Ufuk ULUTAŞ Yazarlar

İdlip’i kurtarmak

 İdlip’in neden kurtarılması gerektiğine dair farklı fikirler var. Fakat bu fikirlerin uzlaştığı bir nokta var ki o da İdlip’in kurtarılması gerektiği.

             Ufuk ULUTAŞ

SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü

Aklı başında, İdlip’e insani veya reelpolitik gözlüğüyle bakan herkes, İdlip’in rejimin insafına terk edilmemesi gerektiğini söylüyor, yazıyor. ABD’de bile partiler üstü bir yaklaşım var aslında. Olmayan tek şey, bu yaklaşımı benimseyip aksiyona sokacak siyasi bir kararlılık.

Başını Türkiye’nin çektiği bir grup aktör, İdlip’in Esed rejiminin ve destekçilerinin insafına terk edilmesinin büyük bir insanlık krizini tetikleyeceğini teslim ediyor. Bu konuda hiçbir şüphe yok. Rejim şimdiye kadar teröristten ziyade muhalif grupları, silahlı gruplardan ziyade sivilleri hedef aldı. Yüz binlerce Suriyeli sivil rejim ve destekçilerinin ayırt etmeksizin yaptığı saldırıların, kimyasal ve konvansiyonel kitle imha silahlarının kurbanı oldu. Başta Türkiye olmak üzere özellikle Avrupalılar, bu insani krizin sosyolojik, ekonomik, siyasi ve güvenlik artçıları olan büyük ve yeni bir göç dalgasını tetikleyeceğinden emin. On binlerce Suriyeli Türkiye sınırına doğru baskı yapmaya başladı. İnsani mülahazalar ve onun Batı’ya uzanacak artçıları, İdlip’in kurtarılmasını gerekli kılıyor.

Meseleye insani olarak yaklaşamayanlar ya da insani krizin artçılarının reelpolitik sonuçlarını aksiyona geçmek için gerekli görmeyenler için de geçerli sebepler var. Amerika’da bir kesim İdlip’in kurtarılmasını İran’ın, Rusya’nın ya da her ikisinin sınırlandırılmasının en etkili yolu olarak görüyor. Gerçekten de İran’ın bölgesel nüfuzunun en büyük çarpanı önce Irak ardından da Suriye oldu. Amerikan Yönetimi Obama döneminde İran’la angajmanı sebebiyle, Suriye’de İran’ı sınırlandıracak adımlar atmaktan kaçındı. Fakat Trump Yönetimi’nin İran’ı sınırlandırmayı liste başına koymasına rağmen kilit ülke Suriye’de bu yönde adım atmamasının rasyonel bir izahı yok. PKK/YPG eliyle İran’ı sınırlandırma aklı başında herkesin teslim ettiği gibi bir hayalden ibaret. Sahada hiçbir karşılığı yok. ABD tek/yanlış ata oynamanın verdiği opsiyonsuzluk çıkmazında, telafi adımları atacak rasyonaliteye henüz kavuşamadı.

Benzer şekilde Rusya’nın Suriye’nin geleceğinin “tek” şekillendiricisi olmasının engellenmesinin yolunun İdlip’ten geçtiğine inanan Amerikalılar da var. İdlip’in kaybedilmesi, sadece bir toprak parçasının kaybedilmesi anlamına gelmiyor. Batı dünyasının Suriye için öngördüğü tüm vizyonun, Cenevre dahil, İran-Rusya-rejim tarafından tedavülden kaldırılmasının en etkili adımı olacak.

İnsani mülahazalara sahip olmak herkesin harcı değil. Yine de ABD İdlip’te, şimdiye kadar etkin bir şekilde başvurmadığı caydırıcılığını kullanarak bile reelpolitik birtakım kazanımlar elde edebilir. Her ne öncelikle yaklaşılırsa yaklaşılsın, İdlip kurtarılmalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Ufuk ULUTAŞ
Yrd. Doç. Dr. Ufuk ULUTAŞ
Ufuk Ulutaş Dış Politika Araştırmaları Direktörü Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olan Ufuk Ulutaş, Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde lisansını, Ohio State Üniversitesi Tarih bölümünde yüksek lisansını ve Ankara YBU Uluslararası İlişkiler ’de Suriye’deki DAİŞ varlığı üzerine doktorasını tamamladı. Hâlihazırda SETA’nın Dış Politika Direktörü olarak görev yapan Ulutaş, Akşam gazetesinde köşe yazmakta ve TRT Haber kanalında “Küresel Siyaset” isimli haftalık televizyon programını yapmaktadır.
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir