Gündem

Türk medyasında terörün ele alınışı

SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Nebi Miş, Sadece Türkiye’de değil, dünyada da bu tartışmanın geçmişi epeyce eskiye dayanır. Dünyada, özellikle 11 Eylül saldırılarının ardından terör ve medya konusu daha geniş çalışmalara konu olduğunu söyledi.

NEBİ MİŞ ile ilgili görsel sonucu

SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Nebi Miş

Nebi Miş, ‘Türk Medyasında Terörün Ele Alınışı’yla ilgili olarak (UHA) Uluslararası Haber Ajansı‘na yaptığı değerlendirmede, BBC ve Reuters gibi dünyaca ünlü haber mecralarının yeni bir yayın politikası geliştirdiğini, Terörle ilgili yaşananların nasıl haberleştirileceği ile ilgili kılavuz hazırladığını, Ama hazırladıkları kılavuzlara önce kendilerinin uymadığını ifade etti.

Bu medya kuruluşlarıın, çifte bir standart geliştirerek, Batı dışı toplumlarda yaşanan terör saldırıları ile Batıda gerçekleşen terör eylemlerini farklı bir içerik ve görsel sunumu ile haberleştirdiklerini hatırlatan Nebi Miş, Sadece terör eylemlerinin hangi coğrafyada gerçekleştirildiğine bağlı olarak haber sunumunu farklılaştırmadıklarını,. Aynı zamanda terör örgütünün kimliğine, ideolojisine ve hangi ülkeye zarar verdiğine bağlı olarak da haber içeriklerini kendi koydukları standardın dışına çıkardıklarını açıkladı.

Değerlendirmesine bir örnekle de  devam eden Nebi Miş, İstanbul ya da Londra’da gerçekleşen terör saldırılarının görsel kullanımını ve haber dilini farklılaştırdıklarını, Yine terör saldırısının, PKK tarafından gerçekleştirildiyse farklı DEAŞ tarafından düzenlendiyse farklı bir tutum takındıklarını kaydetti.

 SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Nebi Miş, Batı medyasının bu çifte standardını daha farklı boyutlarla Türk medyasının bir kısmında da görmenin mümkün olduğunu belirterek,  Bugüne kadar, zaman zaman Türk medyasında “terör haberciliği”nin  tartışmaya açıldığını, Tartışmanın, sıcak gündemin olduğu dönemlerde olay merkezli olarak yapıldığına vurgu yaptı.

Nebi Miş, “Ama habercilik dili ve somut veri haritası üzerinden medyanın terör saldırılarına ya da terörizme yönelik tutumu, geniş bir çalışma ile bugüne kadar ele alınmadığını ve bunun bir istisnasının, İsmail Çağlar, Kevser Hülya Akdemir ve Metin Erol tarafından, SETA için hazırlanan, Türk medyasında terörün ele alınışı başlıklı raporla ortaya konduğunu belirtti.

Söz konusu raporun bugüne kadar Türk medyasında “terör haberciliği” üzerine verilere dayanarak hazırlanmış en geniş çalışma özelliğini gösterdiğine dikkat çeken Nebi Miş, Rapor, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinden başlayarak Eylül 2017’ye kadar devam eden süre içerisinde gerçekleşen terör eylemleri arasından seçilen beş DEAŞ ve beş PKK saldırısının dokuz farklı gazetede nasıl haberleştirildiğine odaklandığını açıklıyor.

Nebi Miş, “Gazeteler,  Kemalist-Sol Medya, Muhafazakâr-Merkez Medya ve Seküler-Merkez Medya olarak gruplandırılarak seçilmiş ve incelenmiş.Söz konusu gazetelerin, terör saldırılarını nasıl haberleştirdiğini anlamak ve karşılaştırmak için 6 farklı kriter seçilmiş. Bu kriterler, devletin konumunun “başarı-başarısızlık” temelinde nasıl ele alındığı, terör saldırısının açıktan “kınanıp-kınanmadığı”“kurban hikâyesi”nin nasıl sunulduğu, “birlik mesajı” ya da “nefret söylemi”nin kullanılıp kullanılmadığı, haberde infial oluşturabilecek ifade ve görüntülere yer verilip verilmediği ve haberde teröristler ve terör örgütlerine dair nasıl bir terminoloji kullanıldığının tespiti gibi çok önemli başlıklardan oluşmakta” olduğunu  ifade etti.

Çalışmada, büyük dataların incelenmesinde kullanılan farklı yazılım programlarından da faydalanıldığını hatırlatan Nebi Miş, Raporu yazan uzmanların analizlerinde şu sonuçlara ulaştıklarını açıkladı: Kemalist-Sol Medya yoğun bir şekilde devleti başarısızlıkla suçlamış.

Raporda bu durumun nedeninin, “bu gruptaki gazetelerin habercilik eksikliğinden ziyade sahip oldukları devlet karşıtı siyasi pozisyon” olduğu sonucuna varılmış. İncelenen gazeteler arasında, Kemalist-Sol Medya gazeteleri dışında devleti başarısızlıkla suçlayan tek gazete Hürriyet. Yine Cumhuriyet ve Birgün gazeteleri terör eylemlerini açıktan kınayıp-kınamama konusunda kötü bir performans sergilemişler. Bu gazeteler ayrıca, terör eylemlerini haberleştirirken “nefret söylemi”ne diğer gazetelere oranla daha çok başvurmuşlar.

 SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Nebi Miş, Kurban hikâyesine olumlu anlamda ağırlık verme konusunda bütün gazetelerin, diğer kriterlere nazaran, daha özenli davrandıklarını,  bunun, olumlu anlamda altı çizilmesi gereken bir husus olarak öne çıktığını, hakikatin algılanmasında ve toplumsal birlikteliğin kırılganlaşmasında, ülkenin bekasını ilgilendiren haber içeriklerinin sunum şeklinin diğer haberlere nazaran daha büyük önem arz ettiğini belirtti.

Terör eylemlerinin aynı zamanda, medyalar üzerinden söz konusu örgütlerin politik amacının duyurulmasının, toplumsal infialin artırılmasının, devletlere gözdağı verme ve toplumu sindirme amacına matuf olduğuna değinen Nebi Miş,Bu açıdan, medyanın terörü nasıl ele aldığının devletlerin terörle mücadelesi açısından önemli bulunduğunu. bu bağlamda, burada kısaca ele almaya çalıştığı  raporun öneriler kısmında medyaya, devlete ve sivil topluma yönelik olarak, haber dilinin nasıl oluşturulması gerektiği ile ilgili kılavuz niteliğinde önerilerin olduğunu kaydetti.

NOT :Rapora internet üzerinden kolayca ulaşmak mümkün…

ataner yüce ile ilgili görsel sonucu

HABER : Ataner YÜCE

KAYNAK : SETA, UHA HABER

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir