Gündem

Libya ve İdlib Erdoğan-Putin Görüşmesinin Ana Gündem Maddeleri

UHA HABER / 2014’te gündeme gelen ve 2016 yılı Ekim ayında temelleri atılan TürkAkım Projesi, Çarşamba günü İstanbul’da düzenlenecek törenle resmen açılıyor.

Her biri 15,75 milyar metreküp doğalgaz taşıma kapasitesine sahip iki boru hattından oluşan TürkAkımı’nın açılış törenine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de katılıyor.

İstanbul programından bir gün önce Suriye’nin başkenti Şam’a giderek Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’la biraraya gelen Rusya lideri, Salı akşam saatlerinde İstanbul’a ulaştı.

Rusya lideri Türkiye ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la da görüşecek.

Her iki liderin gündeminde İdlib sorunundan, Libya’da yaşananlara, Kasım Süleymani’nin öldürülmesinden sonra Ortadoğu’da artan gerilimden, Kanal İstanbul’un Montrö ile ilişkisine kadar bir dizi konu bulunuyor.

Sezer: ‘‘TürkAkımı’nın fiyat sözleşmesinde anlaşma yapılmadı, Türkiye indirim istiyor’’

Rusya uzmanı Aydın Sezer, TürkAkımı açılışına rağmen iki ülke arasında doğalgaz anlaşmasının yapılmamış olmasına dikkat çekiyor.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Sezer, ‘‘Proje bitti, gaz akışı başladı ama Türkiye’nin alacağı gaz miktarıyla ilgili ticari bir sözleşme yapılmış değil. TürkAkımı’ndan bize gelecek 4 milyar metreküp gaz, daha önce Bulgaristan üzerinden geliyordu ve bunun fiyat sözleşmesi çok daha önce yapılmıştı. Ankara, doğal olarak yeni alacağı doğalgazdan yüklü bir indirim istiyor ve bu konuyu Libya, Akkuyu ve Suriye konularında bir pazarlık unsuru olarak elinde tutuyor. Ve dolayısıyla bu konu iki taraf için de bir stres kaynağı’’ dedi.

Erdoğan-Putin görüşmesinde son dönemde Suriye ordusunun saldırılarını yoğunlaştırdığı ve Türkiye sınırına doğru onbinlerce insanın hareketlendiği İdlib de önemli bir gündem maddesi olması bekleniyor.

Sezer: ‘‘Türkiye’nin Suriye’de savaşan unsurları Libya’ya göndermesi Rusya’nın elini İdlib’de kolaylaştırıyor’’

Sezer, İdlib ve Libya konusunun birlikte ele alınacak ortak bir ‘dosya’ olduğu kanaatinde:

‘‘Suriye’de Türkiye ile Rusya arasında görünen tek bakiye İdlib. Rusya’nın Barış Pınarı Harekatı’na yeşil ışık yakmasındaki en önemli faktörlerden biri Türkiye’yi Kırım’la ilgili düşük yoğunluklu bir politikaya mecbur etmek idiyse diğeri de İdlib’di. Gelinen aşamada Türkiye, İdlib’de savaşan eski ÖSO’cu ya da Nusracı unsurları Libya’ya yollamaya başladı. Bunu Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da ‘İdlib’deki teröristleri artık Libya’da görüyoruz’ sözleriyle ortaya koydu. Moskova, bu konuyu hayırhah karşılamasa da dolaylı olarak İdlib’in temizlenmesinde Rusya’nın elini kolaylaştırıyor. Erdoğan’ın ‘Libya’da bulunan, 2 bini Rusya’dan Wagner diye girenler hangi sıfatla geldiler, orada ne işleri, hangi bağlantıları var?’ diye sorması Rusya’yı sinirlendirdi. Şunu da söylemek gerek, Putin’in Türkiye’ye gelmeden Esat’la Şam’da görüşmesi kesinlikle bir mesaj.’’

Emevi Camii
Emevi Camii

Işık: ‘‘Putin’in Emevi Camii ziyareti de Türkiye’ye gönderilen Ustinov gemisi de bir mesaj’’

Bir başka Rusya uzmanı ve jeo-analist Yörük Işık ise yalnız Şam ziyaretinin değil Putin’in Türkiye’de olacağı günlerde Rus donanmasının Kuzey Filosu’na ait Mareşal Ustinov gemisinin de İstanbul limanını ziyaret etmeye gönderilmesinin güçlü bir mesaj taşıdığı görüşünde.

VOA Türkçe’nin sorularına yanıt veren Işık, ‘‘Uzun yıllardır tanıdığımız Rus lider Putin için semboller önemli. Sadece Şam’a gitmekle kalmadı Emevi Camii’ni de ziyaret etti. Burası Hıristiyanlar için de önemli bir mabed. Zira Vaftizci Yahya’nın başının bulunduğu öteden beri savunulageliyor. Ortodoks Noel’inin olduğu gün burayı ziyaret ederek bir taşla iki kuş vuruyor, dini kartlarla oynamayı seven Rus lider… Rus donanmasının gözde gemilerinden Mareşal Ustinov’un İstanbul’a gönderilmesi de böyle bir sembol olarak algılanmalı. Bununla Türkiye’ye Putin, ‘Ben Montrö’yü deldirtmem’ mesajı veriyor. Aynı zamanda Türkiye ile güçlü ilişkiler kurarak, S-400’leri vererek Batı İttifakı’nda gedik açan Rusya, üzerinde 12 füze bulunan gemisini bir NATO ülkesi limanına yanaştırarak NATO’ya da bir mesaj veriyor. Bana kalırsa bu gediği büyütmek için Libya’da Trablus şehri özelinde bir imkan sağlayabilir. Nasıl ki Barış Pınarı Harekatı’nın bittiğini Lavrov’dan öğrendik, Libya operasyonunun bittiğini de Rus makamlarından öğrenebiliriz’’ diye konuştu.

Selcen: ‘‘Türkiye’nin Libya’da ve İdlib’de Rusya’yı karşısına alacak şekilde davranmayacağını düşünüyorum’’

Ortadoğu’daki gelişmeleri yakından takip eden Türkiye’nin eski Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen ise Aralık sonunda Rusya’ya giden Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal başkanlığındaki heyetin üç gün süren temaslarında istenen netice alınmadığına dikkat çekiyor.

VOA Türkçe’ye konuşan Selcen, ‘‘Putin, TürkAkımı için geliyor tamam ama hem İdlib ve Libya’da hem de Kasım Süleymani’nin öldürülmesiyle Ortadoğu genelinde ortaya çıkan yeni bir durum var Libya’da da İdlib’de de Türkiye’nin Rusya’yı karşısına alacak şekilde davranmayacağını düşünüyorum. İdlib’de olan biten, utanç verici. TSK gözlem noktaları Suriye tarafından çevreleniyor. Şu anda iki nokta çevrelendi ama giderek diğerleri çevrelenecek gibi. Bunu dahi sineye çeken bir Türkiye var. Suriye harekatı duyurulduğundan çok daha kısıtlı bir alanda tamamlandı ve M4 karayoluna dahi ulaşılamadı. Şimdi de İdlib’de Cumhurbaşkanı ‘250 bin’ dedi başka resmi rakamlarda 50 bin kişi sınıra dayanmış görünüyor. Bunun da sebebi Rusya. Moskova, Libya’da dengeli bir siyaset izliyor ama ABD gibi General (Halife) Hafter’in arkasında durduğu anlaşılıyor. Rusya’nın Şam, Kahire, Tel Aviv, Trablus ve Bingazi ile ilişkisi varken Türkiye, Libya’da iç savaşın parçası. Türkiye aynı zamanda ‘Mısır’da Sisi, İsrail’de Netenyahu varken ilişki kurmam’ diyerek kestirip atmış durumda. Türkiye’nin bölgesel politikası, tutarlılık ve bütünlük içermiyor’’ dedi.

Doçent Tansi: ‘‘Doğu Akdeniz’de çözümün anahtarı Türkiye-İsrail barışı’’

Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi Deniz Tansi ise Türkiye’nin şu anda ana odağının Doğu Akdeniz olduğunu düşünüyor.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde buluna Doçent ansi, ‘‘Putin’in ziyareti çok önemli ve Libya’da bir uzlaşma arayışını ister istemez gündeme getiriyor ama Türkiye-Rusya ilişkilerini aşan bir açmazla karşıyayız Doğu Akdeniz’de. Annan Planı 2004’te oylandıktan sonra Güney Kıbrıs, İsrail, Mısır ve Yunanistan arasında arayışlar arttı. Geçtiğimiz günlerde konuşulan Eastmed’in geçmişi var. Ancak Türkiye’nin 1958 Cenevre Deniz Hukuku Sözleşmesi ile 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuk Sözleşmesi’nde imzası yok. O ülkeler de Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşmaları tanımıyor. Doğu Akdeniz’de çözümün anahtarı Türkiye-İsrail barışı. Böyle bir mutabakat ancak diğer ülkeleri anlaşmaya zorlayabilir. Kalıcı barış ancak çok taraflı anlaşmayla mümkün’’ dedi.

HABER : Hilmi HACALOĞLU & İstanbul

[UHA Haber Ajansı, 08 Ocak 2020]

3'te 3 Tarih banner

Tuba Nur TÜRKELİ
Tuba Nur TÜRKELİ
Tuba Nur Türkeli 24.08.1989 yılında Almanya'nın başkenti Berlin kentinde dünyaya geldi. Liseye kadar Almanya'da okudu. 2009-2013 yılları arasında Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi'nin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde Uluslararası İlişkiler bölümünde gerçekleştirdi. 2014-2017 yılları arasında Yüksek Lisans eğitimini Almanya'nın Nürnberg kentinde Friedrich-Alexander-Üniversitesi'nin Beşeri/Sosyal Bilimler ve Teoloji Fakültesi'nde uzmanlık alanı olarak Siyaset Bilimini seçtiği Ortadoğu Çalışmaları bölümünde tamamladı. Çeşitli kuruluşlarda mesleğiyle ilgili staj ve çalışma imkanı buldu. NSU terör örgütüyle ilgili yaptığı, haber ve araştırmaları birçok medyada yayınlandı. Bir dönem T.C Berlin Büyükelçiliği'nde de staj yaptı. Anadil seviyesinde Almanca ve iyi derecede İngilizce biliyor.
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir