Sağlık & Yaşam

Annenin suçluluk duygusu çocukta kaygı ve öfkeye sebep oluyor

“Çocuğumla Beraber İyileşiyorum” kitabının yazarı, Eğitmen ve Danışman Ebru Demirhan, çocuklarda kaygı ve öfkenin sebepleri ve yapılabilecekler ile ilgili önerilerde bulunuyor.
Ebru Demirhan ile ilgili görsel sonucu
Eğitmen ve Danışman Ebru Demirhan
Ebru Demirhan, dünyaya gelmelerine aracı olduğumuz çocuklarımızın küçücük bedenlerine fazla gelecek birçok duyguyu yaşayabildiğini dikkat çekti.
Duygularını “Ne yaşanmışlığı var ki bu kadar öfkeli, korku dolu ya da kaygılı?” dedirtecek kadar yoğun yaşayabildiklerini hatırlatan  Demirhan, Yüz ifadeleri, beden dilleri ve ağlama krizleriyle, yemeğe olan tepkilerini de duygularını oldukça güzel anlattıklarını ifade etti.
Ebru Demirhan, bebeklerin hem kendiliklerinden hem de DNA’ları yoluyla ebeveynlerinden ve atalarından aldıklarını yansıttıklarını belirterek, bu harmana çevreden aldıkları, yaşadıkları, bilinçaltı kayıtları, düşünce şekillerinin de eklenip duygularla birleşince yavaş yavaş kişiliklerinin oluşmaya başladığını açıkladı.
Annenin suçluluk duygusu çocukta kaygı ve öfkeye sebep oluyor ile ilgili görsel sonucu
Bir çocuğun duygu durumunun kaygılı ya da öfkeli olmasının arkasında görünen ve görünmeyen çok fazla etkenin olabileceğine vurgu yapan Demirhan, şöyle devam ett:
“Aile içindeki sevgi ve güven akışının sağlıklı olmamasının, ebeveynlerin çocuktan yüksek beklentileri, ebeveynlerin kendi aralarındaki güç savaşları, aile içinde geleceğe güvensizlik, toplumsal süreçlerden yüksek oranda etkilenmek, çocukları yapabileceğinden fazlası için zorlamak, mükemmeliyetçi yaklaşımlar, çocuğun umursanmadığını hissetmesi, aile ve okulda her türlü istismar, aileye güvenememek, şiddete maruz kalmak, aşağılanmak, alay edilmek gibi tüm etkenler çocuğun kaygılı bir şekilde geri durmasını ve iletişimini azaltmasını sağlayabilirken öfkeli ve saldırgan olmasına da zemin hazırlamış olabilir”.
“Normal nedir? Normal derken ortalamadan mı bahsederiz yoksa tek tip olmaktan mı? Çocuğun kaygılı ya da öfkeli olması normal dışı mı?” diye konuşan Ebru Demirhan, “Normal derken genellikle sorun çıkarmayan, söyleneni yapan çocuktan bahsederiz. Oysa çocuklar “normal” tanımının dışında davranıyorsa bir şeyleri iyileştirmek, daha iyiye doğru ilerletmek içindir” dedi.
Annenin suçluluk duygusu çocukta kaygı ve öfkeye sebep oluyor ile ilgili görsel sonucu
Demirhan, herkesin yaşanmışlığının, aileden DNA ile aldığı yaşanmışlıklar ve kişilik etkenlerinin, biriktirdiği, hayat amacı ve yaşam yolunun birbirinden farklı olduğuna değinerek, aynı aile içinde dahi çocukların yaşamlarının farklı olabileceğininin altını çizdi.
“Kardeşlerden birisi neşeli iken diğeri öfkeli olabilir” diyen Ebru Demirhan,  aynı davranış şeklinin bir çocuğun kaygılı ve çekingen olmasını diğer çocuğun öfkeli ve saldırgan olmasını sağlayabileceğini söyledi.
Annenin suçluluk duygusu çocukta kaygı ve öfkeye sebep oluyor ile ilgili görsel sonucu
Demirhan, “Çocuklarımızın iç dünyaları oldukça farklı ve derindir. “Sen yapamazsın” demek bir çocuğa “Evet, ben yapamam, bu yüzden yapmamalıyım” dedirtirken diğerine “Ben yaparım, sen de izlersin” dedirtebilir. İşte tam burada anneler ya kendilerini suçlamaya başlar ya da aile içinde ve çevre tarafından suçlanmaya başlar” dedi.
Ebeveynlerin, çocuklarına yetemediklerini düşünüp kendi iç dünyalarında daha da endişeli ve kaygılı olduklarını açıklayan Ebru Demirhan, Anne ve çocuk arasında rahimde kordonla kurulan bağın tüm hayatta organik bir şekilde devam etme prensibinden dolayı annenin hislerinin çocukta cevap bulduğuna vurgu yaptı.
İlgili resim
Demirhan, “Bu evrensel bir kuraldır. Yani anne kendini suçlar, endişe ve kaygıyı arttırırsa çocuk suçlanmayı arttıracak, endişe ve kaygıyı besleyecek şekilde davranır. Anne ne hissederse çocuk onu alır ve o duyguyu besleyecek davranışa yönelir. Anne çok neşeli ve rahatsa çocuk da neşeyi ve rahatlığı besleyecek şekilde davranır. Annenin duyguları karmaşıksa çocuk da karmaşık ifadeler seçer. Aradaki bağ kendini tekrar eder bir hale bürünür” şeklinde konuştu.
“Koşma düşersin” cümlesine ve endişesine çocuğun cevap vermek zorunda olduğunu hatırlatan  Ebru Demirhan, tıpkı “Sana güveniyorum” inancına cevap vereceği gibi… Çocuk ile anne bağının ortaya çıkan davranış ve duygudurum bozukluklarında tek etken olmamakla birlikte kuvvetli bir güce sahip bulunduğuna dikkat çekti.
Annenin suçluluk duygusu çocukta kaygı ve öfkeye sebep oluyor ile ilgili görsel sonucu
Demirhan, “Çocuğumuz kaygılı ve öfkeliyse ne yapmalıyız? Kaygılı ve çekingen çocuklarınızı zorlamayın. Onların size, kendisine ve hayata güvenmesini sağlayın. Bu biraz zaman alabilir, sabırlı davranın. Kaygılı, çekingen olmalarını, ilişki ve iletişim becerilerinin gelişmekte olduğunu kabul edin. Arkasında yatan sebebi bulmaya çalışın ve bu arayışın anlamlı olabilmesi, doğru noktaya yönelebilmek için çocuğunuzu tanıyın. Arkada yatan sebepleri anlamaya çalışırken suçlama, suçlanma, etiketleme ve yargılardan uzak durun ki gerçeği daha kolay yakalayın” ifadesini kullandı.
“Çocuğunuz öfkeli ise onun enerjisini dönüştürebilecek, ona keyif verecek aktivitelerde bulunmasını sağlayın” diyen Ebru Demirhan, “Öfkesini kabul edin. Hatırlayın, reddettiğiniz hiçbir şeyi çözemezsiniz. Çözüm istiyorsanız önce sorunu kabul edin. Onunla konuşun, konuşturun, içini açmasını sağlayın. Öfkenin aslında ona da fazla olduğunu bilin. Onun yaşam yolculuğunda bir fener olduğunuzu, yol gösterdiğinizi hatırlayın” dedi.
Annenin suçluluk duygusu çocukta kaygı ve öfkeye sebep oluyor ile ilgili görsel sonucu
Demirhan, kendine bir şeyleri yük edinmiş ve öfke ile ifade etmeye çalışıyor olabileceğini ve onun yüklerininin paylaşılmasını önererek, Suçluluğun anneliğe yakışmadığını,  eğer ki şiddet uyguluyor, çocuğunuza zarar veriyorsanız suçlu hissedip aynı eylemleri tekrar etmek yerine yardım alınmasını istiyor.
Her annenin yüksek seviyede sevgi dolu olmak zorunda olmadığına dikkat çeken Ebru Demirhan, “Kendi içinizdeki yetersizlik duygusunu onarmaya çalışın. Çocuğunuzu yetersizlik, suçlu annelik duyguları ile bu duygulara cevap verecek eylemlere yönelttiğinizi hatırlayın. Kendinize, anneliğinize güvenin. Eksiklik nerede ise o noktaya odaklanıp çözüm yolunu bulmaya çalışın. Suçluluk ve yetersizlik hapishanesinden çıkın çünkü oraya uygun değilsiniz.”diye kaydetti.
KAYNAK : Sanatkültür
***
Ebru Demirhan ile ilgili görsel sonucu
Ebru Demirhan  
19 Ağustos 1976 Erzurum doğumlu olan Ebru Demirhan, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nü 1998 yılında bitirdi. Ardından formasyon dersleri alarak ilkokul öğretmeni olma hakkı kazandı. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünü bitirdi. Halen Çocuk Gelişimi lisans ve Psikoloji yüksek lisans öğrencisidir. Özel bir bankada 9 yıl boyunca, farklı birimlerde ve kademelerde çalıştı. Her zaman ilgisini çeken ruhsal ve evrensel bilgiler oğlunun hastalığı sırasında ışık oldu. Hayatını kolaylaştırdı ve aydınlattı. Oğlu Ata Çınar sağlığına kavuştuktan sonra Ebru Demirhan, bu bilgileri aktaran, teknikleri uygulayan olmaya karar verdi. Banka hayatına son verip eğitimler almaya başladı. Konunun uzmanlarından çeşitli eğitimler alarak beslendi. Kendini geliştirmeye devam ediyor. Şimdilerde bireysel ve kurumsal deneyimlerini, evrensel bilgilerini, sezgilerini talep eden kişiler ve firmalara aktarıyor. Uyum ve dengeyi kurma konusunda aracı olmaya çalışıyor. Kurucusu olduğu Yaşam Tasarım Merkezi’nde birbirinden farklı çok sayıda çalışmayla şifaya ve iyileşmeye aracılık ediyorlar.

Bu haberi paylaşınız!

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir