Gündem

İran Devrimi ve Ortadoğu

UHA Haber / SETA bağımsız, tarafsız düşünce ve yayın kuruluşu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Stratejist Araştırmacı Doç. Dr. Veysel Kurt, 1979 yılında gerçekleşen İran Devrimi kırkıncı yılına girdiğini açıkladı.

Mustafa Kemal ATATÜRKDoç. Dr. Veysel Kurt, Ülkedeki farklı kimlik ve ideolojilerden beslenen kesimlerin hoşnutsuzluğuna karşı Şah’ın, yapısal bir değişime gitmeyince ülkede 1970’lerin ortasından itibaren küçük çaplı gösteriler başladığını ve nihayetinde 1979 yılının Şubat ayında ayaklanmaların sonuç verdiğini söyledi.

Ocak ayının ortasında Şah’ın Kahire’ye geçişi ve 1 Şubat’ta sürgündeki Humeyni’nin İran’a dönüşünün devriminin baş Arap-İsrail savaşlarıyla ulaştığının somut göstergeleri olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Veysel Kurt, 11 Şubat’ta Başbakan’ın istifası ve ordunun tarafsızlığını ilan etmesi ile devrimin ilk aşamasının tamamlanmış olduğunu ifade etti.

İlgili resim

SETA bağımsız, tarafsız düşünce ve yayın kuruluşu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Stratejist Araştırmacı Doç. Dr. Veysel Kurt

Doç. Dr. Veysel Kurt, “İran elbetteki durulmadı. İçerde birbirleri ile mücadeleye başlayan hizipler, siyasal tasfiyeler ve suikastler kapsamlı değişim sancılarının bir parçası oldu. En nihayetinde On İki İmam Şiiliğine dayalı bir siyasal sistem ve Fars milliyetçiliğinden beslenen bir rejim doğdu. Ancak devrimi yalnızca İran’daki değişimi ile birlikte düşünmek eksik bir değerlendirme olacaktır” dedi.

“İran’da güçlü bir kraliyete karşı başarıya ulaşan devrim Ortadoğu bölgesinde yeni bir dönemin de başlangıcı sayılır” diyen Doç. Dr. Veysel Kurt, bu dönemi üç temel parametre çerçevesinde değerlendirmenin mümkün olduğunu, 1967 İsrail-Arap savaşında yaşanan yenilgi ile düşüşe geçen Arap milliyetçiliğinin yerine İslamcılık hareketlerinin yeni bir moment kazanmasının, devrim ihracı söylemi üzerinden yaşanan gerilim ve mezhep siyaseti üzerinden başlayan siyasal kutuplaşma olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Veysel Kurt, 1967 savaşında İsrail’e karşı alınan yenilgin Arap dünyasında Pan-Arabizm üzerinden yaşanan heyecanın sonunu getirdiğini hatırlatarak, Özellikle Nasır’ın yarattığı heyecan dalgası sona erdiğini, Ayrıca İsrail karşıtlığı üzerinden meşruiyet devşiren rejimlere alternatif arayışların hız kazandığına dikkat çekti.

1970’lerin ortalarından itibaren Mısır ve Suriye’de İhvan’ın yeniden canlanmasının tesadüf olmadığının altını çizen Doç. Dr. Veysel Kurt,  İslamcı düşünceden beslenen kesimlerin İran devrimine entelektüel açıdan kaynaklık etmesi ve gösterilere katılmış olmasının göz ardı edilemeyeceğini ve bu anlamda İran devriminin ideolojik hareketlerin halk kitleleri ile birleştiğinde bir sonuç alabileceğine dair somut bir örnek olarak ön plana çıktığını anlattı.

Doç. Dr. Veysel Kurt, Devrimin ikinci bölgesel etkisinin ise Humeyni’nin devrim çağrılarının bulduğunun yankı olduğunu, bu bağlamda İran’ın bölgedeki devlet dışı aktörlerin ve ideolojik hareketlerin neredeyse tümüyle diyaloğa geçmiş ve bu hareketlere destek verdiğini açıkladı.

“Birçok Arap ülkesinde “devrim ihracı” olarak nitelendirilen bu strateji, İran devriminin On İki İmam Şiiliği doktrini üzerine oturması dolayısıyla, Şii nüfusun yaşadığı Arap ülkelerinde ciddi gerilimler yarattı” diyen Doç. Dr. Veysel Kurt,  İran-Irak savaşının temel gerekçelerinden birinin de Saddam Hüseyin’in Irak’ta benzer bir meydan okumayla karşı karşıya kalma korkusu olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Veysel Kurt, İran Devriminin üçüncü etkisinin ise bölgesel düzeydeki jeopolitiğe yansıdığına dikkat çekerek, İran’ın “devrim ihracı” söyleminin Şii nüfus ve devlet dışı aktörler üzerine yaptığı hesaplarla birleşince yeni bir yarılmaya yol açtığını aktardı.

İran’ın “devrim ihracı” siyaseti karşısında yeni bir ittifaka giden Körfez ülkeleri ABD’nin de desteğini alarak Körfez İşbirliği Konseyini kurduğunu kaydeden Doç. Dr. Veysel Kurt,  “Dahası Suudi Arabistan “Şii yayılmacılığı”na karşı Vehhabi ideolojiyi dengeleyici bir unsur olarak kullanmaya başladı ve Ortadoğu başta olmak üzere birçok bölgede bu ideolojiyi destekledi. Böylece Ortadoğu Soğuk Savaşı olarak nitelendirilebilecek bir tablo ortaya çıktı.

Stratejist Araştırmacı Doç. Dr. Veysel Kurt, Vehhabi ideolojinin taşıyıcısı Suudi Arabistan ile Şii doktrini benimseyen İran arasında bu gerilimin otuz yıl boyunca zaman zaman hararetlense de sıcak bir çatışmaya dönüşmediğini kaydetti.

HABER : Ataner YÜCE

***

Veysel Kurt

Veysel Kurt

Araştırmacı, Strateji Araştırmaları, İstanbul
Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 2006 yılında mezun oldu. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda başladığı yüksek lisansını 2009 yılında tamamladı. Doktora çalışmasını İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Ortadoğu’da otoriteryenizm, demokratikleşme, asker-sivil ilişkileri konularında çalışan Kurt’un, siyaset bilimi alanında yayınlanmış makaleleri ve yorumları bulunmaktadır.

 

 

Pelin Çift İle Gündem Ötesi

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir