(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

Hoca Ahmed Yesevî Türkistan’ın piridir

                  Konya Aydınlar Ocağı’nda, yeni yılın ilk Selçuklu Salı Sohbetleri’nde Hoca Ahmed Yesevî gündeme geldi. Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek  sohbet toplantısında, “Hoca Ahmed Yesevî’nin kitapları […]

Hoca Ahmed Yesevî Türkistan’ın piridir
07 Ocak 2018 - 2:14 'de eklendi ve 204 kez görüntülendi.

trt.tv

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Konya Aydınlar Ocağı’nda, yeni yılın ilk Selçuklu Salı Sohbetleri’nde Hoca Ahmed Yesevî gündeme geldi.

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek  sohbet toplantısında, “Hoca Ahmed Yesevî’nin kitapları ve tasavvufî görüşü tam anlamıyla genç nesillere anlatılıp, aktarılmış olsaydı ülkemizde alevi-sünni diye bir ayrılık olmazdı” dedi.

Türk tasavvuf geleneği içerisinde önemli yere sahip olan Hoca Ahmed Yesevî hazretlerinin hayatı, şahsiyeti, eserleri ve türbesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek, “Anadolu’da her şehrin bir pîr’i vardır. Bizim pirimiz Hz. Mevlâna’dır. Kastamonu’da Şeyh Şaban Velî hazretleri, Erzincan’da Terzi Baba’dır… Hoca Ahmed Yesevî ise Ulu Türkistan’ın piridir.”  şeklinde konuştu.

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek, Hoca Ahmed Yesevî’yi Fuat Köprülü sayesinde tanıdığını belirterek, Ahmed Yesevî’nin Kazakistan’ın Sayram kasabasında dünyaya geldiğini ve Türk-İslâm Tasavvufunun büyük öncüsü olduğunu söyledi.

Doğum târihi bilinmediğini hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek, 1194 (H.590) senesinde Yesi’de vefat ettiğini, Kabrinin de  Yesi’de bulunu açıkladı.

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek,Tîmûr Han onun için muhteşem bir türbe yaptırmıştır. Babası Şeyh İbrahim, muhit tarafından tanınmış bir sûfîdir. Soy olarak Hz. Ali’ye dayandırılır. Anne ve babasını küçük yaşlarda kaybeden Ahmed Yesevi, Arslan Babadan dini ve tasavvufi eğitim gördü ve onun vefatı üzerine bir arayış içerisine girdi” dedi.

Önemli ilim merkezlerinden olan Buhara’ya giden Ahmed Yesevî’nin burada Yusuf-ı Hemedani’ nin müridi olduğunu ve işaret aldığında tekrar Yesî’ye dönerek dergâh kurduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek, Hoca Ahmed Yesevî’nin İnsanları dinî ve ahlâkî açıdan yetiştirmeye çalıştığını ifade etti.

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek, Hoca Ahmed Yesevî’nin Şeyh Feridüddîn Aktar tarafından “Pîr-i Türkistan lakabıyla vasıflandırıldığını hatırlatarak, Mevlâna, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Velî gibi mutasavvıfların Hoca Ahmed Yesevî’nin üzerinde tesiri olduğunu açıkladı.

YESEVÎ VAKTİNİ ÜÇE AYIRIRDI

Sunum şeklinde Hz. Yesevî’nin türbesi ve civarındaki yapılarla ilgili bilgiler de veren Yrd. Doç. Dr. Şimşek, “Ahmed Yesevî hazretleri vakitlerini üçe ayırırdı. Üçte birlik kısmında ibâdet ve zikirle meşgul olurdu. İkinci kısmında talebelerine zâhiri ve bâtınî ilimleri öğretirdi. Üçüncü kısımda ise alın teriyle geçimini sağlamak üzere takta kaşık ve kepçe yaparak bunları satardı” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek, Hz. Peygamberin sünnetine bağlı bir insan olan Yesevî hazretlerinin, “Peygamber’in vefat yaşını düşünerek; rivayetlere göre 63 yaşına gelince, dergâhının altında küçük bir oda şeklinde çilehâne yaptırdığını,  ömrünün geri kalanını ve  yiyeceklerini de zaman zaman temin etmek suretiyle burada geçirdiğini belirtti.

Yrd. Doç. Dr. Şimşek, önemli eseri olan ve hikmet dolu şiirlerinin yer aldığı Divân-ı Hikmet adlı kitabından da sahte şeyhlerle ilgili sözlerini şöyle aktardı: “Ellerine ucu sivri demirli değnek alırlar/ Başlarına (da) kocaman birer sarık sararlar/ Köy köy gezerek cahil köylülerden nezir alırlar/ Helâl haram demeden (böylece) geçinip giderler.”

“GÖNLÜ KIRIKLARA MERHEM OL”

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek, Hoca Ahmed Yesevî’nin birlik ve beraberliğe çok önem verdiğini ve bu fikirlerini de Divân-ı Hikmet’te dile getirdiğini söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Şimşek, “Nerde görsen gönlü kırık merhem ol/ Öyle mazlum yolda kalsa yoldaş ol/ Mahşer günü dergâhına yakın ol/ Ben benlik güden kişilerden kaçtım işte.” şiirini okudu.

Konya Müze Müdürü Yusuf Benli, NEÜ İlâhiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, akademisyen ve çok sayıda dinleyicinin yer aldığı sohbetin soru-cevap bölümünün ardından Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Yrd. Doç. Dr. Hacı Ahmet Şimşek’e günün anısı olarak “Büyük Selçuklu Mirası” adlı eseri hediye etti.
KONYA, UHA HABER

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER