Gündem

ABD Başkanı Trump hedeflerinin uzağında

“Trump için asıl sorun ise, çekilmenin Rusya ve İran’ın daha fazla işine yaracağını düşünen bir güvenlik bürokrasisi ile çalışıyor olması” diyen Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, her ne kadar Trump’ın, YPG sorununun Türkiye’yi kaybetmeye neden olacağını fark ettiği için böyle bir kararı veriyor görünmüş olsa da bu çevrelerin çekilmenin Türkiye’nin YPG’ye karşı alacağı hamleyi daha da kolaylaştıracağını düşündüğünü, Dolayısıyla Trump’ın iktidara geldikten sonra ilan ettiği güvenlik strateji belgesinde ortaya koyduğu hedeflerinin uzağında göründüğünü belirtti.

Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, ile ilgili görsel sonucuDoç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, “Zira ABD’nin rakipleri olarak tarif edilen Rusya ve Çin’den biri, düşmanları olarak tarif ettiği Kuzey Kore ve İran’dan biri, devlet-dışı tehdit olarak gördüğü DEAŞ ve El-Kaide’den ikisi de halen Suriye’de. Dolayısıyla çekilme kararıyla birlikte Suriye’nin ABD için kaybedilmiş bir cephe olarak görülmesi Trump’ın söz konusu kararında ısrarcı olmasını zorlaştırabilir” değerlendirmesinde bulundu.

“Belki bütün bunlardan daha da önemlisi, çekilme kararını Trump’ın kendi başına vermiş görünüyor olması” diye devam eden Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinden önce bu kararı ne Pentagon ne de Dışişleri Bakanlığı ile tartışmadığını hatta görüşme sırasında böyle bir karara vardığının Amerikan basınında yer alan haberler arasında yer aldığını söyledi.

Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, böylesi bir durumun Suriye dosyasını tutan bürokrasinin Trump’ın karşısına geçmesine neden olacağının açık olduğunu, Pentagon, Dışişleri, CIA, CENTCOM gibi Suriye dosyasını tutan kurumların içeride direnmeyi mi yoksa başkanın kararına uymayı mı tercih edeceklerini beklemek gerektiğinin altını çizdi.

Cumhuriyetçi senatörlerin de bu konuda Trump’a yüklenmesinin bürokrasiyi cesaretlendirmiş göründüğünü aktaran Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, CENTCOM komutanı Votel’in, çekilme kararının ardından yaptığı değerlendirmede “Mideme yumruk yemiş gibi hissediyorum” ifadesini kullanmasının her şeyi tam olarak açıkladına dikkat çekti.

Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, bütün bunların yanı sıra, belirsizliğin oluşmasına hizmet eden bir başka hususun da Trump’a yönelik medya kampanyasının hızlı bir şekilde devreye sokulmuş olmasının, Trump’a yakın pozisyon alan Amerikan FOX TV kanalının bile DEAŞ konusunda Trump’a yüklenmeyi tercih ettiğini ifade etti.

Ana akım gazete ve medyanın kahir ekseriyetinin ise Suriye’den çekilmenin yanlışlarına dikkat çektiğini hatırlatan Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, Öyle ki ana akım medyanın, YPG kaynaklarına dayandırarak verdikleri haberde SDG kontrolündeki hapishanelerde bulunan DEAŞ’lıların (3 bin 200 kişi) serbest bırakılmasını kullandığını söyledi.

Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, “Trump da bütün bunlar karşısında halka dönmeyi tercih ederek Twitter üzerinden savunmaya geçmiş görünüyor. Trump’ın Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’a cevaben yazdığı tweetlere bakılırsa, DEAŞ’a karşı savaşın bitmediği argümanını satın almadığı ve halkı kazanmaya çalıştığı açık bir şekilde anlaşılıyor. Bu durum Trump’ın basitçiliği ve inatçılığıyla birleşince süreci daha da belirsiz hale getiriyor” dedi.

Suriye içi dinamikler

Suriye içi dinamiklerin ise ABD’nin çekilme kararının ardından hızlı bir biçimde değişiklik gösterebildiğine dikkat çeken  Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, burada birbirini tetikleme riski taşıyan birçok denklemden bahsetmenin mümkün göründüğünü ve bunlardan ilkinin YPG ile Esed rejimi arasında tıpkı 2012 yılındakine benzer bir şekilde bir anlaşma yapılarak YPG kontrolündeki alanların hızlı bir şekilde rejim kontrolüne bırakılma ihtimalinin bulunduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, bu ihtimalin Tel Rıfat gibi bazı bölgelerde hızlı bir şekilde hayata geçirilmesinin söz konusunun olabileceğini, ancak Esed rejiminin YPG’nin köşeye sıkıştığı bir dönemde maksimalist taleplerinin bu durumun gerçekleşme ihtimalini azaltsa da Türkiye’nin muhtemel askeri operasyonunun ve her iki aktör açısından da düşman olarak görülmesinin, hızlı bir yakınlaşma ihtimalini arttırdığını dikkat çekti.

“Yine de Fırat’ın doğusunda rejimin hızlı bir şekilde mobilize olması ve bu noktalara güç kaydırması çok da mümkün gözükmüyor” diye ifade eden Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ,  YPG’nin bu anlaşmayı yapabilmesi için tamamen Esed rejimine teslim olmaktan başka bir çaresinin yok gibi göründüğünün altını çizdi.

Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, İkinci önemli hususun ise YPG ile Rusya arasında gerçekleşecek hızlı bir yakınlaşma ihtimalinin bulunduğunu hatırlatarak, Putin’in çekilme kararına ilişkin yaptığı ilk değerlendirme dikkate alınırsa Trump’ın çekilme kararının Moskova’da çok da fazla dikkate alınmış görünmediğini belirtti.

Putin’in, Trump’ın çekilme kararını satın almadığı gibi Washington’u güvensiz bir aktör olarak gördüğünü söyleyen  Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, “Dolayısıyla Moskova’nın Fırat’ın doğusunda YPG’ye angaje olacak ne niyeti ne de bu bölgeye harcayacak enerjisi olduğu görülüyor. Ancak Rusya’nın sahada Amerikan çekilmesinden kaynaklanacak güç boşluğu fırsatını iyi kullanmak adına beklenmedik yöntemleri devreye sokma ihtimali olabilir” dedi.

Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, Üçüncü hususun ise SDG çatısının hızlı bir şekilde dağılma ihtimalinin bulunduğunu, YPG’nin, koalisyon ve ABD varlığının bugüne kadar tadını çıkarabildiğini, Ancak şimdi aşırı yayılmanın ve fazla düşman kazanmanın maliyetini ödemek zorunda kalacak gibi göründüğünü açıkladı.

YPG’nin tek başına ne eleman sayısının ne de kapasitesinin elinde bulundurduğu toprakları korumaya yetmesinin mümkün görünmediğini aktarak Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, Arap unsurların asli unsur olduğu bölgelerde YPG’nin bu şartlarda tutunmasının oldukça zor olduğunu, SDG içindeki Arapların ise ABD sayesinde orada durmaya devam ettiğini ve herhangi bir şekilde YPG’ye biat etmek zorunda olmadığının rahatlıkla söylenebileceğini, bu nedenle ABD’nin olmadığı bir yerde SDG içindeki Arap ve diğer unsurların hızlı bir kopuş yaşayarak ayrı bir entite kurma ihtimalinin hayli yüksek göründüğünü açıkladı.

Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, Fırat’ın doğusunda oyun değiştirici hamlenin ise Türkiye’nin YPG’ye karşı askeri güç kullanmayı hala masada tutuyor olmasının, Trump’ın çekilme kararının Ankara tarafından memnuniyetle karşılansa da Türkiye için terör ve YPG tehdidini ortadan kaldırmış olmadığını ve bu nedenle, Türkiye’nin Fırat’ın doğusunda askeri bir hareketliliğe girerek zaten düşmüş olan YPG’ye son yumruğu indirmek için sabırsızlıkla beklemeye geçtiğini söylemenin mümkün olduğunu bildirdi.

Bu durumun hem SDG içinde hızlı parçalanmayı hem de YPG’nin güç konsantrasyonunu nereye odaklayacağını iyice belirsizleştirdiğine vurgu yapan Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, YPG gücünü daha kuzeye Türkiye sınırına doğru kaydırması halinde Türkiye için daha kolay bir hedef olacağını çok iyi bildiğini kaydetti.

Doç. Dr. Murat YEŞİLTAŞ, “Daha güneyde derinde tutarsa da ABD’nin boşluğunda Arap unsurların hedefi olacağı ve yıpranacağı oldukça açık. Bir de buna YPG ile savaşmak için can atan Milli Ordu unsurları eklendiğinde, Türkiye’nin operasyon ihtimali içerideki dengelerde belirleyici olabilir” diye belirtti. (devam edecek -2)

HABER : Ataner YÜCE

***

Murat Yeşiltaş

Güvenlik Araştırmaları Direktörü
Dr. Murat Yeşiltaş lisans ve yüksek lisans eğitimini sırasıyla 2003 ve 2009 yıllarında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamlamıştır. 2012 yılında ise ‘Türkiye’yi Konumlandırmak: Jeopolitik Zihniyet ve Türkiye’de Ordu’ adlı doktora teziyle Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Doktora derecesini almıştır. Murat Yeşiltaş 2008-2009 yılları arasında Lancaster Üniversitesi Avrupa Çalışmalar ve Uluslararası Politika bölümlerinde misafir araştırmacı, 2010-2011 yılları arasında ise Virginia Teknik Eyalet Üniversitesi Hükümet ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde misafir öğretim üyesi olarak görev almıştır. Halen Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde doçent olarak çalışmakta olup;Türkiye’nin Ortadoğu Politikası, Eleştirel Jeopolitik, Siyasi Coğrafya ve Karşılaştırmalı Dış Politika Analizi konularında lisans ve yüksek lisans dersleri vermektedir.
Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir