(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

Bir Örgütün Anatomisi: Boko Haram’ın İdeolojisi (3)

Örgütün temel dini ve siyasi anlatısı Selefiliğin “şeriat” ve “cihat” merkezli yorumu çerçevesinde inşa edilmiştir: 1.Sekülerizm, demokrasi ve partilerin din dışı sayıldığı “tağut” kavramı 2.Batılı eğitim ve Batılılaşma karşıtlığı 3.İslam dışı hükümetler için çalışmanın haram olduğu 4.Kendilerine yönelik Haricilik iddialarını reddetmek temel söylemlerini oluşturmaktadır. Ayrıca Yusuf ifade edilen çerçevede “davet” adı altında kavramsallaştırdığı dini hareketin […]

Bir Örgütün Anatomisi: Boko Haram’ın İdeolojisi (3)
06 Kasım 2017 - 0:00 'de eklendi ve 24 kez görüntülendi.

Örgütün temel dini ve siyasi anlatısı Selefiliğin “şeriat” ve “cihat” merkezli yorumu çerçevesinde inşa edilmiştir:

1.Sekülerizm, demokrasi ve partilerin din dışı sayıldığı “tağut” kavramı
2.Batılı eğitim ve Batılılaşma karşıtlığı
3.İslam dışı hükümetler için çalışmanın haram olduğu
4.Kendilerine yönelik Haricilik iddialarını reddetmek temel söylemlerini oluşturmaktadır.
Boko Haram ile ilgili görsel sonucu
Ayrıca Yusuf ifade edilen çerçevede “davet” adı altında kavramsallaştırdığı dini hareketin bedel ödeyeceğini ve bunun için hazır olunması gerektiğini vurgulayarak hareket mensuplarına motivasyon sağlamak amacıyla şu ifadeleri kullanmıştır:
Bu ‘‘davet’’te Hz. Peygamberin Sahabelerinin çektikleri zorlukları çekeceğiz, onlara yapılanlar bize de yapılmak istenecektir. Bu zor süreçlerden geçmeyi göze alıyoruz, bu süreçte ölenler şehit olup Cennet’e gidecektir. Bizim ‘‘davet’’imiz budur.
Boko Haram ile ilgili görsel sonucu
Örgütün anlatısının temelinde şeriat uygulanması talebi yer almaktadır. İslam şeriatı Nijerya’da 1999’da askeri yönetimin bitmesiyle kuzeydeki Müslümanların çoğunlukta yaşadığı eyaletlerde uygulanmasına rağmen Yusuf ’un şeriat talebi farklı bir anlam taşımaktadır.

Yusuf ’un ana argümanı İslam şeriatının seküler bir devlette ya da seküler devlet çerçevesinde insanlar tarafından

yazılmış bir anayasal düzende uygulanamayacağı iddiasına dayanmaktadır. Nijerya Anayasası’nın 1999’da askeri bir emirle yapılması Anayasa’nın niteliğine dair soru işaretleri doğurmuştur.
Boko Haram ile ilgili görsel sonucu
Bunun yanında kuzey eyaletlerde İslam şeriatının yer alması Müslümanları Hristiyanlara nazaran daha ağır sorumluluklarla karşı karşıya bırakmıştır. Ayrıca İslam şeriatının şeffaf olmayan bölgesel yönetimler tarafından uygulanması ciddi hatalar doğurmuştur.
Bu ve benzeri sorunlar nedeniyle Nijerya’daki Müslüman seçkinler Nijerya merkezi hükümetinin hukuk sistemi ve bölgedeki İslam şeriatının imkanları üzerine tartışmaya başlamıştır.
Muhammed Yusuf bu tartışmalar çerçevesinde mevcut şeriat uygulamasının yetersiz olduğunu iddia ederek gerçek şeriatın İslam devletinin kurulmasıyla mümkün hale gelebileceğini ve bu hedefe ulaşmak için cihat edilmesi
gerektiğini söylemiştir.
Boko Haram ile ilgili görsel sonucu
Yusuf ve onu takip eden örgüt liderleri “İslam şeriatı” için “cihat” yapılması gerektiğini öne sürmüştür. Muhammed Yusuf “Haydi Cihada”başlıklı vaazında Kur’an ayetleri ve İbni Teymiye’nin fetvalarına atıf yaparak Müslümanların
“Allah’ın dini”ni hakim kılmak için savaşmasının farz olduğunu ancak Müslümanlar bu farzı terk ettikleri için küfür ve “tuğyan”ın yaygın hale geldiğini, Yahudi ve Hristiyanların Müslümanları yönettiğini öne sürmektedir.
Boko Haram ile ilgili görsel sonucu
Filistin, Filipinler, Cezayir, Afganistan ve Irak’ta Müslümanlara zulmedilmesinin nedeninin Müslümanların içine düştüğü tembellik ve dünyevileşme olduğunu söylemektedir. Nijerya’da da Müslümanlara zulmedildiğini, Borno
eyaletinin Maidiguri kentinde “zalim”, “fasık”, “mürted” ve “kafir” yöneticilerin Allah’ın hükmünü uygulamadığını iddia etmektedir.
Boko Haram ile ilgili görsel sonucu
Müslümanların bunlara sessiz kalmaması gerektiğini dile getirerek Kur’an’da konuyla ilgili ayetlere atıf yapıp “Nerede Cihad, Nerede İman” sözleriyle cihat çağrısı yapmaktadır.
“Kafirler”in Müslümanlara ait yerleri işgal etmesi durumunda cihadın farz olduğunu belirtip Kur’an’daki cihat ayetlerini referans vererek her Müslümanın cihat çağrısına cevap vermesi gerektiğini söylemektedir. “İslam sizin mallarınıza ve kanınıza ihtiyaç duymaktadır” diyerek Allah yolunda cihat etmenin dünyadan daha hayırlı olduğunu kaydetmektedir.
Cihadı bir yönüyle Nijerya’nın kuzey eyaletlerinde İslam şeriatının uygulanması biçiminde kurgularken diğer yönüyle de İslam dünyasında “ezilen Müslümanlar” için yapılan bir eylem olarak sunmaktadır.
Boko Haram ile ilgili görsel sonucu
Yusuf ’un tanımlamasına göre İslam şeriatı yerine seküler hukuka dayanan her türlü yasama, yürütme ve yargı eylemi kendisine karşı cihat edilmesi gereken tağuttur. Bu nedenle Nijerya Federal Anayasası’na bağlılık ve bu Anayasa çerçevesinde oluşan kurumlara itaat küfürdür.
Yusuf konuya ilişkin şu ifadeleri kullanmaktadır, “Parlamentolarında bu kanunları yapanlar, savcılar ve bu kanunlara inanan veya itaat edenler Allah’a şirk koşmaktadır.” Yusuf bu görüşler çerçevesinde çok partili sistem, demokrasi ya da sekülerizm gibi konuları da küfür olarak nitelemektedir.

Yusuf ’a göre Batılı eğitim Müslüman toplumu dini değerlerinden uzaklaştırarak “tağut” devletin hizmetine soktuğu için haramdır. Bu iddia örgüte adını veren söylemin merkezi kavramını oluşturmaktadır. Ancak bu konu ilk defa Yusuf tarafından ortaya atılmamıştır.

Boko Haram ile ilgili görsel sonucu
Batılı eğitimin haram olduğu iddiası içerik açısından Nijerya Müslümanları arasında uzun süre tartışılmıştır. Örneğin Nijerya Müslümanları eski lideri (Sariki Müslimi) olan Sultan İbrahim Desuki ‒kendisi Oxford Üniversitesi’nde,
oğlu Harvard Üniversitesi’nde okumuş olmasına rağmen “Batılı eğitim kültürümüzün altını oymaktadır” demiştir.
Ancak Batılı eğitimin haram olduğu iddiasından hareketle Nijerya’nın merkezi eğitim kurumlarını toptan reddetmek
ve bu eğitim kurumlarının da içinde yer aldığı siyasal sistemi kafir ilan etmek Yusuf tarafından gerçekleştirilmiştir.
Muhammed Yusuf, Malan İsa Ali Bauchi’yle girdiği bir tartışmada Batılı eğitimin neden haram olduğuna ilişkin şu ifadeleri kullanmıştır:
Tıp, tarımcılık, elektro-mekanik bölümleri dine aykırı bir şey içermiyorsa veya dinle çatışmıyorsa haram değildir. Fakat bizim itirazımız eğitim şekli ve yöntemine yöneliktir. Onda sıkıntı var. Bu yüzden Nijerya’nın eğitim sistemi haramdır. Devlet memuru olmak da haramdır. Devlet memurluğu da hukukla doğrudan alakalı olan polis, yargı
gibi (bunlar doğrudan küfre götüren) ve radyoda çalışmak gibi hukukla doğrudan alakası olmayan yerlerde çalışmak şeklinde ikiye ayrılmaktadır.
Yusuf bu söyleşide Suudi Arabistan Fetva Kurulu’nun verdiği bir fetvaya da atıf yaparak İslam dünyasında kurulan yabancı okulların Batılı değerleri temsil ettiğini, İslam’ın takva merkezli ahlak anlayışından sapma olduğunu ve
İslam’ın söylemi ve tarihiyle uyuşmadığını iddia etmektedir.

Sömürge dönemine de değinerek Batılıların Müslümanların kafalarını karıştırmak istediklerini, ahlak ve kültürünü bozmaya niyetlendiklerini öne sürmektedir.

Yabancı okul ve kolejlerin Müslümanlara açılan sistemli savaşın araçları olduğunu vurgulayarak Müslümanların yabancı okul açmaları ya da devam etmelerinin haram olduğunu ifade etmektedir.

Bu görüşlerden hareketle Nijerya’nın modern eğitim kurumlarında eğitim almanın haram olduğunu, Müslümanların bu eğitim sisteminden geçerek dinsizleştiğini söylemektedir.
İlgili resim
“Örgütün temel dini ve siyasi anlatısı Selefiliğin “şeriat” ve “cihat” merkezli yorumu çerçevesinde
inşa edilmiştir.”
Yusuf ’un yukarıda ifade edilen görüşleri İzala liderleri tarafından Haricilik olarak nitelenmiş, Yusuf ise bu iddiaları her vesile ile reddetmiştir.
Bu çerçevede Yusuf Hazihi Akidetu ve Menheci Da’vatuna adlı kitabın girişinde Haricilik iddialarına cevap olarak şunları ifade etmiştir:
Boko Haram ile ilgili görsel sonucu
Bazı insanların bizi Harici, Şii ya da benzeri gruplarla ilişkilendirdiklerini duyuyorum. Ancak biz akidede, fıkıh ve şeriatı anlama açısından Ehl-i Sünnet ve Cemaatiz. Başta Yusuf olmak üzere Boko Haram mensupları İzala’yı yolsuzluk yapmak ve siyasetçilerle iç içe geçmekle suçlamıştır.
İzala her ne kadar Nijerya’daki devlet kurumlarına eleştirel bir dil kullanmış olsa da yerel düzeydeki bürokrat ve
siyasetçiler ile İzala arasında karşılıklı menfaat ilişkisi oluşmuş ve bu durum Boko Haram tarafından sık sık gündeme getirilmiştir.

Yobe eyaleti yönetiminin İzala ile yakın teması sonucu örgüt mensuplarının eyaletteki camilere imam olarak

atanması ve bazı yerel yöneticilerin bu imamlara cami inşa etmeleri için ödenek ayırmaları Boko Haram mensuplarının eleştirisine hedef olmuştur.
Boko Haram ile ilgili görsel sonucu
İzala’nın yerel siyasetçi ve bürokratlara yakın durmasının bir diğer nedeni de entelektüeller, üniversite öğrencileri ve bürokratlar arasında destekçilerinin olmasıdır. Örgütün Yusuf ’tan sonraki lideri Ebu Bekir Şekau, İzala’ya ilişkin
şu ifadeleri kullanmıştır:
“Bidatçı dediğimiz zaman İzala’dan başka kimseyi anlamayın. Onlar demokrasi alimleridir. Bush’un imamlarıdır,
münafıktırlar. (devam edecek)
EMRAH KEKİLLİ, HAYRI ÖMER, İBRAHİM BACHİR ABDOULAYE
 
YAZARLAR HAKKINDA :
Emrah Kekilli ile ilgili görsel sonucu
Emrah Kekilli
2009 yılında Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı, halihazırda Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü’nde başladığı doktora eğitimine Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’nde devam etmektedir. 2012’de Anadolu Ajansı temsilcisi olarak Libya’ya giden Kekilli, 2013 yılı itibarıyla Libya’da faaliyet gösteren bir Türk şirketinde yönetici olarak çalıştı. 2015 yılında Türkiye’ye dönerek uluslararası basın kuruluşları için Arapça-Türkçe tercümanlık yaptı. Libya üzerine çok sayıda akademik ve politik makalesi olan Kekilli, Libya’yı merkeze alarak Batı Arap Dünyası üzerine çalışmalarını yürütmektedir. Libya tarihi, siyaseti, ekonomisi, Kuzey Afrika’da devlet dışı silahlı gruplar, cihadi gruplar ve
cihadi grupların ideolojik söylemi üzerine yoğunlaşmaktadır.
***
Dr.Hayri Ömer
Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü’nde öğretim görevlisi olan Dr. Ömer, Kahire Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuş, aynı üniversitede yüksek lisans ve doktorasını tamamlamıştır. Birçok araştırma kuruluşunda Ortadoğu ve Kuzey Afrika üzerine araştırmacı olarak çalışmış, çok sayıda uluslararası sempozyuma katılmıştır. Dirasat’ül-Şarki’l-Evsat adlı dergide, Ürdün’deki Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nde, Katar’daki Aljazeera Araştırma Merkezi’nde, Arap Siyasi Araştırmalar Merkezi’nde bölge üzerine kaleme aldığı analizler yayımlanmıştır.
Ibrahim Bachir Abdoulaye ile ilgili görsel sonucu
Ibrahim Bachir Abdoulaye
Lisans eğitimini 2016 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve İlahiyat bölümlerinde tamamladı. Ankara Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde yüksek lisans eğitimine devam eden Ibrahim Bachir, Kuzey-Batı Afrika bölgesinde devlet dışı silahlı aktörler ve cihadi gruplar üzerine yoğunlaşmaktadır. Nijerya siyaseti de araştırma alanları arasında yer almaktadır.

 

 

 

 

 

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER