Ataner Yüce Yazarlar

Almanya’da PKK Tehdidi (4)

PKK’NIN ALMANYA’YA YÖNELİK TEHDİDİ
Almanya 1970’li yıllarda ortaya çıkan ve 1990’larda iyice güçlenen PKK terör örgütünü ilk dönemlerden itibaren Kürt-Türk tarafları arasında yaşanan gerginliğin bir parçası olarak algılamış ve PKK terörünü Türk devletiyle bu örgüt arasındaki bir dış mesele olarak değerlendirmiştir.
ne mutlu türküm diyene ile ilgili görsel sonucuAncak yukarıda zikredildiği üzere terör ve şiddet eylemlerinin örgüt tarafından Almanya sokaklarına taşınması ve örgütün zaman içinde ağlarını giderek genişleterek Avrupa’nın en büyük suç şebekelerinden biri haline gelmesi Berlin’i örgüte yönelik harekete geçmeye zorlamıştır.
PKK gerçekleştirdiği şiddet eylemleri nedeniyle öncelikli olarak bir iç güvenlik meselesi olarak değerlendirilmeye başlanmıştır.
Bu noktada Alman resmi makamlarının beyanları incelendiğinde PKK’ya yönelik risk ve tehdit algısının Almanya’da bulunan Türk ve Kürt kökenli gençler arasındaki gerilim ve çatışma potansiyeli çerçevesinde değerlendirildiği görülmektedir.
Oysa PKK iki etnik grup arasındaki çatışmanın bir parçası olmaktan çok bizzat kendi gerçekleştirdiği saldırıları ve terör eylemleriyle şiddetin esas kaynağı olduğunu defalarca göstermiştir.

Örgüt gerçekleştirdiği şiddet eylemleriyle yalnızca Türk kökenli vatandaşları değil toplumun bütün kesimlerini hedef almaktadır. Nitekim PKK, lideri Öcalan’ın yakalanması esnasında pasif kalmakla suçladığı ve 1993’te kendisine faaliyet yasağı getiren Almanya’yı Türkiye’den sonra ikinci düşman ülke olarak ilan etmiştir.

PKK’nın özellikle kendi taleplerini Alman tarafına kabul ettiremediği durumlarda Berlin’i Ankara’ya boyun eğmekle suçladığı ve şiddet tehdidini de Almanya’ya karşı yönelttiği görülmektedir.
Bugün yaşanan ve 90’lı yıllar sonrası ikinci büyük şiddet dalgası sayılabilecek eylemlerde de benzer bir tablo karşımıza çıkmaktadır. Örgüt, Türkiye’nin Afrin operasyonuna sessiz kalmakla suçladığı Almanya’yı resmi ve sivil tüm kurumlarıyla yeniden hedef tahtasına oturtmuştur.
Son yapılan şiddet çağrılarında UETD ve AK Parti temsilciliklerinin yanı sıra Alman siyasi partileri, mahkemeleri ve örgütün taleplerine kulak vermeyen ya da desteklemeyen tüm resmi ve sivil mekanların hedef alınması dikkat çekicidir.
Başka bir sol çatı organizasyon bulunmadığı için Marksist-Leninist ideolojiyi savunan en güçlü örgüt olarak PKK, çatısı altına giren ve kendisiyle birlikte hareket eden radikal gruplarla Almanya’da iç güvenlik tehdidinin boyutlarını daha da artırmaktadır.
Nitekim G20 zirvesi esnasında PKK ve radikal sol örgütlerin birlikte gerçekleştirdiği ve Almanya sokaklarını savaş
alanına çeviren şiddet eylemleri bunu açık bir şekilde göstermiştir.
Almanya için ciddi bir iç güvenlik sorunu olmasının yanı sıra örgütün bu ülkede faaliyetlerine rahatça devam edebilmesi Berlin’in Ankara ile ikili ilişkilerine de zarar vermektedir.
Almanya’nın Türkiye’nin on binlerce vatandaşının canına mal olan ve üniter devlet yapısına kasteden bir terör örgütüne açıktan ve gizliden destek vermesi iki ülke ilişkilerine ciddi maliyetler getirmekte ve taraflar arasındaki sürekli gerilim alanlarından birini oluşturmaktadır.

Berlin’in PKK’ya karşı gösterdiği bu müsamahakar tutum Türkiye’de terör örgütünün uzantısı unsurlar dışında tüm toplumsal kesimleri rahatsız etmekte ve sadece Türk devletinin değil Türk toplumunun da Almanya’ya olan

güvenini sarsarak bu ülkenin Türkiye’deki imajını zedelemektedir. (devam edecek)
Zeliha Eliaçık ile ilgili görsel sonucu
                    Zeliha ELİACIK
***
   Zeliha ELİACIK
İlk orta ve lise eğitimini Türkiye’de tamamladıktan sonra Almanya’da Yabancı Öğrenciler için Üniversiteye hazırlık okulu “Studienkolleg”’ten dönem birincisi olarak mezun oldu. Almanya’nın Ruhr Bochum Üniversitesi’nde Oryantalistik ve Siyaset Bilimi bölümlerinden (çift ana dal) mezun olan Zeliha Eliaçık, “İsrail Devletinin Kuruluşundan Günümüze Yemen Yahudilerinin Sosyal ve Hukuki Statüleri” isimli saha çalışmasıyla aynı üniversitede yüksek lisansını tamamladı.
Alman Akademik Değişim Servisi-DAAD burs ve teşvikleriyle Suriye, Yemen ve Ürdün’de beş yıl süreyle alan çalışmalarında ve akademik görevlerde bulundu.
Son olarak Alman-Ürdün Üniversitesi’nde öğretim görevlisi ve kültür işleri sorumlusu olarak çalıştı. SETA İstanbul Avrupa Araştırmaları Direktörlüğü’nde göreve başlayan Eliaçık, ağırlıklı olarak Şarkiyat (Oryantalistik), Müslüman ve Avrupa toplumlarında azınlıklar, Almanya’nın dış politikası ve İslam siyaset, Almanya’da radikalleşme, gibi konularda çalışmalar yapmaktadır.

Ataner YÜCE
Ataner YÜCE
Ataner Yuce Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir