(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

Bir tutam devriâlem

Dünya ve ekonomisi 2018’i heyecanla karşılarken, bu vesileyle yeni yılda izlenecek kritik adres ve mevzulara göz atmakta fayda var. Doğrusu 2017, küresel ekonomi (geneli) açısından hiç de fena bir dönem olmadı. Dünyanın en büyük ekonomik depremlerinden olan son global krizin üzerinden kabaca 10 yıllık bir yükü devirirken, geldiğimiz noktada çıkan değerler nihayet sağlıklı ve dengeli […]

Bir tutam devriâlem
02 Ocak 2018 - 1:27 'de eklendi ve 404 kez görüntülendi.

Dünya ve ekonomisi 2018’i heyecanla karşılarken, bu vesileyle yeni yılda izlenecek kritik adres ve mevzulara göz atmakta fayda var. Doğrusu 2017, küresel ekonomi (geneli) açısından hiç de fena bir dönem olmadı.

Dünyanın en büyük ekonomik depremlerinden olan son global krizin üzerinden kabaca 10 yıllık bir yükü devirirken, geldiğimiz noktada çıkan değerler nihayet sağlıklı ve dengeli sonuçlara işaret etmeye başladı. Nitekim dünya haritası, yavaşların ivmeler kazandığı ve düşenlerin toparlanmaya başladığı daha canlı bir renge bürünmüş olarak 2018’e merhaba dedi.

Şimdi ise kafalardaki soru, bu öncesinden hallice seyrin önümüzdeki dönemde de devam edip etmeyeceği üzerine kurulu. Cevap ise, denklemdeki çokça değişkende saklı… Öyleyse söz konusu değişkenlerin ve potansiyel etkilerinin bir kısmına, gelin şimdi hızlıca değinelim.

Büyümeler ve Merkezler

Devriâleme öncelikle gelişmiş ekonomilerden başlarsak, şu pek hareketli ABD’den yola çıksak iyi olur. Yeni yılda ABD ekonomisinin dünya için püf noktaları, vergi reformunun iyi kötü katkısıyla büyümenin devamı, FED’in en az 3 görünen faiz artırımı ile bilanço daraltması ve ticarette takınılacak Trump korumacılığının derecesi olarak özetlenebilir. Bu kapsamda elbette ABD tahvil getirilerinin gidişatı da, dikkatle izlenecek hassas bir ekran olmayı sürdürecek.

Büyüme ve Merkez Bankası aksiyonları, şüphesiz Atlantik’in diğer yakasında da en çok izlenen konulardan olacak. Avrupa ekonomisinin nekahetten kararlılıkla çıkıyor olması kıta ve dahi ötesinde iştah artırırken, bölgenin 2017’de dünya ticaretine getirdiği anlamlı katkı görünen o ki son bulmayacak.

Öte yandan Birliğin iç kesimlerine kıyasla, orta ve doğusundaki yükselen ekonomiler 2018’de de nispeten canlı bir tempo kaydedecek. Her kesimde süregelen mali iyileşme gereksinimi ise, yeni yılın da vazgeçilemeyen temalarından olacak. Bölge sathında gözlenen büyümeyi Avrupa Merkez Bankası ECB rikkatle takip ederken, Banka’nın varlık alımlarına dair itidalli kararları dünyaca izlenecek.

Avrupa ekonomisi yoluna hem yavaş hem de emin adımlarla devam ederken, AB’den kopma kararı veren İngiltere ise, ekonomide daha sakin bir seyre razı kalmayı sürdüreceğe benziyor. Brexit görüşmelerinin bölgenin odağından çıkmayacağı 2018 yılında, elde kalan başlıca güçlerin AB reformunda nasıl ilerleyeceği de mühim bir konu olacak.

Ekonomisi toparlanırken Merkez Bankası yakından izlenen bir diğer gelişmiş ülke olan Japonya’da ise, uzun zamanlardan sonra memnun eden büyüme performansının devamı bekleniyor. BOJ’un da genişletici para politikasını, gözünü birtakım yan etkilerden ayırmadan sürdürmesi kuvvetle muhtemel.

Doğu’nun Gücü

Hazır doğuya geçmişken, bölgedeki bir diğer dev ekonomiyle devam edelim. Global büyümenin ana motorlarından olan Çin ekonomisi, Başkan Xi’nin gücünü olgunlaştırdığı bir ortamda, geçmişine göre yavaş ancak âleme göre hızlı modunu gerçekleştirmek için elinden geleni yapacak. Bununla birlikte 2018, Çin ekonomisinin borç dağı problemi konusunda ne noktaya gelineceğini göstermesi açısından da önemli olacak.

Öte yandan yeni yılda Hindistan, Asya’nın ve dünyanın lokomotiflerinden olmayı sürdürecek. Bu noktada Modi’nin reform ajandası, hikâyenin sürdürülebilirliği bakımından anlamlı sinyaller verecek.

Açıkçası küresel ekonomiyi 2018 yılında yine Asya ve hassaten gelişen ekonomiler çekişli bir yolculuk beklerken, emtiacı yükselen ekonomilerdeki iyileşmeler global konjonktüre katkı verecek. Bununla beraber, yükselen piyasalarda yukarıda lafzı geçen Merkez’lerin etkileri de kaçınılmaz olarak hissedilecek.

Teknoloji Odağı

Dünyanın her köşesini haliyle kapsayamayan bu bir tutam devriâleme son verirken,  2018’de hem her istikamette hem de her gelişmişlik düzeyinde odaklanılması gereken anahtar dinamiğin ise teknoloji ve verimlilik artışı olması gerektiğini vurgulamak gerek. Yepyeni bir yılı doğru değerlendirmek adına, Türkiye dâhil pek çok ekonominin üzerine düşmesi gereken esas mevzuların başında bu sihirli kelimeler var.

Ve son olarak, birkaçını yukarıda da geçirdiğim siyasi ve jeopolitik riskler ise, malum tahmini en zor ancak 2018’de de akılların bir köşesinde tutulması şart dinamikler olacak. Bunlar arasında, Ortadoğu’daki gelişmelerden Kore Yarımadası’nda yaşanabileceklere, çok ayaklı Trump politikalarından âlemin dört bir yanındaki seçimlere kadar pek çok mevzu saymak mümkün.

Yine de temenni edelim ki 2018, dünya için risk hissiyatının dahi mümkün asgari düzeye indiği, istikrarlı bir ortamda refah ve barış seviyesinin yükseldiği bir dönemi beraberinde getirsin. En azından dileyelim ve çabalayalım ki, 2018 selefinden efdal olsun.

[UHA Haber,   02 Ocak 2018]

Doç. Dr. Hatice KARAHAN

SETA, Araştırmacı, Ekonomi Araştırmaları, İstanbul

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden lisans, İktisat Bölümü’nden yüksek lisans derecesi aldı. 2006 yılında Ekonomi doktorasını tamamladığı Syracuse University’de çeşitli ekonomi dersleri vermenin yanı sıra, Center for Policy Research bünyesinde araştırmacı olarak çalıştı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yarı zamanlı olarak doktora seviyesinde ders verdi. 2012-2015 yılları arasında TÜBİTAK’’ta danışmanlık görevi üstlenen Karahan, halen İstanbul Medipol Üniversitesi Ekonomi ve Finans bölümünde öğretim üyesi ve bölüm başkanı olarak görev yapmaktadır. Makroekonomi alanında doçentlik unvanına sahip olan Karahan, TİM Ekonomi Danışmanı olup, SETA’da ekonomi araştırmalarını yürütmekte ve Yeni Şafak gazetesinde ekonomi alanında köşe yazarlığı yapmaktadır.

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER