Dünya

Ortadoğu’da Kalıcı Barış Sağlanır mı?

 UHA HABER / Her geçen gün düğümlerin daha da sıkı bağlandığı bu topraklar da barış sağlanır mı? Asırlardır savaşın hakim olduğu bu kanlı coğrafyada savaş biter mi? Bu soruların çerçevesinde Ortadoğu’daki savaşın nedenlerini ve barışın olası ihtimalini sizlerle paylaşacağız.

İnsanlık tarihi boyunca yaşanan savaşlar hız kesmeden canlar almaya devam ediyor. Toprakların kanla ve mermilerle bulandığı Ortadoğu’da savaşlar hız kesmeden sürüyor.

Birden çok örgütün, mezheplerin, ve sözde dini yapıların var olduğu bu topraklarda kalıcı barış sağlanır mı? Dünyaca bilinen bilim insanları tarafından yapılan araştırmalarda bunun pek mümkün olmadığı söylenmektedir. Peki, neden Ortadoğu’daki bu savaşları sona erdirmek bu kadar zor?

Aslında sorumuzun cevabı çok basit. Bu topraklar üzerinde ne zaman oyunlar son bulursa, işte o zaman barış gelecektir. Ünlü şair Can Yücel der ki;

En uzak mesafe ne Afrika’dır,

Ne Çin,

Ne Hindistan,

Ne seyyareler

Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan

En uzak mesafe

iki kafa arasındaki mesafedir

Birbirini anlamayan..

İnsanlar ne kadar anlamakta güçlük çekseler de, samimiyetin olmadığı, barışın istenmediği bu kanlı Ortadoğu coğrafyasında savaşlar hep peyda olacaktır. Peki, samimi bir şekilde barış istenilirse var olan bu sorunlar nasıl çözülecektir? Ortadoğu’da barışı sağlamak için neler yapılmalıdır? İşte merak ettiğiniz soruların cevabı ve daha fazlası haberimizde;

Ortadoğu’nun Asıl Sorunu Nedir?

Ortadoğu bölgesinde üç temel sorun bulunmaktadır. Bu sorunların aşılmaması durumunda barış mümkün olamayacaktır. İşte, Ortadoğu coğrafyasının temel sorunları;

Ortadoğu’da Devletleşme Sorunu Var!

Ortadoğu bölgesinde büyük bir siyasi boşluk söz konusudur. Suriye dört yıldır iç savaşla boğuşuyor, Irak ise ABD’nin işgalinden beri bir türlü istikrarı sağlamış değil. Bu, ülkelerde bölgesel ve küresel güçlerin müdahalesi olması nedeniyle iç ve dış çatışmalarının bitmesini engelliyor. Baktığımız zaman Ortadoğu’da devletlerden çok örgütlenmeler var. Bu durum da bu topraklar üzerinde birden çok gücün egemenliğini yani bu coğrafyanın istikrarsızlığını göstermektedir.

Küresel ve Bölgesel Güçlerin Planları!

Temel sorun, bölgenin tamamen parçalanmasıdır. Bu bölgede etkili hükümetlerin eksikliği, iç savaşın daha da uzun bir süre devam edeceğini gösteriyor. Bakıldığı zaman Suriye topraklarında ülkenin kontrolünü sağlayacak tek bir güç bile söz konusu değil. Ortadoğu ülkeleri içerisinde Suriye, Lübnan, Yemen ve Irak’ın parçalanması bütün bölgenin istikrarsızlaşmasına neden olabilmektedir.

Bu ülkelerde doğan yasa dışı örgütler, diğer Ortadoğu ülkeleri, hatta dünya ülkeleri için de büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Ortadoğu’da sadece topraklar olarak bölünmüşlükten söz etmemiz yanlış olacak, mezhepsel bir bölünmüşlük de hakim. Şii yönetimli İran’ın müttefikleri Husiler, Suriye ile iken; Suudi Arabistan ise bölgede Sunni yönetimlerle birlik içerisindedir. Mezhepsel bu çatışmalar, ayrılıklar da büyük bir mezhep savaşının olabileceğini akıllara getiriyor.

Dengeler Sürekli Değişiyor!

Ortadoğuda farklı ırklarda, dinlerde ve mezheplerdeki insanların varlığı, bu bölgenin dengede kalmasını güçleştirmektedir. Sürekli değişen denge oyununda kısa zaman içinde birileri güçlenip, güçlü olanlar ise yok olabilmektedir. Ortadoğu’da sürekli değişen dengeler bölgenin gelişiminin önüne geçmekte ve huzursuzluğa itmektedir.

Ortadoğu’da Savaş Nasıl Biter?

Suriye, Irak ve Yemen’deki istikrarsızlık, Ortadoğu’daki savaş zeminin her geçen gün yayılmasına neden olmaktadır. Ortadoğu’da bulunan otorite eksikliği ve süper güçlerin bu topraklar üzerindeki oyunları, savaşın düğüm noktasını oluşturmaktadır. Peki, bu düğümleri çözecek ne gibi çalışmalar yapılmalı, ne tür çözüm yolları aranılması gerekmektedir?

Asırlardır devam eden Ortadoğu’daki kanlı savaşların çözümü bu şekilde olabilir;

– İstikrardan yoksun Ortadoğu ülkelerinde öncelikle istikrar sağlanılmalıdır. Siyasi boşluğun olması, bu topraklara her an patlayacak bir mayın tarlası izlenimi verecektir. Lübnan’da, Suriye’de, Yemen’de ve Irak gibi Ortadoğu devletlerindeki siyasi istikrarsızlık, bölgeyi önemli derecede etkisi altına almaktadır.

– Ortadoğu’da büyük devlet kurma amacı olan İsrail’in ne yapmak istediğini anlamalı ve bu yönde İsrail’e, diğer küresel güçlerin ekmeğine yağ sürecek girişimlerden uzaklaşılmalıdır.

– Yüzyıllar boyunca Osmanlı toprakları altında huzurlu bir şekilde yaşayan bölge ülkeleri içinde bulundukları bu çıkmazdan kurtulabilmek için kendilerine çıkarsız ve samimi bir şekilde yol gösteren, içinde yaşadığı sorunları çözmekte katkı sağlayacak ülkelere ihtiyaç duymaktadır. Bu bağlamda kültürel bağlar göz önüne alındığı zaman bu ülkelerin batılı güçlerin yerine, Türkiye gibi bir ülkenin olması gerekir. Uzun yıllardır içine kapanmış, öz güvenleri yitirilmiş halkların kendilerini iyi hissedecekleri, ortak paydalara sahip olan bir ülkenin yardımıyla sorunların daha da kolay bir şekilde çözülmesi sağlanabilir.

– Türkiye’nin bölge üzerinde kendi plan ve projeleri doğrultusunda hareket etmesi gerekir, aksi durumda başka güçlerin hareketlerine göre pozisyon alması ve bu doğrultuda hareket etmesi kaçınılmazdır. Bölge üzerinde tecrübe ve geçmişten gelen kuvvetli bağları bulunan ülkenin, avantajlarını kullanması gerekir. Bölge üzerindeki devletlerle birlik içerisinde hareket ederek ancak uzun süreli projelere imza atabilecektir. Türkiye, Ortadoğu ülkeleri üzerinde iyi bir izlenim bırakması ve attığı adımlarla takdir görmesi gerekmektedir. Aksi halde Türkiye’de rahatsız olan devletler, Türkiye’yi kötü göstermek adına ellerinden geleni yapacaktır. Türkiye Ortadoğu üzerinde iyi bir örnek teşkil edebilir. Belki de Ortadoğu’nun dışarıya açılan kapısı olabilir.

– Ortadoğu ile ilişkiler iyi tutulmalı ve bu bölgenin kalkınması için anlaşmalara gidilmelidir.

– Ortadoğu tüm dünya ülkeleri için ekonomik ve stratejik bir kaynaktır. Bu durum da bu topraklar üzerindeki çıkar sağlama amaçlarını üst safhaya çıkartmıştır. Süper güçlerin gözdesi olan bu topraklar üzerindeki çıkarlar en aza indirilmeli, bu bölge için samimi bir şekilde barış sağlanılması için çalışmalar yürütülmelidir.

– Ortadoğu’daki baskıcı rejimlere karşı halk hareketlerinin hemen sonuç vermesini beklemek yanlış olacaktır çünkü alt yapı müsait değildir. Öncelikle koşullar iyileştirilmeli, sonrasında bir şeyler yapılması için büyük adımlar atılması gerekir. Mutlak mezhepçilik ve kabilecilikle mücadele edilmesi, üst kimliklerin güçlenmesi, dinsel ve tarihsel değerlerin öne çıkarılması, eğitimin yaygınlaştırılması, adil gelir dağılımının sağlanması, medya ve siyasette çoğulculuğun kabul edilmesi gerekmektedir.

– Bölge halkının en büyük sorunlarından birisi de yoksulluktur. Büyük yer altı kaynaklarına ve devlet başkanlarının servetlerine rağmen, halk yoksulluk içerisinde kıvranmaktadır. Bölge insanı için yapılacak ekonomik iyileşmeler, bölgenin refahı ve huzuru için gerekli olacaktır.

– Ülkeler arası anlaşmalar imzalanmalı, bölge üzerindeki belirsizliklere son verilmelidir. Yasa dışı örgütlere karşı birlik içerisinde olunmalıdır. Böylelikle siyasal istikrarsızlığa sebebiyet verilen sorunlar da azalmış olacaktır.

– Bölgede bulunan tarihi kurumlar, müzeler, yapılar korunmalı ve insanlar bu yönden aydınlatılmalıdır.

– İnsanların gelişimini sağlayan kurslar, seminerler gibi imkanlar artırılmalıdır. Eğitim koşulları iyileşmelidir. İnsanların alacakları eğitim onların bulunduğu toplumu ve geleceklerine ışık olacaktır.

– Bölgede barış aktivistleri görevlendirilmelidir. Bu bölgenin nabzı iyi bir şekilde tutulmalı ve ona göre çalışmalar başlatılmalıdır.

– Eğer sorunları sorun yaratacak yöntemlerle çözerseniz, o sorun ileride daha büyük bir sorun olarak ortaya çıkacaktır. Bunun için sorun çözme aşamasında geleceğe yönelik etkilerinin ne olacağı şeklinde ve bu çözüm yolunun ne derece doğru olduğunun bilincinde olunmalı. Unutmayınız, yanlışlar daha da büyük yanlışlara sebebiyet verecektir. Bunun için Ortadoğu coğrafyasının etnik, ırksal ve yaşam koşullarını iyi bilip; bu yönde çözüm önerileri sunulmalıdır.

Ortadoğu Topraklarında Barış Sağlanır mı?

Araştırmalar gösteriyor ki, Ortadoğu’da kesin bir barışın mümkün olabilmesi için küresel ve bölgesel güçlerin çıkarlarından vazgeçmesi ve bütün Ortadoğu halklarını içine alacak yeni bir düzen inşaa edilmesi gerekmektedir.

Aslında Ortadoğu’da yaşanılan bu sorunlar bölgenin sorunundan ziyade küresel güçlerin oyunudur. Bu bölge üzerindeki çıkarları olan güçler, bölgede sürekli huzursuzluk yaratmakta ve bölgede sağlam bir yönetimin var olmasını önlemektedir.

Evet, “Siyasal boşluk olmadan önce de zaman zaman diktatörlük hakimdi” diyeceksiniz. Aklınızdaki bu soruya şu şekilde cevap bulabiliriz. Süper güçlerin bu topraklar üzerindeki oynadığı oyunlara gelmek… Diktatörlük bazlı devletlerin kurulması bölgenin gelişimini, eğitim durumu engelleyecektir. Bu durum dış güçlerin bölgenin gelişimine set çekmesi anlamından yararlı olacaktır. Amaç da zaten Ortadoğu coğrafyası üzerinde rahatlıkla at koşturmaktır. Bu da bölgede huzursuzluk ve boşluk yaratmaktan geçer.

Gelelim kalıcı barışa… Düşündüm, dünyada hiçbir toprak parçası üzerinde kalıcı barış söz konusu değil iken, nasıl olur da paylaşılması en zor olan Ortadoğu toprakları üzerinde kalıcı barış var olsun!

Kader BASAYOĞUL & Araştırmacı Gazeteci

[UHA Haber Ajansı, 15 Aralık 2019]

Kader BASAYOĞUL
Kader BASAYOĞUL
Kader BASAYOĞUL 1990 yılında Bingöl’de dünyaya geldi. İlköğretiminin ilk iki yılını Bingöl’ün Sancak beldesinde okuduktan sonra İlköğretiminin geri kalanına İstanbul’da devam etti. 2007 yılında Erenköy Kız Lisesi’nden mezun oldu. 2009 yılında girdiği üniversite sınavında Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümünü kazandı. Üniversite yılları boyunca İzmit Belediyesi’nin Sosyal sorumluluk projelerinde yer aldı. 2012 senesinde Haber7.Com’da stajını yaptı. 2015 yılının Nisan ayında çalışmalarına başlayan Neoldu.Com’un ilk editör kadrosunda yer bulan Basayoğul, birçok alanda araştırma haberlerine imza attı.. 2017 yılında Neoldu.com’daki işinden ayrıldı. Şuanda (UHA) Uluslararası Haber Ajansı'nda Araştırma Haberciği çalışmalarına devam eden Basayoğul, Fotoğrafçılığa olan ilgisinden dolayı Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünü de okudu. Bugüne kadar yaptığı Araştırma Haberler ile adından söz ettiren Kader Basayoğul, güzel sanatlara da olan hayranlığından, ileri düzeyde fotoğrafçılık kursuna devam ediyor,
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir