Gündem

Trump’ın Azli Meselesi

Ege'nin Hamsisi

SETA İstanbul Strateji Araştırmacı Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt, İktidara geldiği günden bu yana Trump’ın Amerikan müesses nizamının savunucuları tarafından rahat bırakılmadığını, karşıtları arasında yalnızca rakip partiler değil, aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti’den bazı figürlerin, bu partiye destek veren medya kuruluşların ve bürokrasinin önde gelen kurum temsilcilerinin de bulunduğunu açıkladı.

Veysel KurtYrd. Doç. Dr. Veysel Kurt, “Hatta kendi atadığı bakan ve bürokratlarla da açıktan tartışmaya girdi. En son adalet bakanını suçladı. Kavgayı kazanacağını bildiği alanlarda sert oynadı. FBI’ın önde gelen isimlerinin tasfiyesi akla gelen en iyi örnek.” dedi.

Trump’ın zaman zaman da geri adım attığını hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt,. Ulusal Güvenlik Danışmanı Flynn başta olmak üzere kendisi ile birlikte göreve gelen kabine üyelerinin bir kısmını baskılar karşısında görevden aldığını, ‘Kah İsrail lobisini harekete geçirerek kah Suriye’yi yalandan vurarak krizi dışarı taşıdı’ğını, fakat yaklaşık iki yıl boyunca bütün baskılara rağmen iktidarda kaldığını ifade etti.

Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt, şimdi özel avukatının savcılıkla anlaşması ile birlikte azil konusunun yeniden gündeme geldiğine dikkat çekerek, Amerikan medyasının da meseleyi fazlasıyla köpürterek kamuoyu oluşturduğunu, aslında medyanın bu tavrının yeni olmadınığını ve  her olayda benzer tepkiler verdiğini söyledi.

“Sanki Trump bir hafta içinde azledilecekmiş gibi abartılı haberlere imza atıyor” diye belirten Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt, “Peki Trump’ın başı dertte değil mi? Tabi ki dertte. Ancak Başkan’ın azli medyanın yansıttığı kadar kolay değil. Bu sürecin başlaması için Başkanın vatana ihanet ya da ispatlı rüşvet suçu işlemesi gerekiyor. (Clinton’u azlin kıyısına getiren olay gayri ahlaki ilişkisi değil, bu konuda Kongre’ye yalan söylemesiydi) ” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt, bu yüzden Trump’ın bu kapsama alınabilecek bir suç işleyip işlemediği tartışması bir süre daha devam edeceğini, dahası bu meselenin hukuki değil, büyük oranda siyasi bir mesele olduğunu, temsilciler meclisi ve kongrenin bu konuda ana aktörler olduğuna,  Anayasa Mahkemesi başkanının da önemli bir rolü bulunduğuna ve ancak tek başına karar verici  olmadığını kaydetti.

“Kongre’de Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğunu düşündüğümüzde azil işleminin Trump’ın kendi partisinin insiyatifinde olduğunu söylemek mümkün” diyen Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt, “Dolayısıyla Trump içerde kendi partisine daha fazla yakınlaşacaktır. Ayrıca başta Yahudi lobileri başta olmak üzere birçok lobiyi harekete geçirecektir. Hatta avukatı Guliani’nin “taraftarları ayaklanır” mealindeki açıklamaları, kendi kitlesini konsolide etmek için bu krizi fırsata çevirmek peşinde olduğunu söyleyebiliriz” ifadesini kullandı.

Dış politikada da yeni hamleler yapmasının sürpriz olmayacağına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt, İsrail’in yeni kazanımlar elde etmesinin birçok yorumcunun aklına gelen ilk seçenek olduğunu, Suriye’de İran’a bağlı milislerin ya da Hizbullah’ın bulunduğu noktaları yeniden bombalaması ve bunu bir gösteriye çevirirse hiç şaşırtıcı olmayacağını açıkladı.

Esed rejimine ya da Kuzey Kore’ye karşı sert bir çıkış yapmasının da bir başka ihtimal olduğunun altını çizen Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt, “Bizi ilgilendiren esas mesele ise Brunson krizini nasıl yöneteceği”ni söyledi.

Brunson ile ilgili görsel sonucu

Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt, Türkiye’nin diplomatik girişimlerine rağmen ABD yönetiminin, müzakereler için Brunson’un iadesini neredeyse ön koşul noktasına taşıdığını hatırlatarak, ‘Üstüne üstlük ekonomik saldırılara da giriştiler fakat sonuç alamadılar’ ifadesini kullandı.

“Şimdi bu noktada Trump’ın önünde iki yol var: Ya krizi tırmandırıp Brunson’un iadesini iyice zora sokacak ya da müzakereye girerek Kongre ara seçimlerine kadar Brunson’u ABD’ye götürmenin önünü açacak rasyonel ve göz hizasında bir ilişkiye dönecek” diyen Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt, İkinci seçeneği tercih etmesi durumunda medyadan eleştiri almasının söz konusu olacağını, fakat evanjelik desteğin tazelenmesi için bir imkan elde etmiş olacağını  açıkladı.

Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt, azil konusunun ısındığı bir dönemde Trump’ın ihtiyaç duyduğu şeyin algı yönetimi değil, somut bir destek olduğunu, fakat bunu tercih edeceğine dair elbette herhangi bir garanti olmadığını ve bu yüzden her iki seçeneğe de hazırlıklı olmak zorunda olduğumuzu kaydetti.

HABER : Ataner YÜCE

KAYNAK : SETA, UHA HABER

***

Veysel Kurt

Araştırmacı, Strateji Araştırmaları, İstanbul
Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 2006 yılında mezun oldu. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda başladığı yüksek lisansını 2009 yılında tamamladı. Doktora çalışmasını İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Ortadoğu’da otoriteryenizm, demokratikleşme, asker-sivil ilişkileri konularında çalışan Kurt’un, siyaset bilimi alanında yayınlanmış makaleleri ve yorumları bulunmaktadır.

 

 

Ataner Yüce
Ataner Yüce
Ataner Yüce, 1947 yılında Mersin'de doğdu ..Kayseri'de İlk, Orta ve Lise tahsilini tamamladıktan sonra Ankara'da üniversite tahsilinden sonra, 1971 yılında TRT Erzurum Haber Müdürlüğü'nde göreve başladı.1973 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığı'na atandı. Burada TV Haberleri Müdürlüğü'nde 1984 yılına kadar çalıştı..1984 yılında İstanbul TRT Haber Müdürlüğü'nde 1992 yılına kadar çalıştıktan sonra emekli oldu ve uzun süre özel sektörde çeşitli TV Kanallarında çalıştı.
http://www.uhahaberajansi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir