Enerji

AB Ülkelerinin ‘Enerji Tüketimi ve Türkiye’nin Önemi’ -II-

Pazar büyüklüğü nedeniyle dünyanın en büyük enerji ithalatçılarından biri olan AB tükettiği enerjinin yaklaşık yüzde 54’ünü ithal enerji kaynakları ile karşılamaktadır.
Birlik’in büyük ölçüde enerji tedarik ettiği ve potansiyel tedarikçi olarak değerlendirdiği ülkelerle arasında doğal bir köprü niteliğinde olan Türkiye yakın gelecekte dışa bağımlılığının daha da artacağı tahmin edilen AB için oldukça önemlidir.
Özellikle Rus gazının tedarikinde büyük rol oynayan Ukrayna’nın Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin 2014’te Rus ordusu
tarafından ilhak edilmesi taraflar arasındaki gerilimi zirveye taşımış, AB’nin Rus gazına alternatif arayışlarına hız kazandırmıştır.
Doğal gaz arzını çeşitlendirme yolu ile güvence altına almaya çalışan AB için Türkiye bu tarihten itibaren daha da önemli hale gelmiştir.
Analizin bu kısmında Türkiye’nin AB enerji arz güvenliğindeki yerini daha iyi kavramak adına Birlik’in enerji tüketim
verileri yakından incelenmektedir.
2017 birincil enerji tüketimi incelendiğinde en büyük payın yüzde 38,2 ile petrole ait olduğu görülmektedir. Daha sonra sırasıyla yüzde 23,76 ile doğal gaz, yüzde 13,87 ile kömür, yüzde 13,2 ile yerli ve öz kaynaklar olarak da nitelendirilen yenilenebilir enerji kaynakları ve yüzde 11,12 ile nükleer enerji gelmektedir .
Bu bilgiler ışığında AB’nin yüzde 75 oranında fosil enerji kaynaklarına bağımlı ve yenilenebilir kaynaklar ile kömürden elde edilen enerji tüketimlerinin birbirine yakın olduğu anlaşılmaktadır.
Hidroelektrik hariç yenilenebilir enerji kaynaklarının kendi içindeki dağılımına bakıldığında ise en yüksek payın rüzgar enerjisine ait olduğu, ardından güneş ve biyokütle enerjisinin geldiği görülmektedir.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına büyük önem atfeden AB’nin jeotermal enerjinin yanı sıra dalga, akıntı ve okyanus enerjisi gibi modern yenilenebilir enerji kaynakları olarak adlandırılan kaynaklardan da yararlandığı bilinmektedir.
AB’nin tüketiminde ağırlık gösteren fosil enerji kaynaklarına sınırlı ölçüde sahip olması nedeniyle yüksek oranlarda dışa bağımlı olduğu görülmektedir. Birincil enerji tüketimi içerisinde ilk sırada yer alan petrol küresel tüketimin yüzde 14’üne karşılık gelmektedir.
AB üyesi 27 ülkede (Hırvatistan hariç) dünya petrol rezervlerinin yüzde 0,3’ünün olduğu tahmin edilmektedir.
Yaklaşık 700 milyon tona eş değer bu rezervlerin büyük bir kısmı Birlik’ten ayrılmaya hazırlanan Birleşik Krallık’ta, geri kalan kısmı ise Danimarka, İtalya, Romanya ve diğer üye ülkelerde yer almaktadır.
2017’de AB üyesi ülkelerin ürettiği yaklaşık 69 milyon tonluk petrol küresel üretimin yüzde 1,6’sına denk gelirken tükettiği petrol miktarının ise yüzde 10,7’sini karşılamıştır.
Diğer bir deyişle Birlik 2017’de tükettiği petrolün yüzde 89’undan fazlasını ithal etmiştir. Söz konusu ithalatın gerçekleştirildiği ilk on tedarikçinin yalnızca ikisi Avrupa merkezli şirketlerdi ve Rus şirketleri sahiptir.
Diğer önde gelen tedarikçiler arasında Suudi Aramco, ABD’li Exxon ve Chevron, Libya Ulusal Petrol Şirketi (NOC) ve Cezayirli Sonatrach bulunmaktadır.
AB birincil enerji tüketimi içerisinde ikinci sırada yer alan doğal gaz dışa bağımlılık konusunda en çok gündeme gelen enerji kaynağıdır.
Dünya doğal gaz rezervlerinin yüzde 0,7’sine (1,3 trilyon metreküp) sahip olan Birlik 2017’de küresel üretimin yüzde 3,2’sine denk gelen 117,8 milyon ton petrole eş değer (mtoe) üretim gerçekleştirmiştir. Söz konusu miktar yaklaşık 466,8 mtoe olan toplam tüketimin yüzde 25,2’sini karşılamıştır.
Diğer bir ifadeyle AB 2017’de tükettiği doğal gazın yüzde 74’ten fazlasını ithal etmiştir. Birlik’in 2017’de gerçekleştirdiği doğal gaz ithalatı daha yakından incelendiğinde ithalatın yaklaşık yüzde 81’inin boru hatları, geri kalan yüzde 19’unun ise sıvılaştırılmış doğal gaz (liquefied natural gas-LNG) şeklinde temin edildiği görülmektedir.
Boru hatlarıyla yapılan gaz ithalatında 94,8 milyar metreküp ile AB ülkeleri arasında birinci sırada yer alan Almanya’nın küresel ölçekte de ilk sırada bulunması dikkate değerdir. LNG ithalatında ise AB içerisinde ilk
sırada İspanya yer almaktadır.
Boru hatları aracılığıyla doğal gaz ithalatının gerçekleştirildiği ülkeler arasında ilk sırada yüzde 35’lik pazar payı ile Rusya bulunurken ikinci sırada yüzde 23’lük pay ile Birlik’in “güvenilir tedarikçisi” olarak anılan fakat kısıtlı rezervleri nedeniyle üretimi gittikçe azalan Norveç vardır. LNG ithalatında öne çıkan tedarikçiler ise Katar, Cezayir ve Nijerya’dır.
Kaya gazında yakaladığı üretim başarısıyla AB doğal gaz pazarına LNG ihraç ederek giren ABD 2,6 milyar metreküp ile altıncı sırada yer almaktadır.
Birincil enerji tüketimi içerisinde üçüncü sırada yer alan kömür AB’nin payını azaltmak için en çok çaba gösterdiği enerji kaynağıdır.
Hava kirliliği ve iklim değişikliği gibi çevresel kaygılarından ötürü kömür kullanımını azaltmaya çalışan AB 74,819 milyar tonla küresel kömür rezervinin yüzde 6,6’sına sahiptir. 2017 kömür üretimi 131 milyon ton iken tüketimi ise
234,3 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.
Buna göre AB tükettiği kömürün yüzde 56’sını kendisi üretmiş, geri kalanını ise ithal etmiştir. Kömür üretiminde birinci sırada Polonya, ikinci sırada Almanya yer alırken tüketiminde ise birinci sırada Almanya, ikinci sırada Polonya bulunmaktadır.
Yenilenebilir enerji kaynaklarındaki ilerlemeye rağmen Almanya önemli miktarda kömür kullanmaya devam etmektedir.
Nükleer enerji AB’nin 2017 tüketimi içerisinde dördüncü sırada yer alırken küresel tüketimin yüzde 32,5’ini oluşturmuştur.
Üye ülkelerin nükleer enerjiden faydalanma oranlarına bakıldığında ilk sırada tek başına küresel tüketimin yüzde 15’inden fazlasını gerçekleştiren Fransa’nın, ikinci sırada ise küresel tüketimin yüzde 3’üne karşılık gelen Almanya’nın yer aldığı görülmektedir.
Almanya’nın nükleer reaktörleri durdurma ve kapatma kararına rağmen global ölçekte önemli bir nükleer enerji üreticisi olduğu anlaşılmaktadır.
AB’nin birincil enerji tüketimindeki yenilenebilir enerji kaynaklarına bakıldığında en yüksek payın geleneksel yenilenebilir enerji olarak adlandırılan hidroelektriğe ait olduğu ve ardından sırasıyla rüzgar, güneş ve biyokütle gibi
modern yenilenebilir enerji kaynaklarının geldiği görülmektedir.
Üye ülkeler arasında hidroelektrikten en fazla faydalanan ülke İsveç iken rüzgar, güneş ve biyokütle gibi modern yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımında ise Almanya ilk sırada yer almaktadır.
Hidroelektrik dahil yenilenebilir enerjinin sahip olduğu pay birincil enerji tüketimi içerisinde yaklaşık yüzde 13,2 iken elektrik üretiminde yaklaşık yüzde 39 civarındadır. Birlik’in 2017’de elektrik ürettiği kaynaklar arasında en yüksek
pay yüzde 30 ile (hidroelektrik dahil) yenilenebilir enerji kaynaklarına aittir.
Kendi içerisinde hidroelektrik yüzde 9, rüzgar yüzde 11, biyokütle yüzde 6 ve güneş yüzde 3 olarak dağılan yenilenebilir enerji kaynaklarının ardından ise sırasıyla nükleer, kömür, doğal gaz ve diğer fosil yakıtlar
gelmektedir.
AB’nin hem kömür hem de nükleerden enerji alanında yüksek oranda faydalandığı görülmektedir. AB-28’in yenilenebilir enerji kaynakları ile elektrik üretim oranları incelendiğinde rüzgar enerjisinin ilk sırada yer aldığı görülmektedir.
Ülkeler özelinde bakıldığında güneş, rüzgar ve biyokütle enerjisinde Almanya’nın lider konumda bulunduğu, hidroelektrikte ise İsveç’in başı çektiği anlaşılmaktadır.
AB’nin yüksek miktarda tükettiği enerjisini hidrokarbon kaynaklardan sağladığı dikkat çekmektedir. AB hidrokarbon yataklarında kendine yetecek kadar enerjiyi elde edemediği için büyük miktarda ithalat yoluyla temin etmektedir.
Dünyanın en büyük enerji rezervlerine ulaşımda köprü konumunda olmasından dolayı Türkiye AB
açısından oldukça önemli bir ülkedir. (devam edecek)
***
YAZARLAR HAKKINDA
Yunus Furuncu ile ilgili görsel sonucu
Yunus Furuncu
Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde lisansını tamamlayan Yunus Furuncu aynı üniversitede “Türkiye’de Bankacılık ve İstanbul’da Bankaların Dağılımı” başlıklı tezi ile 2009’da yüksek lisans eğitimini bitirdi. 2012-2016 arasında Düzce Üniversitesi’nde “Türkiye’nin Enerji Bağımlılığı” ile ilgili yazdığı doktora tezi ile doktorasını yapmıştır. SETA Enerji Direktörlüğü’nde araştırmacı olan Furuncu, Kocaeli Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
***
Büşra Zeynep Özdemir ile ilgili görsel sonucu
Büşra Zeynep Özdemir
2013’te İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü’nde lisans eğitimini tamamlayan Büşra Zeynep Özdemir 2016’da aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden Sürdürülebilir Enerji alanında yüksek lisans derecesini “European Energy Union: A Further Step Ahead or Reorganization?” isimli tez çalışması ile almıştır. Doktora eğitimine Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler programında
devam eden Özdemir Ocak 2017’den bu yana SETA’da araştırma asistanı olarak çalışmaktadır.

Bu haberi paylaşınız!

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir