(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

Ömer Çelik, ‘Kılıçdaroğlu kaybettiği halde yerinde kalmaya devam ediyor’

    AB Bakanı ve Başmüzakereci Çelik, “Kılıçdaroğlu sürekli seçim kaybettiği halde yerinde kalmaya devam ediyor. Ondan sonra da tek adamlıktan bahsediyor.” dedi. Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, AK Parti Sarıçam İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, AK Parti’nin 15 yıldır iktidar olduğunu ve bugünlere kolay gelmediğini söyledi. CHP’nin “Neden bu kadar […]

Ömer Çelik, ‘Kılıçdaroğlu kaybettiği halde yerinde kalmaya devam ediyor’
27 Mart 2017 - 0:46 'de eklendi ve 162 kez görüntülendi.

 

 

Pelin Çift İle Gündem Ötesi

AB Bakanı ve Başmüzakereci Çelik, “Kılıçdaroğlu sürekli seçim kaybettiği halde yerinde kalmaya devam ediyor. Ondan sonra da tek adamlıktan bahsediyor.” dedi.

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, AK Parti Sarıçam İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, AK Parti’nin 15 yıldır iktidar olduğunu ve bugünlere kolay gelmediğini söyledi.

CHP’nin “Neden bu kadar çabuk sistem değişikliği yapıyorsunuz?” diye sorduğunu ifade eden Çelik, Türkiye’nin 200 yıldır sistem meselesini tartıştığını belirtti.

Herhangi bir düzenleme söz konusu olduğu zaman vatandaşın yetkisinin artıp artmadığına baktığını anlatan Çelik, geçmişte üç dört partinin bir araya gelerek hükümet kurduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“Aralarındaki anlaşmazlıklar yüzünden o hükümet sağlıklı olmuyordu. O hükümetlerin sağlıksızlığı siyasilere bedel ödetmiyordu, Türkiye’ye bedel ödetiyordu. Türkiye sıkıntı çekiyordu. Geçmişteki siyasetteki krizler, fay kırıkları yüzünden bu ülke ekonomik zenginleşmesinde gecikti. Siyasi olarak gelişmesi noktasında bir sürü zaafa uğradı. 1980’li yıllarda bizimle aynı yerden başlayan pek çok ülke dünyada G-20 içerisinde bizden çok daha önemli konuma gelmişken biz 80 darbesi, 28 Şubat krizi ve daha pek çok krizle uğraştık. En önemli günleri en önemli yılları kaybettik. Koalisyonların, krizlerin bizi aşağı çektiği bu sistem krizlerinden uzak durmamız gerekiyor.”

Bu sistemin koalisyon ürettiğini, bunun 7 Haziran seçimlerinden sonra da görüldüğünü dile getiren Çelik, “16 Nisan’da sizlerin gerçekleştireceği büyük başarıyla ‘evet’ çıktığı takdirde ki bundan sonrasında Türkiye’de hükümetin inşa edilebilmesi için vatandaşımızın en az yüzde 50 oyuna ihtiyaç duyulan bir sisteme geçeceğiz. Yüzde 50 oy demek, vatandaşımızın birçok kesimden insanımızın ortak mutabakatıyla bir siyasi iktidarın, hükümetin kurulması demektir. Yani sizlerin, oy verenlerin, bu ülkenin gerçek sahiplerinin bu ülkenin yönetiminde daha güçlü söz sahibi olması demektir. Artık hiç kimse yüzde 10-15 alarak bu milletin değerleriyle köküyle kavga edemeyecek. Bu milletin gelecek hayallerini sabote edemeyecek.” diye konuştu.

“Bıkmadan usanmadan gayretle çalışacağız”

Çelik, Türkiye’nin önünün açık ve geleceğinin parlak olduğunu vurgulayarak, büyük bir geleceğe, büyük bir ideale yüründüğünün altını çizdi.

Bıkmadan, yorulmadan, usanmadan yürümeye devam edeceklerini vurgulayan Çelik, şöyle konuştu:

“En önemli kriterimiz yorulan, bıkan, usanan, geride kalan, yeterince koşmayan bizden değildir. Daha çok koşacağız, daha çok gayret edeceğiz ve bu ülkeyi daha güzel bir ülke, daha güçlü bir ülke, yanınızda gördüğüm çocuklar için daha kudretli bir ülke haline getirmek için bıkmadan usanmadan gayretle çalışacağız. Hiçbir şekilde geri adım atmayacağız. Yerimizde saymayacağız. Önümüzde zorluk gördüğümüz zaman o zorluğun üzerine daha çok gideceğiz.”

Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir şeye muhalefet ettiği zaman onu okumadan muhalefet ettiğini, bir şeyi savunduğunda da onu okumadan savunduğunu tüm Türkiye’nin anladığını ifade etti.

Rejim değişikliği söylemleri olduğunu hatırlatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de rejim değişikliği ne zaman oldu? 27 Mayıs darbesinde oldu. 12 Eylül’de oldu. 28 Şubat’ta oldu. Fetullahçı Terör Örgütü 15 Temmuz’da devleti işkal girişimi ve Türkiye’de rejim değişikliği teşebbüsüne girdi. Peki şunu sormak lazım. 27 Mayıs’ta rejim değişikliği olurken rejim değişikliğini destekleyen kimdi? Cumhuriyet Halk Partisi’ydi. 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta sürekli olarak bu parti, bu partinin kurmayları bunun peşinde oldular. Biz 2011’den sonra anayasa değişikliği için bir süreç başlattığımızda o zamanki genel başkanları çıkıp ‘Anayasayı değiştiremezsiniz bu meclisin böyle bir yetkisi yoktur’ dedi. Esasında bu da rejim değişikliği teşebbüsüdür. Bugün yaptığımız sistem değişikliğine karşı rejim değişikliğinden bahsedenler Türkiye’de halkın iradesine karşı millet iradesine karşı gerçekleşmiş her türlü rejim değişikliğinin arkasında olanlardır.”

“Sürekli seçim kaybettiği halde yerinde kalmaya devam ediyor”

Dünyada ana muhalefet partilerinde seçimi kaybeden başkanın görevi bıraktığını anlatan Çelik, “Ama şimdi biz öyle bir tablo görüyoruz ki seçim kaybetmeyi siyasi kariyer haline getirmiştir Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı. Esas tek adamlık bu değil mi? Orada bir rekabet olsun seçimi kaybeden gitsin. İkinci sıraya düşen gitsin. Niçin gitmiyor. Sürekli seçim kaybettiği halde yerinde kalmaya devam ediyor. Ondan sonra da tek adamlıktan bahsediyor. Bunların ne manaya geldiğini biz çok iyi biliyoruz.”diye konuştu.

Çelik, AK Parti’nin 2002’den bu yana gelen güçlü iktidarına rağmen sistem değişikliği istediğine dikkati çekerek, bunu da Türkiye’nin iyiliği için istediklerini söyledi.

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER