(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

İnme Kader Değil Önlenebilir Bir Hastalık

Gölcük Özel Aile Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Nöroloji Servisi Fizyoterapisti Cumhur Aydoğdu, ülkemizde ‘Beyin krizi‘ inmenin, erişkinlerde kalp hastalığı ve kanserden sonra en yaygın ölüm ve sakatlık nedeni olduğunu söyledi. Gölcük Özel Aile Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Nöroloji Servisi Fizyoterapisti Cumhur Aydoğdu Cumhur Aydoğdu, (UHA) Uluslararası Haber Ajansı’na  yaptığı inmeyle ilgili […]

İnme Kader Değil Önlenebilir Bir Hastalık
30 Haziran 2017 - 9:29 'de eklendi ve 521 kez görüntülendi.

Gölcük Özel Aile Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Nöroloji Servisi Fizyoterapisti Cumhur Aydoğdu, ülkemizde ‘Beyin krizi‘ inmenin, erişkinlerde kalp hastalığı ve kanserden sonra en yaygın ölüm ve sakatlık nedeni olduğunu söyledi.

Gölcük Özel Aile Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Nöroloji Servisi Fizyoterapisti Cumhur Aydoğdu

Cumhur Aydoğdu, (UHA) Uluslararası Haber Ajansı’na  yaptığı inmeyle ilgili açıklamada, inmenin ailesel yatkınlık, kronik hastalıklar ve yaşlanmanın inme için başlıca risklerin başında geldiğini ifade etti.

Aydoğan, düzensiz yaşam tarzı ve kontrolsüz beslenmenin de inmeye zemin hazırlayacak önemli faktörler olarak çok sık karşımıza çıktığına dikkat çekiyor.

İNME ile ilgili görsel sonucu

Beyin krizi damarlarda tıkanma ve yırtılma ile gerçekleşiyor

Frt Cumhur Aydoğdu, inmenin, beynin bir bölgesinde kan akımının engellenmesi ya da beyin damarından kanın dışarı sızması sonucu beyin dokusunda oluşan bir harabiyet olduğunu hatırlatarak, inme olgularının %80’inin iskemik olup,   beyne kan akımını sağlayan damarlardan birinin aniden pıhtı ile tıkanıp ve geri kalanının ise hemorajik olduğunun altını çizdi.

Frt Aydoğdu, “Bu durumda, beyin damarlarından biri ani şekilde yırtılır ve kan beyin dokusu içine sızar; buna da halk arasında beyin kanaması olarak algılanır. Bunların sonucunda hastada 24 saatten uzun süren bir fonksiyon kaybı oluşur. Vücudun bir yarısında yüz, kol veya bacakta oluşan uyuşukluk, kuvvetsizlik, konuşma ve/veya anlama sorunu, bir veya iki gözde görme sorunu, denge bozukluğu, yürüyememe, baş dönmesi, bulantı, kusma, şiddetli baş ağrısı, bilinç değişikliği inmenin sık görülen belirtileridir. Bazı kişilerde bu belirtiler çok kısa sürer (Birkaç dakika veya saat) ve sonra tamamen geçer. Bu duruma ‘Geçici iskemik atak’diyoruz. Rahatsızlık ihmal edilmemelidir çünkü bu kişilerin %40- 50’sinde bir yıl içinde inme geçirme riski vardır” dedi.

inme felç ile ilgili görsel sonucu

Risk altında olabilirsiniz

İnme her yaşta olabilirse de 40 yaşın altında oldukça seyrek olduğuna dikkat çeken Frt Cumhur Aydoğdu,  hastaların ¾’ünün 65 yaş üzerinde olduğunu,  günümüzde erkeklerde kadınlara göre daha sık görüldüğünü, yaşlanma ile birlikte sık görülen problemlerin,  kişinin yaşam tarzı ve alışkanlıklarının inme için bir risk oluşturduğunu açıkladı.

Frt Aydoğdu, “kontrolsüz hipertansiyon, şeker ve kalp hastalığı, sigara kullanımı, yüksek kolesterol düzeyi, hareketsiz yaşam tarzı, karotis arterinde (şah damarı) hastalığı, önceden geçici iskemik atak geçirmek inme riskine yatkınlığı artırır” şeklinde konuştu.

Boyun ve beyin damarları da görüntülenmelidir

Hastanın ilk olarak bir nörolog tarafından  nörolojik muayenesinin  yapılmasının önemli olduğunu açıklayan Frt Cumhur Aydoğdu, “Bilgisayarlı tomografi (BT), Manyetik Rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemleri ile beyin değerlendirilir. Elektrokardiyografi (EKG) ile kalp değerlendirmesi yapılır. Ekokardiyografi ve Holter incelemeleri de kalp kaynaklı pıhtıların araştırılmasında önemli ölçüde yardımcıdır. DUS (Doppler ultrasonografi veya BTA (BT anjiyografi), MRA (MR anjiyografi), DSA (dijital substraksiyon anjiyografi) gibi yöntemlerle boyun ve beyin damarlarının ayrıntılı görüntülenmesi mümkün olabilmektedir. Kan tahlili incelemeleri de inme nedenini araştırmak amacıyla yapılır”dedi.

İlgili resim

Tedavide ilk 3 saat çok önemli

“İnmede ‘Ne Kadar Erken Müdahale = O Kadar Az Beyin Hasarı’dır” diye konuşan Frt Aydoğdu, “belirtilerin başlamasını izleyen ilk 3 saat içinde, hastanın tıbbi durumu uygunsa, damardan uygulanan ‘damar açıcı’ tedavi (Trombolitik tedavi) yapılabilmektedir. Bu tedavinin mutlaka uygun koşulları sağlayabilen merkezlerde ve eğitimli bir inme ekibinin kontrolünde yapılması gerekir” ifadesini kullandı.

Frt Aydoğdu, bu uygulamanın dışında; klasik olarak, inme tedavisi ‘ağızdan ilaç tedavisi’ ve ‘rehabilitasyon tedavisi’ başlıkları altında toplandığını, bu tedavilerin sürekliliği ve kontrollerinin çok önemli olduğunu bildirdi.

Bunların dışında bir diğer tedavinin de cerrahi/ girişimsel tedavi yöntemi olduğuna vurgu yapan  Frt Cumhur Aydoğdu, yapılan incelemeler sonucu damarda yüzde 70’in üzerinde darlık tespit edilirse, darlık kateter yardımıyla damar içine girilerek stent konulması ile veya endarterektomi denen cerrahi yolla açılabileceğini söyledi.

inme felç ile ilgili görsel sonucu

İnme riskini azaltmak için kalp sağlığınızı da koruyun

Gölcük Özel Aile Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Nöroloji Servisi Fizyoterapisti Cumhur Aydoğdu, Hiç inme geçirmemiş, ancak risk faktörlerini taşıyan kişilerde, birincil korunma tedavisi olarak tansiyon, kan şekeri ve yağlar kontrol altında tutulmalı, egzersiz yapmaya dikkat edilmeli, bilinen kalp hastalığı varsa tedavi edilmeli, sigara ve alkolden uzak durulmalıdır. Bunların dışında karotis damarı darlığı varsa dikkatle izlenmeli ve gerekiyorsa darlık giderilmelidir. Sonuç olarak; inmeden korunmanın esasını yukarıda tanımlanan risk faktörlerinin giderilmesi oluşturmaktadır” diye kaydetti.

KOCAELİ, UHA Haber

HABER : Ataner YÜCE

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER