Türkiye

Başbakan Yıldırım: Tehdit neredeyse biz oradayız

ne mutlu türküm diyene indir ile ilgili görsel sonucu

Başbakan Binali Yıldırım, “Kuzey Irak’ta daha tehdit devam ediyor. Dolayısıyla tehdit batıda olur, doğuda olur, tehdit neredeyse biz oradayız” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, JW Marriot Otel’de Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Projesi’nin (EYDEP) tanıtım Toplantısı’nda konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

“Elde ettiğimiz katma değeri 2 buçuk kat artırma şansımız var”

Önümüzde yeni bir dönem var. Bu dönem Sanayi 4.0 ve sanal gerçeklik. Daha fazla insan faktörünün devreden çıktığı, daha fazla bilişimin, teknolojinin, yazılımın alın teri yerine akıl terinin daha fazla kullanılacağı bir döneme giriyoruz. Sanayi 4.0’ı bundan sonraki süreçte üretim alanımıza hızlı bir şekilde uyarlarsak bu konuda elde ettiğimiz katma değeri 2 buçuk kat artırma şansımız var.

“Bu şirketler önemli ama tek başına bir şey yapamaz”

Şimdi 100 büyük şirket içerisinde Türkiye’nin 3 tane savunma sanayii şirketi ön plana çıkıyor. Bu şirketler önemli ama tek başına bunlar bir şey yapamaz. Burada bir ekosisteme ihtiyaç var. İşte bu projenin amacı bu ekosistemi tamamlamak. Biz bunu bakan olduğum dönemde demiryolları sektöründe yaptık. Demiryollarında ne yeni yapılıyor ne mevcut hatlar yenileniyor. Dolayısıyla herkes rahat. İş yok, iş olmayınca da iş yapacak, kafa yoracak firmalar da olmuyor. Geldik dedik ki, “Bu böyle olmaz. Artık demiryolları kendini taşımakta bile acziyete düşmüş. Ne yapalım? Önce hızlı tren işini başlatalım. Mevcut parkları yenileyelim. Sinyalli olmayanları sinyalli hale getirelim, elektrikli olmayanları elektrikli hale getirelim. Tabii Cumhuriyet’in ilk yıllarında Osmanlı’nın son zamanlarında yapılan çok keskin kulplar var. Bunları mümkün mertebe düzeltelim.” Böyle olunca sektörde bir talep oluşmaya başladı ve bu taleple birlikte fabrikalar tekrar heyecanlandılar. Bir şeyler yapma gayreti içine girdiler. Yetmedi İstanbul’da Sakarya’da, Ankara’da, Eskişehir’de dört güdüm üzerinden firma oluştu.

“600’den fazla projemiz var”

Şimdi de savunma sanayiimize bakıyoruz, önümüzde 60 milyar dolarlık bir hacmimiz var. 600’den fazla projemiz var. Bu ne kadar sürer, en fazla 10 yıl. 10 yıl içinde bu projeler gerçekleşecek. Bunların zaten 12-13 milyar doları sözleşmeye bağlanmış durumda.

“Yeni model, herkesin işin içine dahil olması”

Yeni nesil uçak projeleri onlar da ortak yapım, onlar da başlı başına 100 milyar dolarlık bir iş. Orada da Türkiye hem ortak hem tedarikçi konumunda. 2023’e kadar ciddi miktarda hava filomuzu yenilemeyi düşüyoruz. Bunun dışında TFX projesini İngiltere ile beraber yürütüyoruz. Dolayısıyla önümüzde bolca proje var. Bu projeleri yaparken yetkinliğe sahip mutlaka firmalarımızı da oluşturmamız gerekiyor. Yani savunma sanayii ekosistemini oluşturmamız gerekiyor. Sadece savunma sanayiinin kamuya ait firmalarıyla bu işi yapamayız. Bu artık eski model. Bu geçti. Yeni model, herkesin işin içine dahil olması. Belirli uzmanlıkların görev taksimi yaparak belirli firmalara verilmesi.

“Kendi kendimize yeterli hale gelmemiz gerekiyor”

Demiryollarında ray bile yapamıyorduk. Şimdi ray da yapıyoruz, lokomotif de yapıyoruz, bir çok şeyi yapar hale geldik. Niye? Çünkü şartlar bizi zorladı. Savunma sanayiinde de böyle bir imkanımız var. Mutlaka kendi kendimize yeterli hale gelmemiz gerekiyor. Yani yerli ve milli, aklı, fikri, fikri mülkiyet hakları kendimize ait olan, yazılımları kendimize ait olan, teknolojilerini alıp kullandığımız değil, sahip olduğumuz bir alt yapı. Bunu yapamazsak savunma sanayiinde biz bağımsız hale geldik diyemeyiz.

“Afrin Harekat’ının kaderini İHA’lar değiştirdi”

Bu yönde attığımız adımlar var, önemli adımlar var, gerçekleşenler var. Helikopter projesi, silahlı, silahsız  İHA’lar… Afrin Harekatı’nın kaderini değiştiren budur. Bu silahlı, silahsız İHA’lar, orada bir üstünlük oluşturdu. Karşı tarafa verilen mühimmatlar, silahlar, bizim bu mukayeseli üstünlüğümüzün altında kaldı. Olunca da öyle istediğiniz gibi alanda nasıl sonuç almak istiyorsanız onu elde ettiniz. Türkiye’nin amacı hiçbir ülkeyi işgal etmek değil, saldırgan bir politikamız yok.

“Bize hasımlık yapmaya kimse cesaret edemez”

Dostlukları artırma, düşmanlıkları azaltma politikamız var. Elinde imkan ve kabiliyetlerinin olduğunu bilirse hasımlık yapmaya kimse cesaret edemez. Caydırıcı kabiliyeti Türkiye’nin mutlaka geliştirilmelidir. Savunma zaten şart ama caydırıcı kabiliyetimizi de geliştirirsek o zaman bölgesel krizlerin, bölgesel sorunların üstesinden daha kolay geliriz. O yüzden özellikle küçük ve orta ölçekli firmaların tespiti, bunların desteklenmesi, yönlendirilmesi ve belirli konularda uzmanlaşmalarının sağlanması olmazsa olmazdır.

Savunma Müsteşarlığı’mızın başlattığı proje de tam bu amaca hizmet ediyor. Yalnız buradaki ayrılan kaynak miktarının çok düşük gördüm. 50 milyon lira bir şey değil.

“Maalesef 3 şehidimiz var”

Zeytin Dalı başarıyla tamamlandı şu anda temizlik yapılıyor. Maalesef terör unsurları giderken sağı solu EYP’lerle her tarafı tuzaklamışlar. Bunların temizliğiyle uğraşırken kayıplarımız da oluyor. Maalesef bugün 3 şehidimiz var. El yapımı patlayıcı temizliği yaparken şehit oldular. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.

“Dost olduklarını Türkiye’ye göstersinler”

Dostlarımız bizi düşünüyorsa gölge etmesinler. Terör örgütünün arkasına geçip onların arkasından namlularını bize çevirmesinler, onlara silah vermesinler, terör örgütleriyle iş tutmasınlar, stratejik ortak olduklarını, dost olduklarını Türkiye’ye göstersinler.

“Tehdit neredeyse biz oradayız”

Fırat’ın batısı aşağı yukarı şu anda kontrol altına alındı ama Fırat’ın doğusunda, Kuzey Irak’ta daha tehdit devam ediyor. Dolayısıyla tehdit batıda olur, doğuda olur, tehdit neredeyse biz oradayız. İster içeride ister dışarıda, terör örgütü Türkiye’nin hedefidir, milli güvenlik meselesidir; vatandaşın can ve mal güvenliği sağlanıncaya kadar.

Kaynak: TRT Haber

trt.tv

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir