Ekonomi

Pazarda Fiyatlar Cep Yakıyor Halk Enflasyonu Gerçekçi Bulmuyor

Seksenler_2019 banner

UHA HABER / Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in Pazartesi günü açıkladığı Ocak ayı enflasyonu, yüzde 12,15 oldu. Bu veri, Ekim ayından beri enflasyon oranının düzenli bir şekilde arttığını gözler önüne sererken, bir önceki aya göre en fazla artış gösteren 10 maddeden sekizi enflasyon sepetindeki ağırlığı yüzde 23,29’dan yüzde 2,77’ye indirilen gıda maddeleriydi.

TÜİK’in verilerine göre, patlıcan yüzde 81,46 artarken, onu yüzde 35,81 ile domates, yüzde 30,90 ile mandalina, yüzde 24,45 ile salatalık, yüzde 20,61 ile yeşil soğan, yüzde 20,54 ile sivri biber, yüzde 20,04 ile kuru soğan, yüzde 19,45 ile kabak ve yüzde 16,54 ile limon izliyor.

En yüksek artış gösteren tüm gıda maddeleri meyve sebze olunca, VOA Türkçe, İstanbul’un tarihi pazarlarından biri olan Göztepe Pazarı’nın nabzını tuttu. Akşam pazarında patlıcanın fiyatı 10 liradan 8 liraya düşmüştü.

Pazarcı esnafı fiyat artışlarının satışları düşürmesinden şikayetçi

Tezgahın sahibi Akif Bakışlı, fiyat artışlarının alışverişe olumsuz yansıdığını söylüyor. Yıllardır Göztepe Pazarı’nda tezgah açtığını söyleyen Bakışlı, ‘‘Birincisi, fiyatı en yüksek olan sebze, meyve bizim en düşük kar marjıyla satış yaptığımız ürünler oluyor. İkincisi, enflasyon ve fiyat artışı vatandaşı etkilemez mi tabii etkiliyor. Kimisi iki kilo alacağına bir kilo alıyor, kimi bir kilo alacağına yarım kilo alıyor. Bak akşam oldu, tezgah hala dolu. Şu saat oldu, Sattığım beş kilo domates. İş de yok yani” diyor.

O esnada tezgah komşusu Metin Gün lafa karışıyor, ‘‘Domates Toptancı Hali’nde beş lira, pazarda da beş lira. Yeminle, kazandığımız hibe oluyor. Hepsi masrafa gidiyor. Amelesi, KDV’si, belediye rüsumu, poşeti hepsini üst üste koy. Bize bir şey kalıyor. Bu poşetin kilosu kaç lira biliyor musun? 12 lira. Markette 24 kuruş, biz bedava veriyoruz müşteriyi teşvik etmek için ama işlerin hiç tadı tuzu yok.’’

Kadir Has Üniversitesi’nin Ocak ayında açıkladığı Türkiye’nin Siyasi ve Sosyal Eğilimleri Araştırması’na katılanlar hayat pahalılığını (yüzde 18,1) terörden (yüzde 19,8) sonra en büyük sorun olarak görüyordu. Göztepe pazarında da VOA Türkçe’nin konuştuğu herkes hayat pahalılığından rahatsızlığı dile getirirken açıklanan enflasyon rakamları da ikna edici bulunmuyor.

‘‘Geçen sene 100 liraya yaptığım pazar alışverişini bu yıl 200 liraya yapamıyorum’’

Emekli Hacer Gözüm, enflasyon sepetinin oluşturulurken yapılan değişikliklerin gerçek resmin ortaya çıkmasını engellediği görüşünde.

Gözüm, ‘‘Ben açıklanan enflasyon rakamlarının kimseyi de ikna ettiğini sanmıyorum. Benim yaşadığım enflasyon en az ama en az yüzde 25, yüzde 30 civarında. En son duyduk Avrasya’dan geçişe yüzde 56 zam gelmiş. Gıdadaki artış da inanılmaz. Hep et fiyatlarından bahsediliyor ama, gidin peynir alın. 65 lira da peynir. Bu millet nasıl yesin? Hiç kullanılmayan, belki 40 yılda bir alınan eşyalar ve ürünler üzerinde yapılmış endeks, buna kimse inanmıyor. Geçen seneki pazar fiyatlarıyla 100 liraya aldığım şeyleri bugün 200 liraya alamıyorum ki ben pazardaki tezgahları ve fiyatları çok takip ederim’’ diyor.

‘‘Pazar çok pahalı emekliyim geçinmek için akşamları da çalışıyorum’’

Akşam mesaisine gitmeden önce ‘birkaç parça öte beri’ almak için pazara geldiğini söyleyen Cafer Civlek de hayat pahalılığından şikayetçi.

Civlek şikayetini, ‘‘Enflasyon açıklandığından çok, çok. Pazarda çok pahalılık var. Yalnız pazar mı her şey ateş pahası. Elektrikte, doğalgazda çok zam var. Ben 64 yaşında bir emekliyim ama emekli maaşıyla geçinemiyorum. İşten geliyorum, eve gideceğim. Akşam mesaisine gideceğim, gece ikide işten çıkacağım’’ sözleriyle anlatıyor.

Bir başka emekli Remzi Barutçuoğlu da emekliye yüzde 6 zam yapılırken Avrasya Tüneli’nden geçişe yüzde 56 zam yapılmasını çelişki olarak görüyor.

‘‘Allahtan çok harcayan insan değiliz de idare ediyoruz’’

Hayriye Özel ve Güler Çeliksan da pazara birlikte çıkmış, iki komşu. En kaliteli ürünü en iyi fiyata almak için tezgah tezgah geziyorlar.

Önce Özel konuşuyor, ‘‘Görüyorsunuz pazarı pazarın halini. Enflasyonu açıklayanlara göre, her şey gayet normal, güllük gülistanlık. Ama gelin görün fiyatlar pahalı. Yaşamaya çalışıyoruz, başka yapacak bir şey yok. Allahtan idareli insanız, çok para harcayan değiliz de idare ediyoruz. Enflasyonun düştüğüne hiç inanmıyorum.’’

Daha sonra söze Çeliksan giriyor, ‘‘Maaşı alıyoruz geliyoruz, ikinci hafta geldiğimde bakıyorum fiyatlar hep yüksek. Her şey pahalı hiçbir şey ucuz değil. Ben peynir fiyatlarından ölçüyorum enflasyonu. Geçen ay 55 liraya aldığım peynir bu ay 70 lira olmuş. Gerçekten çok oldum.’’

Uzun bir süredir pazar alışverişini eşine bırakan Melike Sezer de son iki haftadır geldiği pazarda yaşadıklarını, ‘‘Fiyatlar çok uçuk, pazarda gerçekten çok yüksek. Eskiden 50-60 liraya fileyi doldururdum şimdi o paralara hiçbir şey alınmıyor. İyi bir Pazar yaptım diyebilmen için 100-110 lirayı gözden çıkarmak gerek’’ şeklinde anlatıyor.

[UHA Haber Ajansı, 11 Şubat 2020]

Benim Adım Melek banner

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir