(UHA) Uluslararası  Haber Ajansı

Başbakan Yıldırım: 2010 referandumundan sonra FETÖ’cüler su yüzüne çıktılar

    Başbakan Yıldırım, Adli Veri Bankası Tanıtım Töreni’nde konuştu. Başbakan Yıldırım, ‘FETÖ’cüler 2010 referandumundan sonra yürüttükleri faaliyetler ile yargıyı kendi kirli emelleri uğruna kullanmıştır’ dedi. Başbakan Yıldırım’ın konuşmasından bazı satırbaşları: BİZ BU ADIMLARI O GÜNKÜ KRİZİN ARDINDAN ATTIK Bugün kamuoyunda vatandaşlar arasında yargı ile ilgili algı henüz istediğimiz düzeyde değil. Hedefimiz yüzde 75 ve […]

Başbakan Yıldırım: 2010 referandumundan sonra FETÖ’cüler su yüzüne çıktılar
27 Ocak 2017 - 2:35 'de eklendi ve 113 kez görüntülendi.

 

 

Başbakan Yıldırım, Adli Veri Bankası Tanıtım Töreni’nde konuştu. Başbakan Yıldırım, ‘FETÖ’cüler 2010 referandumundan sonra yürüttükleri faaliyetler ile yargıyı kendi kirli emelleri uğruna kullanmıştır’ dedi.

Başbakan Yıldırım’ın konuşmasından bazı satırbaşları:
BİZ BU ADIMLARI O GÜNKÜ KRİZİN ARDINDAN ATTIK
Bugün kamuoyunda vatandaşlar arasında yargı ile ilgili algı henüz istediğimiz düzeyde değil. Hedefimiz yüzde 75 ve üzeri olmalı. Birçok alanda AK Parti hükümetlerinde vatandaş memnuniyeti yüzde 70’in üzerinde gerçekleşti. Sağlıkta, ulaşımda, eğitimde vatandaşı ilgilendiren konuda memnuniyet oranı yüzde 70 ve üzerinde. Yargıda geldiğimiz bu noktada haksızlık etmeyelim, sadece yargıda yaşananlar değil, maalesef son yıllarda adalet sistemimizde hiç hak etmediği bazı olayları birlikte yaşadık. 2007 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye bir yargı icadıyla karşı karşıya kaldı. 367 milletvekili olmadan mecliste Cumhurbaşkanı seçimi yapılamayacağı gibi yargı camiasının duayeni sayılan isimleri tarafından ortaya atılan bir icat neticesinde seçim tıkandı. Biz bugün Cumhurbaşkanlığı sistemine giden adımları o gün yaşanan kriz dolayısıyla atmak zorunda kaldık.
TATARINDAN KURTARDIK BETERİNE RASTLADIK
Bizim yaptığımız Anayasa değişikliğinin eksik kalan kısmının tamamlanmasıdır. Olayı bu şekilde görmek lazım. Yargıyla ilgili şanssızlıklarımız bununla sınırlı kalmadı. Daha sonra Erzincan’dan başlayan sonra büyüyen yargıyla ilgili kamu vicdanı, vatandaş vicdanını yaralayan birtakım gelişmeler yargıyla ilgili yeni bir anayasa değişikliği yeni bir reformu gündeme getirdi. Burada amaç yargıdaki etnik yapılanmayı, adam kayırmacılığını ortadan kaldırmak, adalet mülkün temelidir prensibini akil kılmaktır. Bir tehlikeyi bertaraf ederken farkında olmadan başka bir tehlikenin kapımızı çaldığının farkına varamadık. Bizim memlekette bir tabir var; tatarından kurtardık beterine rastladık.

TRAFİKTE HIZ FELAKET ADALETTE HIZ BEREKETTİR

FETÖ’cüler sinsi bir şekilde yargıyı kendi kirli emellerini kullanma cihetine gitmiştir. 17-25 Aralık, 15 Temmuz darbe girişimi artık bu aymazlığın, hukuk tanımazlığın zirveye ulaştığı olaylar olarak karşımıza çıktı. Bunları hep beraber yaşadık. Ben uzun yıllar AK Parti hükümetlerinde Ulaştırma Bakanlığı yaptım. Doğrusu biz hep şunu vatandaşa söylerdik; trafikte hız felakettir, internette hız berekettir. Şimdi buna şunu da ilave ediyorum, trafikte hız felaket, adalette yargıda hız berekettir. Yargının hak ettiği güveni kazanması için yargılamada hızlanmamız lazım. Geç kalan adalet adalet değildir. İnsanlar adaletin erken tecelli etmesini, yüreğinin soğumasını arzu ediyor.
ADALET DEVLETİN TEMELİ OLMAYINCA HİÇBİR ŞEY OLMAZ
Vatandaş tarafından baktığımız zaman geciken adalette yargıya olan güveni azaltıyor. Bu da bir gerçek. Bunun için adalet sarayları yaptık. Saraylar çok güzel, binalar çok güzel ama zarfla olmuyor. Mazruf, içerisi daha önemli, orada karar verilecek insanlar, alınacak kararlar hepsinden daha önemli, bunu da biliyoruz. Biz çocukluğumuzda adalet mülkün temeli diye sağda solda gördüğümüzde, demek ki bu mahkemeleri bodrum katlara onun için yapıyorlar derdik. Gittiğimiz zaman bizim ilçeye alt katta, bodrumda mahkemeler, adli bölümler vardı, kaymakamlığın en altında, bunun sebebi buymuş diye kendi kendimize yorum yapardık. Allah’a şükür bugün adliye sarayları bulundukları ilin, ilçelerin en gösterişli, en itibarlı binaları haline geldi. Evet adalet devletin temeli.
ADALET DEVLETİN TEMELİ OLMAYINCA HİÇBİR ŞEY OLMAZ
Vatandaş tarafından baktığımız zaman geciken adalette yargıya olan güveni azaltıyor. Bu da bir gerçek. Bunun için adalet sarayları yaptık. Saraylar çok güzel, binalar çok güzel ama zarfla olmuyor. Mazruf, içerisi daha önemli, orada karar verilecek insanlar, alınacak kararlar hepsinden daha önemli, bunu da biliyoruz. Biz çocukluğumuzda adalet mülkün temeli diye sağda solda gördüğümüzde, demek ki bu mahkemeleri bodrum katlara onun için yapıyorlar derdik. Gittiğimiz zaman bizim ilçeye alt katta, bodrumda mahkemeler, adli bölümler vardı, kaymakamlığın en altında, bunun sebebi buymuş diye kendi kendimize yorum yapardık. Allah’a şükür bugün adliye sarayları bulundukları ilin, ilçelerin en gösterişli, en itibarlı binaları haline geldi. Evet adalet devletin temeli.
17 ARALIK’TA EN SON SAVCILARIN HABERİ OLDU
Vatandaşın beklentisi şu; soruşturma ve koğuşturma. Vatandaşın söylediğini söylüyorum; yargı soruşturmayı havale etmiş, koğuşturmayı bilirkişiye havale etmiş. Bunun adına yargı diyorlar. Böyle değil, bu haksızlık. Soruşturmanın neden polise havale ettiği kanaati var. 17 Aralık’ta biz bunu gördük. Dosyalarda savcıların en son haberi oldu. Polis birisi isimsiz ihbarsız ihbarda bulunuyor. Bu masada oturan ihbar ediyor, yanındaki masada oturan onu alıyor sınırsızca dinlemeler, hukuka uymayan delil toplamalar, sonuçta şu kadar dosyayla savcıdan komut alıp, işlem başlatıyor. Bu yol yol değil. 17 Aralık’ta bütün foyaları ortaya çıktı. İsim vermeyeceğim. Benim en yakınımdaki insana dinleme yapılıyor. Bunu bir şekilde ben öğreniyorum. O dönemdeki İçişleri Bakanı’na söylüyorum, dinleme var diyorum. Gidiyor ilgili birime, deniyor ki, “Böyle bir şey yok”
YASADIŞI YASAL İŞLEMLER YAPILDI
“Olmaz” diyorum, gidin bir daha bakın. UYAP’a bakıyorlar, UYAP’da yok, polisin dosyalarında bakıyorlar orada yok. İki gün sonra dinleme kesiliyor. Sonra ikinci hakimlikten yapılan bu dinleme dördüncü hakimlikten tekrar başlıyor. Tekrar arkadaşları yola çıkarıyoruz. Gidip geliyorlar yine bir şey yok. Bu dosya 17 Aralık’ta önümüze çıkan dosya. Ne UYAP’ta var ne dosyada. Tamamen masa altı bir çalışma. Yani yasadışı bir yasal işlem. Bu camiaya yakışır mı? Camianın itibarını aşağıya çeken onlarca olay yaşadık. Allah’a şükür bunlar geride kaldı. 15 Temmuz Türkiye için her bakımdan bir milat oldu. O gece savcılarımızın, elimizdeki vatansever asker, polis, emniyet müdürlerimizle beraber aynı anda gözaltıları başlattılar. İşte o zaman bu alçaklar, asker kılığındaki teröristler bir kez daha gördüler ki, bu ülkenin vatansever evlatları FETÖ’cülere, bölücülere bu ülkeyi asla teslim etmeyecek.
FETÖ’CÜLER SİZE KAZIK ATTI
Bu bir kolaylık, bu vatandaşın yargıya olan güveni arttıracak teknolojinin bize sağladığı imkanlar. Bizim partinin adı Adalet ve Kalkınma Partisi. İki temel konuyu esas aldık. Kalkınmada çok fazla şeyi çok daha önce yaptık. Ama adaletteki yapacaklarımızda biraz geciktik. Maalesef ihanete uğradık. Yargıdaki temizlik devam ediyor. Bu alçak FETÖ örgütüyle ilgili temizlikte yargıdaki başarımız diğer kurumlara göre çok daha iyi durumda. Bunun için sizleri tebrik ediyorum. Bu tesadüfi değil; çünkü siz en önce yüzleşen kurumsunuz. 2010 referandumundan sonra FETÖ’cüler su yüzüne çıktılar. Size kazık attılar ve kendilerini ifşa ettiler. O kadar özgüven sahibiydiler ki, artık bize kimse bir şey yapamaz dediler. Kendilerini ele verdiler, günü geldiğinde hepsini teker teker tespit edip ayıkladınız. Bugün 3 bin 581 hain sizin aranızda artık yok. Yardımcı personelden 5 bin 235’ini yine sistemden temizlediniz. Hala alt kademelerde bu yapıya sahip olan PDY ve FETÖ organizasyonuna sahip olan insanlar mutlaka vardır. Bu konudaki çalışmaları rehavete düşmeden devam etmenizi bekliyorum.
İSTİNAT MAHKEMELERİ YARGININ YÜKÜNÜ AZALTACAK
Yargıyı hızlandıracak bir çok müessese harekete geçti. İstinat mahkemelerinin yargının yükünü azaltacağını düşünüyorum. Önümüzdeki birkaç sene içindeki yargıdaki hız daha da artacak. Vatandaşın beklediği makul süre yakalanmış olacak. Ayrıca arabuluculuk, bilirkişilik kanununun yeniden hayata geçirilmesi, kişisel verilerin koruması kurulunun kurulması, hileli iflas ertelemelerinin önüne geçilecek düzenlemelerin yapılması ve kamu denetçiliği gibi kurumların hayata geçirilmesi yargının işini bir ölçüde kolaylaştıracak önemli adımlardan sayılabilir. 15 yıldır adaleti ve kalkınmayı birbirinden ayrı tutmadık. Adaletin tam tesisiyle gerçek kalkınmanın mümkün olabileceğini savunduk. Hukukun işleyişini hızlandıracak atılan her yeni adım bizi heyecanlandırıyor. 223 adalet sarayı inşa ettik, gerekirse yenileri de inşa edilecektir.
BİRÇOK İŞLEM UZAKTAN GÖRÜNTÜLÜ OLARAK YAPILIYOR
Hakim ve savcı sayılarında yüzde 70’e varan bir artış temin ettik. Yargı çalışanları 9 binden 16 bine yükselttik. Bütün bunlar yargılamanın, yargının hız kazanması, adaletin gecikmeden tecelli etmesini sağlamak için. Ulusal Yargı Ağı projesiyle bütün adliyeleri elektronik sistemle birbirine bağladık. Ses ve görüntü sistemi, savunma alma gibi birçok işlemin uzaktan görüntülü olarak yapılmasına imkan verdik. Böylece ceza yargılamalarının masraflarını da bir ölçüde azaltma imkanına sahip olduk. İstinat mahkemeleri çok önemli bir boşluğu doldurdu. Her şey yüksek yargıya, temyize giriyordu. Şimdi belirli sınırlar getirildi. Şimdi sınırlar kondu. Sınırlar altında kalan davalar temyiz mahkemesi olarak istinat mahkemelerde görülecektir. Böylece Yargıtay ve Danıştay’ın yükü de önemli ölçüde azaltılmış olacak.
BİZ OHAL’İ MİLLETE DEĞİL KENDİMİZE İLAN ETTİK
Vatandaşın bilgi edinme hakkını Anayasal güvence altına aldık. 15 Temmuz’dan sonra bir OHAL süreci yaşıyoruz. FETÖ terör örgütünü sistemin içinden temizlemek, devletteki paralel yapılanmaya son vermek için bu OHAL devam edecek. OHAL vatandaş için ilan edilmiş bir durum değil. OHAL’i biz kendimize ilan ettik. Devlet olarak kendimize ilan ettik. Sebebi bu alçak örgütün mensuplarını başka türlü temizleme şansımız yok. Bunun için OHAL devam edecek. OHAL dolayısıyla memuriyetten çıkarılanlarla ilgili yargı yolu biliyorsunuz kapalıydı. Bu yüzden de 70 bin civarında bireysel başvuru ile Anayasa Mahkemesi’nde bekliyor. Şimdi yaptığımız en son düzenlemeyle, bakanımız bahsetmedi, ben bahsedeyim, itiraz yolunu hukuki bir zemine kavuşturduk. Bu idari işlemler her Bakanlıkta her kurumda bugüne kadar yapılageldi, buna da imkan veren KHK hükümleri var. Bunu yeterli görmedik, ileride bu davaların AİHM’e gitme ihtimaline karşı bir yeni düzenleme yaptık. Bir İtiraz Komisyonu oluşturduk.
BU KOMİSYON İTİRAZLARI DİNLEYECEK
7 kişiden oluşturulan İtiraz Komisyonları oluşturduk. Başbakanlık, Adalet Bakanlığı ve HSYK tarafından üyeler oluşacak. Bu komisyon itirazları inceleyecek. İnceleme sonunda ya görevine iade edilecek veya idarenin verdiği karar doğrudur diyecek. Bunu yaptıktan sonra artık bu kişilere yargı yolu açılmış oluyor. Bulunduğu konuma göre ya Danıştay’a gidecek ya da idare mahkemesine gidecek. Ondan sonra kademe kademe hak arama yollarını deneyecek. En son bireysel başvuruya gidecek, orada da bir sonuç alamazsa AİHM’e gidecek. Bu yaptığımız düzenleme bir anlamda OHAL süresince dahil hak arama, yargı yolunun açılmasıdır.
ARTIK MAHKEMELER “BEN BAKAMAM” DEMEYECEK
Her ne kadar ihanet yapmış, suç işlemişlerse de Türkiye bir hukuk devleti. Hakkını sonuna kadar arayabilir. Bu mekanizmayı devreye alacağız böylece etkin itiraz sistemini başlatmış olacağız. Burada verilen kararlar adli karar değil; idari kararların kesinlik kazanmasıdır. Dolayısıyla bu kararlar hak arama yollarını açmaya yarayan kararlar olacaktır. Hak arama yolunun bir mesnedi, bir delili haline gelecek ve bu da ilgili bütün mahkemeler tarafından dikkate alınacak buna göre onlar da işlem yapacak. Bugün yargı mensupları işte FETÖ bağlantılı olanların görevine son veriliyor. Danıştay’a gittiler. Danıştay “ben bunlara bakamam” diye geri gönderdi. Dolayısıyla tekrar itirazlarını yapabilecekler ve artık mahkemeler ben bakmam diyemeyecek.
NE MERHAMET NE DE İNTİKAMLA HAREKET EDECEĞİZ
Bu ülkeyi yıkmaya çalışan tekrar sağdan soldan, arka kapıdan içeri giremezler. Böyle bir imkan yok. Bu kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız, ola ki tek tük kazaya kurban gidenler olabilri, mümkündür. Bunların mağduriyetlerini önlemek hukuk devleti olarak da bizim görevimizdir. Bunun için bütün hukuki mekanizmaları eksiksiz çalıştırmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Merhamet duygusuyla değil, intikam duygusuyla değil, adaletle muamele ediyoruz. Adalet, adalet, adalet. Adalet olmayan yerde hiçbir şey olmaz. Hepimizin, hepinizin görevi adaletin gecikmeden tecellisi için bütün imkanları seferber etmemiz lazım. Bakın bir şeyi açık konuşayım; vatandaşlarımız şu noktadan rahatsız, ben sayın Bakanımıza da söyledim. 15 Temmuz’dan bu yana 6-7 ay geçti. Silahı alan, insanları öldürenler belli. Niye bunlar hala yargılanmadı diye bana soruluyor.
VATANAŞIN YÜREĞİNİN SOĞUMASI LAZIMDIR
Vatandaş bunu soruyor, ben de size soruyorum. Bunları ayrı yargılayın, bunlarla irtibatlı olanı tekrar yargılayın. Vatandaşın bir yüreği soğusun. İnsanlar idam idam diye niye bağırıyor? Sonuç görmek istiyorsun. Biz bunları yargı mensupları anlattığımızda anlamadığımız bir sürü tabirler söylüyor. Vatandaş diyor ki, kardeşim benim evladımı öldürdü, ben de yanındaydım, adam da şu. Her türlü bilgisini biliyorum.  Delil orada, görüntüsü orada daha ne bekliyorsun? Bunun hesabını görüp, kararını verin. Ben vatandaşın temsilcisiyim. Ne duyorsam, ne  dinliyorsam size söylemek durumdayım. Böyle bir fırsatta her zaman ayağa gelmiyor. Dolayısıyla beklentimiz çok açık; bu yargılama 40 yılın hesaplaşmasıdır. Birinci darbeciler, ikinci dereceden örgüt mensupları, üçüncü dereceden onlara yardım ve yataklık edenler. Bu işi hızlandırırsak, bir an önce bunların sonuçları ortaya çıkarsa milletin hırsı da inecek, yüreği de soğuyacak.
UYGULAMALARIN TANITILMASI ÇOK ÖNEMLİ
Yargılamada hızı arttırmak için her gün yeni teknolojiler, uygulamalar geliyor. Bu uygulamaların vatandaşa tanıtılması önemli. Vatandaş yargıda hangi uygulamalar yapılıyor, bunları öğrensin. Ben ilk defa 1976’da işe gireceğim zaman iyi hâl kağıdını 2 ayda aldım. Gayrettepe’de 6. Şube vardı, oraya iki kez gittim. Sirkeci’ye, Sultanahmet’e gittim. Şimdi ne kadar zamanda alıyorsunuz, hemen tuşa basıp, iyi hal kağıdını alıyorsunuz. Bu alçak FETÖ’cüler kat ettiğimiz bu mesafeyi gölgelediler. Yargının hiç hak etmediği olumsuz algıyı yaydılar. Şimdi sistem bu mikroplardan temizlenecek ve yargı camiamız, adalet sistemimiz hem binaları hem de kararlarıyla en güzel şekilde milletin güvenini kazanacak, içeride dışarıda haksız tenkitlerin önüne geçeceğiz.

Share
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER