(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, ‘Sistem yasama ile yürütmeyi tamamen ayıran bir sistemdir’

    Başbakan Yardımcısı Kaynak, Kahramanmaraş’ta ziyaret ettiği tarihi Kapalı Çarşı’daki Taşhanda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, “Her şey çok açık net. 18 madde ortaya koyduk. Bir tanesi desin ki ‘bu 18 madde tek adamı doğurur’, bir tanesi desin ki ‘bu 18 madde Meclis’in feshi imkanın getirir’, ben bütün görevlerimden […]

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, ‘Sistem yasama ile yürütmeyi tamamen ayıran bir sistemdir’
13 Nisan 2017 - 2:41 'de eklendi ve 127 kez görüntülendi.

 

 

Başbakan Yardımcısı Kaynak, Kahramanmaraş’ta ziyaret ettiği tarihi Kapalı Çarşı’daki Taşhanda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, “Her şey çok açık net. 18 madde ortaya koyduk. Bir tanesi desin ki ‘bu 18 madde tek adamı doğurur’, bir tanesi desin ki ‘bu 18 madde Meclis’in feshi imkanın getirir’, ben bütün görevlerimden ayrılacağım gibi hukuk diplomamı da yırtıp atacağım. Bu kadar ileri bir şey söylüyorum. Asla bunlar mümkün değil.” dedi.

Kaynak, Kahramanmaraş’ta ziyaret ettiği tarihi Kapalı Çarşı’daki Taşhanda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.

Bir gazetecinin tek adam ve Meclis’in feshine yönelik soru üzerine Kaynak, bu iki konunu da asla mümkün olmadığını söyledi.

Şimdiki sistemde Cumhurbaşkanının bir adamı öldürmesi halinde soruşturulamayacağını, hırsızlık yolsuzluk yapsa soruşturulamayacağını ve en ağır suçu işlese dahi vatana ihanet dışında hiçbir şekilde soruşturulamaz olduğunu belirten Kaynak, aksine yeni getirecekleri sistemle, Meclis’teki yasal çoğunluk sağlandığı takdirde her suçtan soruşturulması imkanı getirdiklerini söyledi.

Başbakan Yardımcısı Kaynak, şöyle devam etti:

“Zaten Cumhurbaşkanı en fazla 10 sene görev yapabilecek. 10 sene sonra zaman aşımı duruyor, o dönem işlediği suçlardan zaten tekrar yargı önü çıkartılabilecek. Cumhurbaşkanı Meclis araştırması ve soruşturması, yazılı ve sözlü soru gibi konularla Cumhurbaşkanı ve hükümeti Meclis’in denetimine tabi. En önemlisi milletin doğrudan denetimine tabi. Çünkü 5 yıl sonra tekrar aday olacaksa millet tarafından hesap verecek. Bir de siyasi denetim var. İşleri çok kötü götürüyorsa, Türkiye’yi uçuruma götürüyorsa TBMM 5’te 3 çoğunlukla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Cumhurbaşkanı tekrar seçime götürür. Tabii Meclis kendisi de seçime gider. Bu kadar kontrol mekanizması, fren denge sistemi yetki fren sistemi ortaya konduktan sonra asla tek adamlık olamaz. Tek adam yasama, yürütme ve yargıyı kendi üzerinde toplayan adamdır. Aksine bizim getirdiğimiz sistem yasama ile yürütmeyi tamamen ayıran bir sistemdir.”

Kaynak, iddialara ilişkin, son haftaya kadar getirilen bir büyük yalan demekten başka çare bulamadığını, bunların milleti yanlış yönlendirmeye yönelik yalanlar olduğunu vurguladı.

“Meclis milleti temsil eder”

Meclis’in feshine yönelik iddiaları da eleştiren Kaynak, “Bu Meclis’i Polatlı’ya kadar gelen Yunan orduları da feshettirememiş. Bu Meclis 15 Temmuz’da tepesinde bizim uçaklarımız Meclis genel kurul salonunu o hain asker kıyafeti giymiş terörist pilotların bombalamasıyla bile kapanmamış, kürsüsü açık kalmış bir Meclis. Meclis’i feshetmek demek milleti feshetmek demektir. Çünkü Meclis milleti temsil eder.” dedi.

Yeni sistemle tersine Meclis’in gücü ve fonksiyonunun daha çok arttığına dikkat çeken Kaynak, son haftaya girerken maalesef bunların Hitler nazizmi döneminin büyük propagandistlerinden Goebbels taktiği olduğunu kaydetti.

“Bir yalanı söylersin söylersin sonra yalanlasanız sonra derler ki ‘durmadan bir birleriyle sataşıyorlar’ yalanlamazsanız kabul etmiş olursunuz. Bunları üst üste söyleyerek, onun cevabı verilse bile söylemeye devam edilerek bir algı oluşturursunuz. Bu bir Goebbels tekniğidir.” diyen Kaynak, maalesef böyle bir sürecin yaşandığını işaret etti.

Almanya’da, Batı’da, Hollanda’da birçok Batı ülkesinde “Meclis’i feshedecek, tek adam olacak” söylendiğine dikkat çeken Kaynak, “Bu söylenenleri aynı şekliyle Kandil’de Murat Karayılan da söylüyor, Mustafa Karasu da aynısını söylüyor, Duran Kalkan da aynısını söylüyor. Pensilvanya’daki sapkın da aynı şeyleri söylüyor. Cumhuriyet Halk Partisi, bu Cumhuriyeti kurmakla övünen parti, maalesef terör örgütleriyle aynı hizaya gelmesini ve aynı dili kullanmasını ben asla kabullenemiyorum, asla hazmedemiyorum.” diye konuştu.

Yapmak istedikleri şeyin bir güçlü Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve güçlü bir Meclis olduğunu dile getiren Kaynak, şöyle devam etti:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhuriyet’i kurmakla övünen partinin, çok partili sisteme Türkiye’yi götürmekle övünen partinin bu yalanlar yerine çalışıp milleti değerlerine uygun siyaset üretip, kendisinin Cumhurbaşkanı olmaya gayret etmesi o alanı kendisinin zorlaması gerekir. Başarı oradadır. Güçlü bir muhalefet olmalıdır ki bizde daha güçlü çalışalım daha çok çalışalım. Son haftaya girdiğimizde gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu söylemleriyle maalesef üzülerek söylüyorum terör örgütleriyle söylemlerinin bir birleriyle örtüşmesi, aynı salvolarda bulunmaları kabul edilecek birşey değil. Her şey çok açık net. 18 madde ortaya koyduk. Bir tanesi desin ki ‘bu 18 madde tek adamı doğurur’, bir tanesi desin ki ‘bu 18 madde Meclis’in feshi imkanın getirir’, ben bütün görevlerimden ayrılacağım gibi hukuk diplomamı da yırtıp atacağım. Bu kadar ileri bir şey söylüyorum. Asla bunlar mümkün değil.”

“İdamın gerekli olduğuna inanıyorum”

Bir vatandaşın idamla ilgili sorusu üzerine Başbakan Yardımcısı Kaynak, bir hukukçu olarak idamın gerekliliğine inandığını belirtti.

Mukayeseli hukuk okuyan biri olarak, idam cezası kanunla yer alan ülkelerde ağır suç işleme oranlarının düşük olduğuna işaret eden Kaynak, bir hukukçu olarak, bir Müslüman olarak idamın gerekliliğine inandığını, Kur’an’da “Kısasta hayat vardır” ayetinin geçtiğini de belirterek, kısasın olduğunu bilenin bir hayata kast edemeyeceğini söyledi.

İdam için bir anayasa değişikliğinin gerektiğini aktaran Kaynak, şöyle devam etti:

“Anayasa değişikliği için de en az 330 milletvekilinin gizli oyu gerekir. Bizim 330 milletvekilimiz yok. Eğer MHP ya da CHP destek verirlerse meclisten geçiririz. 367’yi ancak öyle bulabiliriz. 330’u biz MHP ile geçirirsek mecburen yine bir referandum yolu gözükür. Onları o şartlar içerisinde inşallah değerlendiririz. Milletimizin iradesine ikide bir biri kalkışacak, biri sabote edecek, biri hançerleyecek bu asla milletimizin kabul ettiği bir şey değil. Ayrıca bizim 15 Temmuz’da 249 şehidimiz var. 2 bin 191 yaralımız, gazimiz var. Ama PKK teröründen dolayı 10 binden fazla şehidimiz var. 30-40 bin gazimiz var. Bu insanların adalet duygusunu karşılamak bizim görevimizi değil mi? Elbette görevimiz. İdamın ben hukukçu olarak da gerekli olduğuna inanıyorum Müslüman olarak da zaten Allah’ın emri olduğu için canı gönülden inanıyorum.”

Evet yazılı çörek

Başbakan Yardımcısı Kaynak, daha sonra Kapalı Çarşı’yı gezerek esnaf ve vatandaşlarla görüştü. Merhum babasının iş yerine de uğrayarak burada bir süre oturup esnaflarla sohbet eden Kaynak, daha sonra bir fırından “evet” yazılı yöresel Maraş çöreği yapan esnafı tebrik edip fotoğraf çektirdi. Kaynak, burada kendisine ikram edilen çörekleri eliyle basın mensuplarına tek tek dağıttı.

Kaynak, esnaflarla Taşhan’da otururken, Suriyeli Türkmen 12 yaşındaki Yusuf Hasan’ın “Rabia” işareti yaparak kendisine sevgi gösterisinde bulunması üzerine, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet için evet.” diyerek karşılık verdi.

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER