Gündem

Dünyayı Hayrete Düşüren Cinayet

  • 2 Ekim- Kaşıkçı konsolosluk binasına girdi

Gazeteci Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim tarihinde vatandaşı olduğu Suudi Arabistan’ın İstanbul’daki başkonsolosluk binasına girdiğinde muhtemelen dünyada yılın en çok tartışılacak olaylarından birinin öznesi olacağının farkında değildi.

Yerel saatle 13.14’te başkonsolosluk kapısından içeri giren 59 yaşındaki gazeteci, saat 16.00’da dışarı çıkmayınca bina dışında bekleyen nişanlısı Hatice Cengiz, güvenlik görevlilerine Kaşıkçı’nın ne zaman çıkacağını sordu.

Cengiz, içeride kimse olmadığı cevabını alınca Washington Post gazetesine de görüş yazan gazetecinin daha önce verdiği tavsiye doğrultusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’deki danışmanlarından Yasin Aktay ve Türk-Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı’ya bilgi verdi.

Kışlakçı da başkonsolosluğun önüne geldi ama 15.30’da tüm görevliler diplomatik misyondan çıktığı için bilgi alınamadı.

Bunun üzerine Kışlakçı, kendi Twitter hesabından olayı duyurdu.

  • 3 Ekim – Nişanlı Hatice Cengiz başkonsoloslukta

Suudi Arabistan’ın Yemen politikasına ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’a yönelik eleştirileriyle tanınan Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz, Türk-Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı ile 3 Ekim’de bir kez daha Levent’teki başkonsolosluğa gitti.

Yasin Aktay’ın da devreye girmesiyle Türk dışişleri, Suudi Arabistan’dan Kaşıkçı hakkında bilgi istedi.

Amerikan makamları da Suudi Arabistan’daki muhataplarına Washington Post gazetesinde analizleri yayınlanan gazetecinin akıbetini sordu.

Haftalık basın toplantısında konuyla ilgili soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da “Dün bu konu bizim gündemimize geldi, çok farklı kanallardan, bu adı geçen kişinin nişanlısı da ilgili birimlerimize ulaştı. Bir nikah işlemi için kendisinin oraya gittiği bize ifade edildi. Bizdeki bilgilere göre şu an itibarıyla bu Suudi vatandaşı olan kişi, hala Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda” değerlendirmesinde bulundu.

  • 4 Ekim –Suudi büyükelçi bakanlığa çağrıldı

Türk Dışişleri, Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçisi Walid Bin Abdul Karim El Khereiji’yi bakanlığa çağırdı.

Aynı gün Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu kendi Twitter hesabından yaptığı açıklamada haberlerin takip edildiği ve “Kaşıkçı’nın Başkonsolosluk binasından çıktıktan sonra kaybolma şartlarına ilişkin gerçeklerin ortaya çıkarılması için kardeş yerel Türk yetkili mercileri ile koordinasyon ve takip içerisinde olduğu” bilgisini verdi.

CNN Türk televizyonuna telefonla bağlanan Hatice Cengiz ise “Bana söylediği kadarıyla herhangi bir tehdit almadı. Kendisini muhalif tanımlamıyor. O sadece görüşlerini daha özgürce ifade edebilmek için Suudi Arabistan’dan ayrıldı. 1,5 yıl önce Amerika’ya yerleşiyor ve orada yaşamaya başlıyor. ‘Türkiye’ye çok sık geldiğini, burada konferanslara katıldığını ve bir korku, endişe yaşamadığını’ söyledi. Ama konsolosluğa gitmesiyle böyle bir durum olabileceğini söylemedi ama bir korku yaşadığını ben görüyordum. Ne kendisi ne de ben böyle bir şey yaşanabileceğini düşünmüyorduk. Türk yetkililerle temasa geçmeye çalışıyorum. Yasin Aktay’dan bilgi almaya çalışıyorum. Anlaşılan o ki Türkiye hükümeti meseleyi diplomasi kanallarıyla, daha sakin ve bir krize yol açmayacak şekilde çözmeye çalışıyor. Ben bunu destekliyor ve takdirle karşılıyorum” dedi.

Kaşıkçı’nın kaybolduğu günden itibaren neredeyse 15 gün boyunca konsolosluktan ayırılmayan Türk Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı, VOA Türkçe’ye İstanbul polisinden aldığı bilgileri paylaştı.

Kaşıkçı’nın Hatice Cengiz’le evlenmek için ihtiyaç duyduğu belgeleri almak üzere ilk kez 28 Eylül Cuma günü başkonsolosluğa gittiğini söyleyen Kışlakçı, “Konsolosluktan işlemlerin Pazartesi günü sonuçlanacağı söyleniyor. Salı günü buraya geliyor. Telefonlarını kartlarını nişanlısı hanımefendiye bırakıyor. Bir daha da çıkmıyor. Biz hemen o gün iki saat sonra geldik ve hala bir çıkış olmadı. Türk polisi dış kameralarda girişi görüyor ancak çıkışı o kayıtlarda gözükmüyor” dedi.

Kışıkçı, başta Lübnan Başbakanı Hariri olayını örnek vererek Suudi Arabistan yönetiminin kendi politikası gereği yönetimine muhalif bazı isimleri alıkoyduğunu ya da kaçırdığını böyle bir şeyin Kaşıkçı içinde yapılmış olabileceğini söyledi.

  • 5 Ekim – “Türk hükümetine başkonsolosluğa girme izni veririz”

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman, Riyad’da Bloomberg kuruluşuna verdiği röportajda kendisine muhalif görüşleriyle bilinen Cemal Kaşıkçı’nın başkonsoloslukta olmadığı bilgisine sahip olduğunu söyledi.

Veliaht Prens, “Kaşıkçı, başkonsoloslukta yok. Tam emin değilim ama birkaç dakika ya da bir saat kaldıktan sonra çıkmış. Suudi Arabistan’da olsaydı bilirdim. Diplomatik dokunulmazlığı olmakla birlikte Türk hükümetine başkonsolosluğa girme izni veririz” dedi.

  • 6 Ekim – Reuters muhabiri diplomatik misyonda

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın açıklamasından bir gün sonra Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed El Uteybi Reuters foto muhabirine Kaşıkçı’nın içeride olduğu iddia edilen diplomatik misyonu gezdirdi.

Kaşıkçı’nın binada olduğu iddialarını “dedikodu” olarak değerlendiren Başkonsolos, dolapları dahi açarak Suudi gazetecinin diplomatik misyonda olmadığını ispatlamaya çalıştı.

Cumartesi günü itibariyle uluslararası medya da İstanbul’daki başkonsolosluğun önünde canlı yayınlarına başladı.

  • 7 Ekim – “Kaşıkçı öldürüldü, cesedi parçalara bölündü”

Türk-Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı ve derneğin koordinatörü Fatih Öke, VOA Türkçe’ye Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürüldüğü ve sonrasında parçalandığı yönünde bilgilere ulaştıklarını söyledi.

Kışlakçı, “Suudi Arabistan gelmiş olan 15 kişilik bir ekibin bu cinayeti işlediğini düşünüyoruz. Türk polisinden de bunu teyit ettik. ABD’nin de bu işi takip etmesi gerekiyor. Biz Kaşıkçı için gıyabi cenaze namazı kılacağız” dedi

Aynı gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ilk kez Cemal Kaşıkçı konusu hakkında konuştu.

Partisinin Kızılcahamam’daki istişare toplantısı sonrasında gazetecilere değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı, “Savcılığın soruşturmasını bekliyoruz. Bu meselenin ülkemizde olması çok çok üzüntü vericidir. Beklentim hala iyi niyetli. Umarım arzu etmediğimiz bir durum olmamıştır. Bu işin takibindeyim. Emniyet teşkilatımız konuyu takip ediyor ve bir neticeye vardıracaktır. Cumhurbaşkanı olarak takibindeyim, kovalıyorum, buradan çıkacak sonuç neyse onu da dünyaya bizler bildireceğiz. Büyükelçiliğe giriş çıkışlar hepsi inceleniyor. Süratle bir netice alalım istiyoruz” dedi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Suudi Arabistan Büyükelçisi Abdülkerim El Hireyci’yi bir kez daha bakanlığa çağırdı. Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sayın Sedat Önal, Suudi Arabistan Büyükelçisini dün bakanlığımıza davet etmiştir. Kendisine soruşturma sürecinde tam bir işbirliği içinde olmayı beklediğimiz iletmiştir” ifadelerine yer verildi.

  • 8 Ekim – Kaşıkçı için gösteri

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Pazartesi günü Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda Türk ve yabancı gazeteci ve entelektüellerin protesto gösterisi yapacağı duyuruldu.

Pazartesi günü gazeteci ve entelektüellerden oluşan yaklaşık 100 kişilik bir grup ellerinde “Cemal Kaşıkçı’ya özgürlük” pankartıyla başkonsolosluğun önüne geldi.

Protestocular arasında bulunan Nobel ödüllü gazeteci Tevekkül Karman, “Yaptıkları bir mafya uygulamasıdır. Eğer denildiği gibi Kaşıkçı öldürüldüyse bu korkunçtur, bu korkunç bir suçtur. Suudi Arabistan devleti Muhammed bin Selman yönetiminde içeride ve dışarıdaki Suudi Arabistan vatandaşlarına devlet terörü uyguluyor” sözleriyle Riyad yönetimini eleştirdi.

Türkiye, Suudi Arabistan makamlarına konuyla ilgili soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda arama yapma talebini iletti.

Twitter’dan bir mesaj paylaşan ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ise “Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı hakkındaki haberlerden rahatsızlık duydum. Doğruysa trajik bir gün. Dünyada gazetecilere yönelik şiddet basın özgürlüğü ve insan hakları için tehdit. Özgür dünya sorularına yanıt verilmesini hak ediyor” sözleriyle endişesini dile getirdi.

  • 9 Ekim – Aksoy: “Riyad Kaşıkçı konusunda işbirliğine açık”

Dışişleri Sözcüsü Hami Aksoy, Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı hadisesi hakkında Türkiye ile işbirliğine açık olduğunu açıkladı.

Aksoy, “Viyana Sözleşmesi uyarınca konsolosluk binalarının dokunulmazlığı bulunmakla birlikte, diplomatik misyon şefinin muvafakatiyle konsolosluk binasında ev sahibi ülke makamlarınca inceleme yapılabilmektedir. Suudi makamları işbirliğine açık olduklarını ve Başkonsolosluk binasında inceleme yapılabileceğini bildirmişlerdir” dedi.

Sabah gazetesi, Türk-Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı’nın VOA Türkçe’ye iki gün önce sözünü ettiği 15 kişilik ekibin Kaşıkçı’nın başkonsolosluğa girdiği 2 Ekim günü çok erken saatlerde iki uçakla Türkiye’ye geldiklerini, aynı gün geç saatlerde de Türkiye’den ayrıldıklarını yazdı. Gazete, sözü geçen uçakların kuyruk numarası bilgilerini de verdi.

Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz, aynı gün Washington Post’ta yayınlanan makalesinde evlilik hazırlıkları için gereken evrakları almak için dört gün arayla ikinci kez başkonsolosluğa giden gazetecinin ilk görüşme sonrası rahatladığını ve Türkiye’de başına bir şey geleceğini düşünmediğini yazdı.

36 yaşındaki akademisyen, “Konsolosluk içindeki kamera görüntülerinin gösterilmesi konusunda Suudi Arabistan Kralı Selman ve Veliaht Prense çağrıda bulunuyorum” dedi.

Washington Post’un makalede kullandığı Kaşıkçı ile Cengiz’i birlikte gösteren fotoğrafın fotoshop olduğu iddia edildi.

Florida seyahati dönüşü ilk kez konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan ABD Başkanı Donald Trump “Haberler hoşuma gitmedi. Umarım çözülür. Şu anda kimse bir şey bilmiyor. Birçok kötü haber var. Hoşuma gitmedi” diye konuştu.

New York Times ise Türk yetkililere dayandırdığı haberinde Kaşıkçı’nın öldürüldüğünü iddia etti.

  • 10 Ekim – 15 kişilik ekibin görüntüleri basında

İstanbul polisi, günlerdir sözü edilen Suudi Arabistan’den gelen 15 kişilik ekibin fotoğraflarını basınla paylaştı. Polisin paylaştığı görüntüler arasında 2 Ekim günü konsolosluk önünden de çeşitli görüntüler vardı.

Bu görüntülerde, 9.40 ve 10.50’de iki ayrı ekibin konsolosluğa girişi, bunlardan yaklaşık 3,5 saat sonra Cemal Kaşıkçı’nın konsolosluğa gelişi ve 15.00 sularında ise arka arkaya siyah film kaplı dört aracın aralıklarla konsolosluktan çıkışı görülüyordu. Bir başka görüntüde araçlardan ikisinin Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosu Muhammed Uteybi’nin evindeki garaja girdiği anlaşılıyordu.

Türk güvenlik güçlerinin 2 Ekim gecesi İstanbul’dan ayrılan iki uçaktan birinde arama yaptığı ancak Kaşıkçı ile ilgili bir ipucuna rastlamadığı belirtildi.

Bu arada basına dağıtılan fotoğraflarda yer alan Salah Muhammed El Tubaigy’nin Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanlığı Adli Tıp Kurumu Şefi olması cinayet şüphelerini güçlendiriyordu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaşıkçı soruşturması ile ilgili Başsavcı Yardımcısı Hasan Yılmaz’ı görevlendirdi.

Türkiye ile işbirliği yapacağı açıklanan Suudi Arabistan’ın başkonsoloslukta aramayı kabul etmesine rağmen başkonsolosluk rezidansında arama yapılmasını istemediği ifade edildi.

  • 11 Ekim – Ortak çalışma grubu kuruluyor

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Suudi Arabistan’ın bizimle işbirliği içinde olması gerekir” açıklamasından birkaç saat sonra Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı’nın ortadan kaybolma olayını araştırmak amacıyla ortak çalışma grubu kurmak konusunda anlaştığını duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre üyesi Gerry Connolly’nin de aralarında bulunduğu çevrelerin dile getirdiği Suudi Arabistan’a finansal yaptırım uygulanması önerisine karşı çıktı. 110 milyarlık dolarlık silah satışının akamete uğramasını istemeyen ABD Başkanı, “Eğer ABD satmazsa Suudiler Rusya ve Çin’den silah alırlar” diye konuştu.

Suudi Arabistan basını ise Cemal Kaşıkçı’nın kaybolmasında Riyad yönetiminin rolü bulunduğu yönünde kara propaganda yaptıkları iddiasıyla Cemal Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz, Türk-Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı ve Türkiye’den yayın yapan El Cezire İngilizce muhabiri Jamal el Shayyal’i suçladı.

  • 12 Ekim – Suudi heyet soruşturma için Türkiye’de

Suudi Arabistan, Kaşıkçı olayının soruşturulması için bir heyeti Türkiye’ye gönderdi.

Washington Post, Türkiye’nin elinde Kaşıkçı’nın öldürülme görüntüleri olduğunu iddia etti.

  • 14 Ekim – Erdoğan-Selman’la görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Arabistan Kralı Selman, Kaşıkçı konusunda telefon görüşmesi yaptı.

Kral Selman’ın, ortak çalışma grubu kurulması teklifini kabul etmesinden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ettiği öğrenildi.

CNN International ise Suudi Arabistan yönetiminin Kaşıkçı’nın kaçırılmasının amaçlandığını ancak sorgu sırasında işlerin ters gitmesi sonucu gazetecinin öldüğünü ortaya koyacak bir raporun hazırlandığını iddia etti.

  • 16 Ekim – Türk savcı konsoloslukta dokuz saat arama yaptı

Türk polisi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz nezaretinde Kaşıkçı soruşturması kapsamında Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda dokuz saat süren arama yaptı.

Başkonsolos rezidansının da aranması konusunda iki ülke arasında anlaşma sağlandığı haberlerinin ardından Başkonsolos Muhammed Uteybi’nin Türkiye’den ayrıldığı ortaya çıktı.

  • 17 Ekim – Minibüste delil arandı

İstanbul polisi, yine savcılar nezaretinde Suudi Arabistan’ın İstanbul’daki başkonsolosluk rezidansında arama ve araştırma yaptı.

Rezidansta arama sürerken bir başka polis ekibi başkonsolosluğa giderek Kaşıkçı’nın kaçırıldığı iddia edilen minibüste delil aradı.

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’na girdikten sonra kendisinden haber alınamayan ve öldürüldüğü ihtimali güçlenen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı konusunda Riyad’ı korumaya çalıştığı iddialarını reddetti ve Türkiye’den de eğer varsa Kaşıkçı ile ilgili ses veya görüntü kaydını istediklerini söyledi.

Türk ve ABD dışişleri bakanlarının görüşmesinde Kaşıkçı konusu da gündeme geldi. ABD menşeili televizyon kanalı ABC, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya cinayete dair ses kayıtlarının dinletildiğini iddia etti. Ancak dışişleri bu haberi reddetti.

  • 18 Ekim – Ormanlık alanda ceset arayışı

Kaşıkçı’nın öldürüldükten sonra Belgrad ormanlarına gömüldüğü ihtimalini değerlendiren İstanbul polisi, ormanlık alanda arama yaptı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan ise soruşturma kapsamında yaptığı ilk resmi bir açıklamada “İnceleme ve soruşturmaya ilişkin diğer adli işlemler ayrıca devam etmekte olup, soruşturma, uluslararası hukuk/teamül, anlaşma ve sözleşme hükümlerine riayet edilerek titizlikle ve tüm boyutlarıyla yürütülmektedir” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, Suudi başkonsolosun ifadesi alınmadan Türkiye’yi terk etmesine izin verilmesini eleştirdi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Gazetecileri Koruma Komitesi, Uluslararası Af Örgütü ve Sınır Tanımayan Gazeteciler, Cemal Kaşıkçı konusunda Türkiye’ye BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’ten BM tarafından yürütülecek bir soruşturma açılmasını istemesi çağrısında bulundu.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, Suudi Arabistan’a ciddi mesajlar verdiğini söylerken ABD Başkanı Trump ilk kez Kaşıkçı’nın ölme ihtimalinden bahsetti.

  • 20 Ekim – Riyad, Kaşıkçı’nın öldürüldüğünü kabul etti

Kaşıkçı’nın ortadan kaybolduğu ilk günden itibaren bu olayla ilgisini reddeden Suudi Arabistan, Washington Post gazetesi yazarının öldürüldüğünü kabul etti. Suudi Arabistan Başsavcısı, cinayetle ilgisi bulunan 18 Suudi vatandaşının tutuklandığını, kraliyet danışmanlarından Suud el Kahtani’yle İstihbarat Dairesi Müdür Yardımcısı Ahmet Asiri’nin görevden alındığı açıkladı.

Cesedin yerel işbirliğine teslim edildiğini ifade eden Suudi Arabistan yetkilileri tüm suçluların adalete teslim edileceğini belirttiler.

Görevden alınan Kahtani’nin doğrudan Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a bağlı olduğu ve cinayet öncesinde Kaşıkçı’yla küfürleştiği ve bana “O köpeğin kellesini getirin” dediği iddia edildi.

ABD Başkanı Trump tutuklamalar hakkında “iyi bir ilk adım” yorumu yaparken Beyaz Saray sözcüsü Sarah Huckabee Sanders, ABD’nin Kaşıkçı’nın ölümüyle ilgili uluslararası soruşturmaları yakından takip edeceğini ve ”adil yargı sürecine uygun, zamanlı ve şeffaf” şekilde adaleti savunacağını belirtti.

  • 23 Ekim – CIA Başkanı Türkiye’de

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaşıkçı cinayetine karışan şüphelilerin Türkiye’de yargılanması talebini açıkladı.

AKP Grubu’nda konuşan Erdoğan, “Bu meselenin takipçisi olacağız, kendi hukukumuz ve uluslararası hukukun gereğinin yerine getirilmesini sağlayacağız. Bu 15 artı 3 kişi, 18 kişinin yargılanmasının İstanbul’da yapılması kendilerine teklifimiz. Takdir kendilerinindir. Ancak benim teklifim budur çünkü olayın cereyan ettiği yer İstanbul’dur” dedi.

BM ise “Türkiye’den soruşturma talebi gelirse değerlendiririz” şeklinde bir açıklama yaptı.

CIA Başkanı Gina Haspel, Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gitti.

Suudi Arabistan’a silah satışının durdurulması için bastıran Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, “Kaşıkçı’nın öldürülmesinde Veliaht Prens’in rolü olmadığına inanmak gülünç” dedi.

Kaşıkçı cinayetine karışmakla suçlanan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman “Çöl Davosu” olarak bilinen Riyad Konferansı’nın açılışında ayakta alkışlanırken Suudi Arabistan cinayete karışan kişilerin cezalandırılacağını açıkladı.

  • 25 Ekim – Haspel Trump’ı bilgilendirdi

Pompeo’dan sonra cinayete dair ses kayıtlarının dinletildiği iddia edilen ikinci ABD’li üst düzey yetkili olan CIA Başkanı Gina Haspel, ABD Başkanı Trump’a görüşmeleri hakkında bilgi verdi.

İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülen muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı’yla ilgili olarak Kral Selman Bin Abdülaziz ile telefonda görüşen Almanya Başbakanı Angela Merkel, şeffaf bir soruşturma yürütülmesini talep etti.

Merkel, Suudi Arabistan’a silah satışının askıya alındığını açıklamıştı.

Akşam saatlerinde Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda toplanan insan hakları savunucuları Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ni eli kanlı katil olarak sembolize ettiler.

  • 26 Ekim – “Cinayete dair elimizde belge var”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin elinde Kaşıkçı cinayetine dair bilgi ve belge olduğunu açıkladı.

Erdoğan, “Aslında fail belli. Bu talimatı veren kim? 15 kişinin Türkiye’ye gelme talimatını veren kim? Elimizde başka bilgi, belge yok değil, var. Gün ola harman ola. Aceleci olmanın anlamı yok. İlk etapta Kaşıkçı’yı öldürenleri Suudi yetkililer açıklayacak” dedi.

Aynı gün Habertürk televizyonunda canlı yayına katılan Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz, iddiaların aksine Suudi gazetecinin ikinci kez konsolosluğa girdiğinde endişeli olmadığını söyledi.

Cengiz, “Cuma günü evrakların, haftaya hazır olacağı söyleniyor. O da Salı günü döneceğini söylüyor. Onlar da ‘Tamam biz hazırlarız’ diyorlar. Konsolosluğa giderken, ‘Başıma bir şey gelirse Yasin Hoca’yı ara’ gibi bir şey söylemedi. Bana sıkı sıkıya tembih etse, ciddi bir endişesi var ve ben çok geç aramışım büyük bir ihmal var demektir bu. İkinci gidişinde hiç tereddüdü yoktu. Ben Suudi Arabistan Konsolosluğu’nun böyle bir kumpas kurduğunu hissetsem oraya ilk ben koşarak girerdim. Uzun bir süre bekledim orada, aman kağıdı versinler de, yeter ki sohbet etsinler diye düşündüm, aklıma zerre böyle bir düşünce gelmedi. Birkaç gün önce gribe yakalandığında ‘Başına bir şey gelirse arayabileceğim kimse var mı?’ dediğimde bana Yasin Hoca’yı tavsiye etmişti” dedi.

  • 27 Ekim – Suriye zirvesinde konu Kaşıkçı

Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’daki Suriye Zirvesi’nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmauel Macron’u ağırladı.

Zirvedeki görüşmede Kaşıkçı cinayeti de gündeme geldi. Zirvenin ardından konuşan Erdoğan, ikili görüşmelerde cinayetle ilgili detaya girdiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı, “Bu 18 kişiyi Türkiye’ye kimler gönderdi? Bunun cevabını tabii ki Suudi yetkililerin vermesi gerekir. Türkiye’deki yerli işbirlikçilere cesedin teslim edildiğine dair veya onlarla farklı bir işbirliğine girmek suretiyle böyle bir adımın atıldığı söylendi. O zaman bu yerli işbirlikçi kimdir?” diyerek Türkiye’nin yargılama için hazır olduğunu yineledi.

Amerika Savunma Bakanı Jim Mattis, Bahreyn’de bir konferansta yaptığı konuşmada Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin Ortadoğu’da bölgesel istikrara zarar verdiğini söyledi.

  • 29 Ekim – Suudi başsavcı Türkiye’de

Sekiz kişilik heyetle İstanbul’a gelen Suudi Arabistan Başsavcısı Suud El Muceb, İstanbul Adalet Sarayı’nda İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan, Cemal Kaşıkçı soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz ve Cumhuriyet Savcısı İsmet Bozkurt ile görüştü.

Suudi Başsavcı daha sonra Levent’teki başkonsoloslukta incelemelerde bulundu.

  • 30 Ekim – Suudi Savcı Fidan’la ikinci kez görüştü

Suudi Arabistan Başsavcısı Suud El Muceyb bir kez daha İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan ve soruşturma savcıları ile görüştü.

Başsavcı, görüşmede soruşturmada toplanan delil ve belgelerinin kendisine verilmesini istedi ancak bu talep Türk adli makamlarınca reddedildi.

“Suudi Arabistan’ın ipe un serdiğini” söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan da isim vermeden Riyad yönetiminin Veliaht Prensi bu olayın sorumluluğundan kurtarmaya çalıştığını ima etti.

Cumhurbaşkanı, “Dün İstanbul Başsavcımız, onlara suçun işlendiği yerin İstanbul olması nedeniyle İstanbul’da yargılanabileceğini de kendilerine ifade ettiler. Bu işi ortada bırakamayız. Ortada bırakırsak insanlığa karşı vicdani bir borcumuz olur. Altında da adalet mekanizması olarak siyaset mekanizması olarak da kalkamayız. Artık bunu çözmek gerekiyor. İpe un sermenin anlamı yok. Veyahut da bunun altından birilerini de kurtarmanın anlamı yok” dedi.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet ise Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin bağımsız ve tarafsız şekilde soruşturulması gerektiğini söyledi. Bağımsız uzmanların da cinayet soruşturmasına katılmasının gerekliliğine işaret eden Bachelet, ayrıca Kaşıkçı’nın cesedinin nerede olduğunun derhal açıklanması gerektiğini vurguladı.

  • 31 Ekim – “Ceset yokedildi”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 Ekim’de Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na giren gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın boğularak öldürüldüğünü ardından da önceden yapılan planlama doğrultusunda cesedinin parçalanarak yok edildiğini açıkladı.

Başsavcılık, 28 Ekim’de Türkiye’ye gelen ve 29-30 Ekim’de İstanbul Adliye Sarayı’nda kendileriyle görüşülen Suudi Arabistan Başsavcısı başkanlığındaki heyetle yapılan görüşmelerde “somut sonuç” alınamadığı için bu açıklamanın zorunlu hale geldiğini belirtti.

  • 5 Kasım – “Ceset asitle eritildi”

Anadolu Ajansı Editör Masası’na konuk olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, asit iddialarını gündeme taşıdı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, “Cinayet başlı başına, hangi açıdan baksanız uluslararası boyutta her tarafı dökülen hiçbir tarafından tutulamayacak bir olay. ‘Asitle yok edildi’ konuşmaları var. Bunların aydınlatılması gerekiyor. Cinayet boyutu kabul edildi, 15 kişi tutuklandı. Bu işin bir diğer boyutu daha var. Bu planın yapılması, cinayetin işlenmesi talimatını kim verdi? Biz bunu cevabını arıyoruz. Ceset nerede?” dedi.

  • 10 Kasım – Fransa ile Türkiye arasında Kaşıkçı tartışması

Birinci Dünya Savaşı’nın sona erişinin 100. yıl dönümü nedeniyle düzenlenecek Paris Barış Forumu’na katılmak üzere Fransa’ya gitmeden önce Esenboğa Havalimanı’nda gazetecilere açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz tape’leri verdik, Suudi Arabistan’a da verdik, Amerika’ya da verdik, Almanlara, Fransızlara, İngilizlere, hepsine verdik. Buradaki konuşmaları filan onlar da dinlediler, biliyorlar. Bunu sağa sola çarpıtmaya gerek yok” dedi.

Erdoğan’ın sözleri üzerine “Bize böyle bir bilgi ulaşmadı, Türk Cumhurbaşkanı başka bir politik oyun oynuyor” değerlendirmesi yapan Fransız Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian’a Ankara tepki gösterince Fransız Dışişleri Bakanlığı, Bakan Le Drian’ın sözlerinin “yanlış anlaşıldığını” açıkladı.

  • 12 Kasım – Kanada: “Ses kayıtlarını dinledik”

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Kanada istihbaratının da Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili, Türkiye’nin elindeki ses kayıtlarını dinlediğini söyledi. Kanada Başbakanı, kendisinin şahsen kayıtlarını dinlemediğini de belirtti.

  • 13 Kasım – “Katilleri sağda solda aramaya gerek yok”

Paris dönüşü uçakta gazetecilere açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, cinayete dair ses kaydının “felaket” olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Hatta Suudilerin istihbaratçısı, kaydı dinlediğinde, ‘Herhalde bu eroin almış; bunu ancak eroin alan birisi yapar’ diyecek kadar şok oldu. Kendisine sonsuz saygı duyduğum Hadim’ül-Harameyn Kral Selman hakkında benim bu tür bir şey düşünmem asla mümkün değil. Ancak biz, talimatı verenin kim olduğunun da ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Katilleri sağda solda aramaya gerek olmadığını Sayın Trump’a da söyledim’’ dedi.

Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert de Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan konsolosluğunda öldürüldüğü ana ait olduğu belirtilen ses kaydını dinlemediğini söyledi.

  • 16 Kasım – Kaşıkçı için gıyabi cenaze namazı

Suudi Savcı’nın Cemal Kaşıkçı cinayetine karıştığı iddiasıyla ismi açıklanmayan 5 şüpheli hakkında idam istedikten bir gün sonra İstanbul’daki Fatih Camii’nde Suudi gazeteci için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Aynı gün Mavera Vakfı’nda konuşan Türk-Arap Derneği Başkanı Turan Kışlakçı, “Cemal Kaşıkçı yalnızca öldürülmedi, cesedi parçalandı hatta yok edildi. Konsoloslukta yok edilmesi bence bu yüzyılın en önemli olaylarından biri. Uluslararası hukuku değiştirebilecek bir şey. Bunun etkileri önümüzdeki aylarda ortaya çıkacak. Herkesin ana görevi bu işin arkasında olan Muhammed bin Selman’ı oradan çıkarmak” dedi.

  • 17 Kasım – CIA: “Kararı Veliaht Prens verdi”

Amerika Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Suudi Arabistan vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi talimatını Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın verdiği sonucuna vardı.

Washington Post’un haberine göre CIA, bu sonuca çeşitli istihbarat verileri neticesinde vardı. Bu verilerden biri de veliaht prensin kardeşi ve Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçisi Halid bin Selman’ın Kaşıkçı’yla arasındaki telefon görüşmesi.

Halid bin Selman, Twitter’dan yayınladığı bir mesajla bu telefon konuşmasını yalanladı.

Halid bin Selman, “Sayın Kaşıkçı’yla son olarak 26 Ekim’de telefon mesajıyla irtibatım oldu. Onunla asla telefonda konuşmadım ve elbette kendisine herhangi bir sebeple İstanbul’a gitmesi tavsiyesinde asla bulunmadım. Amerika hükümetinden bu iddiaya ilişkin bilgileri yayınlamalarını istiyorum” diye yazdı.

  • 22 Kasım – “Güvenilir ve şeffaf bir soruşturma bekliyoruz”

Şükran Günü dolayısıyla konuşan ABD Başkanı Trump, Kaşıkçı cinayeti için “Bu işlenen suçtan nefret ediyorum, örtbas edilmesinden de. Veliaht Prens de işlenen suçtan benden daha çok nefret ediyor” yorumunda bulundu.

Amerika ve Suudi Arabistan arasında savunma alanındaki anlaşmalara vurgu yapan Trump, “İnsanlar gerçekten benim yüzbinlerce iş imkanından vazgeçmemi mi istiyor? Doğrusunu söylemek gerekirse bu standardı gözetirsek, kimse bizim müttefikimiz olmazdı” ifadesini kullandı.

Ankara’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşen AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini ise “Avrupa’nın pozisyonu en baştan beri son derece net. Tamamıyla güvenilir ve şeffaf bir soruşturma olmasını bekliyoruz. En baştan beri idam cezasına karşıyız, adil bir soruşturmanın yapılması gerekiyor. Uluslararası ortaklarımızla ve Türkiye’yle de bu konuda çok yakından çalışıyoruz” dedi.

  • 23 Kasım – Veliaht Prens BAE’de

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin ardından ilk yurtdışı ziyaretini Birleşik Arap Emirlikleri’ne yaptı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD Başkanı’nın Şükran Günü’nde yaptığı açıklamayı eleştirerek, “Trump’ın sözleri ‘Ne olursa olsun ben gözümü yumarım’ anlamına geliyor. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Her şey para değildir” dedi.

  • 27 Kasım – Çavuşoğlu: “Cinayetin ses kayıtlarını dinledim”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alman gazetesi Sueddeutsche Zeitung’a yaptığı açıklamada Kaşıkçı cinayetine ait ses kayıtlarını dinlediğini açıkladı.

Kayıtta duydukları hakkında ‘iğrençti’ değerlendirmesinde bulunan Çavuşoğlu, “(Kayıtları) Dinledim. 7 dakika içerisinde öldürüldü. Kasıtlı bir cinayetti” diye konuştu.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, düzenlediği basın toplantısında kendisine neden Kaşıkçı kayıtlarını dinlemediği sorusuna “Kaydı dinlemedim, bu salonda kaç kişi Arapça biliyor? Kaydın dökümünü de görebilirim. Arapça bilmiyorsanız bu kayıttan ne öğreneceksiniz?” yanıtını verdi.

  • 30 Kasım – Aile fotoğrafında ayrı düştüler

Kaşıkçı cinayetine karışmakla suçlanan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Buenos Aires’teki G-20 zirvesine katıldı. Zirvenin aile fotoğrafında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Prens Selman iki ayrı uçta yer alırken Suudi yetkilinin Rusya Devlet Başkanı Putin’le samimi hali dikkat çekti.

Zirve sırasında basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cemal Kaşıkçı’nın 7,5 dakika içerisinde boğularak öldürüldüğünün belgeleri var. Biz bunları dünyayla paylaştık. Türkiye olarak burada açık ve net bilgileri ve belgeleri ABD başta olmak üzere kim istediyse verdik. Bu sadece Türkiye’nin meselesi değildir” dedi.

  • 4 Aralık – Haspel sonunda senatörleri bilgilendirdi

CIA Başkanı Gina Haspel İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda öldürülen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı konusunda senatörleri bilgilendirdi.

Brifinge katılan iki Cumhuriyetçi Senatör, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Kaşıkçı cinayetinde parmağı olduğundan emin olduklarını söyledi.

Önceki hafta Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Savunma Bakanı Jim Mattis Senato’da Kaşıkçı cinayeti ve Amerika’nın Suudi Arabistan’la ilişkileri konusunda senatörlerin sorularını cevaplamış ancak oturuma CIA Başkanı Gina Haspel’ın katılmamasına her iki partiden senatörler tepki göstermişti.

  • 5 Aralık – Veliaht Prensin eski iki yardımcısı için tutuklama kararı

Türkiye, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili olarak Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın eski iki yardımcısı için tutuklama emri çıkardı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusu üzerine nöbetçi sulh ceza hakimliği, eski kraliyet danışmanı Saud al-Kahtani ve eski istihbarat şefi yardımcısı Ahmed el Assiri hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.

ABD’li oyuncu ve yönetmen Sean Penn, Kaşıkçı hakkında bir belgesel film çekme imkanını araştırmak üzere İstanbul’a geldi. Başkonsolosluk çevresinde çekimler yapan Penn, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP’deki danışmanı Yasin Aktay’la görüştü.

  • 9 Aralık – İade talebi reddedildi

Suudi Arabistan, Türkiye’nin Cemal Kaşıkçı cinayetinin şüpheliyi iade etmesi yönündeki başvurusunu reddetti.

Konuyla ilgili açıklama yapan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adel el Jubeir, “Vatandaşlarımızı iade etmiyoruz” yanıtını verdi.

  • 13 Aralık – Senato Riyad karşıtı tasarıyı kabul etti

ABD Senatosu, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından Suudi Arabistan’a yönelik tepkilerin bir sonucu olarak ABD ordusunun Yemen’deki savaşta Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyona verdiği desteğin kesilmesi tasarısını kabul etti.

Başkan Donald Trump’a meydan okuyan tasarı, Senato’da 41’e karşı 56 oyla kabul edildi. Söz konusu tasarının yasalaşması için önünde hala aşılması gereken engeller olsa da, ilk kez Kongre’nin bir kanadı “Savaş Yetkisi Yasası” kapsamında ABD güçlerinin yabancı bir ülkeden çekilmesi hamlesine destek vermiş oluyor. Vietnam Savaşı sırasında kabul edilen yasa ABD Başkanı’nın kongre onayı olmadan olası çatışma bölgesine asker gönderme yetkisini sınırlandırıyor.

  • 14 Aralık – “Yerli işbirlikçi kimdir?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kez Kaşıkçı cinayetiyle Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’la dolaysız bir bağ kurdu.

İslam İşbirliği Teşkilatına Üye Gözlemci Devletlerin Anayasa ve Yüksek Mahkemeleri Birinci Yargı Konferansı’nda konuşan Erdoğan “Bunun failinin kim olduğu bana göre belli. Yerli işbirlikçi kimdir? Bize bunu söylemedikleri gibi yalan söylediler. Biz ses kayıtlarından şunu da öğrendik, gelenlerin içinde şu andaki veliaht prensin en yakınında olanlar bu işin aktif rol üstlenicisi. Aldığı talimatı yerine getirenler orada. Her şey gün yüzüne çıkıyor. İpe un serdiler, bilgiyi İstanbul Başsavcısına vermediler. Çünkü fail ortada, bunu biliyorlar. Yardım yataklık yapan da yanında” dedi.

  • 17 Aralık – Riyad yönetiminden Senato’ya tepki

Suudi Arabistan, ABD Senatosu’nun gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden veliaht prensin sorumlu tutulması ve Washington’un Yemen operasyonuna verdiği desteğin sonlandırılması gerektiği yönündeki kararına tepki gösterdi.

Suudi haber ajansının yayınladığı Suudi Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “Krallık, Amerika Senatosu’nun hiçbir dayanağı olmayan suçlamalarını kınıyor ve ülkenin iç işlerine bariz bir şekilde müdahale edilmesini de reddediyor” denildi.

HABER : Hilmi HACALOĞLU

İSTANBUL, VOA, UHA HABER

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir