M.Seyfettin EROL Yazarlar

Türkiye-Özbekistan İlişkilerinde Yeni Dönem

“Genişletilmiş Asya” ya da “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)” ile birlikte anılan “Genişletilmiş Ortadoğu İnisiyatifi” bağlamında Afganistan üzerinden bir kez daha gündeme gelmesi beklenen Orta Asya bölgesinin kalpgâhı olan Özbekistan, hiç kuşkusuz Türk dünyası ve Türk dış politikası açısından hayati bir öneme sahiptir. ABD-Çin arasındaki rekabet ve bunun Rusya boyutu kaçınılmaz olarak bu bölgeyi bir kez daha “Büyük Oyun”un bir parçası haline getireceğine yönelik güçlü sinyaller vermektedir.

Prof. Dr. M.Seyfettin EROL

Bilindiği üzere Özbekistan, Avrasya jeopolitiğinin en kilit ülkelerinden biridir. Ülkenin jeopolitik-stratejik önemi, mevcut sınırları ve tarihsel zenginliğinden kaynaklanmaktadır. Bahsedilen bu tarihsel birikim ile sahip olunan dinamik ve üretken nüfus (şu an için 32-33 milyon civarında), 2050’li yıllara gelindiğinde Özbekistan’ın çok daha modern bir devlet seviyesine ulaşacağını göstermektedir.

Bu noktada Türkiye ve Özbekistan’ın işbirliği, sadece ikili ilişkiler bağlamında değil; aynı zamanda coğrafyanın ve tüm dünyanın barış, istikrar ve refahı için de büyük önem taşımaktadır. Arzu edenler tarihi İpek Yolu’na ve bu noktada her iki ülkenin oynadığı rollere bakabilirler. Neticede ne zaman bu iki ülke elindeki ekonomik gücü kaybetmişse; o zaman Türk-İslam Dünyası da etkinliğini yitirmiştir.

Günümüzde ise yeniden canlanmakta olan Yeni İpek Yolu projelerinde iki ülke bir kez daha kritik bir öneme sahip olup, bu bağlamda üzerlerine büyük sorumluluklar düşmektedir. Gelişmeler her iki ülkeyi ortak tehditler-fırsatlar bağlamında daha derin-geniş çok boyutlu bir stratejik işbirliğine zorlamaktadır.

Bu bilgiler ışığında Türkiye-Özbekistan ilişkilerinde büyük bir atılım yaşandığı ifade edilebilir. Cumhurbaşkanlarının karşılıklı çabaları sonucunda çok sayıda üst düzey ziyaretin gerçekleştiği ve iş forumlarının düzenlendiği görülmektedir. Bu da iki ülke arasında hareketli ve verimli bir dönemin kapısını aralamıştır.

17 Kasım 2016 tarihi bu kapsamda ikili ilişkilerde yeni bir milat olarak karşımıza çıkmaktadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Özbekistan’a gerçekleştirdiği ziyaret ve akabinde Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in 25-26 Ekim 2017 tarihinde Türkiye’ye gelişi oldukça önemlidir. Bu ziyaretler, her iki ülke liderinin ikili ilişkilerde hızlı bir gelişmeyi hedefledikleri iradelerini ortaya koymaktadır.

Nitekim Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in söz konusu ziyaretinde taraflar arasında çeşitli alanlarda 25 farklı belgeye imza atılmıştır. Ziyaretin hemen ardından Özbekistan, 10 Şubat 2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına 30 gün süreli ziyaretlerde vize muafiyeti uygulama kararı almıştır. Böylece iki ülke halklarının kaynaşması, ortak kültür ve kimliğin yeniden canlandırılması ve özellikle de Türk vatandaşlarının ata yurtlarını ziyaret edebilmesi adına önemli bir adım atılmıştır.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan özbekistan ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

 

 

 

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Nisan-1 Mayıs 2018 tarihleri arasında Özbekistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret ise hem Türkiye’nin Doğu’ya açılması anlamına gelmiş hem de Türkiye-Özbekistan ilişkilerinin geleceği açısından stratejik bir açılım niteliği taşımıştır.

Söz konusu temaslar sırasında iki ülke arasında stratejik ortaklığın altyapısına dair bir anlaşma imzalanmış ve “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi”nin kurulması kararlaştırılmıştır. Ardından ikili ilişkilerin ivme kazanması için detaylı bir yol haritası hazırlanmış, bu doğrultuda ilk olarak turizm alanında Türkiye’den Özbekistan’a hızlı bir yatırım ve bilgi transferi gerçekleşmeye başlamıştır.

İki kardeş ülke sadece ikili ilişkilerle yetinmeyip, bölgesel düzeyde de işbirliği geliştirmektedir. Bu bakımdan Taşkent’in bölgede etkin bir politika yürüterek tarihsel sorumluluğunu yeniden üstlenme girişiminde bulunduğu ve bunun Ankara tarafından da desteklendiği görülmektedir. Örneğin hem coğrafi hem de kültürel-tarihi bağları sebebiyle Özbekistan, Afganistan’da istikrarın sağlanabilmesi için önemli bir birikime sahiptir.

Nitekim 27 Mart 2018 tarihinde Taşkent’te düzenlenen “Afganistan İçin Barış Uluslararası Konferansı”na birçok ülkeden devlet başkanı ve dışişleri bakanı katılmıştır. Konferansta Türkiye, Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu tarafından temsil edilmiştir. Bahsi geçen konferans, Özbekistan’ın bölgesel istikrar ve bütünleşme konusunda Afganistan’dan kaynaklanan istikrarsızlığı en aza indirecek ülke olduğunu göstermiştir. Taşkent’in Afganistan vizyonunun Ankara’nın ortaya attığı ve 2011 yılında bu yana başarılı bir şekilde devam eden “Asya’nın Kalbi – İstanbul Süreci” ile uyum içerisinde olduğunu da belirtmekte fayda vardır.

Bu bağlamda bölgede artan DEAŞ terörü; Türkiye ile Özbekistan arasındaki yakınlaşmayı zaruri hale getirmektedir. İki ülkenin Suriye İç Savaşı’yla birlikte güçlenen ve DEAŞ-Özbekistan İslami Hareketi ittifakı üzerinden bölgeye yönelen yeni terör dalgasına karşı, başta istihbarat alanında olmak üzere güvenlik ve savunma gibi alanlardaki işbirliğini daha da geliştirmesi ve derinleştirmesi gerekmektedir. Bu dayanışma ve işbirliği süreci tüm bölgenin geleceği açısından önem arz etmektedir. Bu işbirliğinin sivil toplum ve akademik anlamdaki işbirlikleriyle daha da güçlendirilmesi doğru bir hamle olacaktır. Bu anlamda stratejik araştırma merkezleri arasındaki işbirliğinin ve ortak medya/yayın faaliyetlerinin hayata geçirilmesi büyük bir önem arz etmektedir.

Türkiye ve Özbekistan’ın özellikle de medeniyetlerin çatıştırılması girişimlerine ve İslam dünyasını, daha temelde de Sünni İslam anlayışını hedef alan her türlü radikal hareketlere karşı sahip oldukları tarihsel bilgi birikimlerini pratiğe taşımaları ve bu bağlamda bilime, araştırmaya ve sorgulamaya önem veren İmam Mâtürîdî ve İmâm-ı Buhârî öğretilerini tanıtmaları gerekmektedir. Bu noktada geçtiğimiz yıl, Nisan 2018’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Özbekistan ziyaretinde bir kez daha gündeme gelen, kurulması noktasında mutabakata varılan İmam Buhari ve İmam Maturidi Enstitülerinin hayata geçirilmeleri kaçınılmaz bir hal almıştır. Aksi takdirde Türk Dünyası, Sünni İslam anlayışını hedef alan Şia ve Selefi yapıların icraatları sonucunda çok farklı bir İslam anlayışı ve bölgenin dini dokusunu bozma kapasitesi taşıyan Hıristiyan misyonerlik faaliyetlerinin müdahaleci operasyonlarıyla mücadelede zorlanabilir.

Sonuç olarak, dünyadaki küresel güç dengelerinde büyük değişimler yaşandığı günümüzde, Türkiye-Özbekistan ilişkilerinde yeni bir dönem başlamıştır. Özbekistan, Ankara’nın Doğu’ya açılan kapısı (bir diğer ifadeyle Orta Asya-Güney Asya politikalarında sol/batı kanadı); Türkiye ise Taşkent’in Batı’ya uzanan köprüsüdür. Her iki ülkenin tarihsel görevleri de böylesi bir işbirliğini mecbur kılmaktadır. Nitekim Ankara ve Taşkent bir kez daha barış, istikrar, huzur ve refahın inşası adına birlikte hareket etmeye hazırlanmaktadır. Bölgenin gerçekleri de bunu gerektirmektedir.

Prof. Dr. M.Seyfettin EROL
Prof. Dr. M.Seyfettin EROL
1969 Dörtyol-Hatay doğumlu olan Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 1993 yılında mezun oldu. Boğaziçi Üniversitesi'nde 1995 yılında Yüksek Lisans çalışmasını tamamlayan Erol, aynı yıl Boğaziçi Üniversitesi'nde doktora programına kabul edildi. Ankara Üniversitesi’nde doktorasını 2005’de tamamlayan Erol, 2009 yılında “Uluslararası İlişkiler” alanında doçent ve 2014 yılında da Profesörlük ünvanlarını aldı.Prof. Erol, TRT INT televizyonunda 2004-2007 yılları arasında Arayış, 2007-2010 tarihleri arasında ise Kanal A televizyonunda "Sınır Ötesi" programlarını yaptı. Ulusal-uluslararası medyada çok sayıda televizyon, radyo, gazete ve dergide uzmanlığı dahilinde görüşlerine başvurulmaktadır.Prof. Erol, Gazi Akademik Bakış Dergisi ile Karadeniz Araştırmaları Dergisi editörlüklerini hali hazırda yütümektedir. 2012'den bu yana Milli Gazete'de dış politika köşe yazarlığı yapan, İngilizce ve Rusça biliyor.
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir