(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

Ermenistan – Azerbaycan, Karabağ sorunu 3. Bölüm

    Azerbaycan’ın işgal altında bulunan topraklarında durum Ermenistan onun askeri veya diğer desteği sayesinde mevcut olan bölücü rejim aracılığıyla Dağlık Karabağ ve diğer işgal ettiği bölgeler üzerinde denetimini gerçekleştirmektedir. Ermenistan işgalın tüm olanaklarını kullanarak mevcut durumu korumağı ve güçlendirmeği, kendi öz yurtlarından göçe zorlanmış Azerbaycan halkının geri dönüşünün önlemeği amac edinmiştir. Bununla o, “faili […]

Ermenistan – Azerbaycan, Karabağ sorunu 3. Bölüm
07 Eylül 2017 - 11:21 'de eklendi ve 577 kez görüntülendi.

 

 

ne mutlu türküm diyene ile ilgili görsel sonucuAzerbaycan’ın işgal altında bulunan topraklarında durum
Ermenistan onun askeri veya diğer desteği sayesinde mevcut olan bölücü rejim aracılığıyla Dağlık Karabağ ve diğer işgal ettiği bölgeler üzerinde denetimini gerçekleştirmektedir.

Ermenistan işgalın tüm olanaklarını kullanarak mevcut durumu korumağı ve güçlendirmeği, kendi öz yurtlarından göçe zorlanmış Azerbaycan halkının geri dönüşünün önlemeği amac edinmiştir.

Bununla o, “faili accompli” durumu yaratmak istiyor. Bu tür yaptırımlara işgal altında bulunan topraklarda yasadışı yerleşim, iskan ve mülkiyet haklarının ciddi ve düzenli bir biçimde ihlalini örnek gösterebiliriz.

Ermeni kaynakları da dahil olmakla, tüm bilgi kaynaklarının verilerine göre, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ ve diğer işgal altındaki topraklarına, örneğin, Laçin, Kelbecer, Zengilan ve Cebrail bölgelerine onbinlerce ermeni nüfusu aktarıldı.

Ermenistan işgal altında bulunan topraklarda Ermeni nüfusunu 2010 yılına kadar 143.000’den 300.000 kişiye kadar artırmak niyetindeydi. Gerçekler gösteriyor ki, tüm bu faaliyet işgal altındaki toprakların işgali amacıyla kasıtlı olarak yapılmaktadır.

İşgal altında bulunan ülkelerdeki böylesi yaptırımların uzağı hedef alacak sonuclarının farkına varan ve herkesi uyaran Azerbaycan meselenin BM Genel Meclisi’nde görüşülmesini istedi. Bu istek Ermenistan-Azerbaycan sorununun adaletli, dürüst ve kapsamlı çözümü için sadece uluslararası hukuka duyulan sayğı ve güvenden ileri geliyordu.

agit minsk grubu ile ilgili görsel sonucu

29 Ekim 2004 tarihinde BM Genel Kurulu “Azerbaycan’ın işgal altında bulunan topraklarında durum” isimli önergesini kendisinin 59. oturumunun gündemine sokmağa karar verdi.

11 Kasım 2004 tarihinde Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarına nüfusun aktarılması konusunda görüş bildirildi (A/59/568) ve BM Genel Kurulu`na sunuldu.

Gündemdeki bu paragrafın BM Genel Meclisi’nde ele alınması Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarında yasadışı yerleşim konusuna dikkatin çekilmesi, hem de bu tehlikeli deneye son verilmesi için acil tedbirlerin alınmasına başlanmasında önemli rol oynadı.

AGİT olguyu araştırılması misyonunun 30 Ocak – 5 Şubat 2005 tarihlerinde işgal altındaki bölgelere ziyareti Azerbaycan’ın BM Genel Kurulu’nun 59. oturumunun gündemi işgal altındaki topraklarda durum konusunda sorununu giderilmesi konusundaydı.

Misyonun faaliyetinin temel amacı Azerbaycan tarafının sunduğu ve bölgede durumun incelenmesinden elde edilen ayrıntılı olgulara dayalı bildirilmesiydi. Misyon işgal altındaki topraklarda yeni yerleşim birimlerinin yaratılması olgusunu doğrulayarak, Azerbaycan’ın rahatsızlığına ortak olduğunu belirtti.

AGİT Minsk Grubu'ndan Erivan ve Bakü'ye 'temkinli olun' çağrısı

AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları sırayla olguların araştırılması misyonunun raporuna dayanarak, bölgenin demografik içeriğinde değişiklik yapılmasının uluslararası yasalara aykırı olduğunu vurguladı ve ilgili uluslararası kuruluşları işgal altındaki topraklarda yerleştirilen nüfusun aktarılması ve kendi yurtlarından göçetmek zorunda kalmış insanların yurtlarına dönmeleri için gerekli önlemleri alma çağrısında bulundu.

Olgu araştırıcı misyonun raporu ve AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlarının ona dayalı tavsiyeleri sorunun sonraki tartışma ve çözüm için temel oluşturdu.

Azerbaycan’ın işgal altındaki ülkelerindeki durum BM Genel Kurulu’nun sonraki toplantılarında da gündemde olmuştur. 7 Eylül 2006 tarihinde BM Genel Meclisi işgal altında bulunan topraklarda yaşanan toplu yangın halleriyle ilgili Azerbaycan’ın önerdiği “Azerbaycan’ın işgal altında bulunan topraklarında durum” adlı (A / RES / 60/285) kararı kabul etti.

BM Genel Kurulu’nun kararı çevresel acil işlemlerin gerçekleştirilmesinin gerekliliğini kaydederek, yangınların bölgenin çevresine kısa ve uzun süreli etkisinin değerlendirilmesine ve giderilmesine çağırdı. AGİT 4-12 Ekim 2006 tarihlerinde gerçekleştirdiği olguların araştırılması misyonu yangınların mağdur arazilerin çevresine kısa ve uzun süreli hasarını değerlendirdi ve “yangınların çevre ve ekonomiye zarar verdiğini, insan sağlığına ve güvenliğine tehdit oluşturduğunu” teyit etti. 14 Mart 2008 tarihinde BM Genel Meclisi kendisinin 62. toplantısında Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarında duruma dair A / RES / 62/244 sayılı kararı kabul etti.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesi ve çevresindeki silahlı çatışmanın uluslararası barış ve güvenliğe tehlike bulunduğundan ciddi rahatsızlık geçiren BM Genel Meclisi Azerbaycan Cumhuriyeti’nin egemenliğini ve uluslararası düzeyde tanınmış sınırlarının dokunulmazlığına güçlü desteğini bir kez daha ortaya koyarak, tüm Ermeni birliklerinin Azerbaycan Cumhuriyeti’nin işgal altında bulunan topraklarından hemen, tam ve koşulsuz çıkarılmasını talep etti.

Genel Kurul, aynı zamanda, işgal edilmiş topraklardan göçetmeğe zorlanmış mülteci nüfusun kendi Vatanlarına geri dönme hakkını bir kez daha teyit etti. Karar aynı zamanda Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesinin Ermeni ve Azerbaycanlı topluluklarına Azerbaycan Cumhuriyeti bünyesinde etkin demokratik yönetim sistemi kurmak için olanak verecek normal, güvenli ve eşit esaslarla yaşama koşullarının sağlanmasının gerekliliğini dile getirdi.

İlgili resim

Genel Meclis Azerbaycan Cumhuriyeti’nin topraklarının işgali sonucunda oluşan durumu hiçbir devletin meşru kabul edemeyeceğini ve işgal edilmiş bölgelere hiçbir devletin yardım gösteremeyeceğini de kaydetti.

Tüm bunlara rağmen, diğer askeri işgal hallerinde olduğu gibi, Ermenistan işgal altındaki topraklarda “seçimler” ve “Referandumlar” geçirerek, işgal ettiği bölgelerde baş verenlerle bağlı kendi rolünü örtbas etmek için çalışıyor.

Buna örnek olarak 10 Aralık 2006 tarihli “anayasa referandumu”nu ve 19 Temmuz 2007 tarihli “başkanlık seçimleri”ni gösterebiliriz.

Uluslararası kamuoyu böylesi yasadışı durumlar ve onların barış sürecine olumsuz etkisiyle alalkalı kendisinin kesin ve ilkesel tutumunu belirtmiş, hem de Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne saygı bir kez daha teyit etmiştir.

Sorunun çözüm süreci Ermenistan Azerbaycan sorununun çözümüne ilişkin arabuluculuk süreci 1992 yılının Şubat ayında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Anlaşması (AGİT) çerçevesinde başlatıldı.

AGİK Dışişleri Bakanları Konseyi Helsinki’de yapılan 24 Mart 1992 tarihli ek oturumunda Minsk’te AGİK`in desteğiyle mümkün olduğunca çabuk bir zamanda krizin AGİK ilke, yükümlülük ve hükümleri temelinde barış yoluyla çözümü yönünde görüşmeler için Dağlık Karabağ konferansının çağrılması kararı alındı.

Genel olarak, sorunun çözümü için hukuksal ve politik adımların uluslararası hukukun kural ve prensipleri, BM Güvenlik Konseyi’nin 822, 853, 874 ve 884 sayılı kararları, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve diğer uluslararası kuruluşların ilgili belge ve kararlarına gore yapılmaktaydı.

BM Güvenlik Konseyi ile ilgili görsel sonucu

Yukarıda da belirtildiği üzere, BM Güvenlik Konseyi’nin 1993 yılında Azerbaycan topraklarının işgaline cevap olarak kabul edilen kararları Azerbaycan Cumhuriyeti ve bölgedeki diğer devletlerin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve uluslararası sınırlarının dokunulmazlığına saygı duyulmasını bir kez daha doğruladı.

BM Güvenlik Konseyi düşmanlık eylemleri derhal durdurulmasını, işgalci birliklerin Azerbaycan Cumhuriyeti işgal edilmiş topraklarından derhal, tam ve koşulsuz çıkarılmasını talep etti, mülteci ve göçmenlerin geri dönmelerini sağlayarak, bölgede ekonomik, ulaşım ve enerji ilişkilerinin onarımına çağırdı.

BM Güvenlik Konseyi, AGİT Minsk grubunun sorunun barış yoluyla çözümüne yönelik çabalarını beğenerek, AGİT Minsk süreci çerçevesinde sorunun çözüm yollarının aranmasına çağırdı. Bu kararların hiçbiri Ermenistan tarafından yerine getirilmemiştir. 12 Mayıs 1994 tarihinde ateşkese dair düzenlemeler yapıldı.

AGİK devlet ve hükümet başkanlarının 1994 5-6 Aralık tarihlerinde Budapeşte’de düzenlenen Zirvesi’nde AGİK çerçevesinde tüm arabuluculuk çabalarının koordinasyonu için Minsk Konferansı eşbaşkanlığını enstitüsünün kurulması konusunda karar alındı.

Budapeşte zirvesi AGİT Dönem Başkanına silahlı çatışmanın durdurulması için siyasi uzlaşmanın sağlanması amacıyla müzakere talimatı verdi. Söz konusu siyasi anlaşma sorunun sonuçlarını ortadan kaldırmalı ve Minsk konferans düzenlenmesini sağlayan vermeliydi.

Zirve ayrıca silahlı çatışmanın durdurulmasına dair Taraflar arasında anlaşma yapıldıktan sonra AGİK çokuluslu barış güçlerinin yerleştirilmesi ve barış operasyonlarını hazırlayan Viyana merkezli Yüksek Düzeyli Planlama Grubu’nun (YSPQ) oluşturulması ile ilgili karar kabul etti. YSPQ 1993 yılının Mayıs ayında oluşturulan İlkin İşletim Planlama Grubunu (İİPQ) yerini aldı.

Dağlık Karabağ'a Azerbaycan Cumhuriyeti ile ilgili görsel sonucu

23 Mart 1995 tarihinde AGİT Dönem Başkanı Minsk sürecinin eşbaşkanlarına manda verdi (DOC.525 / 95). 2-3 Aralık 1996 tarihlerinde gerçekleştirilen AGİT Lizbon Zirvesi’nde AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları ve AGİT Dönem Başkanı, Dağlık Karabağ sorununun çözümünün temelini oluşturması gereken prensipleri tavsiye etti, fakat Ermenistan bu ilkeleri kabul etmedi ve AGİT 54 üye devleti arasında bu teklifin aleyhinde oy veren tek devlet oldu. AGİT Dönem Başkanı, söz konusu ilkeleri içeren açıklama yaptı.

Bu ilkeler şunlardır:

– Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğü;

– Dağlık Karabağ’ın kendi kaderini tayin hakkına dayalı anlaşmayla belirlenmiş ve ona Azerbaycan genelinde en yüksek yönetim durumu veren hukuksal durumu;

-Dağlık Karabağ ve onun tüm nüfusunun güvenliği dahil olmakla çözümün hükümlerinin tüm tarafların yerine getirmesiyle ilgili karşılıklı yükümlülüklere dair garanti.

Lizbon Zirvesi’nden sonra 1997 yılında Fransa, Rusya ve ABD’den oluşan eş başkanlık enstitüsü kuruldu (1992 yılından Minsk toplantısına İtalya (1992-1993), İsveç (1994), Rusya (1995) ve Finlandiya (1995-1996) başkanlık etmişlerdir ). 1997 yılının Nisan ayından itibaren eşbaşkanların bölgeye seferleri yoğunluk kazanmağa başladı.

1 Haziran 1997 tarihinde eşbaşkanlar Dağlık Karabağ sorununun çözümüne ilişkin kapsamlı anlaşma taslağı sundular. Bu projeye göre, silahlı çatışma durdurulmalı ve Dağlık Karabağ’ın statüsüne ilişkin anlaşma yapılmalıydı. Azerbaycan tarafının söz konusu belgelerin içeriğiyle ilgili yapıcı istişarelere başlamaya hazır olduğunu belirtmesine rağmen, Ermenistan tarafı önerilen yaklaşımı kesin olarak reddetti.

19-23 Eylül 1997 tarihlerinde eşbaşkanlar bölgeye seferleri sırasında sorunun “aşamalı çözüm” ne dayanan yeni öneri sundular. Bu öneriler ilk aşamada 6 bölgenin işgalden kurtarılması, AGİT barış operasyonlarının başlaması, göçmenlerin işgalden kurtarılmış arazilere dönmesi ve çatışma bölgesinde temel iletişim araçlarının yenilenmesini öngörüyordu.

İkinci aşamada Laçın ve Şuşa sorunları çözülmeli, Dağlık Karabağ’ın statüsünün temel ilkeleri Kabul edilmeli ve sonuçta AGİT Minsk Konferansı düzenlenmeliydi. 10 Ekim 1997 tarihinde Strasbourg’da Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları ortak beyanatla, “eşbaşkanların son önerilerinin Minsk Grubu çerçevesinde görüşmelerin yeniden başlaması için umutlu olduklarını” belirttiler.

Fakat 1998 yılının şubat ayında Levon Ter-Petrosyan’ın istifası ve 1998 yılının Mart ayında Robert Köçaryan`ın iktidara gelişinden sonra eşbaşkanların bölgeye sonraki ziyareti sırasında Ermenistan resmi olarak, sorunun “aşamalı” çözüm önerilerine dair rızasını geri aldı. 9 Kasım 1998 tarihinde eşbaşkanlar “ortak devlet” kavramına dayalı yeni teklifte bulundular.

Bu kavrama göre, Dağlık Karabağ cumhuriyet biçiminde devlet ve arazi birimi konumu elde etmeli ve Azerbaycan’ın uluslararası düzeyde tanınmış sınırları çerçevesinde Azerbaycan’la birlikte eşitr haklara sahip devlet oluşturmalıydı. Azerbaycan bu önerileri onun egemenliğine ve Lizbon ilkelerine aykırı olması nedeniyle reddetti.

Bundan sonra hiçbir yeni öneri verilmedi ve Minsk süreci çıkmaza girdi. Görüşmeler sürecine destek vermek için 1999 yılının Nisan ayından itibaren Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları arasında sorunun çözümüne ulaşmak amacıyla doğrudan görüşmeler başladı.

AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları 2002 yılının Mart ayında bölgeye seferleri sırasında görüşmeler sürecinin Azerbaycan ve Ermenistan cumhurbaşkanlarının özel temsilcileri seviyesinde sürdürülmesi önerisinde bulundular. Bu teklif her iki devlet başkanı tarafından kabul edildi.

13-15 Mart ve 29-30 Temmuz 2002 tarihlerinde Prag yakınlarında her iki devlet başkanının özel temsilcilerinin iki görüşü gerçekleşti. 2004 yılından itibaren “Prag süreci” çerçevesinde Azerbaycan ve Ermenistan Dışişleri Bakanları arasında doğrudan görüşmeler başladı. 25 Ocak 2005 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi “AGİT Minsk Konferansı`nın uğraştığı Dağlık Karabağ sorunu” adlı 1416 sayılı kararı kabul etti.

Parlamenter Asamblesi kararda Azerbaycan topraklarının büyük bir bölümünün işgal edildiğini bir kez daha teyit ederek, etnik düşmanlık ve beraberindeki askeri operasyonların çok sayıda insanın etnik temelde zorunlu göçmen ve mülteci durumuna düşmesine ve tekuluslu arazilerin oluşturulmasına yol açtığına dair endişesini belirtti.

Kurul, Avrupa Konseyi üyesi olan bir devletin diğer devletin arazisini işgal etmesinin o Devletin üyelik yükümlülüklerini kabaca ihlal etmesi demek olduğunu açıkça beyan ederek, çatışma bölgesinden kaybedenlere kişilerin güvenli ve onurlu geri dönmesi hakkını bir kez daha teyit etti.

Kurul ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarını anımsatarak, çatışma taraflarını onlara uymağa, özellikle de işgal edilmiş bölgelerden askeri kuvvetleri çıkarmaya çağırdı. 2006 yılının Mayıs ayında AGİT Minsk grubunun mevcut eşbaşkanlık enstitüsü oluşturulan zamandan itibaren ilk kez olarak, eşbaşkan ülkelerin Dışişleri bakanlarının yardımcılarından oluşan ortak misyon bölgeye sefer etti.

 

Ziyaretin amacı Dağlık Karabağ’a dair düzenlemeler yapılması için 2006 yılının önemli “imkan penceresi” yarattığını her iki ülke cumhurbaşkanlarının dikkatine iletmekten ibaretti.

AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları 22 Haziran 2006 tarihinde AGİT Daimi Konseyi’ne bildiri sundular. Onlar meseleye açıklık getirerek beyan ettiler ki, yaklaşımlarının amacı sorunun tüm yönlerini bir aşamada çözümü değildi.

Eşbaşkanlarına göre, belirtilen prensiplerle mümkün en yüksek ilerleme sağlamak, ancak bazı en zor konuları zamana bırakarak müzakereler sürdürülmeliydi öngörülüyordu.

Buna rağmen, eşbaşkanlar beyan ettiler ki, Cumhurbaşkanları anlaşmaya gelemediği için onlar bu prensiplerin belirlenmesi, ifade edilmesi ve sonlandırılması işinde kendi yaradıcılıklarının doruk noktasına ulaşmışlardır.

Eşbaşkanlar bildirdiler ki, eğer taraflar ileri sürülmüş prensiplere dair anlaşmaya varamazlarsa, o zaman onları tatmin edebilecek alternatif anlaşmaya ulaşmak amacıyla birlikte çalışmalıdırlar.

Eşbaşkanlar mevcut aşamada yoğun “mekik diplomasisi”nin sürdürülmesine ve Cumhurbaşkanlarının yeni görüşlerine hiçbir zorunluluk görmediklerini dikkate ilettiler.

Minsk Grubu eşbaşkanlarının beyanatına ve görüşmeler süreciyle ilgili gerçekleri geleneksel olarak tahrif etmeye çalışan Ermenistan tarafının belirtilen iddia dair açıklamalarına yanıt olarak, Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı konuya açıklık getirerek onu da belirtti ki, Azerbaycan topraklarının devam eden işgali ve etnik temizlik ortamında Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesinin hukuki statüsünün belirlenmesi mümkün değildir.

Bunun için biran önce Azerbaycan toprakları boşaltılmalı, çatışma bölgesi demilitarizasyon işlemlerine tabi tutulmalı, uluslararası güvenlik garantisi sağlanmalı ve zorla göçmen durumuna salınmış Azerbaycanlı sivil vatandaşlar kendi evlerine geri dönmelidir.

 

Azerbaycan tarafı Dağlık Karabağ’a Azerbaycan Cumhuriyeti’nin uluslararası düzeyde tanınmış toprak bütünlüğü çerçevesinde ve Anayasaya uygun olarak, en üst düzey yönetim durumu vermeye hazır olduğunu bir kez daha beyan etti. Dışişleri Bakanlığı bölgenin gelecekteki gelişimini dikkate alarak, uluslararası pratikte mevcut olan düzenlemelere uygun bir biçimde öznel koşulların yaratılması çatışmadan önceki etnik içeriklerin restorasyonunda sonra Dağlık Karabağ’ın nüfusu için ekonomik ve diğer teşviklerin oluşturulmasını gözden geçirmeğe hazır olduğunu belirtti.

İlham Aliyev ve Robert Koçaryan ile ilgili görsel sonucu

İlham Aliyev ve Robert Koçaryan

Bunun yanı sıra, Dışişleri Bakanlığı bölgede adil ve kalıcı bir barışın sağlanması için Azerbaycan’ın görüşmelerin sürdürülmesinin yanlısı olduğunu bir daha beyan etmiştir.

13 Temmuz 2007 tarihinde AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları 9 Haziran 2007 tarihinde İlham Aliyev ve Robert Koçaryan arasında Petersburg’da yapılan görüşmeden sonra sorunun çözümü sürecinde oluşan durumu değerlendiren bildiri yaydılar.

Eşbaşkanlar beyan ettiler ki, Cumhurbaşkanlarının görüşmesi sırasında, genel olarak sorunun barış yoluyla çözümünün “temel ilkeler” ine dair anlaşmayla ilgili sınırlı sayıda engeller müzakere edildi ve tarafların pozisyon farklılıkları dolayısıyla anlaşamadıkları belli oldu.

Eşbaşkanlar açıklamalarından Azerbaycan ve Ermenistan’ın bir grup aydının Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesine, hem de Bakü ve Erivan’a beraber yolculuk inisiyatifine değinerek, onu beğendiklerini ve yüksek değerlendirdiklerini kaydederek, bu girişimi ilk güven oluşumu adımı olarak nitelendirdiler.

2 Kasım 2008 tarihinde Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya Cumhurbaşkanları Moskova’da Bildiri imzaladılar. Bildirgede “sorunun çözümü uluslararası hukuk kural ve ilkeleri, hem de bu çerçevede kabul edilmiş karar ve belgelere dayanmalı olduğu” vurgulanıyor.

Diğer belgelerle birlikte, buraya 1993 BM Güvenlik Konseyi, hem de 2006 ve 2008 yılı BM Genel Kurulu bilinen kararları da dahildir. Bunun yanı sıra, Bildirgede sorunun uluslararası hukukun kural ve ilkelerine dayalı çözümün bölgede ekonomik gelişme ve kapsamlı işbirliği için elverişli bir ortam yaratacağı vurgulanmaktadır.

Böylece bu belge Ermenistan’ın sorunun nihai çözümü ve onun temel sonuçlarının ortadan kaldırılmasından önce bölgesel işbirliğine ağırlık verilmesiyle ilgili iddialarını hiçe indirmektedir. 2009 yılı boyunca Ermenistan-Azerbaycan sorununun düzenlenmesi için yapılan görüşmeler daha yoğun bir hal almıştır.

Öyle ki, AGİT Minsk Grubu’nun eşbaşkanları katılımıyla Ermenistan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanları 6 kez, Ermenistan ve Azerbaycan dışişleri bakanları ise 3 kez görüşme geçirmişlerdir. 22 Kasım 2009 tarihinde Münih’te düzenlenen Azerbaycan ve Ermenistan cumhurbaşkanlarının görüşünde birkaç konuyla ilgili tarafların pozisyonlarında yakınlaşma yönünde ilerleme kaydedilmiştir.

2009 yılının 1-2 Aralık tarihlerinde Atina’da AGİT Bakanlar Konseyi 17. toplantısı çerçevesinde AGİT Minsk Grubu’nun Eş başkan ülkelerinin temsilcileri – Rusya ve Fransa’nın dışişleri bakanları, hem de ABD Devlet Sekreteri Yardımcısı ortak açıklama konuşma yapmışlardır.

Ayrıca, AGİT Bakanlar Konseyi Ermenistan-Azerbaycan sorununa ilişkin Açıklama kabul etmiştir. Söz konusu açıklamalar sorunun çözümü sürecinin önemli bir unsuru olarak, taraflar arasında imzalanan Moskova Deklarasyonu ve Helsinki Nihai Raporu`nun tespit edilmiş temel ilkelerini göstermektedir.

2010 yılı boyunca Ermenistan-Azerbaycan sorununun uluslararası hukuk kural ve ilkeleri temelinde Azerbaycan Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde çözümü için görüşmeler sürdürülmüştür. Yıl boyunca devam etmiş görüşmeler 2009 yılının Aralık ayında Minsk Grubu eşbaşkanları tarafından sunulmuş yenilenmiş Madrid ilkeleri temelinde gerçekleştirilmiştir.

Yapılan görüşmelerde Azerbaycan ülkenin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin restorasyonu, işgal güçlerinin tüm işgal edilmiş topraklardan çıkarılması, öz yurdundan zorunlu göçmen durumuna düşenlerin tekrar evlerine dönmesi, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinin Azeri ve Ermeni toplumunun barış içinde birlikte yaşamının sağlanması, arazilerin restorasyonu ve iletişime açılması ve sonraki aşamada her iki toplumun katılımıyla Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü çerçevesinde Dağlık Karabağ bölgesinin statüsünün belirlenmesi pozisyonunu savunmuştur.

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı S.Sarkisyan ile ilgili görsel sonucu

Yıl içinde Rusya Cumhurbaşkanı Dmitri Medvedev’in aracılığıyla Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı S.Sarkisyan arasında 25 Ocak tarihinde Soçi’de, 17 Haziran tarihinde Petersburg’da ve 27 Ekim tarihindeyse Astrahan`da üç görüşme gerçekleşmiştir.

Son görüşmenin sonucunda taraflar AGİT Minsk Grubu ve Uluslararası Kızıl Haç Derneği aracılığıyla askeri esir ve rehinelerin, ayrıca, ateşkes rejiminin ihlali sonucu ölmüş kişilerin cesetlerinin iadesine dair ortak bildiri kabul etmişlerdir.

 

 Mübariz İbrahimov ve şehit Ferid Ahmedov ile ilgili görsel sonucu
Ferid Ahmedov

Bunun sonucunda Azerbaycan’ın Milli Kahramanı Mübariz İbrahimov ve şehit Ferid Ahmedov’un cesetlerinin vatana getirmekle toprağa verilmesi mümkün olmuştur.

Mübariz İbrahimov ve şehit Ferid Ahmedov ile ilgili görsel sonucu

Milli Kahramanı Mübariz İbrahimov

2010 yılında Azerbaycan ve Ermenistan dışişleri bakanları arasında 17 Temmuz tarihinde Almatı’da, 6 Kasım’da Moskova’da, 19 Kasım’da Lizbon’da, 22 Kasım ve 9 Aralık’ta Moskova’da toplam beş görüşme yapılmıştır.

Ermenistan-Azerbaycan sorununun düzenlenmnesinin başlıca ilkelerinin onaylanması yönünde atılmış en önemli adımlardan biri AGİT Minsk Grubu’nun eşbaşkan devletlerin başkanlarının bu yılın 26 Haziran tarihinde Kanada’nın Muskoka kentinde verdikleri ortak bir demeç olmuştur.

agit minsk grubu ile ilgili görsel sonucu

Söz konusu demeçte devlet başkanları tarafından sorunun çözümü için işgal edilmiş toprakların kurtarılması, zorunlu göçmenlerin kendi topraklarına dönüş ve diğer ilkeleri öngören aşamalı çözümünün gerekliliği vurgulanmıştır.

Ermenistan’ın Azerbaycan’a karşı saldırısının uluslararası alanda ortaya dökülmesi ve uygun hukuki-siyasi değerlendirilmelere ulaşmak doğrultusunda hem ikili bazda, hem de AGİT, BM, NATO, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve diğer bazı nüfuzlu uluslararası kurumlar çerçevesinde çalışma sürdürülmüştür.

2010 yılının 19-20 Kasım tarihlerinde Lizbon’da yapılan NATO’nun zirve toplantısının Kapanış Bildirisi’nde bölgesel ülkelerin, aynı zamanda Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve egemenliği desteklenmiş ve bölgesel sorunların işte bu prensipleri dikkate alarak çözümüne çağrılmıştır.

1-2 Aralık tarihlerinde Kazakistan’ın Astana şehrinde düzenlenen, AGİT 7. Zirvesi çerçevesinde kabul edilmiş Astana Bildirisi’nde AGİT mekanında çözümü uzanan sorunların BM Şartı ve AGİT Helsinki Nihai Raporun tespit edilmiş normlar yansımıştır.

Aynı zamanda, Zirve çerçevesinde AGİT Minsk Grubu’nun Eşbaşkan ülkelerinin heyetlerinin başkanları ve Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları tarafından onaylanan ortak bildiride Ermenistan-Azerbaycan sorununun Minsk Grubu Eş başkan Devlet Başkanlarının 2009 İtalya ve 2010 Kanada’da yapılan G-8 Zirve toplantıları çerçevesinde kabul edilmiş ilkeler temelinde çözümünün gerekliliği bir kez daha vurgulanmıştır.

Özet olarak belirtilmelidir ki, 2010 yılında Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ sorununun çözümüyle ilgili görüşmeler uluslararası hukuk ve normlar ve bu çerçevede kabul edilmiş belge ve kararlar temelinde sürdürülmüştür. Bu da 2008 yılında Moskova’da Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları tarafından imzalanan bildiride yansımıştır.

Geçtiğimiz yılda Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen “Avrupa Birliği’nin Güney Kafkasya için strateji gereksinimi” isimli kararda Dağlık Karabağ, aynı zamanda onun etrafındaki toprakların işgal altında bulunması olgusu onaylanmış ve Ermenistan silahlı birliklerinin Azerbaycan’ın bütün işgal altındaki topraklarından çıkarılması, kendi öz topraklarında mülteci ve zorunlu göçmen duruma düşenlerin yakında kendi daimi yerleşim yerlerine dönmeleri hakkının sağlanması talep edilmiştir.

Azerbaycan tarafı işgal altındaki topraklarda doğal kaynakların ve kültürel mirasın talan edilmesi, yasadışı yerleşim ve mülkiyet hakları ihlalleriyle ilgili durumun incelenmesi ve uygun değerlendirilmesi amacıyla işgal edilmiş bölgelere AGİT Minsk Grubu’nun eşbaşkanları yönetimi altında uluslararası değerlendirme misyonunun seferinin düzenlenmesini başarmıştır.

Değerlendirme misyonunun raporunun 2011 yılının Ocak ayında yayılması planlanıyor. Azerbaycan tarafı bölgede sürekli barış, güvenlik ve işbirliği ortamının sağlanmasına ortam yaratacak Ermenistan-Azerbaycan sorununun adil çözümü yönünde dünya birliğinin daha kararlı ve tutarlı davranması ve Ermenistan’ı uluslararası topluluğun saygın üyeleri olan AGİT Minsk Grubu’nun eşbaşkan ülkelerinin önerdiği başlıca ilkeler temelinde sorunun bir kerelik çözümünü öngören nihai barış anlaşması üzerinde çalışmaya başlamasına mecbur etmesine umut besliyor.

Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları Rusya Federasyonu Başkanı D.Medvedev ile ilgili görsel sonucu

2011 yılında Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları Rusya Federasyonu Başkanı D.Medvedyevin daveti üzerine iki görüşme gerçekleştirmişlerdir: 5 Mart’ta Soçi’de ve 24 Haziran’da Kazan’da. Görüşmeler sonuçsuz sona ermiştir. Başarısızlığın temel nedeni mevcut status-kvonu güçlendirmeğe ve sonunda bitmiş olgu durumunu (faitaccompli) yürütmeğe çalışan Ermenistan’ın inatçı ve yıkıcı tutumu olmuştur.

Ayrıca, 29 Eylül’de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Varşova’da AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları ve AGİT Dönem Başkanı Özel Temsilcisiyle de bir araya geldi.

2012 yılında Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları Rusya Federasyonu Başkanı D.Medvedyevin daveti üzerine 23 Ocak tarihinde Soçi’de görüş geçirmişlerdir.

Verilen ortak demeçte, Nihai Barış Anlaşması üzere işin başlatılmasının önemi vurgulanmış ve bu amaçla Azerbaycan ve Ermenistan cumhurbaşkanlarının temel prensipler üzere rızası hızlandırmaya hazır oldukları kaydedildi.

2012 yılında uluslararası kamuoyu tarafından sorunun çözümü bağlamında Azerbaycan Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünün desteklenmesi eğilimi devam etmiştir.

NATO ile ilgili görsel sonucu

Öyle ki, NATO’nun 20 Mayıs tarihinde Chicago’da düzenlenen Zirvesi’nde kabul edilen bildirgede (47. madde) Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve egemenliği desteklenmiş ve sorunun bu ilkeler temelinde barış yoluyla çözülmesi gerektiği belirtilmiştir.

Dünyanın 120 devletini birleştiren ve üyelerinin sayısına göre BM den sonra ikinci en büyük uluslararası örgüt olan Bağlantısızlar Hareketi’nin devlet ve hükümet başkanlarının 26-31 Ağustos tarihlerinde Tahran’da düzenlenen 16. Zirvesi kapanış belgesinde sorunun Azerbaycan Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve uluslararası düzeyde tanınmış sınırları kapsamında çözümüne destek belirten madde yansımıştırr (391 madde).

(devam edecek)

Veysel KAVRAYAN

Share
Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER