Kültür-Sanat

Balkanlar’a kardeşlik köprüsü

Türkiye, sadece yardım götürmüyor o coğrafyalara; tarihi bağlarını güçlendiriyor, ‘sahipsiz’ denilen Evladı Fatihan’a sahip çıktığını da gösteriyor. Dünyanın birçok yerinde karşılaştığımız cümle Balkan şehirlerinde de yankılanıyor kulaklarımızda;

HABER : Ahmet GEMİCİ

Türkiye’den on binlerce yardım gönüllüsü Kurban Bayramı’nda dünyanın dört bir yanına dağıldı, iyilikleri ulaştırmak için. Bayramı aileleriyle birlikte geçirmek yerine onlar zor olanı seçti, mazlum coğrafyalara şefkat ve merhamet yolculuğu yaptı. ‘Yolu doğru olanın yükü de ağır olur’ misali yüklendikleri ağır sorumlulukla hayırseverlerin bağışladıkları kurbanları 3 kıtada 100’e yakın ülkede ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Türkiye’den yola çıkanlar arasında Deniz Feneri Derneği’nin yüzlerce gönüllüsü de vardı. Uzak Asya’dan Ortadoğu’ya, Afrika’dan Balkanlar’a iyilik yolculuğu yapıldı.

EVLADI FATİHAN TOPRAĞI

O yolculuklardan birine biz de şahitlik ettik. Menzilimiz Evladı Fatihan toprağı Kosova’ydı. Sultan Murat Hüdavendigar’ın yadigarı topraklarda yaşayan Müslüman kardeşlerimize ‘yanınızdayız’ demek için yollara çıktık. Kosova’nın Başkenti Piriştine’ye indiğimizde doğrudan bu toprakları İslamla müşerref kılan Murat Hüdavendigar’ın Türbesi’ne koştuk. Ordusunun başında şehit olan ilk ve tek padişah olan 1. Murat’ın şehadete kavuştuğu yerde yapılan türbesinde ruhuna Fatiha’lar gönderdik. Piriştine’deki yıllarca bakımsız kalan türbe TİKA’nın gayretleri ile ayağa kaldırılmış. Türbenin hemen yanında yine TİKA’nın inşa ettiği iki katlı müzede ise Murat Hüdavendigar’ın Balkan seferine ait bilgilendirme haritaları, günlük eşyaları ile Osmanlı eserleri sergileniyor. Birinci Murat’ın iki ayrı yerde makamı var. Biri Piriştine’de diğeri ise Bursa’da. Bunun nedeni ise o yıllarda cenazelerin uzak bir yere taşınma zorluğundan kaynaklanıyor. Murat Hüdavendigar  şehit olduğunda iç organları çıkarılarak Piriştine’ye  defnediliyor, bedeni ise Bursa’ya götürülüyor.

OSMANLI ŞEHRİ PRİZREN 

İkinci durağımız Prizren. Bizi Anadolu şehirlerinden biri karşılıyor burada tam anlamıyla. Daha önce Balkan şehirlerinde aşina olduğumuz  Osmanlı mimari eserleri burada da karşımıza çıkıyor. Saraybosna için ‘İkinci Bursa’ denir ya, Prizren’e de isim vermek gerekirse en güzel yakıştırma ‘Üçüncü Bursa’ olurdu herhalde.  Şehir öylesine tanıdık geliyor ki; yabancılık çekmiyorsunuz. Osmanlı mirası camiler, hamamlar, köprüler, türbeler, medreseler, Arnavut kaldırımı yollar ve en önemlisi gözlerinin için gülen insanları size Bursa sokaklarında dolaşıyormuş hissi veriyor. Hemen belirtelim geçmişte virane olan bu eserlerin tamamı TİKA tarafından ayağa kaldırılmış, yeniden eski ihtişamına kavuşturulmuş. TİKA’nın  ne kadar önemli bir misyon yüklendiğine burada bir kez daha şahitlik ediyoruz. Kosova’nın yüzde 94’ü Müslüman Türk -Arnavut ve az sayıda Hıristiyan Sırp nüfustan oluşuyor. Burada insanların bir çoğu Türkçeyi iyi derecede konuşuyor, sadece Türkler değil Arnavutlar da Türkçeye çok hakim. Bu durum kendinizi buraya ait hissettiriyor.

BAYRAM HUTBESİ TÜRKÇE 

Bayramın ilk günü şehre hakim bir noktaya inşa edilen tarihi Sinan Paşa Camii’nde kılıyoruz bayram namazını. Sokaklara taşan cemaatiyle daha ilk dakikalarda Balkanlarda bayram coşkusunu yaşıyoruz. Vaaz, hutbe ve dua Türkçe okunuyor. Şehir Türkiye’nin Balkanlar’a uzanmış bir parçası gibi duruyor bu haliyle. Namazı sonrası Deniz Feneri Derneği Yönetimi’nden Recep Koçak Bey’in öncülüğünde kurban kesimine geçiliyor. Türkiye’den hayırseverlerin bağışladığı kurbanlar isimleri tek tek okunarak tekbirler eşliğinde özenle kesiliyor.

KURBANLARTEKBİRLERLE KESİLDİ 

Kesilen kurban etler işin ehli ellerde 3-4 kiloluk paketler haline getiriliyor, soğutuculu bir minibüsle öğleden sonra yola koyuluyoruz. İlk adres Yakova. Kurban bağışlarının bir kısmı hafızlık eğitimi veren bir medreseye bırakılıyor. Aynı yerde bizleri yüzlerce ihtiyaç sahibi bekliyor. Kurbanlar bizi bekleyen ihtiyaç sahiplerine burada elden dağıtılıyor.

MEHMET AKİF’İN TORUNLARINI ZİYARET 

Mehmet Akif’in memleketi İpek şehrindeyiz. Türkiye’den geldiğimizi duyunca bir mutluluk dalgası sarıyor her yanı. Mehmet Akif’in akrabalarıyla sarılıyor hasret gideriyoruz. Onlar için Osmanlı mirası topraklara yolculuğumuz çok değerli. Türkiye’den yardım götürmüyoruz sadece oralara; tarihten gelen bağları güçlendiriyor, ‘sahipsiz’ denilen Evladı Fatihan’a sahip çıktığımızı da gösteriyoruz.

ŞADIRVAN SUYU EFSANESİ 

Prizren’in görülmesi gereken yerlerinden biri de şehrin buluşma noktası olarak bilinen tarihi meydandaki tarihi şadırvan. Prizrenlilere göre buranın suyunu içenin yolu yine buralara düşermiş. Biz de Türkiye’ye dönmeden önce şadırvanın suyundan kana kana içiyoruz; kardeşlerimize yeniden kavuşabilmek duasıyla. Yolunuzu en kısa zamanda Balkanlar’a düşürün; tarihinizle ve kardeşlerinizle kucaklaşmak için. O coğrafyalarda Türkiye’nin o insanlar için ne demek olduğunu ve nasıl bir tarihi mirasın üzerinde oturduğumuzu daha iyi anlayacaksınız.

KAYNAK : Star Gazetesi

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir