Türkiye

Seçim Dönemlerinde Sosyal Medya Manipülasyonları -II-

https://cdn.yenisafak.com.tr/reklam/4haziranakpartiwebmasthead/955X250/images/955x250-image.jpg

SOSYAL MEDYANIN SEÇİM DÖNEMLERİNDEKİ MANİPÜLATİF ETKİSİ
Sosyal medyanın seçimleri manipüle ettiğine yönelik iddiaların ciddiyet kazanması ve kamuoyunda geniş bir biçimde tartışılmasına neden olan husus 2013’te kurulan Cambridge Analytica adlı şirketin bir uygulama aracılığıyla Facebook’tan milyonlarca kullanıcının verilerini çekmesi ve bu yolla seçimlere müdahale ettiğinin ortaya çıkmasıdır.
Söz konusu olayın basit bir veri kullanımı olmadığı ve seçmen davranışlarının belirlenmesinde oldukça etkisi bulunduğunun görülmesiyle birlikte şirket yetkilileri durumu kabul etmişve tartışmalar bir üst boyuta taşınmıştır.
Özellikle Trump’ın başkan seçildiği ABD’deki seçimler başta olmak üzere Brexit referandumu, Nijerya, Hindistan,
Fransa ve Arjantin gibi ülkelerdeki seçimlerde de kullanılan bu yöntemin kitleler tarafından da bilinmesi ciddi bir tedirginliğe yol açmıştır.
Skandalın bu denli büyük bir alana yayılması sebebiyle şirkete yönelik güven kaybı yaşanmış ve bu olay şirketi kapanmaya kadar götürmüştür.
2016’da Trump ile Clinton arasında geçen başkanlık yarışını Trump’ın kazanmasının ardından seçimlere hile karıştırıldığı yolunda iddialar ortaya atılmıştır.
Bu iddiaların ardından Facebook 2015-2017 arasında ABD’de yayınlanan reklamların Rus internet araştırma ajansı tarafından yapıldığını açıklamış ve söz konusu iddiaların ciddiyetini ortaya koymuştur.
İddiaya göre Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya mecraları başkanlık süreci içerisinde Rusya tarafından manipülatif olarak kullanılmış ve seçim sonuçlarına sahte hesaplar aracılığıyla etki edilmeye çalışılmıştır.
Hillary Clinton hakkında albilgiler vermek, Ted Cruz ve Marco Rubio gibi diğer adayları kötü göstererek Trump’ın ön planda olmasını sağlamak ve böylece seçilmesini kolaylaştırmak gibi sosyal medya manipülasyon iddiaları öne
çıkan konular arasındadır.
Bugün halen tartışılmakta olan bu olayın ABD yargısına intikal ettiği bazı kişi ve kurumlarla ilgili seçimlerde manipülasyon yaptıklarına dair soruşturma başlatıldığı bilinmekte ve konu kamuoyu tarafından yakın bir biçimde takip edilmektedir.
Sosyal medyanın manipülatif bir şekilde araçsallaştırılmasına verilebilecek diğer bir örnek de Fransa’daki başkanlık seçimleridir. Rusya’nın söz konusu seçimlere müdahil olduğu iddiasıyla başlayan tartışmalarda “fake news” (sahte haber) sorunu ön plana çıkmış ve seçimlerde bu yolla bir sonuç elde edilmeye çalışıldığı dile getirilmiştir.
İddialara bakıldığında seçimlere birkaç gün kala sosyal medya üzerinden dolaşıma sokulan sahte haberlerin seçim sonuçlarıyla ilgili spekülatif bir enformasyon akışı sağladığı ve istenilen yönde bir sonuç alınmaya çalışıldığı ifade edilmektedir.
Sosyal medya üzerinden dolaşıma sokulan “fake” haberler incelendiğinde seçimlerin Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen’in galibiyetiyle sonuçlanacağı algısının yaratılmaya çalışıldığı görülmüştür. Bu nedenle seçimlerle ilgili en dikkat çeken manipülasyon anketlere müdahale edilmesi ve gerçekçi olmayan anket sonuçlarının paylaşılması şeklinde kendisini göstermektedir.
Seçimlerin hemen öncesinde paylaşılan bir ankette aşırı sağ aday François Asselineau’nun ilk turda yüzde 56,91 oranında oy alacağı, diğer ankette ise bir diğer aday Jean-Luc Melenchon’un ilk turu kazanacağının iddia edilmesi sosyal medyada yapılan manipülasyonlara önemli birer örnektir.
Kurgulanan anketlerle istenilen adayın önde olduğu ve diğer adayların bu yarışta şanslarının bulunmadığı algısını yaratmak ve seçim döneminde kamuoyunun tercihlerini yönlendirmeye çalışmak manipülasyonların temel
amacı olarak gözükmektedir.
Le Pen lehine olduğu anlaşılan sosyal medya manipülasyonlarının diğer bir türevi de Le Pen’in karşısındaki adaylarla ilgili yapılan dezenformasyon ve yıpratma haberleridir.
Bu iddialardan biri Fransa seçimlerinde aday olan mevcut Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ilgilidir. Macron’un bir offshore hesabı bulunduğu ve illegal biçimde bu hesabı kullandığı bot olarak tarif edilen hesaplar üzerinden dolaşıma sokulmuş ve Macron aleyhinde bir kamuoyu oluşturulmaya
çalışılmıştır.
Macron’un kazanmasını engellemeye dönük olduğu anlaşılan bu manipülasyonlar sadece seçim sonuçlarını etkilemeye dönük kurgu anketlerle sınırlı kalmamış, dezenformasyon ve yıpratma haberlerinin ön planda olduğu çoklu bir strateji benimsenmiştir.
Sosyal medyanın seçim dönemlerinde negatif ve manipülatif kullanımı olarak değerlendirilebilecek bu örnekler sadece ABD ve Fransa’ya özgü bir durum değildir.
Son dönemde internetin manipülatif etkisini ülke örnekleri ile birlikte ele alarak farklı boyutlarıyla ortaya koyan çalışmalar sosyal medyada üretilen “fake news” ve yapılan manipülasyonların demokrasi açısından ne denli tehlikeli sonuçlar ortaya çıkarttığını ölçeğinde göstermektedir.
Devletler başta olmak üzere diğer bazı aktörlerin sosyal medyayı domine ederek seçim sonuçları ve sosyal mecralardaki tartışmaları etkilediği yönünde bulgular her geçen gün artmakta ve devletlerin bu alanda önlemler alması kaçınılmaz hale gelmektedir.
Nihai kertede dijitalleşen dünyada geleneksel siyaset kodları değişmekte ve siyaset alanı da risklerden payını almaktadır.
Son dönemde Türkiye’deki kritik toplumsal olaylar ve seçimlerde de çokça tartışılan asılsız haber ve manipülasyon
iddiaları konunun bütün boyutlarıyla tartışılmasını mecburi kılmaktadır. (devam edecek)
TURGAY YERLİKAYA ile ilgili görsel sonucu
TURGAY YERLİKAYA
Lisans eğitimini 2012 yılında Kocaeli Üniversite’sinde tamamlayan Turgay Yerlikaya, yüksek lisansını 2014 yılında“Türk Medyasında Self-Oryantalizm”başlıklı tez ile Marmara Üniversitesi İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı’nda tamamladı. Marmara Üniversitesi Kişiler Arası İletişim Ana Bilim Dalı’nda doktora çalışmalarını sürdüren Yerlikaya iletişim teorileri, Osmanlı-Türk modernleşmesi, oryantalizm, İslamofobya, toplumsal hareketler ve Sosyoloji alanlarında çalışmaktadır.

Bu haberi paylaşınız!

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir