Gündem

İkinci Yıldönümünde FETÖ ile Mücadelenin Serencamı

SETA İstanbul Araştırmacı, Toplum ve Medya Araştırmaları Direktörü Turgay Yerlikaya, 15 Temmuz sonrasında FETÖ’nün ülke içerisindeki operasyonel gücünün kırıldığını, durumun farkında olan örgüt üyelerinin Türkiye’ye yönelik düşmanlıklarını daha yoğun şekilde yurt dışında sürdürdüğünü söyledi.

Turgay YerlikayaTurgay Yerlikaya, 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin ikinci yıl dönümünde ortaya çıkan belgelere bakıldığında FETÖ’nün bu organizasyonun arkasında yer aldığının çok daha açık bir biçimde görüldüğünü ifade etti.

Darbe girişiminin hemen ardından örgütün Türkiye’deki gücünü kırmaya dönük başlatılan adli süreçlerin bugün nihayete ermek üzere olduğunun bilindiğine dikkat çeken Turgay Yerlikaya, darbe girişiminde aktif olarak yer aldığı bilinen örgütün sözde askeri ve sivil imamlarına yönelik son dönemde yapılan operasyonların örgütle mücadelede ne aşamada olunduğunu ortaya koyan önemli göstergelerden biri olduğuna vurgu yaptı.

Turgay Yerlikaya, Örgütlenme yönünden kapalı olan bu şebekenin mahrem yapılanmasını deşifre etmeye dönük operasyonlardan sonuç alınmasının örgüte halihazırda sempati duyan tabanda da ciddi bir çözülmeyi beraberinde getirdiğini belirterek, bu açıdan bakıldığında Türkiye’nin FETÖ ile mücadelede ülke içerisinde belirli bir aşamaya geldiğini ve konunun küresel boyutlarında da çeşitli aşamaların kaydedildiğinin görüldüğünü kaydetti.

FETÖ ile Mücadele Ne Aşamada?

Turgay Yerlikaya,  “Bu nedenle diasporada edindiği güç ile Türkiye karşıtlığını sürdüren örgütle mücadelenin küresel ayağı Türkiye açısından büyük önem arz ediyor. Fakat örgütün diasporik bir tehdit olduğunun bilincinde olan Türkiye’nin son dönemde yürüttüğü diplomasiyle birlikte belirli sonuçlar alınması mümkün hale gelebilmiştir” dedi.

Türkiye’nin diplomatik çabalarıyla doğrudan orantılı biçimde başta Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna Hersek, Irak, Kırgızistan, Kosova, Pakistan ve Tacikistan’da FETÖ’ye müzahir kurum ve yapıların kapatıldığını  ve örgütün faaliyet alanlarının sınırlandırıldığını açıklayan Turgay Yerlikaya, küresel anlamda örgütün okul, vakıf ve sivil toplum kuruluşu görünümlü yapılarına yönelik operasyonların artmasının Türkiye’nin terörle mücadelesindeki kararlılığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Turgay Yerlikaya, Türkiye’nin diplomatik girişimlerinin yanı sıra MİT aracılığıyla başta Kosova olmak üzere Gabon ve Somali gibi ülkelerde yapılan sınır ötesi operasyonların da örgütle mücadelede izlenilen bütüncül politikayı gösterdiğini belirtti.

Son dönemde özellikle ABD ve Almanya’nın da FETÖ’ye yönelik tutumunda değişiklikler gözlemlendiğini ve Türkiye lehine bazı girişimlerde bulunulduğunun bilindiğine dikkat çeken Turgay Yerlikaya, Türkiye’nin bölgesel ve küresel alandaki gücüne paralel olarak ilerleyen mücadelenin 24 Haziran seçimleri ile ortaya çıkan yeni sistemde çok daha etkili olacağını söyledi.

Diasporadaki FETÖ Mücadelesinin Gerekliliği

Turgay Yerlikaya, FETÖ’nün Türkiye açısından dış bir tehdit olmasının özellikle 17-25 Aralık yargı darbesi girişimleri sonrasında daha belirgin bir hal aldığını hatırlatarak,   Türkiye’deki operasyonel gücünü yitiren örgütün küresel çapta ürettiği Türkiye karşıtlığının kendisini hemen her alanda gösterdiğinin altını çizdi.

Turgay Yerlikaya, Türkiye’nin uluslararası imajını sarsmak amacıyla tedavüle sokulan “Türkiye’de basın özgürlüğü tehlikede”, “Türkiye seçilmiş bir diktatörlükle yönetiliyor”, “Erdoğan İslami bir otokrat olma yolunda ilerliyor”, “Türkiye DEAŞ’a yardım ediyor” ve “Türkiye İslamcılaşıyor ve bölgedeki gelişmeleri fırsat bilerek yayılmacı bir politika izliyor” gibi karşı söylemlerin örgütün benimsediği yıpratma siyasetinin ürünleri olduğunu ifade etti.

“Bu süreçte Batı’daki Türkiye karşıtı görsel ve yazılı medyanın yanı sıra çeşitli lobi ve think tanklerle girişilen iş birlikleri FETÖ ve diğer Türkiye karşıtlarının senkronize düşmanlığını göstermesi açısından dikkat çekici” olduğunu söyleyen Turgay Yerlikaya, FETÖ’nün diasporada Türkiye için bir tehdit olmasının ardından örgütün Türkiye karşıtlığının daha radikal bir hal aldığını bildirdi.

Turgay Yerlikaya, Söz konusu karşıtlıkta sınır tanımayan örgütün Türkiye düşmanları ile her düzeydeki temasının stratejik bir ortaklık olarak kendini gösterdiğini belirterek, Özellikle seçim dönemlerinde örgüt üyelerinin küresel çapta Türkiye karşıtı söylemlere destek verdiklerini ve bu söylemlerin yeniden ürettiklerinin görüldüğüne dikkat çekti.

24 Haziran seçimlerinin arifesinde ve seçim gününde Anadolu Ajansı üzerinden yürütülen kampanyada seçim güvenliğinin tartışmaya açılmasında FETÖ’nün önemli bir desteği olduğuna vurgu yapan Turgay Yerlikaya, Sosyal medyada #AnadoluAjansınaGüvenme etiketiyle seçim gecesi gündeme getirilen manipülasyon çabalarında ana muhalefet partisinin bazı isimlerinin desteğinin olduğu gibi FETÖ üyelerinin de ciddi bir katkısının söz konusu olduğunu kaydetti.

Turgay Yerlikaya, Seçim gecesi (24 Haziran) saat 22.10’da ekranların karşısına geçen ve canlı yayında Anadolu Ajansı’nın manipülasyon yaparak seçim sonuçlarını iktidar partisi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan lehinde ilan ettiği yönünde iddialarda bulunan CHP Milletvekili Bülent Tezcan’ın açıklamalarının bu konudaki en önemli örneği olduğunu vurguladı.

“Aynı saatlerde FETÖ üyelerinin de sosyal medya mecralarında bu etiket üzerinden ajansı yıpratma girişimleri olmuş ve buradan bir sokak muhalefeti devşirilmeye çalışılmıştır” diye belirten Turgay Yerlikaya,  “Basit bir mobil uygulama ile birlikte Türkiye’deki sonuçların partiler tarafından bile kısa sürede elde edildiğinin bilinmesine rağmen bu tip asılsız iddiaların ortaya atılması üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur” dedi.

Turgay Yerlikaya, Türkiye’de demokratikleşmenin en önemli göstergelerinden biri olan ve Avrupa ülkelerini seçime katılım oranı açısından oldukça gerilerde bırakan Türkiye’nin bu tip iddialarla meşgul edilmesinin bir talihsizlik olduğuna dikkat çekerek,  Sandıkta istediği sonucu alamayanların tıpkı Gezi Parkı Şiddet Eylemleri dönemindeki gibi bir toplumsal hareketliliği amaçlamasının Türkiye demokrasisini tehdit eden bir gelişme olarak karşımızda durduğunu ifade etti.

Turgay Yerlikaya,Nitekim seçim sonuçlarında istediği miktarda oy alamayan bazı CHP seçmenlerinin seçimler ve Muharrem İnce ile ilgili asılsız kurgular üretmesi oluşan travmanın ne denli ağır olduğunu da gözler önüne sermektedir” diye kaydetti.

HABER : Ataner YÜCE

KAYNAK : SETA, UHA HABER

Turgay Yerlikaya

Araştırmacı, Toplum ve Medya Araştırmaları, İstanbul
Lisans eğitimini 2012 yılında Kocaeli Üniversite’sinde tamamlayan Turgay Yerlikaya, yüksek lisansını 2014 yılında “Türk Medyasında Self-Oryantalizm” başlıklı tez ile Marmara Üniversitesi İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı’nda tamamladı. Marmara Üniversitesi Kişiler Arası İletişim Ana Bilim Dalı’nda doktora çalışmalarını sürdüren Yerlikaya, iletişim teorileri, Osmanlı-Türk modernleşmesi, oryantalizm, İslamofobya, Toplumsal Hareketler ve Sosyoloji alanlarında çalışmaktadır.

Bu haberi paylaşınız!

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir