(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

İzmir Barosu’nca düzenlenen “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz Çalıştayı” nın sonuç bildirgesi

    İzmir Barosu’nca düzenlenen “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz” Çalıştayı’ nın sonuç bildirgesi yayınlandı. İzmir Barosu’nca, Türk Hukuk Sistemini, adaleti, demokrasiyi, Türkiye Cumhuriyetinin bekasını ve Türk Milletinin kaderini etkileyecek her konuda olduğu gibi, Anayasa değişikliği konusunda da üzerine düşen öncülük görevini yerine getirmiş ve  tüm Avukatların ve halkın yoğun katılımı ile  “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz” çalıştayı gerçekleştirildi. […]

İzmir Barosu’nca düzenlenen “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz Çalıştayı” nın sonuç bildirgesi
28 Ocak 2017 - 20:34 'de eklendi ve 182 kez görüntülendi.

 

 

İzmir Barosu’nca düzenlenen “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz” Çalıştayı’ nın sonuç bildirgesi yayınlandı.

İzmir Barosu’nca, Türk Hukuk Sistemini, adaleti, demokrasiyi, Türkiye Cumhuriyetinin bekasını ve Türk Milletinin kaderini etkileyecek her konuda olduğu gibi, Anayasa değişikliği konusunda da üzerine düşen öncülük görevini yerine getirmiş ve  tüm Avukatların ve halkın yoğun katılımı ile  “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz” çalıştayı gerçekleştirildi.

Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz” çalıştayına, İzmir Barosu Başkanı Sayın Av. Aydın Özcan ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sayın Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun açılış konuşmalarını yaptığı çalıştaya konunun en yetkin isimlerinden; Siyasetçi-yazar Av. Kemal Anadol, akademisyen-hukukçu Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu,  akademisyen-hukukçu Prof. Dr. Meltem Dikmen ile akademisyen-hukukçu ve siyasetçi Prof. Dr. Süheyl Batum katıldı.

İzmir Barosu ile ilgili görsel sonucu

Çalıştay sonunda İzmir Barosu’nca bir de sonuç bildirgesi  yayımlandı. Sonuç bildirgesi şöyle:

“-Getirilmek istenen Anayasa değişiklikleri, her ne kadar şeklen 18 madde olarak görünse de doğrudan etkilediği Anayasa Maddeleri 50’nin üzerindedir; bu değişiklikler doğuracakları sonuçlar itibarıyla Türkiye Cumhuriyetinde Rejim değişikliğini doğuracak yeni bir Anayasa hükmündedir.

-Milletimiz; vatanın bütünlüğü için BÖLÜNMEYE, milletin birliği için PARÇALANMAYA, Cumhuriyetimiz için REJİM DEĞİŞİKLİĞİNE neden olacak bu Anayasa değişikliğinin, TBMM’de seçtikleri milletvekilleri tarafından sağduyu ve vatanseverlik duyguları ile durdurulmasını sabırla beklemiştir. Ancak umut edilen, beklenen olmamış ve konu Referanduma taşınma sürecine gelmiştir.

-Bu sonuç karşısında, vekillerinin yapamadığını asiller olarak Aziz Türk Milleti yapacak, ülkemiz için telafisi çok zor sonuçlar doğuracak olan bu Anayasa değişikliğine kendisi “ HAYIR” diyecektir.

-Bizim de hem davamıza hem milletimize inancımız tamdır.

-Çünkü, ancak davasına inananlar kazanır.

-Bu mücadelede Türkiye Barolar Birliği, Barolar ve Avukatlar öncülük görevini üstleneceklerdir.

-Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri Cumhurbaşkanları, Türk Milleti’nin tamamını temsil eder ve kucaklar.

-Parti genel başkanı seviyesine düşürülmüş olan bir Cumhurbaşkanının ise sadece kendi partisinin il ve ilçe teşkilatları ile kendi seçmenini kucaklayacağı çok açıktır. Bu ise zaten etnik köken, mezhep, laik – anti laik gibi çatışmalarla kutuplaştırılan Türk Milletinin resmen bölünmesi sonucunu da doğurabilir. Oysaki Millet bölünürse, vatan bölünür!

-Çünkü, bu bir kalıcı istikrarsızlık ve bölünme Anayasasıdır.

-Halkı bölünmüş bir devlette, istikrar olmaz.

-Yatırımların hukuki güvenliğinin, bağımsız mahkemelerce sağlanmadığı bir devlette, istikrar olmaz.

-Milletin kendini Meclis’te görmediği ve Meclisin değersizleştiği bir ülkede istikrar sağlanamaz.        

-MESELE KİŞİSEL DEĞİLDİR…

-Bizim kişilerle ya da siyasi partilerle bir kavgamız yoktur.

-MESELE TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE DEMOKRASİ MESELESİDİR.       

-Oysa Anayasa değişikliği teklifini dayatanların tek amacı, şahsi emellerini yasalaştırmak olup, içinde HALK YOKTUR.        

-Cumhurbaşkanı elbette bir siyasi partinin aday göstermesiyle seçilebilir. Ancak seçildikten sonra, devleti ve milletin bütününü temsil edebilmek için tarafsız olmak zorundadır.     

-Getirilen Anayasa Değişikliği teklifi, Türkiye’yi kimin nasıl yöneteceğini düzenlemekten öte, adeta Türkiye’nin tapusunun kime ait olacağı meselesi haline dönüştürmektedir.    

-Bu millet, ne Atatürk’ün saraydan alarak kendisine verdiği egemenliğini, ne de Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusunu hiçbir kişiye asla devir ve teslim etmeyecektir.

-Çünkü bedelini, şehit kanıyla ödemiştir.    

-Önümüzdeki referandumda halkımız; egemenliğine ve cumhuriyetine sahip çıkacaktır. Bundan sonra bir daha kimse bu gücü almaya teşebbüs dahi edemeyecektir.        

-EGEMENLİK BİR MAKAMDAN ALINAN EMANET DEĞİL,     

-KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR.       

-CUMHURİYET İÇİN, PARLAMENTER SİSTEMİN DEVAMI İÇİN, LAİK TÜRKİYE İÇİN, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ, YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE KUVVETLER AYRILIĞI İÇİN; İZMİR BAROSU REFERANDUMDA  “HAYIR !” diyecektir”. 

İZMİR, (UHA Haber)    

Share
Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER