Enerji

Türkiye-Almanya arasındaki Enerji Ticareti ve Ortalıkları

Türkiye ve Almanya arasında uzunca bir süredir devam eden ilişkilerin en fazla öne çıkan kısmı olan ekonomi zaman içerisinde farklı sektörlerde dağılım göstererek daha da güçlenmiştir. Enerji ise bugün ekonomi içerisinde en çok göze çarpan sektörlerden biridir.
Türkiye’yi de –Almanya’ya benzer şekilde– birincil enerji tüketimi içerisinde yer alan fosil yakıtlara sınırlı ölçüde sahip olması dışa bağımlı hale getirmekte ve tecrübeli Alman enerji firmaları için Türkiye’de yeni iş fırsatları
teşkil etmektedir.
Alman enerji firmalarının Türkiye’de uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini söylemek mümkündür.
Doğrudan iş kuran veya Türk firmalarla ortaklıklar yapma yoluyla piyasaya katılan Alman firmalarının toplam sayısının bugün 7 binden fazla olduğu görülmektedir.

Bu firmaların içinde Türkiye’de büyük miktarlarda yatırımları olan E.ON, Enercon, EWE, RWE, Siemens, Steag ve Nordex gibi Almanya’nın önde gelen enerji firmaları da bulunmaktadır.

Enerji piyasası yakından incelendiğinde sektördeki en büyük Alman ortaklı aktörün Sabancı ve E.ON’un ortak iştiraki olan Enerjisa’nın olduğu görülmektedir. 2013’te Sabancı ile ortaklık kuran E.ON Almanya’nın olduğu kadar dünyanın da en büyük enerji şirketleri arasında gösterilmektedir.
Türkiye genelinde 3.700 MW’ı aşan kurulu güce sahip Enerjisa’nın portföyünde kömürden doğal gaza, hidroelektrikten biyogaza, rüzgar enerjisinden güneş enerjisine hemen her alanda faaliyet gösteren elektrik üretim santralleri bulunmaktadır.
Her geçen zaman yatırımlarını artıran firmanın özel sektörün enerji piyasasındaki en önemli temsilcilerinden biri olduğu anlaşılmaktadır.
2004’te Steag firmasının 1,5 milyar avroluk yatırımıyla Türkiye’nin o dönemdeki en büyük termik santrali Adana Yumurtalık’ta açılmıştır.
Buradan Alman firmalarının Türkiye’de uzun süreli bir yükümlülük altına girdikleri anlaşılmaktadır. Bu firmalar Türkiye’yi nitelikli ve çalışkan iş gücü ile Avrupa ve Ortadoğu pazarlarına rahat ulaşım yollarının verdiği avantajlardan dolayı bir yatırım alanı olarak görmüşlerdir.
Doğal gaz dağıtım operasyonları yapan Bursagaz ve Kayserigaz’da yüzde 80 hisseye sahip olan Alman EWE Türkiye’de önemli bir piyasa oyuncusudur.
Alman menşeli firmaların Türkiye pazarındaki yatırımlarının arttığını gösteren bir diğer örnek RWE’dir. Alman RWE’nin yüzde 70 ortağı olduğu Denizli Doğal Gaz Kombine Çevrim Elektrik Santrali 2013’te 500 milyon avronun üzerinde bir yatırımla kurulmuştur.
Bu bahsi geçen Alman şirketleri yakından incelendiğinde bir kısmının Türk firmalarla ortaklıklar kurduğu, diğer bir kısmının ise yüzde 100 Alman sermayesi olarak piyasaya katıldığı görülmektedir ve piyasaya katılma şekillerine
göre Türkiye’de yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelere verdikleri tepkilerin değişkenlik gösterdiği gözlemlenmiştir.
Diriliş Ertuğrul ile ilgili görsel sonucuÖrneğin doğal gaz tedariki konusunda piyasadaki en önemli özel sektör oyuncusu olan EWE 2018 başında Türkiye’deki varlıklarını satma kararı almış ve Royal Dutch Shell’in de aralarında bulunduğu önemli birçok şirketin satışla ilgilendiği görülmüştür. Ancak halen somut bir adım atılmaması şirketin kararını askıya aldığı şeklinde
yorumlanmaktadır.
Türkiye enerji piyasasında tartışmasız öneme sahip Sabancı ve Alman E.ON’un yüzde 50’şer hisseleriyle ortak olduğu Enerjisa’da ise durum daha farklıdır. Enerjinin yalnızca iletiminde değil sahip olduğu 21 santralle üretiminde de aktif rol oynayan ve bugün Türkiye’nin en büyük üçüncü elektrik üreticisi olan Enerjisa 2012’den bu yana devreye aldığı her bir santral ve yaptığı her bir yatırım ile Türkiye enerji piyasasına olan güvenini ispatlamıştır.
Bu noktadan hareketle Türk şirketlerle ortaklık kurarak piyasaya katılan yabancı şirketlerin piyasaya daha fazla güven duyduğu çıkarımı yapılabilir. Bunun yanında şirketlerin kurumsal kimliklerinin de faaliyetlerini etkileyebildiği düşünülmektedir.
Örneğin EWE’nin Almanya’da daha siyasi bir kimliğe sahip olması nedeniyle Almanya-Türkiye arasındaki siyasi ilişkiden etkilenmeye daha açık olduğu gözlemlenmiştir.
Dünyanın önde gelen rüzgar türbini üreticilerinden Alman Nordex firması sadece 2016’da 350 MW’lık rüzgar santralini devreye alarak Türkiye’nin toplam rüzgar gücünün yüzde 25’ini oluşturmuştur. Toplamda 1,65 GW kurulu gücü aşan Alman türbin üreticisi Türkiye’deki 6,6 GW’lık piyasa hacminin yaklaşık dörtte birini elinde bulundurmaktadır.
Yine bir rüzgar türbini üreticisi olan Alman Enercon firmasının da Türkiye’de oldukça önemli yatırımlarının bulunduğu bilinmektedir. Türkiye rüzgar santrallerinin yaklaşık yüzde 20’sinin yapımında yer alan firma toplamda 1,25 GW kurulu güce sahiptir.
Rüzgar enerji santrali kurulumu sıralamasında üçüncü sırada yer alan Enercon 1998’de Türkiye pazarına giren ilk firmadır. Almanya’nın özellikle rüzgar enerjisi teknolojisinde önemli bir ivme yakaladığı ve bu alandaki birikimini Türkiye enerji piyasasına taşıdığı anlaşılmaktadır (     ).
YAZARLAR HAKKINDA
Yunus Furuncu ile ilgili görsel sonucu
Yunus Furuncu
Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde lisansını tamamlayan Yunus Furuncu aynı üniversitede “Türkiye’de Bankacılık ve İstanbul’da Bankaların Dağılımı” başlıklı tezi ile 2009’da yüksek lisans eğitimini bitirdi. 2012-2016 arasında Düzce Üniversitesi’nde “Türkiye’nin Enerji Bağımlılığı” ile ilgili yazdığı doktora tezi ile doktorasını yapmıştır. SETA Enerji Direktörlüğü’nde araştırmacı olan Furuncu, Kocaeli Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
***
Büşra Zeynep Özdemir ile ilgili görsel sonucu
Büşra Zeynep Özdemir
2013’te İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü’nde lisans eğitimini tamamlayan Büşra Zeynep Özdemir 2016’da aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden Sürdürülebilir Enerji alanında yüksek lisans derecesini “European Energy Union: A Further Step Ahead or Reorganization?” isimli tez çalışması ile almıştır. Doktora eğitimine Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler programında
devam eden Özdemir Ocak 2017’den bu yana SETA’da araştırma asistanı olarak çalışmaktadır.

Bu haberi paylaşınız!

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir