Ropörtajlar

Prof. Dr. Fahri Apaydın: 2000 yılı sonrası yapılan binalar depreme dayanıklı

UHA HABER / Yalova Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü öğretim üyesi ve aynı zamanda Akademi’de Etik Derneği Başkanı Prof. Dr. Fahri Apaydın’ın, 15-17 Kasım tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen VII. Uluslararası Fen, Mühendislik ve Mimarlık Bilimlerinde Akademik Çalışmalar Sempozyumu’nda  ‘Toplumu depreme hazırlamak için geliştirilen öneriler’ konusunun ikinci bölümündeki söyleşimizi yayınlamıştık.

Bugün de  ‘Toplumu depreme hazırlamak için geliştirilen öneriler’ konusunun ‘MATERYAL VE YÖNTEM, ‘BULGULAR’ ve ‘TARTIŞMA VE SONUÇLAR’ üçüncü ve son bölümüne yer vereceğiz.

Prof. Dr. Fahri Apaydın ile ilgili görsel sonucu

Yalova Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü öğretim üyesi ve aynı zamanda Akademi’de Etik Derneği Başkanı Prof. Dr. Fahri Apaydın

MATERYAL VE YÖNTEM

UHA:Keşifsel bir araştırma olan bu çalışmada öncelikle literatür taraması yapılmış ve araştırmada geliştirilen önerilerin literatürde değinilip değinilmediğinden söz ediyorsunuz, nedir bunlar?

Prof. Dr. Fahri Apaydın:Doküman incelemesi yöntemi ile 6502 nolu tüketicinin korunması kanunu incelemiştir. Kanun yetersiz kaldığı konular analiz edilmiştir. Geliştirilen öneriler hakkında insanların düşüncelerini öğrenmek ve insanların deprem konusunda ne kadar hazır olduğunu görmek için anket yöntemiyle veriler toplanarak SPSS programında çeşitli analizler yapılmıştır.

gölcük depremi ile ilgili görsel sonucu

UHA:Nasıl? Biraz açabilir misiniz?

Prof. Dr. Fahri Apaydın:Anket çevrimiçi ortamda düzenlenmiş olup kolayda örneklem yöntemi kullanılmış ve 193 kişinin anketi doldurması gerçekleşmiştir. Anket 35 sorudan oluşup ilk 22 soru Likert ölçeği ile 5 Kesinlikle Katılıyorum ve 1 Kesinlikle Katılmıyorum şeklinde katılımcıların verilen ifadelere ne oranda katıldıkları belirlenmiştir. Bu sorularda katılımcıların önerilere ne oranda katıldığı sorulmuştur. Daha sonra üç soru ile kullandıkları binaların yapım yıllarını belirtmeleri istenmiştir. 7 adet soru ile uzmanların deprem için insanların yapabilecekleri hazırlıkları katılımcıların yapıp yapmadıkları sorulmuştur. 3 soru ile ise katılımcıların eğitim, gelir ve yaşları öğrenilmiştir. Anketin güvenirliliği Cronbach’s Alpha ile ölçülmüş olup 0.81 olarak bulunmuştur.

gölcük depremi ile ilgili görsel sonucu

BULGULAR

UHA:Anketi cevaplayan kişilerin demografik özelliklerinden söz ediyorsunuz. Hatta katılımcıların eğitim düzeylerinin oldukça yüksek olduğunu ifade ediyorsunuz. Nedir bu oran?

Prof. Dr. Fahri Apaydın:Katılımcıların yüzde 47,15’i lisansüstü eğitim aldıkları görülmektedir. Eğitim düzeyi arttıkça insanların daha bilgili ve bilinçli oldukları göz önüne alınırsa deprem gibi hassas bir konuda bu kişilerin geliştirilen öneriler hakkındaki görüşleri de önemlidir. Ankete katılan kişilerin 15 yaşından büyük olmak üzere farklı yaş grubundan olduğu görülmektedir. Ankete cevap veren kişilerin önemli bir kısmının orta gelir grubunda olduğu görülmektedir.

UHA:Anketinize atılımcıların yoğun olarak kullandıkları (yaşadıkları, çalıştıkları ve eğitim aldıkları) binaların yaşlarından da bahseder misiniz?

Prof. Dr. Fahri Apaydın:Katılımcıların yaşadıkları binaların çoğunlukla 2000 yılı sonrası yapıldığı görülmektedir. 2000 yılında yasayla yapı denetim sistemi zorunlu hale getirilmiş olup inşaatların denetlenmesi sağlanmıştır. Bu yıldan sonra yapılan binalar depreme dayanıklı olarak yapılmıştır. Ancak katılımcıları eğitim aldıkları ve çalıştıkları binaların önemli bir kısmı 2000 yılı öncesi yapıldığı bir kısmının ise yaşının bilinmediği görülmektedir.

gölcük depremi ile ilgili görsel sonucu

UHA:Ankete katılan kişilerin devletin depreme ne boyutta hazırlık yaptığını öğrenmek için geliştirilmiş ifadeler bulunduğundan söz ediyorsunuz.. Hatta kişilerin devletin depreme yeterince hazırlık yapmadığını düşündüklerini ifa ediyorsunuz. Devletin finansal imkan sağlamakta yetersiz kalmasının yanında toplumu da yeterince bilgilendirmediğini mi düşünüyorsunuz?

Prof. Dr. Fahri Apaydın:Ankete katılan kişilerin kullandıkları binaların depreme ne oranda dayanıklı olduğunu düşündüklerini gördük. Buna göre özellikle katılımcıların kamu binalarının depreme yeterince dayanıklı olmadığını düşündükleri yer alıyor. Aynı zamanda kişilerin yaklaşık yarısının yaşadıkları binanın da depreme dayanıklı olmadığını düşünüyor.

UHA:Araştırmaya katılan kişilerin uzmanlar tarafından önerilen deprem için yapılabilecek hazırlıkları sizce ne oranda yapıyorlar?

Prof. Dr. Fahri Apaydın:Anketlere bakıldığında katılımcıların ancak yarısının ilk yardım eğitimi aldığı görülmektedir. Deprem çantası hazırlayan kişilerin oranı ise ancak yüzde 22,80’dir. Katılımcıların önemli bir kısmının ise DASK yaptırdığı görülmektedir. Bunun nedeninden biri ise devletin çeşitli uygulamalarla insanları DASK yaptırmaya zorlaması olabilir.

gölcük depremi ile ilgili görsel sonucu

UHA:Kişilerin depremle ilgili ne orandan bilgi sahibi oldukları ve devlet, basın ve uzman kişilerce ne oranda bilgilendirildikleri ve buna kişilerin depremle ilgili yeterince bilgili olmadıklarını ve bilgilendirilmedikleri konusunda ne diyeceksiniz?

Prof. Dr. Fahri Apaydın: Yapılan araştırmada geliştirilen önerilere katılımcıların ne oranda katıldığı ve çeşitli ifadeler arasındaki korelasyon görülmektedir. Araştırmada geliştirilen dört önerinin de yüksek oranda katılımcılar tarafından desteklendiği görülmektedir. Araştırmada geliştirilen önermeler insanları deprem konusunda önlem almaları için zorlayıcı niteliktedir. Önermeye bakıldığında da katılımcıların devletin zorlayıcı önlemler alması görüşüne büyük oranda katıldıkları görülmektedir. Ayrıca bu önermenin diğer önermeyle orta düzeyde korelasyon göstermesi de bu görüşü destekler niteliktedir. Önermede devletin yeterince yasal düzenleme yaptığı önermesine katılımcıların katılmadığı görülmektedir. Ayrıca bu önerme ile pozitif korelasyon göstermemesi de devletin ilave bazı yasal düzenlemeler yapması gerektiğini göstermektedir.

gölcük depremi ile ilgili görsel sonucu

TARTIŞMA VE SONUÇLAR

UHA:Deprem ülkemiz için büyük risk oluşturmaktadır ve gerek devlet gerekse toplum olarak depreme karşı gerekli hazırlıkları yapmak gerekmektedir. Ülkemizin deprem bölgesinde olmasına ve depremlerden dolayı büyük ekonomik ve can kaybı vermiş olmasına rağmen araştırmada hem toplumun hem de devletin depremlere karşı hazırlıklı olmadığı görülmektedir. Kısıtlı imkanlarla yapılan bu araştırma ile ulaşılan sonuçlar oldukça endişe verici olup gerekli hazırlıkların ivedilikle yapılmasının zaruri olduğu düşünülmektedir. Sizin bu konudaki görüşünüzü alabilir miyim?

Prof. Dr. Fahri Apaydın:Devletin kamu binalarını depreme karşı güvenli hale getirmesinin yanında yapacağı yasal düzenlemelerle de toplumu depreme karşı hazır olması konusunda zorlayıcı önlemler alması gerektiği görülmektedir. Bunların yanında devlet kapsamlı bir bilgilendirme ve eğitim çalışmasını planlamalı ve bunu yürütmelidir. Gerek eğitim kurumlarında gerekse basın vasıtasıyla toplumu bilinçlendirmeli ve onların deprem afetine karşı hazır olmalarını sağlamalıdır.

gölcük depremi ile ilgili görsel sonucu

UHA:Bireylerin devletin depreme karşı yeterince hazırlık yapmadığına inanmalarının yanında kendilerinin de hazır olmadığı görülmektedir. Alınacak bazı önlemler düşük maliyetli iken bazıları daha fazla maliyetli olabilecektir. Ancak depremin gerek sağlık açısından gerekse mali açıdan kayıpları düşünülürse bu maliyetlere katlanmak tercih edilmeli midir?

Prof. Dr. Fahri Apaydın:Bu araştırmada uygulamaya yönelik somut dört öneri geliştirilmiştir ve bu öneriler katılımcılar tarafından da desteklenmiştir. Bu açıdan bu araştırma literatüre ve uygulamaya önemli katkıda bulunmaktadır. Bu öneriler: 1. Bütün binaların girişine binayla ilgili bilgileri (yapım yılı, yapan, vb.) içeren bir künyenin herkesin görebileceği şekilde asılması, 2. Kiraya verilecek ve satılacak konutların ve iş yerlerinin bulunduğu binalar için depreme dayanıklılık testinin yapılmasının zorunlu tutulması, 3. Belirli yükseklikten fazla olan binalardaki konutlar için ilave vergilerin getirilmesi ve 4. Toplum deprem konusunda daha fazla bilgilendirilmesidir.

UHA:Araştırmanın çeşitli kısıtları var mıydı?

Prof. Dr. Fahri Apaydın:Bunlardan biri araştırmaya katılanların sayısının az olmasıdır. Daha fazla katılımcının anketi cevaplaması sonuçların etkin değerlendirilmesine olanak verebilirdi.  Sayfa sınırlandırmasının olması da yapılabilecek daha fazla analizin yapılmamasına neden olmuştur. Ancak bu eksikler giderilerek araştırma geliştirilebilir. Literatürde afetlere hazırlık konusunun yeterince araştırılmadığı görülmüştür. Bu nedenle ileride araştırmacılar bu konuda değişik demografik özelliklere sahip kişiler üzerinde benzer araştırmalar yapabilir. Bu araştırmaların toplumsal bilinçlenmeyi artıracağına inanılmaktadır.( bitti)

SÖYLEŞİ: Ataner YÜCE

***

Prof. Dr. Fahri Apaydın ile ilgili görsel sonucu

Prof. Dr. Fahri Apaydın kimdir?

Prof. Dr. Fahri Apaydın Kırıkkale ilinde 04/08/1971 tarihinde doğdu. 1978-1983 Tarihlerinde Ankara Çağlar İlkokulu’nda ilköğretim eğitimi aldı.

1983-1990 Yıllarında TED Ankara Koleji’nde orta öğretim ve lise eğitimini aldıktan sonra 1990 yılında Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği’nde üniversite eğitimine başladı.

1998-1999 yıllarında askerlik görevini, Balıkesir Çok Programlı Astsubay Hazırlama Okulu’nda asteğmen olarak yaptı.

1999 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü’nde işletme eğitimi aldı. 2001 Yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı Üretim Yönetimi ve Pazarlama Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başladı ve 2003 yılında mezun oldu.

2003-2007 Yılları arasında GYTE’ünde genel işletme doktora eğitimi aldı. 2008-2009 Yılında İstanbul Aydın Üniveristesi’nde yardımcı doçent olarak çalıştı.

2009 yılında Yalova Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak görev yapmaya başladı. 2012 yılında doçent ve 2018 yılında profesör oldu.

Evli ve üç çocuk babası olan Prof. Dr. Fahri Apaydın Yalova Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokul kurucusudur ve halen Yalova Üniversitesi’nde İ.İ.B.F.’de öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

[UHA Haber Ajansı, 19 Aralık 2019]

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir