Gündem

Demokratik Avrupa’nın Seçim Yasakları

SETA Avrupa Araştırmaları Direktörü Enes Bayraklı, “Seçme ve seçilme hakkı demokratik rejimlerin en temel özelliklerinden biridir. Seçimler öncesinde kampanya yapılması, seçmenin bilgilendirilmesi ve ikna edilmeye çalışılması da demokrasilerde siyasal hayatın doğal bir parçasıdır” dedi.

Enes Bayraklı, ile ilgili görsel sonucu

Enes Bayraklı,  ‘Demokratik Avrupa’nın Seçim Yasakları’ başlıklı makalesini (UHA) Uluslararası Haber Ajansı‘na değerlendir.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup ta çeşitli sebepler nedeniyle yurtdışında yaşayan yaklaşık olarak 3 milyon civarında seçmenin bulunduğunu hatırlatan Enes Bayraklı,  Türkiye’de yaklaşık 60 milyon vatandaşın seçme hakkı bulunduğunun göz önünde bulundurulduğunda tüm seçmenlerin %5’nin yurtdışında yaşadığı sonucunun ortaya çıktığını açıkladı.

Enes Bayraklı, Yurtdışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının uzun yıllar oy kullanma hakkından mahrum kaldıklarını belirterek, bunun dönem boyunca bir kısım vatandaşın ülkenin geleceği konusunda seslerini duyurmak adına uzun mesafeleri kat edip Türkiye’ye sadece oy kullanmak için seyahat edip sınır kapılarında oy kullandıklarını, bu şekilde ancak 200.000 civarında vatandaşın oy kullanma imkanı bulunduğunu ve böylece yurtdışında yaşayan seçmenlerin %90’ından fazlasının en temel demokratik haklarından birini kullanma imkanından mahrum olduklarını kaydetti..

SETA Avrupa Araştırmaları Direktörü Enes Bayraklı, yapılan yasal değişikliklerle ilk defa 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yurtdışında yaşayan seçmenlerin yaşadıkları ülkelerde oy kullanma imkanı bulduklarını ifade etti.

Zamanla sistemde yaşanan aksaklıkların giderilmesiyle son yaşanan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi referandumunda yurtdışında seçimlere katılım oranının %48,5’e ulaştığının altını çizen Enes Bayraklı,  aynı referandumda Türkiye’de seçimlere katılım oranının %85 civarında olduğu düşünülecek olursa seçmenlerin sandığa erişimi konusunda hala bazı iyileştirmelerin yapılması gerektiğinin söylenebileceğini,  buna rağmen geçmişe kıyasla tüm vatandaşların demokratik hayata ve ülke yönetimine katılmaları açısından geçmişe kıyasla çok daha iyi bir yerde olduğumuzun aşikar olduğunu açıkladı.

Enes Bayraklı, Türkiye’de demokratik temsil açısından yaşan bu olumlu gelişmeye her daim demokrasi havarisi olarak kendilerini tanıtan Almanya, Hollanda ve Avusturya gibi ülkelerin verdikleri anti demokratik tepkilerin ise ibretlik olduğunu,. Zira bu ülkelerin son referandum sırasında sadece AK Partili siyasetçilerin seçim kampanyası yapmasını sudan bahanelerle engellemediklerini, diğer taraftan referandumda açıktan taraf olarak doğrudan Türkiye’nin iç işlerine kaba saba bir şekilde müdahale ettiklerini söyledi.

.Bu ülkelerde HDP ve CHP gibi partilerin seçim kampanyalarının önünün açılmakla yetinilmediğini belirten Enes Bayraklı,  bazı ülkelerde devlet kanallarının bile açıktan hayır kampanyası yaptıklarını işaret etti.

Enes Bayraklı, 24 haziran da gerçekleşecek seçimler öncesinde de bu üç ülkenin AK Partili siyasetçilerin seçim kampanyası yapmasına izin vermeyeceklerini açıkladıklarını hatırlatarak,  bu ülkelerin açıkça anti demokratik olan bu tutumlarını meşrulaştırmak adına ise bazı argümanları öne sürdüklerinin görüldüğünü bildirdi.

“Öncelikle Türkiye’nin meselelerinin ve iç siyasi kavgalarının kendi ülkelerine taşınmamasını istediklerini ileri sürüyorlar” diye değerlendiren Enes Bayraklı,  “Türkiye’deki siyasi partilerin bir kısmının kampanya yapmasına müsaade edip diğer kısmına müsaade etmemekle bu argümanı kendileri çürütmüş oluyorlar. Diğer taraftan medya ve siyasetiyle Türkiye’nin seçimlerinde açıktan taraf tutan bu ülkelerin asıl kendileri Türkiye’nin iç meselelerini kendi ülkelerine taşımış oluyorlar. Son olarak yine bu ülkelerde farklı ülkelerin siyasetçilerine seçim kampanyası yapılmasına müsaade edilmesi veya Avusturyalı siyasetçilerin Sırbistan’da seçim kampanyaları yürütmesi açık bir çifte standarda işaret etmektedir” dedi.

SETA Avrupa Araştırmaları Direktörü Enes Bayraklı, bu ülkelerin öne sürdüğü diğer bir argümanın ise uzun yıllardır ülkelerinde yaşayan Türklerin bu ülkelerin iç siyasetinden ziyade Türkiye’deki siyasete ilgi duydukları ve yaşadıkları topluma entegre olmadıkları yönünde bulunduğunu hatırlattı.

Bu argümanın da geçerli bir argüman olmadığının açık olduğuna dikkat çeken SETA Avrupa Araştırmaları Direktörü Enes Bayraklı, Zira neredeyse dört kuşaktır bu ülkelerde yaşayan Türklere vatandaşlık vermeyen, onları entegre etmekten ziyade asimile etmeye çalışan, siyasal hayatta muhafazakar ve dindar Türkleri dışlayan bizzat bu ülkelerin kendisi olduğunu, AB ülkelerin  vatandaşlarının diğer AB ülkelerinde yerel seçimlerde oy kullanma hakkına sahipken Türk vatandaşlarının bu haktan bile mahrum bulundunu ifade etti..

Enes Bayraklı, değerlendirmesinin sonunda “Bütün bu insanların demokratik hayatın dışında tutulması yahut siyasi tercihleri nedeniyle vebalı muamelesi görmesi, bunu da bu ülkelerin toplumlarının normal görmesi Avrupa’da demokrasinin geleceği konusunda herkesi endişelendirmeli” diye kaydetti.

HABER : Ataner YÜCE

KAYNAK : SETA, UHA HABER

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir