Avrupa

5 Soruda : IV. İslam Konferansı’nın hedefleri -3-

  • İslam konferansının başarılı olma şansı nedir?

Zeliha ELİAÇIK, konferansın aslında iç güvenlik ağırlıklı politikalardan sorumlu İçişleri Bakanlığı himayesinde organize edilmesinin, tartışılacak konuların ve katılımcıların devlet tarafından belirlenmesinin, gruplar arasındaki karşıtlık ve bölünmüşlük gibi faktörler düşünüldüğünde bu konferansın Almanya’da yaşayan Müslümanların geleceğine yönelik gerçekçi ve inandırıcı bir perspektif sunamayacağının anlaşılacağını aktardı.

Konferans davetli bazı grupların da dahil pek çok Müslüman nezdinde şüpheyle karşılanırken açık büfede domuz servis edilmesinin büyük tepkiye neden olmuş ve konferansın ciddiyetini de gözler önüne serdiğini söyleyen Zeliha ELİAÇIK, ayrıca İslam Konferansının bazı uzmanlarca Hıristiyan teolojinin devlet eliyle şekillendirildiğinin Roma konsüllerine benzetilerek eleştirildiğine vurgu yaptı.

Zeliha ELİAÇIK, Alman anayasasına göre Müslüman bir çatı organizasyonun bütün Müslümanları temsil eden bir dini kurum olarak kabul görmesi için tüm Müslümanların farklılıklarıyla temsil ediyor olması gerektiğini söyledi.

Konferansta bir araya getirilen gruplar arasında karşıtlığa varan farklılıklar göz önüne alındığında Alman devletinin istediği manada kurumsal bir muhatap olmalarının zor görüldüğünü ifade eden Zeliha ELİAÇIK, “Bunun yanı sıra konferansta bulunan bazı katılımcıların izlenimlerine göre paneller Alman medyasında İslam karşıtı veya seküler grupların çoğunlukta olduğu talk showların bir tekrarı niteliğinde gerçekleştirilmiştir ve nesnel tartışmalara değil polemiklere sahne olmuştur” ifadesini kullandı.

Zeliha ELİAÇIK, Sol tandanslı yazar ve entelektüel Feridun Zaimoğlu’nun, I. İslam Konferansı toplantısında seküler gruplara orantısız bir şekilde yer verilmesi ve hiçbir başörtülünün davet edilmediğini görünce kendisine ayrılan sandalyeyi inançlı başörtülü bir kadının davet edilmesi isteğiyle konferansı terk ettiğini belirtti.

“Bu tür inisiyatiflerin meşruiyeti ve başarılı olma şansı bir yana inandırıcı olabilmesi için gerek Alman devleti ve gerekse katılımcıların en azından Feridun Zaimoğlu’nun gösterdiği cesareti ve dürüstlüğü gösterebilmeleri gerekmektedir” diyen Zeliha ELİAÇIK, “Diğer yandan başka ülke ve devletlerin etkisinde örneğin Türk ya da Arap İslamı gibi konseptler reddedilirken Alman İslamı’nın meşru ve tartışmasız bir proje olarak kabul edilmesinin beklenmesi inandırıcı değildir” dedi.

Zeliha ELİAÇIK, şöyle devam etti:

“Bunun yanı sıra başka ülke ve devlet etkisinden “kurtarılan” Alman Müslümanları Alman devletinin bağımlılığından kimin koruyacağı sorusu cevapsız kalmaktadır? Kiliselere uygulanan modelle vergi yönetimi ya da finansal destek yoluyla kurumsallaştırılmaya çalışılan Müslüman cemaatlere yeni yükümlülükler getirilirken eğitim, sağlık ve sosyal yaşam alanlarında kiliselere verilen geniş haklar Müslümanlara da tanınacak mıdır? Örneğin İslam’ın kamusal alandan dışlanması için mücadele eden Seküler İslam İnisiyatifi gibi oluşumlar Bayern’de resmi kurumlarda haçın yanı sıra hilalin de asılmasına tahammül edebilecekler mi? Eski İçişleri Bakanı Thomas de Maizière’nin şu ifadeleri bu konuda Alman devletinin duruşunu yansıtması bakımından dikkat çekicidir: “Evet İslam Almanya’nın bir parçası. Ama sadece bir parçası. Hıristiyan ve Yahudi inançları ve kültür anlayışımızla İslam eşit seviyede mi değerlendirilecek diye sorarsanız bu sorunun cevabının hayır olduğunu belirtmeliyim.” şeklinde değerlendirdi.

Sonuç olarak Alman İslamı gibi, İslam inancını ve Müslümanları kontrol etme ve dönüştürme hedefine matuf siyasi projeler reddedilmeli ve Almanya’da yerleşik köklü Müslüman Türk kurumları yerel faktörler de göz önünde bulundurarak buradaki Türk toplumunun özellikle Müslüman gençlerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmalıdır.

Haber / Araştırma : Tuba Nur TÜRKELİ

(UHA) Uluslararası Haber Ajansı / Almanya Temsilcisi

YAZAR HAKKINDA
Zeliha Eliaçık
İlk, orta ve lise eğitimini Türkiye’de tamamladıktan sonra Almanya’da yabancı öğrenciler için üniversiteye hazırlık okulu “Studienkolleg”i birincilikle bitirdi. Ruhr
Bochum Üniversitesi’nde Oryantalistik (Şarkiyat) ve Siyaset Bilimi bölümlerinden
mezun olan Zeliha Eliaçık, “İsrail Devletinin Kuruluşundan Günümüze Yemen Yahudilerinin Sosyal ve Hukuki Statüleri” isimli saha çalışmasıyla aynı üniversitede
yüksek lisansını tamamladı. Alman Akademik Değişim Servisi’nin (DAAD) burs
ve teşvikleriyle Suriye, Yemen ve Ürdün’de beş yıl süreyle alan çalışmalarında ve
akademik görevlerde bulundu. Son olarak Alman-Ürdün Üniversitesi’nde öğretim
görevlisi ve kültür işleri sorumlusu olarak çalıştı. Eliaçık ağırlıklı olarak şarkiyat
(oryantalistik), Müslüman ve Avrupa toplumlarında azınlıklar, ırkçılık ve Almanya’nın İslam siyaseti alanlarında çalışmalar yapmaktadır. SETA İstanbul Avrupa
Araştırmaları Direktörlüğü’nde araştırmacı olarak görev yapan Zeliha Eliaçık Almanca, İngilizce ve Arapça bilmektedir.

Pelin Çift İle Gündem Ötesi

‘Pelin Çift ile Gündem Ötesi’ her Çarşamba ‘Diriliş’ Dizisinden sonra TRT 1 Ekranlarında..

Tuba Nur TÜRKELİ
Tuba Nur TÜRKELİ
Tuba Nur Türkeli 24.08.1989 yılında Almanya'nın başkenti Berlin kentinde dünyaya geldi. Liseye kadar Almanya'da okudu. 2009-2013 yılları arasında Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi'nin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde Uluslararası İlişkiler bölümünde gerçekleştirdi. 2014-2017 yılları arasında Yüksek Lisans eğitimini Almanya'nın Nürnberg kentinde Friedrich-Alexander-Üniversitesi'nin Beşeri/Sosyal Bilimler ve Teoloji Fakültesi'nde uzmanlık alanı olarak Siyaset Bilimini seçtiği Ortadoğu Çalışmaları bölümünde tamamladı. Çeşitli kuruluşlarda mesleğiyle ilgili staj ve çalışma imkanı buldu. NSU terör örgütüyle ilgili yaptığı, haber ve araştırmaları birçok medyada yayınlandı. Bir dönem T.C Berlin Büyükelçiliği'nde de staj yaptı. Anadil seviyesinde Almanca ve iyi derecede İngilizce biliyor.
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir