Veysel Kavrayan Yazarlar

Gastronomi Turizmi

Değerli okurlar bundan önceki yazımda Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Murat TOKER ve ben Veysel KAVRAYAN olarak yapmış olduğumuz akademik bildiri sunumumuz da, “Turizmde Çocuk Gastronomisine Çok Yönlü Bir Bakış ve Kavramsal Bir Değerlendirme” başlığının üzerinde durmuştum.

Bugün de başlığın açılımı ve devamı olan ‘Gastronomi Turizmi’ konusundaki sunumumuza değineceğim. Algı ve beklentini değişmesi ile eskiden turizmde tamamlayıcı bir etmen olan Gastronomi son zamanlarda destinasyon seçiminde baş aktör ve tercih sebebi olarak öne çıkmaktadır. Bu farklılaşma ile gastronomiye özel bölgeler oluşmuş ve kendi aralarında kategori sel ayrışmaya gidilmeye başlanmıştır. Bu ayrışma sadece gastronomi merakını gidermek isteyen misafirler için de Gastronomi Turizmini oluşturmuştur. Gastronomi Turizminde, bir bölgeye seyahat etmenin temel sebeplerinden bir kaçı şöyledir. Gıda üreticilerini ziyaret, gastronomi festivallerine ve fuarlarına katılmak, özel yemekleri yapan tesisleri ve bunlarla ilgili özel mekânları ziyaret etmek, yerel ürünleri yeme içmenin gerçekleştiği bir turizm çeşidi görülmektedir.

Turizmde yöresel yapı, turist çeken en ön sebepler arasındadır. Bu temel öğelerden bir tanesi de o ülkenin, yörenin, yemek kültürüdür. Turistler bir ülkenin veya bir yörenin tatlarını tatmak için, uzun mesafelere gidebilmektedir. Folklorik elbiseler, yerel mutfak aletleri ve farklı işleme, pişirme yöntemleri,  gastronomi faaliyeti olarak konukların her zaman ilgisini çekmektedir.

Seyahat edilen şehirlerde, yöresine ait gıda ürünlerinden tatma gibi meraklar, gastronomi turizmini bir tık daha öne çıkarmaktadır. Mesela Mersin Tarsus’u ziyaret eden ziyaretçiler, yöreye ait kadim tarihi yapıları gezerken bölgenin çağla turşunu, odun ateşinde bakır kazanda yapılan turunç reçelini, melemez sucuğunu, humusunu, biberli ekmeğini merak ederler ve bunların yapılışını görmek ve tatmak isterler. Veya Kocaeli’ni ziyaret eden turistler, Saraylı ve Örcün tarihi köylerini, Tarih Koridorunu, Samanlı Dağları’nın muhteşem doğasını keşfederken, Ereğli’nin balığını yemek, yanında İzmit pişmaniyesinin yapılışını görmek ve kendisini tatmak istemektedirler.Yöresel ve ulusal mutfağın marka haline gelmesinde Gastronomi Turizm’inin katkısı yadsınamaz. Yörenin duyulmasını sağlayacak yiyeceklerin özellikleri, yöresel ürünlerin kullanılması, geleneklere göre hazırlanması, pişirilmesi ve sunulması oldukça önemlidir.

Gastronomi Turizmi’ne dolaylı bir örnek olarak da Slow Food hareketini gösterebiliriz. Asıl amacı bir sosyal ekoloji hareketi olarak yola çıkan İtalya Merkezli bir oluşum olan Slow Food Hareketi,sonrasında hareketin olduğu yerler bir çekim merkezi olmuş turistik bir hal almıştır. Slow Food’a göre yerel üretim ve tüketimi benimseyen adaletli, doğal ve iyi gıda düşüncesi ile yola çıkmış, küçük kentler için kendi ürünlerinin üretilmesi, yerel tohum kullanımı, özgünlüğün korunması, yerel üreticinin sürdürülebilirliğin sağlanması önemlidir. İşte bu sebeplerle farklı destinasyon arayışlarına giren misafir bu tarz felsefelerin olduğu oluşumları da tercih edebilmektedir. Bu sebeple Cittaslow (Yavaş Şehir) ağına giren yöreler yada Slow Food felsefesine göre hareket eden bölgeler ve tesisler, çiftlikler turist çekmekte ve katma değerli bir destinasyon oluşturmada farklılık yaratmışlardır. Ülkemizde bu oluşumlara örnek olarak  Seferihisar ve Taraklı örnek olarak gösterilebilir.

Göreceli olarak ekonomik satın alma gücünde ki artışla beraber ev dışında yemek yeme isteği artmaktadır. Kadınların çalışma hayatına katılması da yeme içme ihtiyaçlarını dışarıdan sağlamalarında ki önemli bir göstergedir. Bu tarz sebepler gastronomi turizminin gelişmesine ön ayak olmaktadır. Ziyaretçi açısından oldukça önemsenen bir diğer şartta bu yiyeceklerin hijyen şartlarına ve sanitasyon kurallarına uygun şekilde yapılması ve sunulması ana kuraldır.Birlikte yeme ve içme faaliyetleri insanları sosyalleşir. Toplu şekilde beslenme, şehirleşme ve sanayileşmeyle beraber gelişmiş ve bir sosyolojik durum oluşmuştur. Yemek yeme tesisleri; misafire hizmet sunan, yiyecek içecek imkânlarını sağlayan işletmeler olarak tanımlanabilir. Fakat yeme içme işletmelerinin görevi, konukların istediği yiyecek ve içecekleri hazırlayıp talebe karşılık vermek değildir. Turist; beslenme ihtiyacını karşılarken dinlenmek ister. Güzel zamanlar geçirerek, hizmet görmek, toplumsal ve ruhsal yönlerden de tatmin olmak ister.

Türkiye’de ve Dünya’da Gastronomi

Her ülkenin kültürüne ve yapısına göre süreç içinde oluşmuş bir mutfağı vardır. Fransız Mutfağı, Uzak Doğu Mutfağı, Türk Mutfağı gibi. Asırlar boyu yaşanan süreçlerde kültür ve medeniyet biriktiren Türkler, dünyayı kıskandıracak yemek kültürü oluşturmuşlardır. Folklorik Türk mutfağı, gelişimini olanak ve ölçüleri içinde devam ettirmektedir. Gastronomi açısından her dalda farklı zengin çeşitlemeler veren Türk Mutfağı, binlerce yemek çeşidi ile dünyanın en zengin mutfaklarındandır. Yiyecekleri oluşturan hammaddelerin çokluğu ve farklılığı da bu mutfağın zenginliğinde önemli bir göstergedir. Türk yemek kültürü de diğer milletlerin kültür yemeklerinde olduğu gibi farklılıklar gösterir.

Turizmde, küresel kültürün yerini yöresel kültüre doğru yönelim göstermesiyle, kültürel açıdan zengin olan ülke ve yörelere olan ilgi artmaktadır. Yöresel kültürün tanıtılıp, ürünlerin doğru kanallarla doğru şekilde pazarlanabilmesi ekonomiyi canlandıracaktır,doğru oranda da gastronomiye katkısı artacaktır.

Ülkemizde yemek yeme alışkanlıkları tarihsel olarak, bölgesel olarak, hatta köylere ve kentlere göre değişiklik göstermektedir.  Türk mutfağının zenginleşmesinde geleneksel Türk misafirperverliğinin önemli bir yeri vardır. Sünnet düğünü, evlenme törenleri, mevlitler, bağ bozumu, iftar yemekleri, hıdrellez, nevruz, bayramlar, kız isteme, asker uğurlama, cenaze, kandiller gibi dinsel ve yöresel olayların yeme içme ile ilişkisi bulunur.

Yiyecek içecekler, kültürün değişmez unsurlarındandır. Sosyal içerikte işlevleri de bulunur. Ülkemizdeki konaklama işletmelerinde Türk Mutfağına verilen önem gittikçe artmaktadır. Gastronomi açısından tencere yemeklerinin öne çıkarılması önem arz etmektedir.Gastronomi Turizminde Türk Mutfağının etkin olarak yer alması ve uluslararası platformda Türk Mutfağı, turizm işletmeleri içinde nitelikli şekilde acilen yer alması gayreti gösterilmelidir. Konaklama işletmelerinde ülkelerin mutfak günleri yanında, kendi mutfağımızı işleyen, tanıtan nitelikli mutfak günleri daha etkin şekilde organize edilmelidir.

Dünyada İtalya, ispanya ve Fransa, uzak doğu ön plandadır. Dünyanın ikinci büyük gastronomi fuarının yapıldığı Barselona’yı ise her yıl 60 ülkeden, 200 bine yakın turist ziyaret etmektedir. Kent her yıl 500’e yakın yiyecek ve içecek etkinliğine ev sahipliği yapmaktadır. Barselona Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırmaya göre, Barselona’da ki turizm gelirinin %30’unundan fazlası gastronomi kökenlidir.

Yöresel yiyeceklerin kullanımı arttırılarak unutulması önlenmeli, yöre yemekleri yeni nesillere aktarılmalı, Türk Mutfağı konusunda çalışan işletmelere teşvik verilmelidir. Konaklama tesislerinde bulunan gıda işletmeleri fiziksel alt yapıya kavuşturulmalı. Personel her alanda eğitim aldırılmalı. Yurtiçi ve dışında yapılan yiyecek-içecek festivallerine daha çok katılım sağlanmalı. Alanla ilgili mesleki müfredat ve okul programlarında mutfağımıza ve kültürüne gastronomi açısından daha fazla ilgi gösterilmelidir. Otel yöneticileri ve çalışanları beslenme, besin öğeleri, Türk Mutfağı, hijyen ve sanitasyon konularında eğitilmelidir. Tesislerde iç, dış ve bağımsız denetim sistemi daha çalışır hale getirilmelidir.

Her mutfağın özü bir hikâyeye dayanmaktadır. Örneğin, Çin Mutfağının önemi, tarihi köklerinin çok gerilere dayanması ve tarif sayısının çokluğunun yanı sıra bir bakıma yiyecek-içecek konusunda derin bir felsefi anlayışın bulunmasına bağlanır. Çinliler yeme ve içme konusunda derin düşünceler üretmiş ve mutfaklarını bu temeller üzerine kurmuşlardır.Bu tarz gastronomi yolculuklarında, gazete ve dergilerin yemek yazarları, araştırmacılar, gurmeler ve gastronomi konusunda seçilmiş kurum ve kuruluşlar tercih edilmektedir .(Küçükaltan, 2009).

Dünyada ve Türkiye’de yeme içme konusuna verilen ehemmiyet katlanarak artacaktır. Gastronomi seyahatleri Güney Avrupa destinasyonun da yoğunlaşırken, ülkeler öz mutfaklarını göz önüne çıkartma ve zamana uyarlama üzerine çalışmalar yapmaktadırlar. Global dünyada kültürün, küresel turizm aracılığıyla, yerel, bölgesel kültüre eğilim göstermesi kültürel potansiyeli bulunan ülkelere önemi arttırmaktadır. Turizme yeni açılan bölgelerin kültürel zenginlikleri, yakın zamanlarda daha da önemli hal alacaktır. Bulunduğu yöreye ait ürünlerle yapılmış tatların özellikleri misafirler tarafından merakla izlendiği görülmektedir.

Bazı tur operatörleri, gastronomi turlarını; önemli gastronomi merkezlerine, yöresel mutfakları ile ünlü gastronomi merkezlerine, gıda fuarlarına, kahve, çay turlarına, viski ve şarap turlarına katılım şeklinde düzenleyerek müşterilerine sunmaktadır.

Amerika’nın batı kıyısında Disneyland’dan sonra en çok turist çeken ikinci nokta olan Napa Vadisi’nde, 200’den fazla şarap imalathanesi bulunmakta ve turistler şarap ve ona eşlik eden yöresel yemeklerden dolayı bölgeyi ziyaret etmektedir.

Türkiye, sahip olduğu turistik bölgeleriyle, asırlar boyu biriktirdiği kadim ve içerik olarak zengin bir mutfak kültürüne sahip olmasıyla Gastronomi Turizmi konusunda her zaman talep gören önemli bir ülke konumundadır. Bu daha da artarak gelişecektir. Adana, Mersin, Hatay, Gaziantep, Mardin, Malatya, Hakkari Çukurca, Afyonkarahisar gibi yöresel tatları ile öne çıkan yörelerimiz bu konunun önemini fark etmiş. Kadim mutfaklarını turizm açısından değerlendirerek gastronomi turizmine kapılarını açmıştır. Yörelerine gelen turistlerin büyük miktarının gastronomi amacıyla geldiği gözlemlenmektedir. Günümüzde küreselleşmeyle birlikte ülkelerin mutfakları, yemek kültürleri, yiyecek içecek alışkanlıklarında ve tüketimlerinde de değişim olmaktadır. Yöresel lezzetler özellikle korunması gereken unsurlardır.

Yiyecek Turizm Raporunun yayınlanması amacı ile Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) dünya genelinde çalışanları ile yaptığı ankete göre katılımcıların;

  • %88.2 sinin Gastronominin destinasyonun marka ve imajının oluşumunda etkin bir rol üstlendiği,
  • %32,3 Gastronomi açısından ülkelerinin halen yapılması gerekenleri tamamlamadığı,

Gastronomik turizm ürünleri yönünden incelendiğinde katılımcıların;

  • %79unun yemek organizasyonlu aktivitelere katıldığını,
  • %62 sinin yemek pişirme derslerinin ve atölye çalışmalarının ön plana çıktığını,
  • %53ünün Pazar ve üreticileri ziyaret ettiğini, ortaya çıkarmıştır.

Gelişmekte olan gastronomi turizminin yasa koyucular, uygulayıcılar ve işletmeler tarafından özel olarak ele alınması,planlanması ve uygulanması gereken özel bir dal olduğu ortaya çıkmaktadır. Konu özelinde sadece yemek yapmak, eski tariflerin bulunması olarak algılanmayıp kültür, yaşam tarzı ve bunları tamamlayan algı oluşturabilecek bir hikâye ile turistin karşısına çıkılmalıdır. (devam edecek)

Veysel KAVRAYAN / Eğitimci – Gazeteci – Yazar

Veysel KAVRAYAN
Veysel KAVRAYAN
Veysel Kavrayan, (Eğitimci-Yazar-Gazeteci), Kocaeli’nde doğdu. İktisat Bölümü ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde lisans eğitimini başarıyla tamamladı. Pedagojik Formasyon Eğitimi alarak kısa bir süre eğitim alanında çalıştı. Halen Medya ve İletişim alanında üniversitede eğitim almaktadır ve KOÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Turizm İşletmeciliği Ana Bilim Dalı'nda Tezli Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir. Uluslararası prestij bir kozmetik firmasında Ankara Bölge Koordinatörü olarak çalıştı. Dünya Güzellik Yarışmaları Türkiye Başkanı Süha Özgermi'yle beraber önceleri baş asistanlık, sonrasında ortaklık yaptı. Türk Dünyası konusunda araştırmaları bulunuyor. Birçok haber ve araştırmaları hakkında ulusal ve uluslararası ödülleri mevcuttur. Çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları'nda kurucu ve yönetici olarak görev almaktadır. Halk bilimi, gastronomi, sanat, tarih, ezoterizm, turizm, sağlık, sanat tarihi, ekoloji, geleneksel ve tamamlayıcı tıp, futurizm, teknoloji ve mimari ilgi alanlarıdır. Gastronomi Uzmanı olarak gastronomi ve turizm konularında konuşmacı; yemek yarışmalarında jüri üyeliği yapmaktadır. Çocuk Gastronomisi alanında akademik çalışmaları olmuştur. Çeşitli dergi ve gazetelerde de yazmaktadır. İngilizce ve az derecede Rusça biliyor.
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir