(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

‘Dünyanın birçok yerine Türkçe’yi de öğreteceğiz’

    Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Türkçe manşet atan Blick gazetesini örnek vererek, “Öyle görülüyor ki dünyanın birçok yerine Türkçeyi de öğreteceğiz, öğretmeye başlıyoruz.” dedi. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bazı Avrupalı siyasetçiler tarafından halk oylamasına ilişkin, “Türkiye’de ‘evet’ çıkarsa şöyle olur, ‘hayır’ çıkarsa böyle olur.” demeçler verildiğini belirterek, “Sana ne? Niye burnunu sokuyorsun? Sana soran mı […]

‘Dünyanın birçok yerine Türkçe’yi de öğreteceğiz’
22 Mart 2017 - 1:16 'de eklendi ve 73 kez görüntülendi.

 

 

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Türkçe manşet atan Blick gazetesini örnek vererek, “Öyle görülüyor ki dünyanın birçok yerine Türkçeyi de öğreteceğiz, öğretmeye başlıyoruz.” dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bazı Avrupalı siyasetçiler tarafından halk oylamasına ilişkin, “Türkiye’de ‘evet’ çıkarsa şöyle olur, ‘hayır’ çıkarsa böyle olur.” demeçler verildiğini belirterek, “Sana ne? Niye burnunu sokuyorsun? Sana soran mı var? Türkiye’de ‘evet’ diyen de ‘hayır’ diyen de Türk vatandaşı. Kararı, bu millet verecek. Siz kendi işinize bakın. Kendi demokrasinizi bu ırkçılık ve yabancı düşmanlığı belasından kurtarmaya gayret edin. Bunu yapabilirseniz, Avrupa’nın geleceğini kurtarırsınız.” dedi.

Memur-Sen’in “Hedef 1.111.111 Üye, Memur-Sen’e Davet, Tercih ‘Evet” başlıklı toplantıları kapsamında, DSİ Konferans Salonunda düzenlenen programda konuşan Kurtulmuş, anayasa değişikliklerinin toplumsal talep olmadan kolay kolay gündeme gelemeyeceğini,Türkiye’de öteden beri anayasa değişikliklerinin hep gündemde olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, milletin talebi doğrultusunda, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla anayasa değişikliğinin halk oylamasına sunulduğunu ifade ederek, söz ve kararın millette olduğunu ve milletin kararına saygı duyacaklarını bildirdi.

“Türkiye’de mevcut sistem, hiçbir zaman egemenliği kayıtsız şartsız millete veren bir sistem olmadı.” diyen Kurtulmuş, mevcut sistemin çalışmadığını, Türkiye’nin dinamizmini temsil etmediğini değerlendirdi.

Numan Kurtulmuş, mevcut sistemin “vesayetçi ve çatışmacı” yapısını ortadan kaldırmak için Türkiye’de yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu, eski, vesayetçi ve çatışmacı sistemin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.

“Yönetimde çift başlılık sonucu ortaya çıkan her türlü siyasi ya da ekonomik krizin Türkiye’ye faturası çok olmuştur.” diyen Kurtulmuş, mevcut sistemin aynı zamanda Türkiye’de ekonomik istikrarsızlık ve krizlere yol açtığını anımsattı.

“Türkiye’deki kampanya ile ne alakanız var?”

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, her seçimde tarafların yer aldığını, Türkiye’deki bu halk oylamasında da bir ilk yaşandığını ve Türkiye dışındaki ülkelerden de kampanyaya katılım olduğunu vurguladı.

Kurtulmuş, “Bu kampanyada, milletin bir parçası olmayan, bu milletle ilgisi olmayan dışarıdan birtakım yerler de bu kampanyaya katılıyor. Kim var? Avrupa’dan İslam karşıtı, yabancı düşmanı, Türkiye karşıtı ve özellikle liderliğinden ürktükleri, korktukları Erdoğan karşıtı çevreler bu kampanyanın bir parçası haline geldi. O kadar güçlü bir şekilde ‘hayır’ kampanyasına destek vermeye çalıştılar ki maalesef Avrupa’daki siyaseti de etki altına aldılar.” diye konuştu.

Türk bakanlara ve milletvekillerine Avrupa’da yapılan uygulamalara dikkati çeken Kurtulmuş, “Allah aşkına, sizi bu kampanya neden bu kadar ilgilendiriyor? Türkiye’deki kampanya ile ne alakanız var?” ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, Avrupa’nın bu tutumunun eleştirilmesi durumunda da “Niçin faşizm ile açıklıyorsunuz?” denildiğini aktararak, şöyle devam etti:

“Kusura bakmasınlar, biz Avrupa’nın geleceğinden endişe ettiğimiz için bunları söylüyoruz. Bize bir şey olmaz. Biz, milletimizin onurunu sonuna kadar koruruz. Ama sesleri duyuyoruz… Avrupa’da yükselen ırkçılığın, neofaşizmin, Neonazizmin rap, rap, rap gelen ayak seslerini duyuyoruz. Eğer tedbir alınmaz, Avrupa’daki artan bu Neonazi, ırkçı, yabancı düşmanı, İslam karşıtı siyasetin esiri olursanız, bir müddet sonra korkarım ki Avrupa’daki mutedil ve makul siyasetçiler, liberal siyasetçiler, Avrupa’nın gerçekten değerlerini savunan siyasetçiler, siyaset yapacak bir zemin bulamazlar. Bu ırkçı dalga, onları da yutar, onları da girdabın içerisine çeker. Bu kampanyaya dışarıdan birtakım mani oluşlar oldu. Açıkça ‘hayır’ kampanyasına destek oldular. Açıkça ‘evet’ kampanyasının yapılmasından rahatsızlık duydular. Tam, ‘İşler düzelir mi acaba?’ dediğimiz yerde başka işler de oldu. Bu sefer ‘hayır’ kampanyasının müttefikleri PKK’lıların, FETÖ’cülerin aleni bir şekilde Avrupa propaganda yapmasının önünü açtılar. Hatta meydanlara inip birtakım pankart ve posterlerle polis korumasında gösteri yapmalarını temin etmediler. İki tane Türk’ün bir otel salonunda bir araya gelip ‘evet’ kampanyasına müsaade etmeyenler, birtakım militanların, hatta kendilerinin devlet olarak, AB olarak terör listesinde ilan ettikleri örgüt yandaşlarının ‘hayır’ kampanyası yapmasına müsaade ettiler. Bu, anlaşılabilir, kabul edilebilir bir şey değildir. Bu, Avrupa değerlerinin ayaklar altına alınmasıdır.”

“Dünyanın birçok yerine Türkçe’yi de öğreteceğiz”

Avrupa’daki gazetelerin de “hayır” kampanyasının bir parçası haline geldiğine işaret eden Kurtulmuş, Türkçe manşet atan İsviçre’deki Blick gazetesini örnek vererek, “Öyle görülüyor ki dünyanın birçok yerine Türkçeyi de öğreteceğiz, öğretmeye başlıyoruz.” dedi.

Kurtulmuş, “Türkiye’de ‘evet’ çıkarsa şöyle olur, ‘hayır’ çıkarsa böyle olur.” şeklinde verilen demeçleri değerlendirirken, “Sana ne? Niye burnunu sokuyorsun? Sana soran mı var? Türkiye’de ‘evet’ diyen de ‘hayır’ diyen de Türk vatandaşı. Kararı, bu millet verecek. Siz kendi işinize bakın. Kendi demokrasinizi bu ırkçılık ve yabancı düşmanlığı belasından kurtarmaya gayret edin. Bunu yapabilirseniz, Avrupa’nın geleceğini kurtarırsınız.” dedi.

Pelin Çift İle Gündem Ötesi

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER