(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

Dostluk ve Arkadaşlık Üzerine

İnsanlar arasında iletişim kurmanın bir yolu, arkadaş olmak sonrada bu arkadaşlıkları kalıcı dostluğa dönüştürebilmektir. Arkadaş olabilmenin ilk adımı; karşımızdaki insanı iyi tanımaktan geçer… Birbirlerini yeterince tanımayan insanlar, aralarında arkadaşlık bağı kuramazlar. İki insan arasında kurulan arkadaşlık bağı, dostluk ağı ile örülmez ise; sadece hatırlanmaya değen ve mazimizi çağrıştıran bir anı olarak zihnimizde kalır. Geçmişimizi zihnimizde […]

Dostluk ve Arkadaşlık Üzerine
27 Temmuz 2017 - 14:50 'de eklendi ve 1453 kez görüntülendi.

İnsanlar arasında iletişim kurmanın bir yolu, arkadaş olmak sonrada bu arkadaşlıkları kalıcı dostluğa dönüştürebilmektir.

Arkadaş olabilmenin ilk adımı; karşımızdaki insanı iyi tanımaktan geçer…

Birbirlerini yeterince tanımayan insanlar, aralarında arkadaşlık bağı kuramazlar.

İki insan arasında kurulan arkadaşlık bağı, dostluk ağı ile örülmez ise; sadece hatırlanmaya değen ve mazimizi çağrıştıran bir anı olarak zihnimizde kalır.

Geçmişimizi zihnimizde şöyle bir yokladığımızda bize mazimizi hatırlatan unutulmaya yüz tutmuş çok sayıda arkadaşımızı anımsayabiliriz…

Mahalle, okul, sınıf, hastane, hapishane ve askerlik arkadaşımız olup çoğunun adını bile unuttuğumuz çok sayıda arkadaşımız olmuştur…

Halbuki dostluklar öyle değildir…

Gerçek dostlar her zaman yanımızdadır.

İki arkadaş arasında oluşan bağı koparan engeller, dost iki insan arasında engel oluşturmaz!

Bu gerçeği Mark Twain şöyle açıklar:

‘ Arkadaşlık kuvvetli bir bağdır. Paraya ihtiyaç olunca başvurulmazsa ömür boyu sürer.,

Mevlana’ya göre de iyi bir dost; yüreğimize su serpen içimizi rahatlatan bir ilaç gibidir:

‘ Yarasından taze kan sızan gönül ehline, dostlarının yüzünü görmek merhem gibidir.,

Günümüzde arkadaşlıklar sağlam temeller üzerine kurulamadığı için dostluk binası oluşmadan yıkılıp gidiyor. Sanal ortamda aranan arkadaşlıklar, dostluklara dönüşemediği için çoğu zaman başlamadan bitiveriyor.

Özellikle sanal alemde kurulan arkadaşlıklara kanıp, kendini tehlikeli maceraya atan ve sonu hüsranla biten genç kızlarımızın yürek yakan bu maceralarını günlük basından üzülerek zaman zaman okuyor, televizyonlarda izliyoruz.

Dost; davranışı ve duruşu ile her zaman yanımızda olduğunu hissettiren insandır.

Gerçek dost bize güven veren bizi bizden iyi tanıyan, aldatmayan, dilini yalandan arındırmış; sevinç ve üzüntülerimize ortak olan kişidir.

Bu gerçekte şu güzel sözde anlamını bulur:

‘ Hayatta parayla alınamayacak en değerli şey; senin derdini kendi derdi gibi gören dosttur.,

Ünlü halk ozanlarımızdan Pir Sultan Abdal’da dost ve düşmanın sıkıntılı günlerde kendini belli ettiğini şöyle açıklıyor:

Dar günümde dost düşmanım belli oldu/ On derdim var ise şimdi elli oldu,

Unutulmaması gerekli bir başka gerçekte dostlukları siyasete kurban etmemektir.

Farklı siyasi eğilimler ve düşünceler gerçek dostlukları yıkamasalar bile bin bir güçlükle kurulan dostluk binasına zarar verebilir.

Ünlü Yunanlı düşünür Aristo’da bu gerçeğe şu sözleriyle açıklık getiriyor:

‘ Sevdiklerinizle siyaset yapmayın. Siyaset dostlukları zedeler. Siyasetçiler yollarına devam eder; siz dostlarınızı yitirmekle kalırsınız.,

Evli çiftlerde iyi birer eş olabilmenin aradaki dostluk bağının güçlendirilmesinden geçtiğini unutmamalıdır!

Dostluk ağını sıkıca öremeyen ve hafif bir rüzgarda koparan çiftlerin evliliklerinin günümüzde boşanmayla sonuçlanması; aile kurumu adına üzüntü verici bir durumdur.

Dostluk ve arkadaşlık kavramına ayrı bir açıklık getiren ünlü Rus tiyatro yazarı Anton Çehov’un ( 1860- 1904) şu sözü de anlamlı:

İnsanlar eğlenebildikleriyle arkadaş olurlar, anlatabildikleriyle dost, ağlayabildikleriyle kardeş.,

Görülüyor ki arkadaşlıkları sağlam dostluklara dönüştürmek; toplumuzun geleceği açısından da ihmal edilmemesi gerekli bir durum…

Birbirlerine dostluk bağı ile bağlı olan insanların oluşturduğu toplum; kuvvetli esen fırtınalar karşısında bile kolay kolay yıkılmaz.

Bu konuda dikkate almamız gereken bir başka gerçekte; insanlar arasındaki dostluklarla, ülkeler arasındaki dostluğun farklı şekilde tezahür ettiğidir.

Bunu da İngiliz Dışişleri eski bakanlarından Lord Palmerston ( 1784-1865) şu sözleriyle açıklıyor:

‘ Devletlerin kalıcı dostları veya müttefikleri yoktur. Kalıcı çıkarları vardır.,

Bu kalıcı çıkarlar yüzünden günümüzde Ortadoğu’nun güçlü büyük ülkelerin menfaatleri uğruna nerelere sürüklendiğini, milyonlarca insanın göç yolunda çocuk yaşlı demeden can verdiğini hep birlikte ve ibretle izliyoruz.

Dileriz; dostlukların değer gördüğü insanlar arasındaki bağın dostlukla perçinlendiği bir toplum olma yolunda önümüzde duran engelleri aşarız.

Atıf ÖZGEN

İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
e-mail: ozgenatif@gmail.com

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER