Gündem

Mübarek’ten Sisi’ye Mısır’da Otoriter Rejimin Kurumsallaşması

UHA Haber / SETA bağımsız, tarafsız düşünce ve yayın kuruluşu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı, Dış Politika Araştırmacı Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, Mısır’da 25 Ocak 2011’de başlayan devrim gösterilerinin 11 Şubat’ta Hüsnü Mübarek’i görevinden ayrılmaya zorlamasının üzerinden sekiz yıl geçtiğini söyledi.

Mustafa Kemal ATATÜRKDoç. Dr. İsmail Numan TELCİ, Devrilmesine imkansız gözüyle bakılan 30 yıllık Mübarek rejiminin 18 günlük protestolar sonucunda ortadan kaldırılmasının Mısır’da demokratik bir yönetim isteyen milyonlarca insan için bir umut ışığının doğmasını sağladığını açıkladı.

“Nitekim izleyen süreçte yaşananlar ülkede demokratik bir düzenin kurulması adına ümit vericiydi” diyen Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ,  ancak bu bahar havasının fazla uzun sürmedğini, 2013’teki askeri darbenin demokrasiye dair umutların sona ermesine neden olduğunu ve dönemin Genelkurmay Başkanı Abdülfettah es-Sisi’nin kontrolünde gerçekleşen askeri darbenin Mısır’da devrim süreci için sonun başlangıcı anlamına geldiğini ifade etti.

Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, ile ilgili görsel sonucuDoç. Dr. İsmail Numan TELCİ,  “Mısır’daki darbe aslında çok daha uzun soluklu bir projeksiyonun ürünüydü. Arap devrimleri sürecini sona erdirmek isteyen aktörler bu anlamda stratejik bir tercih yaparak Ortadoğu ve Arap coğrafyasının en önemli ülkelerinden olan Mısır’da rejimi kontrolleri altına alarak tüm bölgedeki demokratikleşme hamlesini sona erdirmeyi hedeflediler. Bu bağlamda Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi bölgesel, ABD ve Avrupa Birliği gibi küresel aktörlerin desteğiyle gerçekleştirilen Mısır darbesi, Ortadoğu tarihi açısından önemli bir dönüm noktasıdır” dedi.

“Nitekim darbe sonrası süreçte yönetimi kontrolü altına alan Sisi, kısa sürede baskıcı ve otoriter bir rejimin kurumsallaşmasına yönelik adımlar attı” diyen Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, Askeri darbeye destek olan ülke içindeki aktörleri ikna etmek amacıyla ilk etapta cumhurbaşkanlığına aday olmayacağını açıklayan Sisi’nin, siyasi ve askeri kademelerde gücünü konsolide etmesine paralel olarak, iktidarda kalma konusundaki kararlılığını da göstermeye başladığını belirtti.

Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, 2014’ün ocak ayında yapılan anayasa referandumunda çıkan yüzde 98’lik evet oyunun halkın kendisine yönelik teveccühünü gösterdiğini iddia eden Sisi’nin, yapılacak ilk cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılacağını açıkladığını ve 26-28 Mayıs 2014’te düzenlenen tartışmalı seçimlerin sonucunda Sisi’nin oyların yüzde 96’sını alarak cumhurbaşkanı seçildiğini aktardı.

Diriliş Ertuğrul ile ilgili görsel sonucuİzleyen süreçte ülke içinde artan terör eylemleri karşısında etkisiz kalan Sisi rejiminin, bir taraftan da muhaliflere yönelik baskısını yoğunlaştırdığına değinen Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, İnsan hakları ihlalleri nedeniyle uluslararası kuruluşların yoğun eleştirisine maruz kalan Sisi’nin bu süreçte ciddi bir meşruiyet krizi yaşadığını söyledi.

Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, bu durumu özellikle İsrail, ABD ve Batı ülkelerinin desteğiyle aşmaya çalışan rejimin, kötüye giden ekonominin rayına oturtulabilmesi için hem Körfez ülkelerinden mali yardım aldığını hem de Uluslararası Para Fonu ile masaya oturarak yeni bir anlaşma imzaladığını kaydetti.

Sisi’ye ömür boyu başkanlık imkanı

Öte yandan Mısır’da tarihsel olarak yöneticilerle özdeşleşen “karizmatik lider” vasfını taşımayan Sisi’nin, silik ve etkisiz bir figür olarak Mısır’ın giderek dış aktörlerin güdümünde bir ülke haline gelmesine neden olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ,  Mısır siyasetinde etkili olan bu dış aktörlerin ise Sisi’nin ülke siyasetindeki varlığının kalıcı olması konusunda her türlü desteği gösterdiklerini ve bu durumun geçtiğimiz hafta gündeme gelen anayasa değişikliği sürecinde yeniden ortaya çıktığını hatırlattı.

Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, Mısır parlamentosundan bir grup Sisi yanlısı milletvekilinin girişimiyle başlatılan anayasal değişiklik sürecinin, ilgili komite tarafından 5 Şubat’ta kabul edildiğini, değişikliğe göre cumhurbaşkanının dört yıl olan görev süresi altı yıl olarak belirlenirken, anayasada bir kişinin en fazla iki dönem cumhurbaşkanı seçilebileceğine dair hüküm de güncellenerek dörde çıkarıldığını belirtti.

Bu düzenlemelerden sonra Sisi’nin cumhurbaşkanlığı görevinde kalabileceği sürenin 2034’e kadar uzatılmış olduğunun altını çizen Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ,  Ülkede şeffaf ve demokratik seçim süreçlerinin yaşanmadığı göz önünde bulundurulduğunda yeni değişikliklerin Sisi’nin hayatta olduğu sürece cumhurbaşkanlığı görevine devam edebileceği şeklinde yorumlandığına vurgu yaptı.

Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ,  “Bu, Mısır’ın yabancısı olduğu bir durum değil. Nitekim ülkede 1981’den 2011’e kadar görev yapan Hüsnü Mübarek döneminde cumhurbaşkanlığı için dönem şartı bulunmamakta ve aynı kişi sınırsız dönem bu görevde bulunabilmekteydi. Öyle ki 1981’den 2005 yılına kadar çok partili cumhurbaşkanlığı seçimi dahi düzenlenmemiş, Mübarek, büyük çoğunluğu kendi partisinin üyelerinden oluşan parlamentonun önermesi sonrasında yapılan referandumlarla sürekli olarak yeniden seçilmişti” dedi.

“Bu çerçevede Mübarek 1999 yılındaki referandumda yüzde 94, 1993’teki referandumda yüzde 96, 1987’deki referandumda yüzde 97 ve 1981’deki referandumda ise yüzde 98,5 oy alarak cumhurbaşkanı seçilmişti” ifadesini kullanan Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, öte yandan ülkedeki demokrasi savunucularının eleştirileri sonrasında anayasa değişikliğine gidilerek çok adaylı başkanlık seçiminin yapılmasına imkan tanındığını söyledi.

Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, 2005 yılında yapılan seçimde Hüsnü Mübarek Eymen Nur ile yarıştığını ve oyların yüzde 88’ini alarak cumhurbaşkanı seçildiğini ifade ederek, 2011 yılında yapılması planlanan seçimlerde yaşı ilerleyen Mübarek’in ya da oğlunun aday olabileceğine dair gelişmelerin yaşanması üzerine Mısır’da yönetime karşı tepkilerin arttığını ve 25 Ocak 2011’de başlayan protestolar sonrasında Mübarek rejiminin devrildiğini belirtti.

Devrim sonrası dönemde Mısır demokratikleşme yönünde adımlar attığını, ülkedeki ilk şeffaf ve özgür cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Müslüman Kardeşler hareketinin parlamentoda üstünlüğü sağladığı dönemde yapıldığına dikkat çeken Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ,  2012’nin haziran ayında gerçekleşen seçimlerde Müslüman Kardeşler adayı Muhammed Mursi’nin oyların yüzde 51,7’sini alarak küçük bir farkla da olsa cumhurbaşkanı seçildiğini açıkladı.

Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, “Bu dönemde Mursi yönetimi ülkede siyasi sistemin demokratikleşmesi amacıyla ciddi bir çaba gösterdi ancak bu girişimler bölgesel ve küresel aktörlerin desteklediği bir askeri darbe ile sonuçsuz bırakıldı. 3 Temmuz 2013’te düzenlenen askeri darbe ile Mursi görevden alındı ve Mısır, Mübarek döneminden daha kötü bir baskı sürecine adım attı” dedi.

Bu dönemde demokratik kurumlar ve yapılar askıya alınırken, rejimin insan hakları ihlallerinin normal bir pratik haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ,  Askeri yönetimin baskıcı uygulamaları ve rejimin kontrolündeki yargı sisteminin keyfi yargılama süreçleri nedeniyle on binlerce sivil muhalifin haksız yere hapis ve idam cezasına çarptırıldığını, Tarihinin en baskıcı dönemini yaşayan Mısır’da bu sürecin Sisi’nin 2014’te cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından daha da arttığını ve kurumsal bir hale dönüştüğüne vurgu yaptı.

Batı demokrasi yerine askeri yönetime destek verdi

Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, Darbeyi izleyen dönemde sadece bir dönem başkanlık yapma planı olduğunu belirten Sisi’nin, izleyen dönemde halkın kendisine yönelik desteğini gerekçe göstererek 2018’deki seçimlerde de aday olduğunu ve mart ayında yapılan seçimlerde yüzde 97 oy alarak yeniden cumhurbaşkanı seçildiğini belirtti.

Seçimin üzerinden bir yıl geçmeden Sisi’nin yeni anayasa değişikliğini gündeme getirerek, uzun yıllar ülke siyasetindeki başlıca aktör olma niyetini ortaya koyduğunu hatırlatan Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, 5 Şubat’ta Mısır parlamentosu tarafından kabul edilen bu düzenleme ile Mısır’da Sisi rejiminin uzun yıllar görevde kalmasını garanti altına alınmış olduğunu açıkladı.

Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, “Bu süreçte dikkat çeken husus Batılı ülkelerin Sisi tarafından önerilen anayasa değişikliği karşısında herhangi bir tepki göstermemesidir. Özellikle Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere gibi Avrupa’nın önde gelen ülkeleri ve ABD’nin Sisi’nin koltukta “sınırsız süre” kalma girişimine sessiz kalmaları bu yönetimlerin Mısır’da gerçek anlamda demokratik bir yönetimin kurulmasına karşı samimiyetsiz tutumlarını gözler önüne sermektedir. Mısır’da baskıcı rejimin kurumsallaşması karşısındaki çekimser tutumu Batı’nın Ortadoğu’da demokratikleştirici değil, otoriterleştirici bir aktör olduğunu da ortaya koymaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

“Sonuç olarak Mısır’da Mübarek’in devrildiği 2011 yılından günümüze yaşanan gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda ülkedeki siyasi atmosferin giderek daha baskıcı bir hal aldığı gözlemlenmektedir” diyen Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ,  Hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı, insan hakları ihlallerinin yaygın bir pratik haline geldiği ve rejimin keyfi uygulama ve düzenlemelerle ülkeyi yönettiği Mısır’ın, demokratik anlamda hiçbir ilkenin varlığından söz edilemeyeceği bir ülke haline geldiğini ifade etti.

Doç. Dr. İsmail Numan TELCİ, Bölgenin en güçlü ülkesi olma potansiyeli taşıyan ve bir dönem bu özelliğiyle öne çıkan Mısır’ın, gelinen noktada demokrasiden uzak, istikrarsızlıklarla boğuşan ve ekonomik kalkınma anlamında gelişme kaydedemeyen bir ülke olarak kalmaya mahkum edildiğini kaydetti.

HABER : Ataner YÜCE

***

İsmail Numan Telci

İsmail Numan Telci

Araştırmacı, Dış Politika, Ankara
İsmail Numan Telci lisans eğitimini 2006 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, yüksek lisansını da 2008 yılında Almanya’da Hochschule Bremen’de Avrupa Çalışmaları alanında tamamladı. 2009 yılında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde doktora çalışmalarına başlayan Telci, “Mısır’da Devrim ve Karşı-Devrim Sürecinde İç ve Dış Aktörlerin Rolü: 2011-2015” başlıklı tezini 2015’in Kasım ayında tamamladı. Doktora araştırması kapsamında 2012-2013 akademik yılında Kahire Üniversitesi’nde misafir araştırmacı olarak görev yapan Telci’nin “Mısır Devrimi Sözlüğü” kitabı 2013 yılında yayınlandı. Halen Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü’nde müdür yardımcılığı görevini yürüten Telci, aynı zamanda Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. SETA Dış Politika Araştırmaları masasında Araştırmacı olarak görev yapan İsmail Numan Telci’nin araştırma alanları arasında Mısır siyaseti, Mısır’daki toplumsal hareketler, Körfez ülkelerinin dış politikaları, Arap devrimleri ve devrim teorileri yer almaktadır. Telci, Türkiye Ortadoğu Çalışmaları Dergisi’nin ve www.misirbulteni.com internet sitesinin editörlüğünü yürütmektedir.

Pelin Çift İle Gündem Ötesi

‘Pelin Çift ile Gündem Ötesi’ her Çarşamba ‘Diriliş’ Dizisinden sonra TRT 1 Ekranlarında..

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir