Şehir Haberleri

Türk Halkı İdlib’deki Saldırılara Nasıl Bakıyor?

Seksenler_2019 banner

UHA HABER / Suriye ordusunun bir hafta içinde Suriye’nin İdlib kentindeki Türk Silahlı Kuvvetleri güçlerine yaptığı saldırılarda 13 asker öldü, 5 asker yaralandı. Türk Silahlı Kuvvetleri, bu saldırılara misliyle karşılık verirken diplomasi trafiği de hızlandı.

Amerika’nın Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye geldi.

‘‘Gözlem noktalarındaki ve diğer yerlerdeki askerlerimize en küçük bir zarar gelmesi halinde İdlib ve Soçi muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan rejim güçlerini her yerde vuracağımızı ilan ediyorum’’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya lideri Vladimir Putin’le bir görüşme yaptı.

Peki Türk halkı, gelişmelerle ilgili neler düşünüyor?

Çaldıran: ‘‘Çok zıplıyoruz, hiç zıplamamak lazım; İdlib’de olmamıza gerek yok’’

İstanbul’da esnaflık yapan İsmail Çaldıran, İdlib’de işlerin arapsaçına dönüştüğünü söylüyor.

İsmail Çaldıran, ‘‘Bizim orada olmamıza gerek yok. Cumhurbaşkanı böyle yapıyor ama ya kendi fikrini söylüyor ya halkın fikrini dikkate almıyor. Suriye’de ölen şehitlerimiz, askerlerimiz, evlatlarımız ne için ölüyor orada? Benim askerim ölecekse benim ülkeme bir zarar geliyorsa ölecek. Oralara gidip ölmeyecek. Bu yanlış bir politika. Biz fazla karışıyoruz. Bizim kendi iç sorunumuz var. Biz onları halletmeliyiz. Başka ülkelerin sorunları beni ilgilendirmiyor. Her yere dal budak olduk yani. Biz çok zıplıyoruz, bence hiç zıplamamak lazım’’ diyor.

Yıllarca yağlı güreşlerde güreş tutmuş eski bir pehlivan olduğunu söyleyen Sivaslı Enver Güngör de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’de sıcak çatışmanın içinde olmasını doğru bulmayanlardan.

‘‘Çekileceğiz oradan. Toprağımız geleceğiz. Geleni haşatlayacağız, o kadar. Yapacak başka bir şey yok. Eğer toprağıma biri girerse, onu vururum. Haksız mıyım? Niye benim askerim ölsün? Ne mecburiyeti var askerimizin orada ölmesinin? Askerlerimiz gelsin, topraklarımızı korusun.’’

Bayburt: ‘‘Recep Tayyip Erdoğan davasında haklıdır, girilmesi gerekiyorsa girsin’’

Özel sektör çalışanı İlker Bayburt ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘‘Şubat ayı sonuna kadar rejimi Soçi Muhtırası sınırları dışına, yani gözlem noktalarımızın gerisine çıkartmakta kararlıyız. Bunun için karada ve havada her ne gerekiyorsa çekinmeden, tereddüt etmeden, hiçbir oyalamaya meydan vermeden yapacağız’’ şeklindeki ifadesini destekliyor.

Bayburt, ‘‘Cumhurbaşkanı MHP lideri ile ortak hareket ediyor. Ortak harekette birlikte beraberlikte sulh vardır. Bence girilmesi gerekiyorsa girsin. Neden girsin? Çünkü her gün şehit veriyoruz. Suriye rejiminin dini imanı yok. Çok kötü bir politika izliyor. Recep Tayyip Erdoğan davasında haklıdır. Girilmesi gerekiyorsa da girsinler. Ben hükümetimizin politikasından memnunum’’ diyor.

Albayrak: ‘‘Türkiye’nin geri çekilmesi mümkün değil, Rusya iyi partner değilmiş’’

Türkiye’nin diplomasiyi de kullanarak sahada kalması gerektiğini savunan emekli Cevat Albayrak ise Rusya’nın tutumundan rahatsızlık duyuyor.

Albayrak, ‘‘Türkiye’nin geri çekilmesi mümkün değil bu saatten sonra. Orada kalması gerekiyor. Çünkü göç ve mülteci meselesi gibi büyük sorunları var. Aslında Suriye rejimi orada bombaları durdursa aslında belki de güzel günler bekliyor Suriye’yi. Ama rejim şu anda kendine çalışıyor, kendi menfaatini düşünüyor. Kimse umurunda değil. Tabii sadece savaşla bitmiyor, diplomasiyi de göz ardı etmemek gerekiyor. Dünya bizi hem sahada hem insani konularda yalnız bıraktı. Yanımızda dost yok müttefik yok. Rusya da yapacağını yaptı. Sahada sırtımızdan vurdu. Rusya iyi bir partner değilmiş’’ dedi.

Son bir haftada gelen şehit haberleri nedeniyle sürekli ağladığını söyleyen Nurten Yılmaz ise Türkiye’nin Suriye’de bir tampon bölge kurulmasını sağlamak zorunda olduğu görüşünde.

Akman: ‘‘Türk askeri İdlib’e girmemeli’’

Emekli Yaşar Akman da Suriye iç savaşının bütün yükünü bugüne kadar Türkiye’nin çektiğini artık büyük devletlerin çözüm için ellerini taşın altına sokması gerektiğini ifade ediyor

Akman, ‘‘Türk askeri oraya girmemeli. Rusya ve Amerika diğer ülkelerle birlikte otursunlar konuşsunlar. Ben reisimden bir tek şunu istiyorum. ‘Biz çekiliyoruz’ desin. Geçen gün sekiz şehit verdik, dün de beş şehit verdik. Peki bunları yapan kim? ‘Esat’ın şeyleri’ diyorlar. Gitsinler de başkasını kandırsınlar. Kimin öldürdüğünü biz iyi biliyoruz. Yazık askerlerimizi evlatlarımıza yazık. Niye Amerika göndermiyor? Niye Rusya göndermiyor. Yeter artık’’ diyor.

 

 

 

[UHA Haber Ajansı, 15 Şubat 2020]

Kader BASAYOĞUL
Kader BASAYOĞUL
Kader BASAYOĞUL 1990 yılında Bingöl’de dünyaya geldi. İlköğretiminin ilk iki yılını Bingöl’ün Sancak beldesinde okuduktan sonra İlköğretiminin geri kalanına İstanbul’da devam etti. 2007 yılında Erenköy Kız Lisesi’nden mezun oldu. 2009 yılında girdiği üniversite sınavında Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümünü kazandı. Üniversite yılları boyunca İzmit Belediyesi’nin Sosyal sorumluluk projelerinde yer aldı. 2012 senesinde Haber7.Com’da stajını yaptı. 2015 yılının Nisan ayında çalışmalarına başlayan Neoldu.Com’un ilk editör kadrosunda yer bulan Basayoğul, birçok alanda araştırma haberlerine imza attı.. 2017 yılında Neoldu.com’daki işinden ayrıldı. Şuanda (UHA) Uluslararası Haber Ajansı'nda Araştırma Haberciği çalışmalarına devam eden Basayoğul, Fotoğrafçılığa olan ilgisinden dolayı Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünü de okudu. Bugüne kadar yaptığı Araştırma Haberler ile adından söz ettiren Kader Basayoğul, güzel sanatlara da olan hayranlığından, ileri düzeyde fotoğrafçılık kursuna devam ediyor,
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir