(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

Eğitim Sisteminde Sorunlar ve Çözüm Arayışları

Eğitim Sisteminde Sorunlar ve Çözüm Arayışları 1.GİRİŞ Eğitim sistemimize ilişkin sorunlar, ülke gündemi içindeki temel sorunlar arasında yer almaktadır. Eğitim, yapısı itibarıyla sadece eğitim döneminde olan genç nüfusu değil; öğretmen, öğrenci ve veli üçlemesi dışında da tüm nüfusumuzu ilgilendiren bir öneme haizdir. Medeni dünyada seçkin bir yer edinme koşulunun başında eğitim sisteminin işleyişinin mükemmel olmasının […]

Eğitim Sisteminde Sorunlar ve Çözüm Arayışları
25 Kasım 2017 - 11:34 'de eklendi ve 459 kez görüntülendi.

Eğitim Sisteminde Sorunlar ve Çözüm Arayışları

1.GİRİŞ

Eğitim sistemimize ilişkin sorunlar, ülke gündemi içindeki temel sorunlar arasında yer almaktadır.

Eğitim, yapısı itibarıyla sadece eğitim döneminde olan genç nüfusu değil; öğretmen, öğrenci ve veli üçlemesi dışında da tüm nüfusumuzu ilgilendiren bir öneme haizdir.

Medeni dünyada seçkin bir yer edinme koşulunun başında eğitim sisteminin işleyişinin mükemmel olmasının yanında kaliteli olmasının da önemi büyüktür.

Eğitim sistemimiz genel görünüşü itibarıyla; değişen her bakan döneminde yeni arayışlara girilen, bünyesinde; müfredat, alt yapı, sınavlar, fırsat eşitliği gibi sorunları barındıran bir görünüme sahiptir.

Teknolojik değişimin getirdiği yeniliklerin eğitim sistemine adaptasyonu, yeni kuşağın sistemden beklentileri üzerinde etki yapmakta; sistem içinde yer alan öğretmen, öğrenci ve veli üçlüsünün değişime uyumu önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Eğitim geniş kapsamlı bir konudur. Günümüzde eğitim ve öğretim ömür boyu süren ve sadece okulda verilen eğitimle sınırlı olmayan bir özelliğe sahiptir.

Eğitim sistemi içinde yaşanan sorunları tespit etmek, eğitimin beklenen hedeflere ulaşıp ulaşmadığını sorgulamak, eğitimde paydaşların sistemden memnun olup olmadığını araştırmak kaliteli eğitime giden yolda dikkate alınması zorunlu koşullardır.

Bu yazımızda eğitim sisteminin işleyişi ve yaşanan sorunların çözümüne yönelik yaklaşımlar üzerinde durulacaktır.

Eğitim Sistemi ile ilgili görsel sonucu

  1. EĞİTİM SİSTEMİNDE HEDEFLER VE SİSTEM SORUNLARI

Ülke gerçekleri açısından eğitim sisteminin hedefi, Anayasamızın 42nci maddesinin ortaya koyduğu temel ilkeler çerçevesinde bireyin kendisi ve çevresi ile barışık, milli ve manevi değerleri özümsemiş, mensubu olduğu ülkesine yararlı hizmetlerde bulunacak insanların yetişmesini sağlamaktır.

Sistem içinde yer alan öğrenciler içinde hedef, kaliteli bir eğitim ve öğretim ortamında en iyi şekilde yetişerek ileride hizmet üreteceği mesleğinin mensubu olabilmektir.

Bir meslek sahibi olma yolunda adayların karşılaştığı sorunların başında ülkemizde istihdam edinme alanında genç ve eğitimli nüfusun işsizlik gerçeği ile karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır.

Ülkemizde uzun yıllardır genç ve eğitimli nüfusun işsizlik oranı % 20 ile %25 arasında seyretmektedir. Türkiye İstatistik Kurumunca üç aylık dönem başlarında açıklanan bu verilerde uzun süredir bir değişiklik gözlenmemektedir.

Eğitim sistemi içinde çözüm bekleyen diğer bir sorun, sistemin sağladığı olanaklara erişemeyen veya değişik nedenlerle sistem dışı kalan çocuklarımızla ilgilidir.

Eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanamayan, ekonomik koşulların doğurduğu nedenlerden ötürü ailelerine katkıda bulunmaya çalışan çocuk işçiler sistem içinde önemli bir sorundur.

Sayıları 400 bini aşan ve mevsimlik işlerde çalışan çocuklarımızın sadece 22 bin civarında olan kısmının okullarda kayıtlı olduğu ifade edilmektedir.

Düşük ücretle tarlalarda çile dolduran bu çocuk işçilerimizin eğitime kazandırılması kendi gelecekleri kadar ülkemiz geleceği açısından da önem taşımaktadır.

Ülkemize Suriye iç savaşının başladığı 2011 yılından bu yana gelen mülteci çocuklarının sorunu da ileride olabilecek sosyal patlamaların önüne geçebilmek açısından önem verilmesi zorunlu bir sorundur.

Sayıları 1 milyona yaklaşan Suriyeli mülteci çocukların 500 bine yakınının eğitimin olanaklarından mahrum olması da sistem içinde önemli bir sorundur.

Sistem içinde aktif bir konuma sahip olan öğretmen ve öğrencilere ilişkin sorunlarında mercek altına alınması gerekiyor.

Teknolojik değişimin kendini her geçen gün daha fazla hissettirdiği, dijitalleşmenin iş dünyasını yakından etkilediği bir ortamda öğretmen-öğrenci bağlantısı ayrı bir boyut kazanıyor.

Nitelikli ve kapsayıcı eğitim her zamankinden fazla önem kazanmış durumda.

Eğitim sisteminin en önemli parçasını teşkil eden öğrenci sorunlarına daha dikkatli yaklaşıp; öğrencileri sistemden uzaklaştırmadan bu sorunları çözmek gerekli.

Öğrencilerin sistem içinde başarıya ulaşabilmesi için bilgiye ulaşmaları kadar edinilen bu bilgilerin yaşama uygulanması da önemini koruyor.

Yaşam süresince karşılarına çıkan rekabet ortamı ile baş edebilmeleri için gençlerin yetenek ve becerileri geliştirilmeli. Bu amaçla gençlere etkili rehberlik hizmeti sunulmalıdır.

Öğrencilerin yaşama uyumunu ve okulda başarısını etkileyen olumsuzlukların başında zararlı alışkanlıklar gelmektedir.

Sigara ve uyuşturucu alışkanlığı eğitimde gençlerimizin karşısına önemli bir engel olarak çıkmaktadır. Aileleri de ciddi sıkıntılarla karşı karşıya bırakan bu sorunun çözümünde hızlı mesafe kaydetmek ve çocuklarımızın geleceğini en önemlisi yaşamını tehlikeye atan bu kirli emelli şebekelerden bu çocuklarımızı kurtarmak zorundayız.

Ayrıca TV ve bilgisayar bağımlılığından sonra, sosyal medyanın esiri haline gelen çocuklarımızın durumu da endişe verici bir boyuta ulaşmaktadır. Sosyal medyaya takılıp değişik tehlikeli oyunlara dalan bazı gençler intihara bile yönelebilmektedir.

Eğitimde dijital teknolojiye uyum sağlanırken, öğrencileri bilgi toplumunun parçası yapmaktan uzak internet bağımlısı yapan alışkanlıklardan uzak tutmak gerekiyor.

Eğitimin geleceği açısından müfredat değişiklikleri de sistem içinde zaman zaman karşımıza çıkıyor. Bilimsel alandaki gelişmeleri esas kabul eden müfredat değişimi bir anlam ifade eder. Ancak müfredat değişimine bilimsel açıdan uzak ideolojik yaklaşım sergileme yoluna gitmek öğrencileri siyasetin tuzağına düşürmek ve bu konuda yapılan tartışmaların alevlenmesine neden olmak demektir.

Öğrencilere verilecek müfredat içeriği bilimsel süzgeçten geçmiş, pedagojik, Cumhuriyetimizin Kurucusu, yaşadığı çağın askeri ve siyasi lideri ATATÜRK’ e ilişkin bilgilere kısıtlama getirmeyen bir muhtevaya sahip olmalıdır.

Sistemin işleyişi ile ilgili diğer önemli bir husus eğitimde özelleşmeyi teşvik eden uygulamaların aile bütçesinde açtığı tahribattır. Bu tür uygulamalara ulaşamayan yoksul kesimin nitelikli olan eğitime gereksinimi giderek artmaktadır.

Eğitimde yapılan harcamalar ailelerin eğitim için ayırdıkları bütçeyi zorlamamalıdır. Üniversiteye hazırlık amacıyla dershanelere, özel kurs ve okullara yapılan harcamalar, haklı olarak şikayetlere yol açmaktadır. Birden fazla çocuğunu okul ve hazırlık kurslarına gönderen ailelerin eğitim harcamaları bütçelerinde önemli yer tutmaktadır.

Eğitim sistemi içinde karşımıza çıkan diğer bir husus beyin göçüyle ilgilidir. Ülkemizin bilimsel alanda parlak beyinleri ithal eden değil, ihraç eden ülke olması; istihdam ve teknolojik olanaklar açısından mahrum edilmiş beyinleri, dışımızdaki ülkelerin istifade etmelerine olanak sağlamak demektir.

Günümüze kadar kendilerini faaliyet gösterdikleri bilimsel alanlarda kanıtlamış olan genç bilim insanlarımızı yabancı ülkelere göndermek suretiyle onların bilimsel çaba gösterme gücünden mahrum kalmış oluyoruz. Bu durumda ülkemiz adına bir neslin kaybı anlamına gelmektedir.

Eğitim Sistemi ile ilgili görsel sonucu

  1. EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV SİSTEMİ

Eğitim ve öğretimde başarılı olma ölçüsünün temel esası sınavdır. Bireyin kendini kanıtlamak durumunda olduğu alanda başarılı olup olmadığı o alanda yapılacak sınavla belli olur.

Öğrencilerin bilgi, yetenek veya kabiliyetini ölçme amacıyla günümüzde değişik sınav tekniklerinden yararlanılmaktadır.

Burada önemli olan bireyin arzu ettiği bilgi dağarcığı ve yetenekleriyle uyumlu alanda eğitimini sağlayacak sınavlardan başarıyla geçmesinin önünü açmak olmalıdır.

Her sınav öncesi dönemde olduğu gibi 2017-2018 Eğitim Yılı sonrası ortaöğrenim ve yükseköğrenime geçiş sınavları gündeme geldi. Öğrencileri strese sokan, eğitim harcamalarını artıran, özel okul ve da kurslara yönlendiren, zaman kaybına yol açan mevcut sisteme şikayetler yoğunlaşınca Sayın Cumhurbaşkanımız duruma el atarak şikayetlere gideren yeni bir sınav sisteminin uygulamaya geçirilmesi yolunda Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK ve Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi yetkililerine talimat verme gereksinimi duydu.

teog ile ilgili görsel sonucu

Lise ve dengi okullara geçişte TEOG (Temel eğitimden ortaöğrenime geçiş) öncesi, değişik sınav teknikleri uygulanmaktaydı. Seviye Belirleme Sınavı, Ortaöğretim Kurumları Sınavı, Kurumlar Sınavı isimleriyle anılan bu sınavlar hatırlarımızdadır.

Yükseköğretime geçiş aşamasında da geçmiş yıllarda tek veya iki aşamalı sınav tekniklerinden yararlanılmaktaydı. Bu uygulamalar eğitim sistemimizin sınavlar üzerine kurulu olduğunu ortaya koymaktadır.

İnsan yaşamında sınavların önemli bir yeri vardır, ancak sınavlar yaşamımızın devamı ve hayata uyum için ‘olmazsa olmaz, koşullardan biri değildir.

İş dünyasında yükseköğrenimden mezun olmamış ancak işinde başarılı olup çok sayıda insanı istihdam eden binlerce iş adamı olmuştur.

Eğitim sistemi içinde öğrencilere üniversiteye girişi önemli bir hedef olarak gösterme sonucu günümüze kadar milyonlarca öğrenciyi üniversite kapısı önüne yığdı.

Alt yapıdan yoksun üniversite sayısındaki artış; devlet, vakıf ve özel üniversiteler öğrenciler arasında bir rekabet ortamı doğurmuş olsa da; adaylar özümsedikleri mesleki alanda istihdam edilmelerine yol açmamaktadır.

Sınavların okullara girişte temel unsurlar arasında yer alması, okullarımızda uygulanan eğitim ve öğretimdeki kalite farkından kaynaklanmaktadır.

Mevcut sistemde ortaöğretimde ve yükseköğrenimde kökleşmiş, eğitim kadrosu ve teknik özellikleriyle başarılı, dünya genelinde verilen eğitimin kalitesi yönüyle dereceye giren okullara yapılan başvuru dün olduğu gibi bugünde adayların ilk tercihleri arasında yer almaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yakın dönemde uyguladığı liselerde çok programa dayalı bölümler açmak, okulların ismini değiştirmek, bazı mesleki okullara takviye müfredat eklemek; iyi yetişmiş eğitimci kadrosundan mahrum bu okullara başarıyı getirmemektedir.

YÖK ve ÖSYM’nin müştereken planladığı yeni adı ‘Yükseköğretim Kurumları Sınavı, muhtemelen yine yüzbinlerce öğrenciyi üniversite kapısı önüne yığacaktır.

6.5 milyon civarında öğrencinin öğrenim gördüğü yükseköğrenim kurumlarında kayıt yaptırıp kontenjanları doldurmak mümkün olsa bile adaylar mezun olduktan sonra işsiz kalma endişesi yaşamaya devam edecektir.

Büyük kentlerimizde bulunan donanımlı, eğitim kadrosu güçlü, parlak gelecek vaat eden bazı devlet ve vakıf üniversitelerinin sahip oldukları olanaklara diğer yükseköğrenim kurumları da sahip olmadıkça gençlerimiz hayal kırıklığı yaşamaya devam edecektir.

Bu bakımdan gençlerimizi hedeflerine ulaştıracak, mesleklerini severek yapacak, ilgi ve yeteneği ile uyumlu kılacak bir eğitim modelinin inşası üzerinde çalışılmalıdır.

Eğitim sisteminin yeniden yapılandırılmasına ilişkin görüş ve önerilerinde bu aşamada değerlendirilmesinde yarar bulunmaktadır.

Eğitim Sistemi ile ilgili görsel sonucu

  1. EĞİTİM SİSTEMİNE YAKLAŞIMLAR VE YAPISAL REFORMLAR

Eğitim sistemimiz içinde bulunduğu durum itibarıyla eleştirilerin odak noktası haline gelmiş durumdadır.

Sistemin mercek altına alınması; sistemin içinde yer alan paydaşların müşterek sorunlarına çözüm bulma, özellikle öğretmen ve öğrencileri memnun etme ve hedeflerine odaklama açılarından elzemdir.

Görüntü itibarıyla ilköğretimden, yükseköğretime kadar geçen süreçte karşılaşılan sorunlar eğitimde kaliteyi düşürmektedir.

Eğitimde kaliteyi yükseltmek ve toplumsal yaşama olumlu yansımasını sağlamak, öğrenci velilerini maddi ve manevi külfetten kurtarmak, çağın gereklerine uygun bir eğitim modeli geliştirmek açılarından sistemin işleyişine yönelik olarak yapılan öneriler dikkate alınmalıdır.

Bu önerileri aşağıya sıralıyoruz:

  • Öğretmensiz okullar, birleşmiş sınıflar öğrenci başarısını olumsuz etkilemektedir.
  • Eğitimin her kademesine yönelik köklü bir eğitim reformu zorunludur.
  • HSBC’nin ‘Eğitimin Değeri, Hayat İçin Öğrenim, Raporuna göre; Üniversite eğitimi gençleri gerçek dünya ile uyumlu yetenekler kazandırmamaktadır.
  • Eğitim, zengin ve varlıklı kesimin kolay eriştiği; yoksulların fırsat eşitliğini yakalayamadığı görünümden çıkarılmalıdır.
  • Milli Eğitim Bakanlığı, 2015-2019 dönemi 5 yıllık Stratejik Planındaki hedeflerini sorgulamalıdır.
  • Eğitim sistemimiz içinde taşıdığı ezber, test ve teoriye dayalı zaaflarından kurtarılmalıdır.
  • Uygulamalı eğitime hak ettiği değer verilmeli, sistem unvan dağıtan denetim yapmayan görüntüsünden uzaklaştırılmalıdır.
  • Küresel rekabet ortamında üniversiteli gençlerin yetkinlikleri geliştirilmelidir.
  • Sistemin geleceğine yönelik planlamalarda; bilgi, üretim, inovasyon, yazılım ve kodlama eğitimlerin önemi dikkate alınmalıdır.
  • Dijitalleşmenin iş dünyasını toptan değiştireceği göz önüne alınarak sistem içinde iş dünyasına yönelik ayarlamalar yapılmalıdır.
  • Eğitim Reformu Girişimi (ERG), UNICEF ve OECD tarafından yayımlanan ve eğitimde yeniden yapılanmayı öngören öneriler mercek altına alınmalıdır.
  • Eğitimde yeniden yapılanma yolunda, eğitim olanaklarına erişim artmalı, nitelikli eğitim yaygınlaştırılmalıdır.
  • Eğitimde müfredat, ideolojik eğitimin verildiği bir dönemi yansıtmamalıdır.
  • Eğitimde yeniden yapılanmaya gidilirken, öğrencileri teknolojik bağımlılıktan kurtaracak projeler üzerinde çalışılmalıdır.
  • Bilgi toplumuna erişimi sağlayacak yapılanmada öğrencilerin milli kültür, evrensel insani değerleri özümsemeleri sağlanmalıdır.
  • Teknoloji üzerine kurulu gelecek tasarımları yapılırken, eğitimde kodlama dersleri yoğunlaştırılmalıdır.
  • ABD, Avrupa ve Uzakdoğu Asya ülkelerinden sonra ülkemizde de uygulamaya konulan STEM( Fen, Teknoloji, Matematik) modelinin yaygınlaşması üzerinde çalışılmalı; bu modeli kapsayan dersleri verecek olan öğretmenlerin iyi yetişmesi sağlanmalıdır.

Eğitim Sistemi ile ilgili görsel sonucu

  1. SONUÇ

Eğitim, gelecek nesillerin aydınlık bir dünyada yönlerini bulacakları ‘olmazsa olmaz, koşullardan biridir.

Sistemin toplumsal yaşama olumsuz yansımasından kurtarmanın en güvenilir yolu; her bireyi sistemi benimseyen ve uygulanmasını manevi bir görev sayan dönüşüme hazırlamaktır.

Medeni bir dünyada seçkin bir yer edinmemiz; öncelikle eğitim sistemine hak ettiği değeri verip içinden hedeflerine ulaşan başarılı bir genç nesli çıkarmakla mümkün olabilir.

Yazımızı eğitimin insan ve toplumsal yaşamdaki önemini vurgulayan aşağıdaki özlü sözlerle tamamlıyoruz:

  • ‘Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır.,(Albert Einstein)
  • ‘Dünyayı yönetenler kalem, mürekkep ve kağıttır., ( Çin Atasözü)
  • ‘Orduların mızrağı ancak bir mil öteye gider, eğitim ordusunun etkisi yüzyılları kuşatır.,( Selçuklu Veziri Nizamülmülk)
  • ‘Eğitim pahalı diyorsan cehaletin maliyetini düşün., (Afrika Atasözü)
  • Sıradan öğretmen anlatır, iyi öğretmen açıklar, yetenekli öğretmen yapar ve gösterir, büyük öğretmen esin kaynağı olur., (William A. Word)
  • Dünyayı değiştirmek için kullanacağımız en güçlü silah eğitimdir. (Nelson Mandela)

[UHA Haber, 25 Kasım 2017]

Atıf  ÖZGEN

İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
e-mail: ozgenatif@gmail.com

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER