Sağlık & Yaşam

Geçmişten Günümüze En çok Can Alan Bulaşıcı Virüsler

Seksenler_2019 banner

UHA HABER / Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hızlı bir şekilde yayılan Corona virüsü can almaya devam ediyor. Yaklaşık 600 kişinin ölümüne neden olan Corona Virüsü hız kesmeden diğer kıtalara yayılıyor. Geçmişten günümüze en çok can alan bizlerin korkulu rüyası olan birbirinden tehlikeli virüsleri derledik.

WHO listesinde bulunan virüsler şunlar:

Ebola Virüsü ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

 

 

Ebola Virüsü

Yarasalardan İnsanlara Geçen Nipah virüsü

Meyve yarasalarından canlı hayvanlara ve insanlara geçiyor.

İlk belirtiler ateş, kusma ve baş ağrısı olarak ortaya çıkıyor. Daha sonra beyinde iltihaplanmaya yol açıyor.

Şu ana kadar bu virüse karşı herhangi bir aşı geliştirilebilmiş değil. Ölüm oranı yüzde 70.

Adını 1998 yılında ilk kez tespit edildiği Malezya’nın Nipah kasabasından alan bu virüs, şu ana kadar 300 kişiye bulaştı. Can kaybı ise 100’ün üzerinde.

Yarasalardan geçen hastalıklar

Nipah virüsü, yarasalardan geçen hastalıklar kategorisinde yer alıyor. Bu kategorideki bir başka virüs de ilk olarak Avustralya’da tespit edilen Hendra.

Bu virüs de meyve yarasalarından geçiyor ve hem atları hem de insanları etkiliyor. İlk kez 1994 yılında Avustralya’nın Hendra kasabasında tespit edildi.

O tarihten bu yana 70’ten fazla atın ölümüne neden olurken, virüsün bulaştığı her yedi kişiden dördü hayatını kaybetti.

KKKA ile ilgili görsel sonucu

KKKA

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (CCHF), insanlara kenelerden geçiyor. Ölüm oranı yüzde 40’lara kadar çıkıyor.

İlk kez 1944 yılında Kırım’da, daha sonra da Kongo’da görüldü. Aynı zamanda Kırım-Kongo Hemorajik Ateş olarak biliniyor.

Özellikle bahar ve yaz aylarında Türkiye’de de görülüyor. Hastalığın ilerlemesi oldukça ani oluyor. Semptomları arasında baş ağrısı, yüksek ateş, sırt ağrısı, eklem ağrısı, karın ağrısı ve kusma yer alıyor. Henüz aşısı bulunmuyor.

Ebola virüsü

Ebola virüsünün de meyve yarasalarından kaynaklandığı düşünülüyor.

İlk olarak Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki Ebola nehri yakınlarında 1976 yılında görüldü. İnsanlara ilk olarak yabani hayvanlardan geçti.

İnsandan insana ise açık yara, tükürük, kan, idrar, sperm ve diğer vücut sıvıları aracılığıyla bulaşıyor. Ortalama ölüm oranı yüzde 50. 2014 ile 2016 yılları arasında Batı Afrika’da görülen büyük salgın sırasında 11 bin kişi yaşamını yitirdi.

Ani ateş ve halsizlikle kendini belli eden Ebola virüsü ilerleyen dönemlerde ishal, kaşıntı, böbrek ve karaciğer yetmezliğine ve bazı durumlarda da iç ve dış kanamalara yol açıyor.

Marburg virüsü ile ilgili görsel sonucuMarburg virüsü

Ebola’nın yakın bir “akraba türü” olarak görülüyor. Yine vücut sıvıları aracılığıyla bulaşıyor. Ebola gibi, Marburg virüsünün de taşıyıcısı meyve yarasaları. Ölüm oranı yüzde 24 ile yüzde 88 arasında değişiyor. Adını, 1967 yılında ilk kez görüldüğü Almanya’nın Marburg kasabasından alıyor.

SARS

Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu (SARS), solunum yollarını etkileyen viral bir hastalık.

Bilim insanları, bu hastalığın insanlara Çin’in güneyinde gıda maddesi olarak tüketilin misk kedisinden geçmiş olabileceğini düşünüyor.

Bununla birlikte bu virüsü yarasalara bağlayan bazı bulgular da mevcut. Şu ana kadar 2002 ve 2004 yılları arasında dünya genelinde iki büyük salgına yol açtı.

İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti’nin verilerine göre, 8 bin 098 adet tespit edilen SARS vakası var ve can kaybı sayısı da 774. Çok şiddetli bir zatürre yaşanmasına neden olan bu virüs, havadan bulaşıyor. 2004 yılından bu yana ise dünya genelinde tespit edilen bir SARS vakası yok.

MERS ile ilgili görsel sonucuMERS

Orta Doğu Solunum Sendorumu (MERS) ile SARS ile aynı aileden geliyor. İlk olarak 2012 yılında Suudi Arabistan’da tespit edildi. Bilinen vakaların yüzde 80’i de bu ülkeden. MERS hastalarının yaklaşık yüzde 35’i hayatını kaybetti.

MERS’in ölüm oranı SARS’tan daha yüksek olsa da bulaşıcılığı daha düşük. İnsandan insana ancak çok yakın temasla buluşuyor. Bilim insanları, MERS virüsünün kaynağının develer olduğunu düşünüyor. Ancak insanlara ilk nasıl bulaştığı ise bilinmiyor.

Rift Vadisi Ateşi

Sivrisinek ve kanla beslenen diğer sineklerle taşınan Rift Vadisi Ateşi (RVF), genellikle inek ve koyunlarda görülen viral bir hastalık, ancak bu hastalık insanları da etkiliyor.

Bazı vakalarda orta düzey bir gribe benzeyen semptomlar gösterirken, bazı durumlarda da damar ya da organların zarar vererek ölüme yol açıyor.

İnsanlara bu virüsü taşıyan bir hayvanın kanı ya da etiyle doğrudan ya da dolaylı bir temasla bulaşıyor. Ayrıca, kaynatılmadan içilen sütlerden veya sinek ısırıklarından bulaştığı da görülüyor. Bu virüs ilk olarak 1931 yılında Kenya’nın Rift Vadisi’ndeki bir çiftlikte tespit edildi.

Zika ile ilgili görsel sonucuZika

Zika, insanlara ağırlıklı olarak bu virüsü taşıyan bir sineğin ısırmasıyla geçiyor. Ancak cinsel temasla da bulaşabiliyor. Semptomları arasında ateş, kaşıntı, kas ağrısı ve baş ağrısı yer alıyor.

Ancak bilim insanları, bebeklerde normalden çok daha küçük kafa boyutunun görüldüğü doğum anomalilerinin de arkasında bu virüsün yattığını düşünüyor.

WHO, Zika’nın yetişkinlerde felce yol açan nadir bir nörolojik rahatsızlık olan Guillain-Barre sendromuna da yol açabileceğini söylüyor. İlk kez 1947’de Uganda’nın Zika Ormanı’nda yaşayan Rhesus maymunlarında tespit edildi. Henüz aşısı geliştirilmiş değil.

Lassa humması ile ilgili görsel sonucuLassa humması

Lassa virüsü, insanlara genellikle bu virüsü taşıyan farelerin idrar ve dışkısı üzerinden geçiyor. Lassa aynı zamanda vücut sıvıları aracılığıyla insandan insana da bulaşabiliyor.

Normal koşullar altında ölüm oranı yaklaşık yüzde 1. Ölümler genellikle organ yetmezliği nedeniyle ve iki hafta içerisinde görülüyor.

Ancak Mart ayında Nijerya’da görülen salgın sırasında 90 kişi yaşamını yitirirken, bu salgında ölüm oranı da yüzde 20’ye ulaştı. İlk olarak 1969 yılında Nijerya’nın Lassa kasabasında tespit edildi.

Hastalık X

WHO, özel ilgi gösterilmesi gereken potansiyel salgınlar listesine ‘Hastalık X’ adında anonim bir hastalık da eklemeye karar verdi.

Hastalık X, “şu aşamada insanlarda hastalığa neden olduğu bilinmeyen bir mikroptan kaynaklanabilecek ciddi bir uluslararası salgını temsil eden” ifade olarak tanımlanıyor.

WHO bilim insanları, dünyanın herhangi bir yerinde ölümcül bir salgınla yeni bir virüsün ortaya çıkma olasılığının her zaman mevcut olduğunu belirtiyor. Bu nedenle Hastalık X’in henüz ne olduğu da bilinmiyor.

Corona Virüsü!

Çin’de yayılmaya başlayan ve hızlı bir şekilde dünyayı etkisi altına alan Corona Virüsü can almaya devam ediyor.

HABER : Kader BASAYOĞUL & İstanbul

[UHA Haber Ajansı, 09 Şubat 2020]

sampiyon banner

Kader BASAYOĞUL
Kader BASAYOĞUL
Kader BASAYOĞUL 1990 yılında Bingöl’de dünyaya geldi. İlköğretiminin ilk iki yılını Bingöl’ün Sancak beldesinde okuduktan sonra İlköğretiminin geri kalanına İstanbul’da devam etti. 2007 yılında Erenköy Kız Lisesi’nden mezun oldu. 2009 yılında girdiği üniversite sınavında Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümünü kazandı. Üniversite yılları boyunca İzmit Belediyesi’nin Sosyal sorumluluk projelerinde yer aldı. 2012 senesinde Haber7.Com’da stajını yaptı. 2015 yılının Nisan ayında çalışmalarına başlayan Neoldu.Com’un ilk editör kadrosunda yer bulan Basayoğul, birçok alanda araştırma haberlerine imza attı.. 2017 yılında Neoldu.com’daki işinden ayrıldı. Şuanda (UHA) Uluslararası Haber Ajansı'nda Araştırma Haberciği çalışmalarına devam eden Basayoğul, Fotoğrafçılığa olan ilgisinden dolayı Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünü de okudu. Bugüne kadar yaptığı Araştırma Haberler ile adından söz ettiren Kader Basayoğul, güzel sanatlara da olan hayranlığından, ileri düzeyde fotoğrafçılık kursuna devam ediyor,
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir