırmada rastgele seçilen ve görüşme yapılan öğrenciler arasında daha çok siyasal ve etnik radikalizme yakın profillerle karşılaşıldığını kaydederek, Dini radikalleşme kapsamında değerlendirilebilecek öğrenci sayısının ise yok denecek kadar az bulunduğunu, bulgularda öncelikle kampüs iklimi değerlendirilerek araştırmacıların kampüslerde, belli fakülte ve bölümlerde yaptıkları gözlemlere yer verildiğini söyledi.
“Araştırma bulgularında öne çıkan başlıklar görüşmecilerin en sık zikrettiği olay ve olgular üzerine temellendirilmiş ve betimsel bir analiz neticesinde sunulmuştur” diye açıklamada bulunan Doç. Dr. Talha Köse, yapılan görüşmeler üzerine öncelikle radikalleşme dinamiklerinin tespit edildiğini, daha sonra Türkiye’de üniversitelerdeki radikalleşme üniversite içi ve dışı şeklinde iki farklı alt başlıkta değerlendirildiğini, bu ayrım yapılan görüşmeler neticesinde ortaya konulduğunu belirtti.
Doç. Dr. Talha Köse, “Zira pek çok görüşmeci bu konunun sadece üniversite içiyle sınırlı kalmadığı, üniversite dışında da pek çok farklı değişkenin bulunduğu ve bu değişkenlerin öğrenci hareketliliğinde belirleyici olduğuna dikkat çekmiştir. Görüşmecilerin beyanlarına göre her iki kategori alt başlıklarla derinlemesine değerlendirilmiştir” dedi.
Son olarak dünya örneklerinden de hareketle saha bulguları ışığında bilhassa gençleri radikalleşmeye iten ve çeken etmenlerin de ortaya konulduğunu anlatan Doç. Dr. Talha Köse, her bir etmenin kategorik olarak değerlendirilğini ve çözüm önerileri sunulduğunu belirtti.
Doç. Dr. Talha Köse, “Bu anlamda çeken nedenlerden daha fazla gençleri radikalleşmeye iten nedenlerin olduğu görülmektedir. Bu ise bilhassa “kurumsal” yaklaşımlar konusunda bir güncellemeyi gerektirmektedir. Gençlerle temas halinde olan başta yükseköğretim kurumları olmak üzere liseler, yerel yönetimler, STK’lar ve emniyet güçlerinin bu konuyla ilgili çok yönlü kurumsal reflekslere ihtiyacı vardır. Bu noktada aralarındaki iş birliği ve iletişimi sağlayan unsurlar işletilen süreçleri de kolaylaştıracaktır” diye kaydetti.
HABER : Ataner YÜCE
***
Talha KÖSE
|Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisansını Sabancı Üniversitesi Uyuşmazlık Analizleri ve Çözümleri programında, George Mason Ü. Institute for Conflict Analysis and Resolution’daki doktorasını da “Re-Negotiating Alevi Identity: Conflict and Cooperation Narratives and the Constitution of New Alevi Identity” başlıklı tezle tamamladı. SETA’da araştırmacı, SETA DC’de araştırma koordinatörü olarak çalıştı. İbn Haldun Üniversitesi öğretim üyesidir.
***
İpek COŞKUN
Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi Bölümü’nden 2010’da mezun oldu. Aynı üniversitenin Sosyoloji Bölümü’nde yan dal yaptı. Yüksek lisans öğrenimini Gazi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde “Eğitimde Eşitsizlikler” üzerine yazdığı yüksek lisans teziyle tamamladı. Halen Gazi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde doktora eğitiminde tez dönemindedir.

Pelin Çift İle Gündem Ötesi

‘Pelin Çift ile Gündem Ötesi’ her Çarşamba ‘Diriliş’ Dizisinden sonra TRT 1 Ekranlarında..

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir