Gündem

Türkiye-Rusya ilişkileri yeni bir sınavdan geçiyor

Seksenler_2019 banner

UHA HABER / Medya Günlüğü sitesi yazarı ve Rusya uzmanı Aydın Sezer,  Türkiye ve Rusya arasındaki gerilimin konusunun, bu kez doğrudan iki ülke arasındaki sorunlardan kaynaklanan bir nedene dayanmadığını, zira gerilimin kaynağının bu defa da Suriye’deki gelişmeler olduğunu açıklıyor.

Yazar Aydın Sezer, İki ülke arasında yaşanan uçak krizi ve sonrasında Rusya’nın uyguladığı ekonomik yaptırımların ikili ilişkilerin kopması noktasına kadar getirdiğini hatırlatarak, bu defa, İdlib’teki gelişmeler nedeniyle yaşanan gerginliğin, iki ülke liderinin soğukkanlı yaklaşımıyla daha fazla büyümeden yatıştırılmış gözüktüğüne dikkat çekiyor.

euronews“Uçak krizinden çıkartılan dersler ışığında, şimdilik, korkulan olmadı ancak görünür bir gelecek için bir tahmin yapabilmemiz oldukça güç” olduğunu açıklayan Sezer, zira Suriye iç savaşının, Türkiye ile Rusya arasında hala bir numaralı gündem maddesi ve halen belirleyici niteliğini sürdürdüğünün altını çiziyor.

Aydın Sezer, Suriye iç savaşında sona doğru yaklaştıkça, Suriye’nin ve Esad’ın geleceği konusunda, Türkiye ve Rusya arasındaki görüş farklılıklarının daha da belirginleştiğini ve su yüzüne çıktığını belirtiyor.

“Gerçi Rusya, Türkiye ile ilişkilerinde her zaman ikili konulara öncelik veriyor” diyen Sezer, “ancak, Türkiye her defasında Suriye’deki gelişmeleri bir numaralı gündem maddesi yapıyor. Buna son dönemde ikinci bir başlık daha eklendi: Libya iç savaşı” diyor

Türk-Rus ilişkilerinde temkinli yaklaşım zorunluluğu

Aydın Sezer, Erdoğan’ın Putin’i telefonla arayarak görüşmesinin tansiyonun düşürülmesinde önemli bir adım olduğuna vurgu yaparak, “Aslında iki ülke arasındaki doğrudan ilişkiler ve özellikle dev enerji projeleri ile turizm, ihracat, yatırım ve taahhüt sektöründeki iş hacminin büyüklüğü, her iki ülkenin de ilişkileri riske atamayacağına işaret ediyor. Bu risk, iki lideri temkinli yaklaşmak zorunda bırakıyor. Zaten, Erdoğan’ın açıkça İdlib sorununda doğrudan Esad’ı ve Suriye’yi hedef alması da bunun bir kanıtı” şeklinde konuşuyor.

Yaşanan kısa gerilim iki ülke iş insanlarını oldukça heyecanlandırdığını belirten Sezer, zira, ilişkilerin uçak krizi dönemindeki koşullara dönme olasılığının, bu defa iş aleminin de büyük tepkisine yol açacağını, bu nedenle, liderler adım atarken kendi iç kamuoylarının tepkilerini de dikkate almak zorunda bulunduğunu, Özellikle, uzun süreden beri dış politika başlıklarını iç politika aracı olarak kullanan Erdoğan’ın bu açıdan daha dikkatli davranmak zorunda olduğunu ve zira yapacağı İdlib hamlelerinin iç politikada karşılığının olup olmayacağının büyük soru işaretleri taşıdığının altını çiziyor.

Öte yandan, son günlerde Rusya medyasında yer alan haber ve yorumlara bakıldığında, Türkiye aleyhine giderek artan tepkiler doğduğunu da görüyoruz. Rusya’nın kaybettiği dört askerle ilgili “intikam” kelimesini kullanan Duma temsilcisinin yanında, özellikle, Rus resmi devlet ajansı Ria Novosti’deki bir yorumda kullanılan başlık oldukça dikkat çekiciydi: “Erdoğan’ın fevriliği Rusya’ya yarar”. Bu başlık dahi tek başına iki ülke ilişkilerinin büyük riskler taşıdığına işaret ediyor. Bu gelişme Türk iş insanlarının Rusya’daki iş iklimini de olumsuz yönde etkileyecek, bu nedenle, bu aşamada özellikle Ukrayna hamleleri gibi hamlelerden sakınılması gerekiyor.

Her iki ülke de uçak krizinden büyük dersler çıkarttı

Aydın Sezer / Rusya uzmanı

Rusya uzmanı Aydın Sezer, “Ben, buna rağmen Suriye’de büyük çaplı bir olay ya da provokasyon olmadığı müddetçe ilişkilerin zaman zaman gerileyebileceğini ancak kopmayacağını düşünüyorum. Her iki ülke de uçak krizinden büyük dersler çıkarttılar. Ancak, bu derslere rağmen İdlib’teki gelişmelerle birlikte “kördüğüm” kelimesini kullanabileceğimizi düşünüyorum” diyor.

İdlib’de görev yerine getirildi mi?

Türkiye’nin İdlib’te bulunma nedeninin, Astana süreci ülkelerinin, Rusya ve İran’ın, bize verdiği görev olan, İdlib çatışmasızlık bölgesinde ılımlı silahlı muhalefet ile Esad ordusu arasındaki ateşkesi korumak olduğuna vurgu yapan Sezer, “Öncelikle vurgulamakta yarar var: Biz, Afrin, Fırat Kalkan’ı ve Barış Pınar’ı harekatlarında olduğu gibi kendi terör ve güvenlik sorunumuz nedeniyle orada değiliz, Esad’ın bile resmen “evet” dediği bir uluslararası görevi yerine getirmek için bulunuyoruz.” şeklinde ifade ediyor.

Aydın Sezer, 2017 Eylül ayından beri Türkiye’ye verilen bu görevi maalesef yerine getiremediği gibi, bölgenin tamamen HTŞ’nin kontrolüne geçtiğine dikkat ve “Bilindiği üzere HTŞ’yi biz de terör örgütü olarak tanıyoruz. Sonunda, Rusya, İran ve Suriye yönetimi bize kibarca, “Bölgeyi biz temizleyelim, lütfen siz bölgeyi boşaltın” dediğini hatırlatıyor.

“Kısaca, biz o bölgede bizden istenen terörle mücadele ve ılımlı silahlı muhalefet ile teröristler arasındaki ayrımı yapmayı başaramadık” şeklinde konuşan Sezer, bunu hem Putin hem de Lavrov’un açıkça dile getirdiğini, Ateşkes kelimesinin tanımı konusunda da, Rusya’nın ve İran’ın, Türkiye ile bakış açılarının taban tabana zıt olduğununun görüldüğünü, Zira, ateşkesin terör örgütlerini kapsamıadığına dikkat çekiyor.

Rusya uzmanı Aydın Sezer, 20 Aralık 2016 ‘da Moskova’da imzalanan, Astana sürecinin başlatılmasına mesnet teşkil eden Mutabakat Zaptı’ndan bu yana imzalanan tüm belgelerde, ateşkesin terör örgütlerini kapsamadığı hususunun açıkça vurgulandığını ve BMGK 2254’e atıfta bulunulduğunun altını çiziyor.

Göç tehdidi

“Elbette, Türkiye’nin İdlib’le ilgili hassasiyetleri var. İlk olarak sınırlarımıza yönelen sivil göç, yaklaşık 4 milyon Suriyeli sığınmacıyı barındıran Türkiye için büyük bir tehdit” diyen Sezer, Türkiye’nin hassas olduğu diğer konunun da, sivil can kayıpları olduğunu söylüyor.

Aydın Sezer, “Kısaca, biz İdlib’te ne istediğimizi tam olarak ne Rusya’ya ne de İran’a anlatabilmiş değiliz. Zira, maalesef haklı taleplerimizi yazılı metinlere dönüştüremedik, taleplerimiz hep sözde kaldı. İdlib, Suriye toprağı olduğu için bir şekilde temizlenecek. Mevcut durum sonsuza kadar devam etmeyecek” diyor. .

“Rusya, İdlib ile ilgili pozisyonu koruyup, İdlib’in terörden temizlenmesi için kararlı tutumunu sürdürecek”

Aydın Sezer / Rusya uzmanı

Rusya uzmanı Aydın Sezer, Sonuç olarak, Rusya’nın İdlib’le ilgili pozisyonu koruyup, İdlib’in terörden temizlenmesi için kararlı tutumunu sürdüreceğini, aynı zamanda Türkiye ile de ilişkilerini yürütmeye çalışacağını düşündüğünü aktardı.

Rusya’nın İdlib sorununu çözerken Türkiye’yi küstürmemeye gayret sarf edeceğini düşündüğünü açıklayan Sezer, ancak, Türkiye’nin atacağı adımların kestirilmesinin zor olduğunu belirtiyor.

Aydın Sezer, “Erdoğan’ın atacağı adımlarda her ne kadar iç politik kaygıların belirleyici olacağını düşünmekle birlikte, ben asıl olası bir provokasyondan endişe duyuyorum. Tekrar etmek gerekirse, Suriye, Türkiye açısından tam anlamıyla bir kördüğüm oldu.

Türkiye ne yazık ki, Suriye iç savaşında süreklilik arz eden somut bir hedef ortaya koyamadı. Sahadaki gelişmelere göre strateji belirlemeye çalıştı ancak, her defasında bir sonraki gelişme bir önceki pozisyonumuzu değiştirmemizi gerektirdi.

Rusya ve Türkiye büyük riskler barındırması pahasına karşılıklı olarak birbirlerinin güçlerini test ediyor. Türkiye bunu yaparken özenle ve özellikle Şam yönetimini hedef tahtasına koyuyor” şeklinde kaydediyor.

HABER : Ataner YÜCE

[UHA Haber Ajansı, 14 Şubat 2020]

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir