Veysel Kavrayan Yazarlar

5 Soru: Fransa’daki Sarı Yelekliler’in Protestoları

Sarı Yelekliler kimlerdir ve talepleri nelerdir? Sarı Yelekliler sosyolojik olarak hangi gruplardan oluşmaktadır? Sarı Yelekliler’in protestoları Fransa’daki siyasal kutuplaşmayı ne kadar yansıtmaktadır? Sarı Yelekliler’in protestolarını diğer protestolardan ayıran özellikler nelerdir? Sarı Yelekliler’in protestoları Fransız siyasetini nasıl etkileyecektir?

Sarı Yelekliler kimlerdir ve talepleri nelerdir?

SETA Araştırma Asistanı , Fransa’daki Sarı Yelekliler’in Protestolarını 5 soruda değerlendiriyor.

, Fransa’da başlayan gösterilerin ilk olarak sadece Fransa’da akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı organize edilmiş ve protestocular Sarı Yelekliler olarak adlandırıldığı söylüyor. Ancak protestolarda kullanılan sloganlar sadece liberal kapitalizme, mevcut yüzde 10’luk işsizlik oranına ve küreselleşmeye yönelik argümanlardan değil Fransız elitizmine karşı söylemlerden de olduğunu ifade ediyor.

Örneğin Fransız Kraliçe Marie Antoinette’nin ünlü ifadesi “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler”, “Macron istifa!” veya “Bu sistem yok edilmeli” gibi sloganlar Fransız eliti ile toplum arasında derin bir kopma olduğuna işaret ediyor.

Fransız Maliye Bakanı Gérald Darmanin Sarı Yelekliler’in protestolarını ağır bir şekilde eleştirdiğini, ancak geçen hafta iki kişilik akşam yemeğine 200 avro hesap ödediğini itiraf etti.

Bu durum 1.150 avro net asgari maaş kazanan Fransız toplumunda büyük yankı buldu ve Fransa’daki elitlerin halka karşı üsten bakışı sert bir şekilde eleştiriliyor.

Sarı Yelekliler sosyolojik olarak hangi gruplardan oluşmaktadır?

Diriliş Ertuğrul ile ilgili görsel sonucuBu protestolar herhangi bir sendika veya siyasal parti tarafından organize edilmemekle birlikte kendilerine “Sarı Yelekliler” adını veren göstericiler toplumun farklı kesimlerinden geliyor. Ancak protestocularla ilgili röportaj ve haberlere bakıldığında protestocuların daha çok sağ, orta ve işçi sınıfına ait olduğu görülmektedir. Bu kesimde yer alanlar aslında Trump seçmeninin sosyolojisi ile benzerlik gösteriyor.

Bu kesimi daha çok orta sınıfın yer aldığı şehir ve köylerdeki beyaz ve işçi sınıfı Fransızlar olarak tanımlayabiliriz. Bunların yanı sıra bazı orta sınıf solcu kesim de protestolara destek vermektedir. Bu kesimde yer alanlar genelde banliyö veya şehirlerde yaşayan ve göçmenlere karşı olmayan toplumun orta ve işçi sınıfını oluşturuyor.

Bu iki kesim otuz yıldır devam eden sanayileşmede gerileme ve 2008 ekonomik krizinden ciddi manada etkilenmiştir.

Sarı Yelekliler’in sosyolojisi hem isyan hareketinin karmaşıklığına hem de merkez partiler arasındaki liberal dengenin çöktüğüne işaret ediyor. Zira sendikalar ile birlikte aşırı sağ ve aşırı sol partiler ağız birliği ile bu protestoları desteklerken eski merkezci sosyalist ve cumhuriyetçilerin oluşturduğu Macron hükümeti bu hareketin sadece sağcılık, ırkçılık ve milliyetçilikten ibaret olduğu yönünde eleştiride bulunmuş ve eylemleri sert bir dille kınadı.

Başka bir ifade ile eğer Sarı Yelekliler’in protestoları büyümeye devam ederse liberal, Avrupacı ve küreselci olan Fransız elitinin sarsılmasına şahit olabiliriz.

Sarı Yelekliler’in protestoları Fransa’daki siyasal kutuplaşmayı ne kadar yansıtmaktadır?

Sarı Yelekliler’in protestoları temelde Fransa’daki siyasal kargaşa ve kutuplaşmayı yansıtıyor. 2017’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda eski merkez-sağ parti (Cumhuriyetçiler) ile aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin fikri ve ideolojik birleşme noktasına gelmesi, merkez-sol partinin (Sosyalist Parti) neredeyse tamamen yok olması, aşırı sol partinin (Boyun Eğmeyen Fransa Hareketi) oylarını yüzde 20’lere yükseltmesi bu kargaşayı ortaya koyuyor.

Buna karşın şu anda siyasete yön verebilecek tek mecra olarak üyelerinin çoğunluğunu eski sosyalist ve cumhuriyetçilerin oluşturduğu Macron’un Cumhuriyet Yürüyüşü Partisi kaldı.

Başka bir ifade ile şu anda Fransız siyaseti aşırı solcu ve aşırı sağcı partilerin büyümesinin yanında ciddi bir kutuplaşma yaşıyor.

Macron’un partisi ve hükümeti “gerçekçi” olduğunu iddia ettiği ekonomik politikaları ve Avrupacı projeleri ile liberal dengeyi muhafaza etmeye çalışmaktadır. Ancak ekonomideki kemer sıkma politikası ve Merkelci AB politikalarının devam etmesi halinde Macron’un geleceği pek parlak gözükmüyür.

“Liberal denge” ifadesiyle küreselleşme taraftarlığı, mevcut AB politikalarını destekleme, liberal kapitalizm ve girişimcilik değerlerini vurgulayan siyasal akım kastediliyor

Bu kesimde yer alanlar daha çok ülkedeki zengin kesimi oluşturan ve büyük şehirlerde ikamet eden üst-orta ve elit sınıftır. “Aşırı solcu” ifadesi liberal ekonomi karşıtlığı, kemer sıkma politikalarına tepki, Merkelci AB’ye karşıtlık, sürdürülebilir bir çevre ve sosyal kalkınmayı destekleme ve Fransız elitizmine tepkiyi vurgulayan siyasal akıma karşılık geliyor.

“Aşırı sağcı” kavramı büyük Fransa özlemi, göçmen karşıtlığı, sözde İslami işgalden korku, milliyetçilik, göçmen karşıtlığı, Merkelci AB karşıtlığı, Fransız elitizmine tepki söylemlerini vurgulayan siyasal akım.

Aşırı sağ ve aşırı sol akımlar çok farklı ideolojik yapıdan gelmelerine rağmen Merkelci AB karşıtlığı ve Fransız elitizmine tepkiyi vurgulamakta ve Sarı Yelekliler’in protestolarında bulunuyor.

Sarı Yelekliler’in protestolarını diğer protestolardan ayıran özellikler nelerdir?

Önce sosyal medyada spontane bir şekilde paylaşılmış bir slogan olan ve 17 Kasım 2018 tarihinden itibaren Fransa sokaklarına taşan Sarı Yelekliler’in protestoları her ne kadar olağanüstü bir katılım göstermese de (17 Kasım’da yaklaşık 300 bin, 24 Kasım’da ise yaklaşık 100 bin kişi katıldı) protestoların kaynağı, metotları ve yayılış biçimi özel bir durumu ortaya koyuyor.

İlk olarak herhangi bir sendika veya siyasal parti tarafından organize edilmeyen Sarı Yelekliler ülkenin dört bir yanında isyan eylemleri düzenlendi.

İkinci olarak eylemciler 17 Kasım’dan itibaren ana caddeleri, dönel kavşakları, otoyol girişlerini kapatarak gerçek polis gibi diğer vatandaşlara çeşitli yasaklamalar uygulamaya ve bazı emirler vermeye başladı.

Diriliş Ertuğrul ile ilgili görsel sonucuBirçoğu hayatında ilk defa protestoya katılan eylemcilerin gösterileri hiçbir güvenlik tedbiri olmadan ve hiçbir kurum ile irtibat kurmadan spontane bir şekilde başlatması nedeniyle trafik kazası, kavga ve polise meydan okuma gibi fiiller sonucunda en az iki kişi hayatını kaybetmiş ve yaklaşık 600 kişi yaralanmıştır (polis ve jandarma kuvvetlerinden ise takriben 100 kişi yaralandı).

Buna rağmen son anketlere göre Fransızların yüzde 77’sinin bu protestoları desteklemesi ve yüzde 66’sının da bu protestoların devam etmesi gerektiğini düşünmesi Sarı Yelekliler hareketinin net bir solcu veya sağcı bir eğilim olmadığını, sadece genel toplumsal öfkeyi yansıttığını gösteriyor.

Sorbonne Üniversitesi Tarih Profesörü Michel Pigenet’e göre bütün ülkede görülen hayat pahalılığına karşıtlığı kapsayan sosyal eylemler aynen Fransız tarihindeki 1789 Fransız Devrimi gibi mevcut iktidara karşı ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Sarı Yelekliler’in protestoları Fransız siyasetini nasıl etkileyecektir?

Sarı Yelekliler’in protestoları başladıktan 11 gün sonra yani 27 Kasım’da Macron, Fransa’nın 2035 çevre vizyonu ile ilgili bir konuşma yaptı.

Aslında akaryakıt vergisinin artışı çevre argümanıyla meşrulaştırıldığından aslında Macron bu hitap vesilesiyle Sarı Yelekliler’i sakinleştirmeye çabaladı.

Binaların daha iyi izole edilmesi ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının geliştirilmesi gibi uzun vadeli projelerin yanında Emmanuel Macron vergilerdeki artışı dünya petrol fiyatlarının gelişimine uyarlamak istiyor.

Böylece otomobillerini çok fazla kullanan Fransızlar için yakıt vergilendirmesi ve fiyat dalgalanmalarının sınırlandırılması hedefleniyor. Ancak yukarıda zikrettiğimiz gibi Sarı Yelekliler’in talepleri artık akaryakıt fiyatı ile sınırlı değildir.

Facebook Live konuşma platformu üzerinden Sarı Yelekliler hareketi adına sekiz “sözcü” belirlendi. Bu sözcüler Fransız hükümeti ile müzakere ederek yedi konuyu tartışmayı istiyor.

Bu konular enerji üzerindeki vergiler, boş olarak verilen oyların tanınması, yabancı bitkisel ilacı (glifosat) kullanımı, vatandaşlar tarafından yasa taslağı oluşturulması, işveren giderlerindeki düşüş, asgari ücretin artırılması, cinsiyet eşitliği ve eşit maaş, emeklilik yardımı artışı, devlet yardımlarının yükseltilmesi ve meclislerde seçilmiş temsilcilerin zorunlu varlığı şeklinde listelendi.

Fransız Çevre Bakanı François de Rugy ise Sarı Yelekliler’in “sözcü”leri ile görüşmeyi kabul etmiştir.

Ancak Sarı Yelekliler’in toplumsal hareketi ile Fransız elit hükümeti arasındaki anlaşmazlığın büyümesi halinde protestoların bastırılması veya hükümetin düşürülmesi şeklinde iki senaryo ortaya çıkıyor.

Bu iki senaryo dışında halkın öfkesinin yatıştırılmasına yönelik bir seçenek hükümet nezdinde geniş yer bulmuyor.

Diğer yandan eğer protestolar kendiliğinden hafiflerse ne protestoların bastırılması ne de hükümetin düşürülmesi gerçekleştiriliyor. Fakat yine de yapılan protestoların liberal dengeye karşı keskin bir tesiri olacaktır.

    Veysel KAVRAYAN

Eğitimci-Yazar-Gazeteci

***

Léonard Faytre

Araştırma Asistanı, Avrupa Araştırmaları, İstanbul
2011 yılında Sciences Po Paris Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden lisans derecesiyle mezun olan Léonard Faytre, yüksek lisans öğrenimini 2013 yılında aynı üniversitenin Kamu Yönetimi bölümünde tamamlamıştır. Aynı yıl Yüksek öğrenimine devam etmek için Türkiye’ye gelen Faytre, 2018 yılında İbn Haldun Üniversitesi’nin Medeniyetler İttifakı Enstitüsünde Tartışma usulü (Münazara) konulu teziyle ikinci yüksek lisansını tamamlamıştır. 2018 yılında SETA İstanbul Avrupa Araştırmaları Direktörlüğü’nde Araştırma Asistanı olarak göreve başlayan Faytre, Siyasi Teori, Fransa’nın göç ve dış politikası konularında araştırmalar yapmaktadır. Leonard Faytre, Fransızca ile birlikte İngilizce, Türkçe ve Arapça bilmektedir.

Veysel KAVRAYAN
Veysel KAVRAYAN
Veysel Kavrayan, (Eğitimci-Yazar-Gazeteci) Kocaeli’nde doğdu. İlk, orta eğitimini Gölcük'te; lise eğitimini Kocaeli Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’nde tamamladı. Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü’ne devam etti. Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi lisans eğitimini tamamladı. Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde formasyon eğitimi aldı. Kısa bir süre eğitim alanında öğretmenlik yaptı. Dünya Güzellik Yarışmaları Türkiye Başkanı Süha Özgermiyle beraber önceleri baş asistanlık ve ortaklık yaptı. Bu süreçte Omar Sharif, Donald Trump, Monaco Prensi 2. Albert ve eşi Prenses Charlene, Enrico Macias, Pietro Fedrigano, Rauf Denktaş gibi dünya çapında insanlarla bir çok kez bir araya gelme fırsatı oldu. Türk Dünyası konusunda araştırmaları bulunuyor. Birçok haber ve araştırmaları hakkında çeşitli ödülleri var. Halk bilimi, gastronomi, sanat, ekoterizm, turizm, sağlık ve mimari ilgi alanları. İngilizce ve az derecede Rusça biliyor..
http://(UHA)%20Uluslararası%20Haber%20Ajansı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir