Gülnur AYDOĞAN Yazarlar

‘Buzlu sulara dalmak depresyona çare mi?’

Sevgili okurlar, 2018 yılını acısı ve tatlısıyla geride bırakarak, yeni bir yıla daha başlayarak, 2019 senesinin sizlere sağlık, mutluluk ve güzel günler getirmesi temenni ediyorum. Bu yıl da sağlık haberleriyle birlikte olacağız.

  Fzt. Gülnur AYDOĞDU

Evet ilk haberimiz, tam da kış mevsimine size uygun ‘Buzlu sulara dalmak depresyona çare mi?’ başlıklı dikkatinizi çekecek haberimiz var.

Buzlu suda yüzme

Londra’nın kuzeyinde Hampstead Parkı’nın içindeki göletler, soğuk su yüzücülerinin en sevdiği mekanlardan.

Soğuk suda yüzmek vücudunuzu alıştırmadıysanız tehlikeli olabilir. Onun için kışları bu göletlerde yüzmeye niyetlenenlere kendilerini yavaş yavaş soğuk suya alıştırmaları tavsiye ediliyor.

Amatör Yüzücüler Derneği’nin tavsiyesi, yüzmeye yazdan başlamak ve kışa kadar haftada üç ya da dört kez kısa sürelerle yüzmek suretiyle vücudu alıştırmak. Aksi halde hipotermi, lokal uyuşmalar ve şok gibi risklerle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Peki ya faydaları? Soğuk su yüzücüleri, zaman zaman ısının sıfırın altına düştüğü buz gibi sularla yüzmenin zihin ve beden sağlığı açısından eşsiz faydaları olduğunu söylüyor.

Guardian gazetesinin haberine göre düzenli olarak bisiklete binen ve koşan Sara Barnes, 2017 yılının Şubat ayında çift taraflı üst kaval kemiği osteotomisi diye adlandırılan zor bir ameliyat geçirmiş. Kireçlenme nedeniyle artık yürüyemez hale gelen Barnes’ın bu ameliyatla iki bacağının kaval kemikleri kırılarak yerine kemik nakli yapılmış. Altı hafta tekerlekli sandalyede sonrakı iki ay ise koltuk değnekleriyle yaşaması gerekmiş.

56 yaşındaki Barnes, “Bedenen ve moral olarak çok zorlu bir süreçti” diyor. “İki bacağımı birden biçmişlerdi. Tek dayanağım doktorun yeniden yürüyeceğimi söylemesiydi” diye sürdürüyor.

Vitava nehrinde yüzenler

Çek Cumhuriyeti’ndeki Vitava nehrinde her yıl Noel zamanı yüzme geleneği var

Ameliyattan bir gün önce Barnes sıkı bir yüzücü olan bir arkadaşına, koltuk değneklerinden kurtulduğu anda birlikte yüzmeye gitme sözü vermiş.

Nisan ortalarında, o gün geldiğinde, yaşadığı Göller Bölgesi’nin yakınlarındaki Crummock Water gölüne gitmişler.

“Gölün çevresindeki koruyu koltuk değneklerimle geçip soğuk su geçirmez dalış giysisini üzerime geçirip, sonra yine koltuk değneklerimle suya girdim. Gerçekten çok soğuktu, 10 santigrad derece kadar. Fakat nefis bir gündü. Su soğuktu ama bacaklarımın acısını tamamen almıştı. Haftalardır bu kadar rahat hareket etmemiştim. Suda yüzerken bir yandan da çevredeki dağlara ve gökyüzüne bakıyordum. Müthiş çoşkulu bir duyguydu.”

Sara Barnes artık kışları da dahil her hafta yüzüyor. Üstelik artık su geçirmez mayolar giymeden.

Barnes bu yıl Kasım ile Mart arasında sadece mayo, deniz gözlüğü ve bone ile ayda en az iki kez 200 metre yüzme koşulunu yerine getirerek Polar Bear (Kutup Ayısı) klübüne katılmayı hedefliyor.

“Ameliyattan sonra korku içindeydim, adeta kaybolmuştum. Fakat yüzme bana öz güvenimi geri verdi. Bir kez girdiğim zaman devam edebileceğimi biliyorum. Yüzme bana ayrıca bir çok arkadaş kazandırdı.”

Soğukta yüzenlerin çoğunun böyle hikayeleri var.

Buz gibi sulara dalmanın birçok sağlık sorununa özellikle de depresyona iyi geldiği yolunda yaygın bir inanış var.

Bu inanış Eylül ayında Britanya Tıp Dergisinde bulguları yayımlanan bir araştırmada da desteklendi.

Araştırma, 24 yaşında, 17 yaşından itibaren anksiyete ve ağır depresyon teşhisi nedeniyle anti depresan ilaçlar kullanan Sarah isimli bir kadını izliyor.

Sarah, doğum yaptıktan sonra ilaçsız yaşamak istediğini söyleyerek, doktor gözetiminde soğuk suda yüzme programı uygulamaya başlamış. 15 santigrat derece ile başlamış. Ruh hali derhal değişmiş, yavaş yavaş ilaçları bırakmış ve bir yıl sonra yüzmeyi sürdürerek depresyondan tamamen çıkmış.

Londra'da Peter Pun klübünün geleneksel Noel yüzme yarışmalarına katılanlar Hyde Park'taki Serpentine göletinin buz gibi sularına dalıyor

Londra’da Peter Pun klübünün geleneksel Noel yüzme yarışmalarına katılanlar Hyde Park’taki Serpentine göletinin buz gibi sularına dalıyor

Thames kıyılarına yakın Berkshire’da yaşayan 34 yaşındaki Ella Foote‘un deneyimi de çok benzer. Son üç yıldır Foote Aralık ayının her günü soğuk suya dalış yapıyor. Amaç yılın bilhassa bu döneminde onu etkileyen depresyondan kurtulmak.

‘Risk almaya değer şeyler olduğunu hatırlatıyor’

Ella Foote’a 2014 yılında depresyon teşhisi konmuş ve bir süre düşük dozda da olsa anti depresan ilaçlar kullanmış.

Yüzme sayesinde artık hapları çok azalttığını hatta zaman zaman almayı tamamen unuttuğunu anlatıyor. Yeni bir sevgilisi var, işyerinde daha mutlu, Soğuk suda yüzen insanların çoğundan benzer hikayeler dinlediğini anlatıyor.

Sara Barnes da benzer bir şey söylüyor: “Hepimizi soğuk suya getiren bir şey var. Tanımlaması zor ama kapalı havuzun asla cevap vermediği bir ihtiyaç. Doğayla bir bağ kurma, büyülü bir şey.”

Bilimsel kanıt yok

Bütün bu söylenenleri dinleyince insanın canı kendisini en yakın soğuk suya atmak isteyebilir. Ama bir an için havlunuzu kenara koyup düşünmek isteyebilirsiniz.

Soğuk suyun sağlığa faydaları konusundaki bilimsel araştırmalar henüz çok sınırlı. Britanya Tıp Dergisi’nde yayımlanan son araştırma ise sadece bir kişinin deneylerine dayanıyor, dolayısıyla örnekleme bakımından sonuca varmak için kesinlikle yetersiz.

Raporun yazarları da bu gerçeği kabul ediyor.

Raporun yazarlarından Portsmouth Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Heather Massey “Bu araştırma bizim için de biraz tuhaf çünkü bilimsel bir zemini yok. Bir örneklememiz, ve soğuk suda yüzmeyi genel olarak herhangi bir sağlık sorununa faydalı bulan bir kaç kişiyle yapılmış anketlerimiz var. Fakat bunun dışında bu önermeyi destekleyecek gözlemsel malzeme yok. Bu, soğuk su sağlığa faydalı değil anlamına gelmiyor. Sadece bunun henüz bilimsel olarak araştırılıp kanıtlanmadığı anlamına geliyor” diyor.

***

Bu haberimiz de ‘Kemik erimesi ve kırılmalar‘la ilgi sevgili okurlar.. Evet günümüzde sılça karşılaştığımız önemli bir konu. Kemik erimesi ve kırılmalara karşı neler yapılabilir?

Düzenli egzersiz de kemiklerin güçlenmesine yardımcı oluyor.

Düzenli egzersiz de kemiklerin güçlenmesine yardımcı oluyor.

Kemik erimesine ve zayıf kemiklerin kırılmasına neden olan birçok faktör var. Yaş, cinsiyet ve yeterince egzersiz yapmamak da bunlar arasında.

Doktor Ann Robinson, Guardian gazetesi için kaleme aldığı makalede kemik erimesi riskine karşı neler yapılabileceğini yedi maddede özetledi.

Günde üç defa 10 dakika hızlı yürüyün

Yürüyüş, koşu gibi ağırlık taşınan egzersizler kemiklerin güçlenmesine yardımcı oluyor. İdeali, ‘ayaklarınızın yere bastığı’, ağırlık, şınav ve yüzme gibi kasların direncini arttıran egzersizler.

Hiç kimse ne kadar egzersiz yapılması gerektiğini net olarak bilmiyor. Ama İngiliz Ulusal Sağlık Sistemi NHS 19-64 yaş arası yetişkinlerin orta yoğunluktaki aerobik egzersizleri haftada en az 150 dakika yapmaları tavsiyesinde bulunuyor.

Her gün üç defa, 10 dakikalık hızlı yürüyüş iyi bir hedef. Egzersizin zayıf kemiklerin çatlamasına neden olduğuna dair çok fazla kanıt yok, ama ilerleyen yaşlarında spor hayatları faal olanlarda düşme oranının da az olduğu görülüyor. Düşmek, zayıf kemiklerin çatlaması ve kırılmasına yol açabilir.

Sigara içmeyin, özellikle gençliğinizde

Sigara içmek kemikleri oluşturan hücreleri etkiliyor. Özellikle kemik gelişiminin devam ettiği 30 yaşın altındaki gençleri daha fazla etkiliyor. Sigara içenlerde, içmeyenlere kıyasla kemik erimesi ve kemiklerin çatlaması riski daha fazla oluyor. Sigarayı bırakmak kemiklerin de güçlenmesine yardımcı oluyor.

Sigara içenler ve içmeyenlerle ilgili karmaşık bir denge var. İçenler sağlıklı görülen kilonun daha altında olabilir ama düşerseniz ve korumanız yoksa, kemiklerinizin kırılma riski sigara içmeyenlerden daha yüksek. Ayrıca kadınlarda menopoz sonrası östrojen hormonu azalmakta ve buna bağlı olarak kemik erimesi riski artmaktadır.

Çok zayıflamayın

Hiç kimse kilolu olmanın bir faydası olduğunu söylemiyor, tabi ki hareket edebilmelisiniz. Ama ağırlığınız arttıkça, kemiklerinize yüklenen ağırlık da artıyor ve kemikler güçleniyor. Ufak yapılı, düşük kilolu kişilerin kemiklere yığılan toplam ağırlığı düşük oluyor ve kemikler zayıf kalıyor.

Sonuç olarak, kilo kaybı da aslında düştüğünüzde kemiklerin daha kolay kırılmasına neden olabilir.

Uzmanlar sağlıklı beslenmenin de önemli olduğunu söylüyor.

Uzmanlar sağlıklı beslenmenin de önemli olduğunu söylüyor.

Hormon resplasman tedavisi işe yarıyor

Kadınlarda, erkeklere kıyasla dört kat fazla kemik erimesi rahatsızlığı görülüyor. Çünkü kadınların menopoz sonrası örtrojen seviyeleri düşüyor. Hormon resplasman tedavisi kemiklerin güçlenmesini sağlayabilir ve kemiklerdeki çatlamalara engel olabilir. Ama kemik erimesi başladıysa tedavi çok etkili olmayabilir.

Kalsiyum takviyesine ihtiyaç olmayabilir ama D Vitamini düşünebilirsiniz

Sağlıklı ve dengeli bir diyette güçlü kemikler için günde 700 miligram kalsiyum alınması tavsiye edilir. Ama kemik erimesi riski düşükse kalsiyum takviyesine ihtiyaç duyulduğuna dair bir kanıt yok. Fazla kalsiyum almanın, kalp krizi tehlikesini de arttırdığına dair kaygılar var.

Kalsiyumun yerine besin kaynaklarının tercih edilmesi konusunda uzmanlar fikir birliğinde.

Sağlıklı kemikler için günde yaklaşık 10 mikrogram D Vitamini tavsiye edilir, bunun %90’ı cildinize temas eden güneş ışıklarından, %10’u da yağlı balıklar gibi diyetinizden sağlanabilir.

Ciltleri hiç güneşle temas etmeyenler veya kısıtlı bir diyete sahip olanlar D Vitamini takviyesi yapabilir.

İngiliz Ulusal Sağlık Sistemi NHS, bir yaşına kadar anne sütüyle büyüyenlere ve 1 ila 4 yaş arası çocuklara günlük vitamin takviyesi yapılabileceği, 5 yas üstü çocuklar ve yetişkinlerin ise kış aylarında bir defa takviye yapabileceği tavsiyesinde bulunuyor.

Düşmeye karşı önlem alın

Zayıf kemiklere sahip olmanın en büyük tehlikesi çatlaklara karşı hassas olmalarıdır. Düşük kalçalarını kıran yaşlılar bir daha eski hallerine dönemeyebilir.

Omurga kemiklerindeki çatlaklar önce fark edilmeyebilir. Ama yeniden ortaya çıkabilir, çoğalabilir ve kişinin hareketlerini kısıtlayacak kadar ağrılı olabilir.

Arkadaşınız veya yaşlı tanıdıklarınız yapabileceğiniz şeylerden biri evlerini ziyaret edip ortalıkta kıvrılan halı gibi düşmeye neden olabilecek etkenleri ortadan kaldırmak olabilir.

Risklerin farkında olun

Eğer yaşlıysanız, kadınsanız, sağlıklı kilodan daha zayıfsanız veya hareketsizseniz, daha önce vücudunuzda çatlaklar oluştuysa, sigara içiyorsanız ve fazla alkol tüketiyorsanız (haftada 30 birimden fazla) veya eklem iltihabınız varsa kemiklerinizin erimesi veya kemiklerinizin çatlama riski daha yüksek demektir.

Sheffield Üniversitesi’nin internet sitesinde risk faktörünüzü test edebilirsiniz. Risk yüksek ise kemiklerinizin güçlenmesi için doktorunuza başvurabilirsiniz.

***

Sağlıklı ve günler dileğiyle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir