(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

Sağlık Köşesi

Değerli okurlar ‘Sağlık Köşem’de yine yeni konularla birlikte sizlerle olmaktan büyük mutluluk duyorum…Ne mutlu bana sağlık konusunda sizlere yardımcı olabiliyorsam.. Şimdi sizlere her yedi kişiden birinde görülen migrende ‘antikor’ tedavisinden söz edeceğim..İngiltere’de klinik deneyler, migrene karşı geliştirilen yeni bir tedavi yöntemin hem nöbetlerin sayısını hem de ağrıların şiddetini azalttığını ortaya koydu. Londra’daki King’s College Hospital’da […]

Sağlık Köşesi
30 Kasım 2017 - 19:18 'de eklendi ve 205 kez görüntülendi.

Değerli okurlar ‘Sağlık Köşem’de yine yeni konularla birlikte sizlerle olmaktan büyük mutluluk duyorum…Ne mutlu bana sağlık konusunda sizlere yardımcı olabiliyorsam..

Her yedi kişiden birinde görülen migrende 'antikor' tedavisi ile ilgili görsel sonucu

Şimdi sizlere her yedi kişiden birinde görülen migrende ‘antikor’ tedavisinden söz edeceğim..İngiltere’de klinik deneyler, migrene karşı geliştirilen yeni bir tedavi yöntemin hem nöbetlerin sayısını hem de ağrıların şiddetini azalttığını ortaya koydu.

Londra’daki King’s College Hospital’da geliştirilen yöntemin denendiği bir araştırmada, migren hastalarının yaklaşık yüzde 50’si aylık migren nöbetlerinin yarı yarıya azaldığını söyledi.

Bu tedaviyle, antikorlarla beyindeki kimyasalların aktivitesi değiştiriliyor.

Uzmanlar tedavinin uzun vadeli etkilerini görmek için yeni klinik deneyler yapılması gerektiğini belirtiyor.

  • Dünya genelinde her yedi kişiden biri migren hastası
  • Migrenin, kadınlarda görülme oranı erkeklerdekinden üç kat fazla
  • Ayda 15 günden daha az ağrılı dönemler epizodik migren olarak adlandırılıyor
  • Her ay 15 günden uzun süren ağrılı dönemlerse kronik migren olarak tanımlanıyor

Her yedi kişiden birinde görülen migrende 'antikor' tedavisi ile ilgili görsel sonucu

4 şirket antikor geliştiriyor

Araştırmaya göre, beyindeki kalsitonin gen ilişkili peptid (CGRP) adlı bir kimyasal, migrende hem ağrı hem de ışığa hassasiyette rol oynuyor.

Dört büyük ilaç şirketi, CGRP’yi nötralize edecek antikorlar geliştiriyor. Bu antikorlardan bazıları CGRP’ye yapışırken bazıları bununla etkileşime geçen beyin hücrelerini bloke ediyor.

Bu antikorlarla ilgili klinik deneylerde elde edilen bulgular, tıp dergisi New England Journal’de yayımlandı.

Novartis’in geliştirdiği “erenumab” adlı bir antikor epizodik migreni olan 955 hasta üzerinde denendi. Başlangıçta hastaların bir ayda ortalama sekiz ağrılı günü vardı.

Antikor iğnesi yapılan hastaların yüzde 50’sinde ağrılı günlerin sayısı yarı yarıya azaldı.

Teva tarafından geliştirilen ‘fremanezumab’ adlı bir antikor is 1130 hasta üzerinde denendi.

Bu hastalardan yüzde 41’inde ağrılı günlerin sayısı yarı yarıya azaldı.

***

Davranışımızı değiştirecek gizli vücut sinyalleri ile ilgili görsel sonucu

Davranışımızı değiştirecek gizli vücut sinyalleri olduğunu biliyormuyuz?…

Bazı cihazlarda kullanılan uygulama programları ile vücudumuzu yakından takip edip stresi ve bazı hastalık belirtilerini azaltmak mümkün.

“Yavaşça gözlerinizi kapayın. Duyduğunuz yağmur sesleriyle dikkatinizi bedeniniz üzerinde yoğunlaştırın. Aklınıza başka şeyler gelirse bu ses yükselecektir. Bu sizi korkutmasın. Tekrar bedeninizi düşünün ve derin nefes alın…”

Pip, elde tutulan ve derideki elektrik akımını ölçen bir cihaz. Onu elinizde tutarken kulaklıktan rahatlatıcı bir yağmur sesi geliyor. Ayrıca bir anlatıcı bu sırada yapmanız gerekenleri size anlatıyor.

Deriden yaptığı ölçümlerle bu cihaz sinir sistemini ve stres seviyesini algılıyor, kalp atışını, nefesi ve diğer bedensel aktiviteleri ölçüyor. Stres seviyesi yüksek görünüyorsa cihaza bağlı başka bir programda oyun oynayarak bunu düşürmeye çalışıyorsunuz.

Bu şekilde biyolojik ölçümler yapan başka cihazlar da var. Pip derinin iletkenliğini ölçüyor; diğer cihazlar ise beyin dalgalarını, kas gerginliğini veya kalp atışını takip ediyor. Inner Balance Transformation System adlı uygulama gün boyunca kalp atışınızı izleyerek kalp sağlığı ile ilgili bilgi veriyor ve endişelerden kurtulmanız için gerekli adımları atmanızı sağlıyor. Bu ölçümler atletlerin hazırlık sürecinde de kullanılıyor.

Tepkileri kontrol etmek

Salzburg Üniversitesi’nden Adrian Meule, “Biyolojik ölçümler, genellikle farkında olmadığımız bazı fizyolojik tepkilerimizi kontrol etmede yardımcı oluyor” diyor.

Davranışımızı değiştirecek gizli vücut sinyalleri ile ilgili görsel sonucu

VÜcudun gizli sinyalleri izlenerek stres seviyesi düşürülebilir.

“Örneğin bu ölçümler tansiyonu düşürmek amacıyla yapılıyorsa ekranda tansiyon ölçümü görülüyor ve yavaş ve derin bir şekilde nefes alma ve rahatlama önerileri veriliyor.”

Bu teknik, bedensel faaliyetlerini düzenlemek amacıyla çocuklarda kullanıldığında, ölçümler puan şeklinde veriliyor ve istenen sonuç elde edildiğinde güler yüz gösteriliyor.

Pip cihazında rahatlama amacıyla kullanılan Clarity adlı uygulama programında kişiye ormanda yağan yağmur sesi dinletiliyor. Ses giderek azalıyor ve sonunda rahatlama derecesine göre bir puan veriliyor.

Daha fazla oyuna benzer Relax and Race programı ise stresli durumlarda sakin olma yöntemlerini öğretiyor. Kullanan kişi rahat olduğunda oyundaki ejderha daha hızlı, stres seviyesi arttığında ise yavaş uçuyor. Rahatlama başarılmış ise bir sonraki oyun için ödül verilerek teşvik ediliyor.

Atletler de kullanıyor

2006’da Dünya Kupası’nı almadan önce İtalya milli takımı biyolojik ölçüm uygulamasını kullanmış, futbolculara nefes alma, kas gerginliği ve başka konularda eğitim verilmişti.

Davranışımızı değiştirecek gizli vücut sinyalleri ile ilgili görsel sonucu

Sporcular da biyoölçüm yoluyla müsabakalarda daha iyi performans sergileyebilir.

Olimpiyat müsabakaları öncesinde de atletler genellikle bir psikolog eşliğinde bu teknikleri kullanarak bedenini en iyi seviyeye getirmeyi öğrenebiliyor.

Araştırmacılar, bu teknikler yoluyla kalp ve damar hastalıkları, stres kaynaklı baş ağrısı ve migren gibi rahatsızlıkların azaltılabileceğini söylüyor.

Akciğer sorunu olan hastalar vücutlarını rahatlatma yoluyla daha etkili nefes almayı öğrenebiliyor.

Meule ayrıca biyolojik ölçümlerle kalp atışını kontrol ederek yemek yeme isteğinin azaltılabileceğini söylüyor. Denekler dakikada aldıkları nefes sayısını altıya düşürebilmiş ve haftalar süren çalışmalar sonrasında belli yemeklere karşı duydukları aşırı istekte azalma olduğunu görmüşlerdi.

Kısacası, arada bir durup kalp atışımızı ve nefes alışımızı dinleyerek dikkatimizi bedenimize yöneltirsek hem davranışlarımızı değiştirebilir hem de daha sağlıklı olabiliriz.

***

İngiliz bilim insanları: Evlilik bunama riskini azaltıyor ile ilgili görsel sonucu

Değerli okurlar, İngiliz bilim insanları: Evlilik bunama riskini azaltıyor, diyor…Evet İngiliz bilim insanları, evlenmenin bunama riskini azalttığını söylüyor.

University College London’ın (UCL) Avrupa, Güney Amerika ve Asya ülkelerindeki 800 bin kişiyi inceleyerek yaptığı araştırmaya göre, bekar kalmak bunama riskini yüzde 42 artırıyor.

İngiliz bilim insanları: Evlilik bunama riskini azaltıyor ile ilgili görsel sonucu

Çiftler arasında sosyal etkileşimin artması, akıl sağlığını bunama gibi rahatsızlıklara karşı daha dayanıklı kılıyor.

Böylece Alzheimer gibi olası semptomlar da çok daha geç yaşlara ertelenmiş oluyor.

Evlilik sonucu ekonomik yükün kişiler arasında paylaşılması da, zihinsel ve fiziksel sağlığı kuvvetlendirerek bunama riskini azaltabiliyor.

İngiliz bilim insanları: Evlilik bunama riskini azaltıyor ile ilgili görsel sonucu

Dullarda bunama riski yüzde 20 daha fazla

Araştırmanın bulguları, dul kalanlarda da bunama riskinin yüzde 20 daha fazla olduğunu gösterdi.

Boşananlar ve evliler arasında ise önemli bir farklılığa rastlanmadı.

İngiliz bilim insanları: Evlilik bunama riskini azaltıyor ile ilgili görsel sonucu

İngiltere’deki Alzheimer Araştırmaları Merkezi’nden Laura Phipps, “Çiftler birbirlerini sağlıklı yaşam konusunda cesaretlendirirken, partnerlerinin sağlığını da korumaya çalışıyor. Sosyal hayatlarında da birbirlerine destek oluyorlar” diye konuştu.

İngiliz bilim insanları: Evlilik bunama riskini azaltıyor ile ilgili görsel sonucu

Sosyal etkileşim ise bunamanın azalmasının tek nedeni değil.

Araştırma, fiziksel aktivite ve eğitim seviyesi gibi değişkenleri de, bekar, evli ve dullar arasında bunama riskinin farklılık göstermesiyle ilişkilendirdi.

***

Sağlıcakla kalınız..

Fzt. Gülnur AYDOĞDU

Share
Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER