Eğitim

2023 Eğitim Vizyonu’nda Erken Çocukluk Eğitimi -1-

•Türkiye’de erken çocukluk eğitimi uygulamaları hangi aşamadadır?

GIRIŞ
Erken çocukluk bireyin doğumundan ilkokula kadar süreyi kapsayan 0-8 yaş dönemi olarak kabul edilmektedir.
Mustafa Kemal ATATÜRKBu süreçte çocuğun tüm gelişim alanlarının desteklendiği, kültürel, ahlaki, insani ve milli değerlerin hayatının bir parçası haline getirilmesi için çalışıldığı söylenebilir.
Erken çocukluk eğitiminin öncelikli hedefleri çocuğun gelişimini desteklemek, ilkokula ve hayata hazırlamak ve fırsat eşitsizliklerini ortadan kaldırmaktır.
Bu açılardan erken çocukluğun toplumsal, eğitimsel ve gelişimsel amaçları bulunmaktadır. Nitelikli erken çocukluk eğitiminin çocuk, aile ve topluma katkısı ulusal ve uluslararası çalışmalarla ortaya konulmuştur.
Son yıllarda erken çocukluğun etkilerini inceleyen araştırmalar sadece eğitimcilerin değil ekonomistlerin de ilgisini çekmeye başlamıştır. Özellikle Nobel ödüllü Profesör James J. Heckman’ın yaptığı boylamsal çalışmalar nitelikli erken çocuklukta dezavantajlı gruplara yatırılan 1 doların ülke ekonomisine 13 dolar olarak geri döndüğünü göstermiştir. Değişken olarak üretkenlik, gelir, daha yüksek vergi ödeme, sağlıklı olma, daha az suç işleme ele alınmıştır.

Bunun yanında Türkiye’de okul öncesi eğitim programı için yapılan fayda-maliyet analizi çalışmaları yatırılan her 1 dolara 4,35 dolar geri alındığını göstermiştir.

Bu açılardan nitelikli erken çocukluğa yatırım hem ülke ekonomisi hem de birey ve toplumun gelişimi için oldukça kritik bir öneme sahiptir.
Yapılan çalışmalarda nitelikli erken çocukluk eğitimine vurgu dikkat çekicidir. 23 Ekim’de açıklanan 2023 Eğitim Vizyonu’nda erken çocukluğun niteliğinin, kapsamının, erişiminin üç yıl içerisinde artırılacağı ve 5 yaş grubu için erken çocukluk eğitiminin zorunlu olacağı belirtilmiştir.
Yazılı bir belge olması, erken çocukluğa dikkat çekmesi ve kıymetinin vurgulanması açısından son dönemlerde bu konuda atılan en önemli adımlardan biridir. Bunun yanında zorunlu erken çocukluk için gerekli altyapının olmadığının fark edilerek çalışmaların sürece yayılması, ihtiyaç analizlerinin ortaya konularak veriler sonucunda adımların atılacak olması ise daha emin adımlarla ilerlenebilmesi ve niteliğin korunarak erişimin artırılması açısından önemlidir.
TÜRKIYE’DE ERKEN ÇOCUKLUĞUN TARIHI
İlk önemli gelişme 1960’larda “çocuğun korunması”nın beş yıllık kalkınma planlarına alınmasıdır. 16 Haziran 1962’deki “Anaokulları ve Anasınıfları Yönetmeliği” ile birlikte resmi ve özel kurumlar açılıp sayıları artırılmıştır.
1973 “Milli Eğitim Temel Kanunu” ile birlikte erken çocukluk eğitiminin amaç, kapsam ve görevleri açıkça belirtilmiştir.
2000’lerde erken çocukluk eğitiminin zorunlu olması için pilot uygulama 2009-2010 eğitim öğretim döneminde 32 ilde başlatılmış ve okullaşma oranının yüzde 33’ten yüzde 39’a çıktığı açıklanmıştır. 2012-2013 döneminde ise 4+4+4 sistemine geçilmesiyle ilkokula başlama yaşı aşağı çekilmiştir.
Bununla birlikte erken çocukluk eğitimi için yaygınlaştırma çalışmalarına dönülerek zorunluluktan çıkarılmıştır.
Mevcut Durum Türkiye’de erken çocukluk eğitimi ilköğretim okullarına bağlı resmi anasınıfları, ilköğretim okullarına bağlı özel anasınıfları, özel anaokulları, resmi anaokulları, 657 sayılı Kanun’un 191. maddesine göre açılan kurumlar (resmi), Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kurumlar, İş Kanunu’na göre işletmelerde açılan kreşler, yaz ve mobil anaokulları ve toplum temelli kurumlar olarak varlığını devam ettirmektedir.
Öğretmenlerin erken çocukluk kurumlarında istihdamları için okul öncesi öğretmenliği lisans mezunu olmaları veya çocuk gelişimi lisans mezunu olup pedagojik formasyon almaları gerekmektedir. Çocuk gelişimi lisans programlarında çocukların gelişimsel alanlarına yönelik dersler verilirken okul öncesi öğretmenliği bölümünde çocukların eğitimine yönelik dersler ağırlıklı olarak verilmektedir. Temel olarak her iki bölüm birbirinin tamamlayıcısıdır.
Erken çocukluk eğitiminde 0-36 ve 36-72 ay çocukları için Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2013 programı kullanılmaktadır. 0-36 ay programı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından takip edilirken 36-72 ay programı MEB tarafından izlenmektedir.
Resmi olarak çocukların izleme ve değerlendirmesi öğretmen tarafından yapılmaktadır. Öğretmenlerin planlarının denetimini okul müdürleri gerçekleştirmektedir. Okul müdürü dışında sınıfı, çocukları, öğretmeni ve eğitim programını izleyen dış göz bulunmamaktadır.
Okul, öğretmen ve yönetim süreçlerinin sürekli geliştirilebilmesi açısından bu büyük bir eksiklikti. Türkiye’deki mevcut duruma bakıldığında resmi açıklamaların nicel veriler üzerinden olduğu görülmektedir. Erken çocukluktaki okullaşma oranlarında her geçen yıl tüm yaş gruplarında okullaşma artmaktadır.
Kadınların iş hayatına katılması, her bölgede erken çocukluk kurumlarının bulunması, şehirleşme sonucu çocukların akranlarıyla sokakta vakit geçirememeleri, ailelerin çocuklarına yetemediği düşüncesi, ailelerin çocukların sosyalleşmelerini istemeleri ve erken çocukluk eğitiminin öneminin fark edilmesi okullaşmanın artma sebepleridir.
Türkiye her yıl çocuk başına ayrılan bütçede de OECD ortalamasının altındadır. OECD ortalaması yıllık her çocuk için 8 bin 638 dolar iken Türkiye’de bu sayı 3 bin 591 dolar olarak açıklanmıştır.
2016 bütçe verilerine göre erken çocukluğa ayrılan pay yüzde 1,1’dir. (devam edecek)
ATILLA ARKAN
Marmara İlahiyat Fakültesi (1991) mezunudur. Doktorasını (1999) Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Felsefesi alanında yaptı. Ayrıca
Malezya İslam Üniversitesi İslam Medeniyeti ve Düşüncesi Enstitüsü’nde 1996-1999 arasında ikinci doktora çalışması için bulundu. 1994’te Sakarya
Üniversitesi’nde akademisyen olarak göreve başladı. 2013’te aynı üniversitede profesör oldu. 2012-2014 arasında misafir araştırmacı öğretim üyesi olarak
Kanada McGill Üniversitesi İslam Çalışmaları Enstitüsü’nde bulundu. İslam düşüncesi ve çağdaş İslam düşüncesi alanlarında çalışmaktadır. İngilizce ve
Arapça bilmektedir. SETA Eğitim ve Sosyal Politikalar Araştırmaları direktörüdür.
NACIYE ÖZTÜRK
Lisans eğitimini 2017’de Orta Doğu Teknik Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nde tamamlamıştır. Aynı alanda Hacettepe Üniversitesi’nde
doktora eğitimine devam etmektedir. Araştırma alanları arasında erken çocukluk eğitim politikaları ve programları, sürdürülebilir yaşam için eğitim, okul
dışı öğrenme ortamları, erken çocukluk döneminde kaynaştırma/bütünleştirme ve oyun bulunmaktadır
Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir