(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

İzmir Barosu’nun Hukuk Zaferi

İzmir Barosu, çevre davalarına müdahil olmak isteyen baroların müdahale taleplerinin dava ehliyetleri olmadığı gerekçesiyle reddedilmesine yönelik olarak başlattığı hukuk mücadelesini kazandı. Konuyu yakından takip eden İzmir Barosu uzun süreden bu yana verdiği hukuk mücadelesinde baroların dava ehliyeti olduğu yönünde emsal oluşturacak yüksek mahkeme kararlarına Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 06/02/2017 tarihli kararıyla bir yenisini daha […]

İzmir Barosu’nun Hukuk Zaferi
14 Haziran 2017 - 23:58 'de eklendi ve 151 kez görüntülendi.

İzmir Barosu, çevre davalarına müdahil olmak isteyen baroların müdahale taleplerinin dava ehliyetleri olmadığı gerekçesiyle reddedilmesine yönelik olarak başlattığı hukuk mücadelesini kazandı.

Konuyu yakından takip eden İzmir Barosu uzun süreden bu yana verdiği hukuk mücadelesinde baroların dava ehliyeti olduğu yönünde emsal oluşturacak yüksek mahkeme kararlarına Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 06/02/2017 tarihli kararıyla bir yenisini daha ekledi.

İzmir Barosu Başkanlığınca 25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin bazı maddelerinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay 14. Dairesi davanın ehliyet yönünden reddine karar vermiş, İzmir Barosu ise bu kararı temyiz etmişti. Konuyu ele alan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 06/02/2017 gün ve 2015/1550 Esas, 2017/388 Karar sayılı karar ile Danıştay 14.Dairesi’nin anılı kararının bozulmasına karar verdi.

BAROLAR HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAK VE SAVUNMAKLA YÜKÜMLÜDÜR

“Dava konusu düzenlemelerin, dayanağı olan düzenlemelere ilişkin Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararlarına aykırı olarak düzenlendiği, dolayısıyla yargı kararlarının uygulanmaması sonucunu doğurduğu, bu durumun ise hukuk devleti ilkesine ve hukukun üstünlüğüne aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır” denilen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında baroların yargılama faaliyetinde bulunan avukatların bağlı olduğu meslek kuruluşu olmalarının yanında hukukun üstünlüğünü korumak ve savunmakla da yükümlü oldukları ifade edilerek, “İzmir Barosu Başkanlığı’nın, yargı kararının uygulanmadığını öne sürerek dava konusu düzenlemenin iptali istemiyle açtığı davada menfaat ilgisinin olduğunun kabulü gerektiğinden, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Daire kararında hukuki isabet görülmemiştir” denildi.

İzmir Barosu Başkanı Avukat Aydın Özcan

YARGI İÇTİHADI OLUŞTU

Konuya ilişkin görüşlerini açıklayan İzmir Barosu Başkanı Avukat Aydın Özcan, daha önce de, Gebze- Orhangazi-İzmir otoyolu (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) projesi için ÇED Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına gerek bulunmadığına dair idari işlem ile bu işleme dayanak, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin geçici 3. maddesinde değişiklik yapan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle İzmir Barosu tarafından açılan davanın Danıştay 14. Dairesi tarafından yine ehliyet yönünden reddedildiğini ancak İzmir Barosu’nun kararı temyiz etmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25.12.2013 gün ve 2011/2123 Esas, 2013/4686 Karar sayılı karar ile Danıştay 14.Dairesi’nin kararının bozulmasına karar verdiğini hatırlatarak, “Baromuzun mücadelesi sonunda alınan bu kararlarla artık bir yüksek yargı içtihadı oluşmuştur. Bu kararlar sadece İzmir Barosu için değil, tüm barolar ve özellikle Ülkemiz için önemli birer hukuk kazanımıdır” dedi.

İZMİR, UHA Haber

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER