Medya

‘Suriye Operasyonu Türkiye’deki Milliyetçilik Dalgasını Yükseltiyor’

UHA HABER / Washington Post’ta Kareem Fahim imzasıyla yayınlanan değerlendirme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’de başlattığı operasyonun Türkiye içinde milliyetçi yükselmeyi güçlendirdiğini kaydediyor.

Mustafa Kemal ATATÜRKGazete, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye operasyonu nedeniyle yoğun uluslararası eleştiriye maruz kalmasına rağmen ülke içinde konuya ilişkin kamuoyunda pek de tartışma yaşanmadığını bildiriyor.

Değerlendirmeye göre, ünlü sanatçı ve sporcular ordunun arkasında durdukları mesajları verirken operasyon, muhalefet partilerinden de geniş çaplı destek buluyor. Ancak Türkiye içindeki muhalif seslerin kısıldığı da bir gerçek.

Yabancı gözlemciler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın operasyon yapma ısrarının sivilleri bir kez daha zor duruma düşüreceği kaygısı taşıyor. Bazı uzmanlara göreyse Türkiye’de hükümet, kamuoyu tepkisini dikkatle değerlendiriyor ve uluslararası öfkeyi ülke içinde etkisiz hale getirebileceğini düşünüyor.

Gazetenin görüş aldığı Kadir Has Üniversitesi uluslararası ilişkiler profesörü Soli Özel’e göreyse Erdoğan, Almanya, İngiltere ve Amerika gibi ülkelerden gelen eleştirileri dikkate almıyor. Dünyanın geri kalanında olduğu gibi Türkiye’de de herkesin Amerikan başkanı Trump’a karşı öfke beslediğini kaydeden Özel’e göre Trump’ın Türkiye’ye yaptırım uygulama tehditleri, Erdoğan’ın aldığı desteği zedeleyeceğe benzemiyor.

Öte yandan değerlendirmenin yazarı Fahim, Erdoğan’ın yüz binlerce Suriyeli mülteciyi Türk güçlerin Suriye’de elde edebildiği topraklara yerleştirme şeklindeki niyetinin iç politika güdümlü olduğu görüşünde. Seçmenlerin yerel seçimlerde AKP’nin Suriyeli mültecileri destekleme politikasından duyduğu memnuniyetsizliğini ifade etmesi, bu hamleyi tetikleyen etken. Mültecilere yönelik liberal tavrını değiştiren hükümet, sınırda güvenliği sıkılaştırıyor, Türkiye içinde seyahati kısıtlıyor, son aylarda yüzlerce Suriyeli mülteciyi memleketlerine gönderiyor. Oysa mülteci hakları savunucuları, Suriyeli mültecilerin Türk ekonomisi açısından bir avantaj olduğunu ve haksız yere günah keçisi haline getirildiklerini savunuyor.

Siyasi açıdan Suriyeli mültecilerin pahalıya mal olan bir yük haline geldiğini belirten Profesör Özel, Suriye operasyonunun Türk kamuoyuna cazip gelen tarafınınsa evlerin, sokakların ve kentlerin Türkiye’de “haddinden uzun kalıp misafirliğin tadını kaçıran” Suriyelilerden arındırılması beklentisi olduğu görüşünde.

Trump’ın asker çekme kararına eleştiriler sürüyor

Amerikan basını, Başkan Trump’ın Suriye’nin kuzeyindeki Amerikan askerlerini çekme kararını eleştirmeye de devam ediyor.

Washington Post, ”Trump’ın Suriye hatası tamir edilemez” başlığını taşıyan baş yazısında Trump’ın dış politikada sergilediği “beceriksiz, cahil ve güdüsel” tavırların yol açtığı hasarın şimdiye kadar onarılabilir olduğu yönünde bir umudun var olduğunu, ancak bunun artık mümkün olamayacağını yazıyor.

”Trump’ın Suriye’deki son hatasının maliyeti, kaybedilen masum yaşamlar” diyen gazete, Amerikan askerlerinin ihanete uğradığını, diktatörlerin güçlendirildiğini, tehlikeli teröristlerin özgürlüklerine kavuşturulduğunu kaydediyor ve durumun daha da kötüye gideceğini öngörüyor.

Trump’ın müttefiklerle danışmalarda bulunmadan, uyarı vermeden, Amerika’nın yanında savaşan, askerlerini riske atan diğer ülkeleri düşünmeden geri adımlarla kaçtığını yazan gazete, Trump’ın Ortadoğu’da elde edilen nadir kazanımlardan birini fırlatıp attığını kaydediyor. ”Trump o kadar hızlı geri çekildi ki Amerikan güçleri onlarca yüksek profilli IŞİD tutuklularını ne yapacağını belirleyecek bir plan bile yapamadı” diyen gazete, bu teröristlerin yakında ya Ortadoğu’da ya Avrupa’da ya da Amerika’da kendilerini göstermesini beklemek gerektiğini yazıyor.

İran’ın güçlenmesinin İsrail’i tehdit ettiğini, Beşar Esat’ın da güçlendiğini ve Rusya’nın kontrolu ele aldığını kaydeden Washington Post, ”Amerika’nın düşmanları bundan daha iyi bir sonuç bekleyemezdi,” diyor.

Kısa süre öncesine kadar Trump’a arka çıkan Lindsey Graham ve Marco Rubio gibi Kongre üyelerinin şimdi Türkiye’ye yaptırım uygulanması konusunda ”öfleyip pöflediğini” yazan gazete, Türkiye’nin göreceği zararın sorumlusunun Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu kaydediyor.

Wall Street Journal da Washington Post’la aynı çizgide kaleme aldığı baş yazısında Trump’ın Suriye’den çekilme kararının verdiği zarar arttıkça yaptırımlara sığındığını yazıyor.

Durumu ”fiyasko” olarak niyeleyen gazete, dış siyasette atılan yanlış atımların verdiği zararın genellikle aylar, hatta yıllar sonra hissedildiğini, ancak Trump’ın Suriye’den ani askeri çekme kararının yol açtığı hasarın gerçek zamanlı olarak yaşandığını yazıyor.

”Trump, kendini bir kez daha Türkiye’yle ekonomik ve diplomatik bir kavganın içinde buldu,” diyen gazete, ”Erdoğan’a Amerika’nın Kürt işgaline müsamaha göstermeyeceğini ve bunu engellemek için hava gücü kullanacağını söylemek daha kolay olmaz mıydı?” sorusunu yöneltiyor. Gazeteye göre böyle bir senaryonun gerçekleşmesi durumunda Erdoğan geri adım atar ve müzakerelere devam ederdi.

Gazete ayrıca Trump’ın attığı “gayriciddi” Twitter mesajlarını da eleştiriyor. Trump’ın ”Kürtler’i korumada Suriye’ye yardım etmek isteyen varsa, Rusya, Çin ya da Napolyon Bonapart olsun, bana göre hava hoş. Umarım başarırlar, biz 7 bin mil uzaktayız,” şeklindeki Twitter mesajını örnek gösteren gazete, tüm dünyanın Amerikan Başkanı’yla alay ettiğinin altını çiziyor.

Trump’ın bu “kolaya kaçan tecritçi” yaklaşımının haydutlara, Amerikan başkanının Amerika’nın müttefik ve çıkarları adına hareket etmekle pek de ilgilenmediği mesajı verdiği anlamına geldiğini yazan gazete, İsrail ve Suudi Arabistan gibi “dost” ülkelerin hayal kırıklığına uğradığını, Rusya, İran ve Hizbullah’ın Amerika’nın askeri ortaklarını ve taahhütlerini bu kadar kolay terk etmesine inanamadığını kaydediyor.

”Trump bunu duymak istemeyebilir ama Suriye’deki karmaşa ülke içinde de kendisine zarar veriyor” diyen gazete, Rusya’nın seçimlere müdahalesi meselesinde kendisini destekleyen Cumhuriyetçiler’in Trump’ın Başkumandan olarak verdiği hükümleri sorgulamaya başladığı uyarısında bulunuyor ve ”Azil süreci ilerlerken Trump’ın dostlarını dışlamak gibi bir lüksü yok,” ifadesini kullanıyor.

WASHINGTON, UHA Haber Ajansı

Mustafa SALMAN
Mustafa SALMAN
Mustafa SALMAN 15-03-1974 yılında Kocaeli’nin Kartepe ilçesi Eşme mahallesinde dünyaya geldi. İlkokulu Eşme İlkokulu, orta okulu İzmit Ortaokulu, lise öğrenimini İzmit Lisesinde tamamladı. Üniversiteyi Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler tanıtım ve reklamcılık bölümünden mezun oldu. Basın meslek hayatına 1992 yılında Yeni Doğuş gazetesinde başlayan Mustafa Salman; 1993 yılında Sabah gazetesinde çalışmaya başladı. Salman basın meslek hayatına sırasıyla Yeni Doğuş, Sabah gazetesi, ATV, Show TV, Yavuz TV ve birçok dergi gazetede muhabir ve yazarlık yaptı. Mustafa Salman kısa adı UHA HABER olan Uluslararası Haber Ajansı genel yayın yönetmeni ve yayın kurulu üyesi olarak görevini sürdürmektedir. Birçok sivil toplum örgütünde görevleri bulunan Mustafa Salman; üç dönemdir Kocaeli Amatör Spor Kulüpleri federasyonu yönetim kurulu üyesi ve Basın-Medya İletişim sorumlusu olarak görev yapmaktadır. Uzun yıllar Türkiye Televizyon Muhabirleri Derneğinde yönetim kurulu üyeliği ve genel sekreterlik yapan Salman; Kocaeli Gazeteciler cemiyeti üyeliği, Kartepespor yönetim kurulu üyesi ve Kartepe Galatasaraylılar derneği genel sekreteri olarak görev yapmaktadır. Mustafa Salman ayrıca Kocaelisporlular derneğinde yönetici ve basın sözcülüğü görevini de icra etmiştir. Evli ve iki çocuk babası olan Salman’ın basın meslek hayatında birçok ödülü bulunmaktadır…
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir