(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

‘İnsanlık, uluslararası hukuk, vicdan öldü mü?’

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Suriye’deki savaşa ilişkin, ‘Çok net bir şekilde görüyoruz ki insanlık Suriye’de öldü’ dedi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Suriye’deki savaşa ilişkin “Çok net bir şekilde görüyoruz ki insanlık ölmüştür. Vicdan ayaklar altındadır. Vicdan da ölmüştür. Eğer bir vicdan olsa bu olup bitenler karşısında o vicdan ayağa kalkar ve bunun gereğini […]

‘İnsanlık, uluslararası hukuk, vicdan öldü mü?’
07 Nisan 2017 - 1:02 'de eklendi ve 79 kez görüntülendi.

 

 

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Suriye’deki savaşa ilişkin, ‘Çok net bir şekilde görüyoruz ki insanlık Suriye’de öldü’ dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Suriye’deki savaşa ilişkin “Çok net bir şekilde görüyoruz ki insanlık ölmüştür. Vicdan ayaklar altındadır. Vicdan da ölmüştür. Eğer bir vicdan olsa bu olup bitenler karşısında o vicdan ayağa kalkar ve bunun gereğini yapar. Ama maalesef yapmıyor.” dedi

Bozdağ, Kırıkkale Üniversitesince düzenlenen 2. Uluslararası Savunma Sanayi Sempozyumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, savunma sanayisinin insanlığın ilk gününden bugüne kadar her daim gündemde olan çok önemli bir konu olduğunu ve kıyamete kadar da en önemli konulardan birisi olacağını belirtti.

Savunma sanayi konusunda uluslararası bir tekelleşmenin bütün dünyayı etkisi altına aldığını aktaran Bozdağ, “Bu tekelleşmenin de dünyanın huzuruna, barışına, en büyük kötülüğü yaptığını görüyoruz. BM Güvenlik Konseyindeki belirli sayıdaki üyenin dünyanın huzuru ve güveni konusunda karar alırken uluslararası hukuku göz ardı eden ama sadece kendi çıkarlarını esas alan kararlar alması da dünya barışını tehdit etmektedir. Bugün Suriye’de yaşananlara baktığımızda gerçekten çok büyük bir dramla karşı karşıyayız. Esed yönetimi İdlib’de kimyasal silah kullandı ve pek çok çocuk, kadın, erkek masum insan bu kimyasal silah kullanımı sonucu hayatını kaybetti.” diye konuştu.

Bakan Bozdağ, “İnsanlık, uluslararası hukuk, vicdan öldü mü?” diye seslenerek, şunları söyledi:

“Bütün dünya insanlara ve insanların yaşamına değer verme konusunda birbirinden daha üstününü tanımıyor. ‘En iyi ben verdim’ diyor. İnsanların hakları tartışılmaz. Bütün devletlerin ve uluslararası örgütlerin görevi de bu hakları teminat altına almak ve özgürce kullanımını sağlamaktır. Her defasında Türkiye’yi eleştirenler, ‘insan hakları, insan hakları’ diyenlere soruyorum. Suriye’de öldürülenlerin yaşam hakkı karşısında neden sesinizi yükseltmiyorsunuz? Neden konuşmuyorsunuz? Onların yaşam hakkı yok mu? Uluslararası hukuk gereği altına imza attığımız metinlerin gereğini neden BM yapmıyor? Neden BM Güvenlik Konseyi, uluslararası örgütler yapmıyor? Neden bu vahşet karşısında ortak bir tavır ortaya koymuyor. Çok net bir şekilde görüyoruz ki insanlık ölmüştür. Vicdan ayaklar altındadır. Vicdan da ölmüştür. Eğer bir vicdan olsa bu olup bitenler karşısında o vicdan ayağa kalkar ve bunun gereğini yapar. Ama maalesef yapmıyor.”

“İnsanlık Suriye’de kaybetmiştir”

Avrupa’dan gelip her defasında insan hakları dersi vermeye kalkanlara da seslenen Bozdağ, “Niye gidip de bunu Esed’e veya bunu yapanlara, ses çıkarmayanlara söylemiyorsunuz? dedi.

Bozdağ, bunları engelleme imkanı olup da engellemeyen, mani olma imkanı olup da mani olmayanların sorumluluklarının da tartışmasız olduğunu kaydetti.

Putin’in de Trump’ın da başka ülkelerin ve liderlerinin de ölen insanlardan dolayı mesuliyeti olduğunu dile getiren Bozdağ, şöyle devam etti:

“Vazifelerini yapıp, altlarına imza attıkları uluslararası hukukun gereğini yapmadıkları için mesuliyetleri var. Ülkelerin elbette çıkarı olacaktır ve çıkarlarını elbette esas alacaktır. Ama hiçbir ülkenin çıkarı, insanlığı yok etmek üzerine kurulamaz. Masum insanların öldürülmesini kendi ülkesinin menfaati gibi gören bir anlayışla dünya daha fazla yoluna devam edemez. Gördüğümüz şey maalesef böyle bir fotoğrafı veriyor. İnsanlık Suriye’de kaybetmiştir. Terör, silah ve bu tekeli elinde tutanlar kazanmıştır. Ama bunlar da eninde sonunda kaybedecek, yine insanlık kazanacaktır. Türkiye bu anlamda insanlığın sözcüsü, hakkın, vicdanın yegane seslendiricisi olmuş, adaletin tecellisi için üzerine düşeni büyük bir gayretle yapmış, yapmaya da devam edecektir. Biz hep hakkı söyledik. Onun içinde bizden rahatsız oluyorlar. Haksızlıkları yüze vurduğumuz için rahatsız oluyorlar. Biz öldürmekte kimseyle yarış yapamayız. Masumların üzerine ölüm kusan silahları göndermekte bizim kimseyle yarış yapma niyetimiz yok. Biz yaşatmakta, yaşam hakkını korumakta, her türlü yarışa varız. İyilikte, güzellikte, insanlığı barış ortamına çekmekte yarışa varız.”

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER